Yer Bilimleri Sözlüğü

English Turkish
A-layer A-tabakası (Yeryuvarı kabuğuna karşılık gelen sismik bir zon)
A subduction A yitimi
Å Angström (10-10 metreye eşit uzunluk birimi)
Aa lava İki ana bazaltik lâv akıntısı yüzeyi çeşidinden birisi
Aalenian Aaleniyen (Avrupa orta Jura’sında bir kat)
Abatement Azaltma
Aberration Aberasyon
Abiotic Cansız; Abiyotik
Abiotic environment Cansız çevre
Ablation Ablasyon; Kayaçların rüzgârla aşınması; Kar yada buzun sıvı faza geçmeden buharlaşması
Abrasion Kayaç parçalarının bir yüzeye sürtünmesi ile oluşan aşındırma; Aşınma; Abrazyon
Abrasive power Aşındırıcı güç; Aşındırıcı kuvvet
Abrasive rock Aşındırıcı kayaç
Abrasiveness Aşındırıcılık; Aşındırma özelliği
Abrasivity Aşındırıcılık
Absarokite Absarokit (bir alkali bazalt çeşidi)
Absolute age Mutlak yaş; Kesin yaş
Absolute chronology Mutlak kronoloji
Absolute permeability Mutlak geçirimlilik
Absolute porosity Mutlak porozite
Absolute zero Mutlak sıfır
Absorb Emmek; Soğurmak
Absorber Emici; Soğurucu
Absorption Absorpsiyon; Soğurma; Emme
Absorptivity Soğurganlık; Absortivite
Abutment Dayanak; Destek; Abatman
Abyss Abis (yerde bulunan çok derin ve dipsiz bir kuyu)
Abyssal Abisal; 4000 m veya daha derin okyanusal derinlikler ve böylesi ortamların organızmaları için kullanılır
Abyssal activity Abisal aktivite; Abisal etkinlik; Derin pirojenik etkinlik
Abyssal area Abisal alan; Ortalama yerkabuğu düzeyi altındaki derin deniz bölgesidir
Abyssal-benthic Abisal bentik; Litoral-altı kuşak ötesindeki bütün derin deniz bentik sistemini içerisine alan bir zon
Abyssal deposits Abisal çökeller; 2000 m’den daha derinde, batiyal zonun daha derin kısımlarında ve abisal zonda oluşan sedimentler
Abyssal environment Abisal ortam; En derin deniz ortamı, yaklaşık 1000 m’den daha derin deniz tabanı
Abyssal fissure Abisal yarık; Abisal fisür; Çok derin, kabuk altındaki magmanın içinden yükselebildiği yarıktır.
Abyssal injektion Abisal injeksiyon; Çok derinlerde türeyen magmaların, yerkabuğundaki mevcut derin büzülme çatlaklarından yukarıya yükselmeleri işlemi
Abyssal plain Abisal düzük; Derin-okyanus tabanının engebesiz, düz, eğim gradyanının 1
Abyssal red clay Abisal kırmızı kil; Volkan döküntülerinin demirli ve killi ayrışma ürünlerinden oluşan bir derin deniz çökelidir
Abyssal region Abisal bölge; Göl veya deniz dibinin, dalga etkisine uğramayacak derecede derin olan kısmıdır
Abyssal rock Abisal kayaç; Büyük derinliklerde soğumuş ve katılaşmış magma kütleleridir
Abyssal sea Abisal deniz; Asıl okyanus çanağını içine alan deniz kısmı
Abyssal storm Abisal çalkantı; Bentik çalkantı
Abyssal zone Abisal kuşak; 2000 m’nin altındaki derinlik zonu
Abyssopelagic Abisopelajik; Yaklaşık 2000 m’den daha derinde bulunan okyanus kısmı ile ilişkili
Acadian Orogeny Akadiyen Orojenezi
Acceleration İvme; Hızlanma
Acceleration of gravity Yerçekimi ivmesi
Accelerator Hızlandırıcı; İvme kazandırıcı
Accelerometer Akselerometre; İvmemetre
Access gallery Ulaşım galerisi; Bağlantı galerisi
Accessory Aksesuar (varlığı çok önemli olmayan)
Accessory mineral Aksesuar mineral
Accessory plate Aksesuar kama; Aksesuar plaka; Aksesuar levha
Acclimatization Alışma
Accretion Artma; Akresyon; Birikme; Yığılma
Accretionary prism Akresyon (eklenir) prizması
Accretionary theory Akresyon teorisi; Gezegenlerin küçük kozmik toz parçaçıklarının daha büyük kütle oluşturmak üzere yoğunlaşmaları / kondense olmaları sonucu gezegenlerin meydana geldiğini öneren teori.
Accuracy Doğruluk (bir analizde gerçek değere yakınlık derecesi)
ACF Diagram ACF Diyagramı
Achodrite Akondrit
Achroite Akroyit (renksiz turmalin çeşidi)
Acicular Asiküler; İğne-benzeri; Sivri-uçlu
Acid Asit
Acid deposition Asit birikimi; Asit depolanması
Acid fumarole Asit tüten; Asit fümarol
Acid pickles Asit temizleyici
Acid rain Asit yağmuru
Acid rock Asidik kayaç
Acid soil Asidik toprak
Acid spar Asit spar
Acidification Asitlenme
Acidity profile Asitlilik profili
Acid-neutralizing capacity Asit-nörtleştirme kapasitesi
Acidophilic Asit-sever; Asit-seven; Asidofilik
Acmezone (peak zone; epibole) Bolluk zonu; Bir veya daha fazla taksonun relatif bolluklarının belirgin bir hal almasıyla belirlenen kaya topluluğu
Acmite Akmit (klinopiroksen grubunun bir üyesi)
Acoustic emission Ses yayılımı; Akustik emisyon
Acoustic Akustik; Sesle ilgili
Acoustical environment Sesle ilgili çevre; Akustik çevre
Acrozone Menzil zonu
Actinium series Aktiniyum serisi
Actinolite Aktinolit (kalsiyumca-zengin amfibol grubu minerali)
Activated carbon Aktif karbon; Etkin karbon; Aktive edilmiş karbon
Activated sludge process Aktif çamur süreci
Active earth pressure Aktif toprak basıncı
Active fault Aktif fay; Hareketli fay; Etkin fay
Active ingredient Aktif bileşen; Etkin bileşen
Active margin Aktif kenar; Üretken (levha ve/veya kıta) kenar(ı)
Active organic matter Aktif organik madde
Active Rankine state Aktif Rankine durumu
Active volcano Aktif volkan; Hareketli volkan; Üretken volkan
Active zone Aktif zon; Etkin kuşak
Activite Aktivite; Etkinlik
Actonian Aktoniyen
Actualizm Aktüalizm; Güncelcilik; Güncellik
Adamantine spar Adamantin spar
Adamellite Adamellit
Adamite Adamit (bazik çinko arsenat)
Adamsite Adamzit (yeşilimsi-siyah renkli mika minerali)
Adaptation Adaptasyon, Çevreye uyum sağlama; Uyum
Adaptive radiation Adaptif yayılma; Bir grup hayvanın bir çok ekolojik ortamı doldurmak üzere evrim geçirmesi
Additive Katkı maddesi
Adelaidean Orogeny Adelaideyan Orojenezi
Adelite Adelit (Ca ve Mg’nin bazik arsenat minerali)
Adhesion Adhezyon; Yapışım; Tutunum; Yapışma
Adiabatic Adiyabatik (hava yükseliminin doğurduğu sıcaklık, basınç ve hacim değişimi)
Adiabatic lapse rate Adiyabatik sapma oranı
Adinole Adinol
Adit Yatay giriş galerisi
Admission Kabül
Admixture Katkı
Adrastea Adrasteya (Jüpiter XV kod adlı uydu)
Adsorbed water Adsorbe su; Yüzeye tutunmuş su
Adsorption Tutma; Tutunma; Yüzeye tutunma; Soğurma; Adsorpsiyon
Adularia Adularya (mikroklinin bir çeşidi)
Advance of glacier Buzul ilerlemesi
Advanced treatment Su kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar; İleri arıtma
Adventive cone İlerleme hunisi; İlerleme konisi; Parazitik koni
Aegirine Ejirin; Egirin (piroksen grubuna ait bir mineral)
Aeolian Yel kökenli; Yele ilişkin
Aeolianite Rüzgâr taşı; Yel taşı
Aeolonian transport (wind-borne) Yel taşıması; Rüzgâr taşıması
Aeration Havalandırma
Aeration tank Havalandırma tankı
Aerial photography Hava fotoğrafisi
Aeroallergen Havada uçuşan allerji yapıcı; Aeroallerji yapıcı
Aerobic decomposition Aerobik bozuşma; Oksijenin varlığında olan çürüme
Aerobic Aerobik; Oksijenli
Aeronian Aeroniyen (alt Siluriyen’de bir kat)
Aerosol Aerosol
AFM Diagram AFM Diyagramı
African Plate Afrika Levhası
Aftershock Artçı şok
Aftonian Aftoniyen (K.Amerika’da dört buzul-arası katından en erken olanı)
Afwillite Afvilit (Sulu kalsiyum silikat minerali)
Agate Akik; Agat
Agate mortar Akik havan; Agat havan
Age Çağ; Yaş
Agglomerate Aglomera
Aggregate Agrega; Kırmataş
Agnostida Agnostidler (alt Kambriyen-üst Ordovisyen arası yaşamış olan bir Trilobit ordosu)
Agricultural geology Tarımsal jeoloji
Agricultural pollution Tarımsal kirlilik
Agroecosystem Tarımsal ekosistem
Agularite Agülarit (gümüş selenyum sulfite minerali)
Ahermatypic Ahermatipik
Ahlfeldite Alfeldit (sulu nikel-kobalt-selenit minerali)
A-horizon A-katmanı; A-horizonu
Aikinite Ayikinit (kurşun-bakır-bizmut sülfit minerali)
Ailsyte Ayilsit (bol riyebekit içeren bir alkali mikrogranit)
Aiportian Ayportiyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat)
Air-ground interface Hava-yer ara yüzeyi
Air pollution Hava kirlenmesi; Hava kirliliği
Air pollution control Hava kirliliği kontrolü
Air pollution filter Hava kirliliği süzgeci
Air quality act Hava kalitesi yönetmeliği
Air quality monitoring Hava kalitesinin izlenmesi
Air quality standards Hava kalitesi standartları
Airborne residuals Hava ile taşınan kalıntılar
Airshed Hava kuşağı
Akaganeite Akaganeyit (beta-demir (II) oksihidroksit)
Akenobeite Akenobeyit (bir aplit türü)
Akerite Akerit (kuvarslı siyenit)
Akermanite Akermanit (bir melilit minerali)
AKF Diagram AKF Diyagramı
Aklé dune Aklé kumulu (özellikle Batı Sahra’da bulunan kumul ağı için kullanılan Fransızca terim)
Akrochordite Akrokordit (sulu bazik manganez-magnezyum arsenat)
Alabandite Alabandit (manganez sülfit)
Alabaster Alabaster (ince-daneli, renksiz jips)
Alamosite Alamozit (kurşun silikat)
Albafite Albafit (bir tür bitüm)
Albanite Albanit
Albedo Albedo (gelen ışınlarının doğal bir yüzeyden yansıtılan/yansıyan yüzdesi)
Albertian Albertiyen (K. Amerika orta Kambriyen’inde bir seri)
Albertite Albertit (bir hidrokarbon türü)
Albian Albiyen (Kretase’de bir kat)
Albite Albit (Na-feldispat)
Albite twin Albit ikizi
Albite-Epidote-Amphibolite Facies Albit-Epidot-Amfibolit Fasiyesi
Albitization Albitleşme
Alkalic fumarole Alkali tüten; Alkali fümarol
Aldingan Aldingan; GD Avustralya alt Tersiyer’inde bir kat
Aleutian Trench Alösiyen Hendeği; Alösiyen çukuru
Alexandrian Aleksandriyen; K. Amerika alt Siluriyen’inde bir seri
Alexandrite Aleksandrit (yeşil renkli krizoberil türü)
Alfa-iron Alfa-demir
Alfisols Alfisol toprakları
Alga Alg; Yosun
Algae Algler; Yosunlar
Algal bloom Yosun patlaması
Algal limestone Algli kireçtaşı
Algonkian Algonkiyen; Bir Prekambriyen sistemi
Algicide Algisid; Yosun öldürücü kimyasal madde
Alginite Alginit/aljinit (yosun kırıntılarından oluşan kömür maserali)
Algodonite Algodonit
Algorithm Algoritma
Alkali basalt Alkali bazalt
Alkali feldispar Alkali feldispat
Alkali metal Alkali metal
Alkali rock Alkali kayaç
Alkalic series Alkali seri
Alkalic Alkalik; Alkali
Alkali-calcic series Alkali-kalsik seri
Alkaline(veya Alkalic) Alkali
Alkaline earth metal Toprak alkali metal
Alkaline soil Alkali toprak
Alkemade line Alkemade çizgisi
Allactite Alaktit (bazik manganez arsenat minerali)
Allanite Alanit (bir epidot minerali)
Alleghanian Orogeny Alleghaniyen Orojenezi
Alleghanyite Aleganyit (bazik manganez silikat minerali)
Allemontite Alemontit (antimon arsenit minerali)
Allergenic Allerci yapıcı
Allochem Alokem; Mekanik olarak çökelmiş olan kireçtaşlarında iskeleti oluşturan daneler
Allochtone Alokton; Yabancı olan; Yerli olmayan; Yerinden olmuş
Allochthonous Allokton olan
Allomorphite Alomorfit (anhidritin psöydomorfu olarak baritten oluşan bir mineral)
Allophone(veye kandit) Allofan (kaolinit grubuna ait bir kil minerali)
Allotropy Allotropi
Allowable İzin verilebilir; Tolere edilebilir
Allowable bearing capacity İzin verilebilir taşıma gücü
Allowable settlement İzin verilebilir oturma
Alloy Alaşım
Alluvial Alüvyal; Nehir ile alakalı ortam, işlem yada sediment
Alluvial fun Alüvyal yelpaze
Alluvial horizon Alüvyal horizon
Alluvial ore deposit Alüvyal cevher yatağı
Alluvial soil Alüvyal zemin; Alüvyal toprak; Nehirle taşınmış toprak
Alluviation Nehirle taşınma
Alluvium Aluviyal çökel; Nehirle taşınıp çökelmiş malzeme yada arazi
Alluvion Alüvyon; Nehir suyu etkinliği ile taşınmış malzeme
Almandine Almandin (granat grubu minerallerinden biri)
Almerite Almerit
Alnoite Alnöyit
Alpha decay Alfa bozuşması
Alpha quartz (low quartz) Alfa kuvars; Alçak (sıcaklık) kuvars(ı)
Alpha radiation Alfa ışıması
Alpine Orogenesis Alp Orojenezi; Alpin Dağ-oluşumu
Alpine Triassic Alplerdeki Trias
Alpine-Himalayan Orogeny Alp-Himalaya Orojenezi
Alportian Alportiyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat)
Alsbachite Alsbakit (Na-plajiyoklas, kuvars ve az miktarda ortoklaz ile aksesuar granat, biyotit ve muskovitten oluşan bir plütonik kayaç)
Altaite Altayit (kalay-beyazı renkte kurşun telluryum minerali)
Alteration Değişim; Alterasyon; Bozulma
Alteration halo Alterasyon hâlesi
Altered rock Altere olmuş kayaç; Değişime uğramış kayaç
Altimeter Altimetre; Yükseklik-ölçer
Altonian Altoniyen (Y. Zelanda üst Tersiyer’inde bir kat)
Aluminite Alüminit
Alumstone Alümtaşı (alünit)
Alunite Alünit (potasyum-alüminyum sülfat minerali)
Alunogen Alünojen (sulu alüminyum sülfat minerali)
Alurgite Alürjit (mangan-içeren bir muskovit çeşidi)
Amalgam Amalgam (civanın bir veya daha fazla metalik elementle olan alaşımı)
Amalthea Amelteya (Jüpiter’in Jüpiter V kod isimli uydusu)
Amanthus Amantus (asbest çeşidi bir mineral)
Amarantite Amarantit (sulu bazik demir sülfat minerali)
Amarassian Amarasiyen (Kangksinjiyen’e karşılık gelen Y. Zelanda’da bir kat)
Amarillite Amarilit (sulu sodyum-demir sülfat minerali)
Amazonite Amazonit (parlak yeşil renkli mikroklin türü)
Amazonstone Amazontaşı (amazonit)
Amber Kehribar; Amber
Ambient Çevre; Ortam
Ambient air Bir bölgenin havası; Ortam havası
Ambient conditions Çevre koşulları; Ortam koşulları
Ambient noise Çevresel gürültü
Amblygonite Ambligonit (bazik Li-Na-Al-fosfat minerali)
Ambonite Ambonit (kordiyerit içeren herhangi bir hornblend-biyotit grubu)
Ambrite Ambrit
Ambrosine Ambrozin (bir amber çeşidi)
Ambulacral groove Ambulakral oluk
Ambulacral Ambulakral; Ambulakra ait
Ambulacrum Ambulakrum
Amersfoort Amersfort
Amesite Amesit
Amethyst Ametist; Mor kuvars
Amino acid Amino asit
Amino group Amino grubu
Ammonia Amonyak
Ammonification Amonyaklama
Ammonifying bacteria Amonyaklayıcı bakteriler
Ammonioborite Amonyoborit
Ammoniojarosite Amonyojarosit
Ammonites Ammonitler
Ammonoidea Ammonoidler
Amniotic Amniyotik
Amorphous Amorf; Kristal yapısı olmayan
Amorphous mineral Amorf mineral
Amosite Amosit (Fe-zengini monoklinik amfibol çeşidi)
Ampelite Ampelit (bir tür granat-şist)
Ampferer subduction Ampferer yitimi
Amphibia Amfibiler; Hem karada hem suda yaşayan canlılar
Amphibole Amfibol
Amphibolite Amfibolit
Amphibolite facies Amfibolit fasiyesi
Amphineura Amfinörler
Amphoteric Amfoterik
Ample Yayvan
Amplifier Yükseltici; Amplifikatör
Amplitude Genlik
Amygdale Amigdal; Bademsi
Amygdaloidal basalt Bademsi bazalt; Amigdaloyidal bazalt
Anaerobe Anaerob; Aerob olmayan; Oksijensiz
Anaerobic Anaerobik; Aerobik olmayan; Oksijensiz (ortam, canlı veya işlem)
Anaerobic decomposition Anaerobik bozuşma; Anaerob çürüme; Oksijensiz çürüme
Anaerobic digestion Anaerobik sindirme; Anaerobik çürüme; Oksijensiz sindirim
Analcime Analsim (sulu sodyum-alüminyum-silikat minerali)
Analcite Analsit (analsim için kullanılan alternatif ad)
Analcite-basanite Analsit-bazanit
Analcitite Analsitit (analsitçe zengin bir kor kayaç)
Analog data Analog veriler
Analog image Analog görüntü; Analog imaj
Analyser Analiz edici; Çözümleyici; Analizör
Analysis Analiz; Çözümleme
Anamorphism Anamorfizma; Bir kayacın daha sade bileşime geçmesini sağlayan başkalaşım
Ananke Jüpiter XII kod isimli uydu
Anaoxia Oksijen eksikliği
Anapsida Anapsidler; Bir sürüngen çeşidi
Anastomosing river Anastomoz-yapan nehir; Ağızlaşan nehir
Anatase Anataz (tetragonal titanyum dioksit minerali)
Anatexis Anateksi; Anaergime; Kayaçların Yeryuvarı derinliklerinde tamamen ergimesi
Anauxite Anoksit
Anchor Ankor; Demir; Lenger
Anchor ice Ankor buzu
Anchor pile Ankraj kazığı
Anchor rod Ankraj çubuğu
Anchorage Ankraj
Anchorite Ankorit (bir tür diyorit)
Anclite Anklit (stronsiyum ve seryumun sulu bazik karbonat minerali)
Andalusite Andalüzit; Endülüs taşı
Andean Orogenic Belt And Orojenik Kuşağı
Andersonite Andersonit (sulu Na-Ca-U-karbonat minerali)
Andesine Andezin (bir tür plajiyoklas)
Andesite Andezit (nötür volkanik kayaç)
Andino-type margin Andino-tipi kenar
Andisols Andisol toprakları
Andradite Andradit (granat grubuna ait bir mineral)
Andrewsite Andrevsit (demir ve bakırın bazik fosfat minerali)
Anemometre Anemometre; Rüzgâr hızını ölçen alet
Angaralite Angaralit (klorit grubuna ait bir mineral)
Angle of dip Eğim açısı; Dalım açısı
Angle of friction Sürtünme açışı
Angle of internal friction İçsel sürtünme açışı
Angle of repose Yığın açışı
Angle of shearing resistance Makaslama/kesme direnci açışı
Angle of sliding Kayma açışı
Anglesite Anglezit (kurşun sülfat minerali)
Anglian Angliyen (Britanya orta Pleistosen’inde bir buzul evresi)
Angular Açısal
Angular distortion Açısal çarpılma
Angular momentum Açısal momentum
Angular unconformity Açısal uyumsuzluk
Anhedral Anhedral; Öz-şekilsiz
Anhydrite Anhidrit (kalsiyum sülfat minerali)
Anhydrous Susuz
Animikian Animikiyen (erken Proterozoyik’te bir sistem)
Anion Anyon
Anisian Anisiyen (orta Triyas’ta bir çağı)
Anisograptidae Anisograptidler
Anisotropic Anizotropik; Yönlere bağımlı
Anisotropy Anizotropi; Yönlere bağımlılık
Ankaramite Ankaramit (ojitçe zengin bir bazalt türü)
Ankerite Ankerit (Ca-Mg-Fe-karbonat minerali)
Anklave Anklâv
Ankylosaurus Ankilozorlar; Kretase dinozorlarının bir cinsi
Annabergite Anaberjit (sulu nikel-kobalt-arsenat minerali)
Annealing (sıcaklık muamelesi ile) Tavlamak
Annelida Anelidler; Halkalı kurtlar
Annual release limit Yıllık boşaltım sınır
Anod Anot
Anomaly Anormallık; Aykırılık; Anomali
Anorogenic granite Anorojenik granit; Oluşumu orojenik-olmayan granit
Anorogenic Anorojenik; Orojenik olmayan
Anorthite Anortit (Ca-plajiyoklas)
Anorthoclase Anortoklaz (Na-zengini mikroklin)
Anorthosite Anortozit (hemen hemen tamamen plajiyoklastan ibaret bir kor kayaç)
Anoxia Oksijen yetersizliği
Anoxic Anoksik; Oksijensiz
Antagonistic effect Bir bileşkenin parçalarının birbirine göre daha az etkili olması
Antarctic meteorites Antartika meteoritleri (Antartika’ya düşen meteoritler)
Antarctic Plate Antartika Levhası
Antecambrian Kambriyen öncesi
Antecedent drainage Jeolojik bir yapıyı kesen bir drenaj yada vadi yatağının, sözkonusu jeolojik yapıdan daha genç olduğunu ifade eden hipotez
Antecedent valley Dağ yükseliminde ilksel yatağını değiştirmeksizin yatağını derinleştirerek akan nehir oluşturduğu, dağ-yaran vadi
Anthoinite Antoyinit (sulu bazik alüminotungstat minerali)
Anthopyllite Antofilit (kalsiyumca-fakir bir amfibol)
Anthozoa Anthozo’lar ; Deniz şakayıkları
Anthracite Antrasit (en yüksek metamorfizma derecesine sahip kömür)
Anthropogene Kuvaterner
Anthropogenic Antropojenik
Anthropogenically-emitted İnsandan kaynaklanan; İnsandan kaynaklanarak yayılan
Anthropoidea Antropoidler; Maymun ve insan gibi primatları içeren alt-ordo
Anticlinal axis Antiklinal ekseni
Anticline Antiklinal
Anticline trap Antiklinal kapan
Anticline valley Antiklinal vadis
Anticlinorium Antiklinoryum; Bir dizi küçük antiklinal ve senklinalden oluşan yapı
Anti-clockwise Saat dönüş yönüne ters yönde
Antifoamants Köpük giderici; Köpük oluşumunu engelleyen
Antiform Yukarı doğru kapanan yay-şekilli kayaç yapısı
Antigorite Antigorit (bir serpantin minerali)
Anti-knock Benzine eklenen katkı maddesi; Vuruntu önleyici
Antimicrobial Antimikrobiyal
Antimonite Antimonit (stibnit veya antimon sülfit)
Antimony Antimon (veya antimuan)
Antiperthite Antipertit (bir çeşit alkali feldispat)
Antistress mineral Antistres minerali
Apatite Apatit (Ca-fosfat minerali)
Apatosaurus Apatozorlar (üst Kretase’de kaydedilen Sorisçiyen (Saurischian) dinozoru)
Aperture Açıklık; Apertür
Apex Doruk
Aphanitic Afanitik
Aphebian Afebiyen; Kanada en-alt Proterozoik’inde bir kat
Aphelion Afeliyon; Dünya’nın elipsoyidal yörüngesinde Güneş’ten en uzakta olduğu nokta
Aphyric Afirik
Aplite Aplit
Apophsis Apofiz
Appalachian Orogenic Belt Apalaş Orojenik Kuşağı
Apparatus Aygıt; Cihaz; Alet
Apparent age Görünür yaş
Apparent cohesion Görünür kohezyon
Apparent dip Görünür dalım; Görünür eğim
Apparent Aşikâr; Görünür; Belirgin
Application Aplikasyon; Jeodezide, plan ve projeler üzerindeki bilgilerin arazide işaretlenmesi işlemi
Approximate stress distribution Yaklaşık gerilim dağılışı
Aptian Aptiyen (Erken Kretase’ye ait bir çağ)
Aquaculture Yapay yollarla tatlı ve tuzlu sularda akuatik canlı üretimini arttırma
Aquamarine Akuamarin
Aquatic ecosystem Akuatik ekosistem; Su ile alakalı canlı sistemi; Su ekosistemi
Aquifer Akifer; Sutaşır
Aquifuge Akifüj; Sutaşımaz
Aquitanian Akuitaniyen (Miyosen Dönemi’nin en erken çağı)
Aquitard Akitard
Arabian Plate Arap Levhası
Aragonite Aragonit
Aragonit mud Aragonit çamuru
Aratauran Aratoran
Arch Kemer
Arch dam Kemer baraj
Archaebacteria Arkeobakteriler
Archaeogastropoda Arkeogastropodlar
Archaeosyatha Arkeosiyatlar
Archaic Arkaik
Archean Arkeen
Archeozoic Arkeozoik
Arching Kemerlenme; Kemer şeklini alma
Archinig tendency Kemerlenme eğilimi
Archosauria Arkozorlar
Arctic air Kutup havası
Arcuate Kavisli; Yay-şekilli
Arcuate distribution Kavisli dağılım
Arcuate fault Kavisli fay
Area ratio Alan oranı
Areal extent Alansal kapsam/uzanım
Arenaceous Arenalı
Arenig Arenig
Arenigian Arenijiyen (Üst alt-Ordovisyen)
Arenite Arenit
Areology Areoloji
Arfvedsonite Arfvedsonit
Argentite Arjantit
Argillaceous Arjilli; Arjilik; Kil içeren
Argillaceous limestone Arjilli kireçtaşı
Argillic horizon Arjilik zon
Argillite Arjilit
Argon-40 Argon-40 izotopu
Aridisol Aridisol
Ariel Uranus I kod adlı uydu
Arkose Arkoz
Arkosic arenite Arkozik arenit
Arkosic wacke Arkozik vake
Arnsbergian Arnsberjiyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat)
Arrester Tutucu
Arrival time Ulaşma zamanı; Varış zamanı
Arrowhanan Arovhanan (Rokumara serisinde bir kat)
Arsenopyrite Arsenopirit (Fe-As-sülfit)
Arterite Arterit (bir tür migmatit)
Artesian Artezyen; Basınçlı su
Artesian aquifer Artezyen akifer
Artesian basin Artezyen havzası; Basınçlı su havzası
Artesian pressure Artezyen basıncı
Artesian water Artezyen su; Basınclı yeraltı suyu
Artesian well Artezyen kuyusu; Basınçlı su kuyusu
Arthropoda Artopodlar; Eklemli-kanatlılar
Articulata Artikulatlar; Brakiyopodların bir sınıfı
Artifact İnsan eseri; İnsan yapıtı
Artifical water bodies Yapay su yapıları
Artinskian Artinskiyen; Permiyen Dönemi’nde bir çağ
Arundian Arundiyen; Vizeyen Dönemi’nde bir kat
Asbestos Asbest
Asbestos pollution Asbest kirliliği
Asbian Asbiyen (Vizeen Dönemi’nde bir kat)
Aseismic Asismik; Sismik olmayan
Aseismic margin Asismik kenar; Sismik olmayan kenar
Aseismic region Asismik bölge; Sismik olmayan bölge
Aseismic ridge Asismik sırt; Sismik olmayan sırt
Ash Kül (volkanik)
Ash-flow (Volkanik) Kül-akıntısı
Ash (Volkanik) Kül
Ashgill Aşgil veya Aşjil; Ordovisyen’de bir seri
Asiderite Asiderit
Asperity Çıkıntı; Pürüzlülük; Kabalık
Asphalt Asfalt
Asphaltite Asfaltit
Asselian Aseliyen; Erken Permiyen’de bir çağ
Assemble Kurmak; Monte etmek; Bir araya getirmek
Assembly Montaj; Takım; Birlik; Asemble
Assimilasyon Asimilasyon; Özümseme; Hazmetme
Assimilation-fractional crystallization Özümseme-kesirli kristallenme
Assimilative capacity Özümseme kapasitesi
Associated flow rule İlintili akma kuralı
Asteroid Asteroid
Asterozoa Asterozolar; Ekhinodermelerin denizyıldızlarını içeren alt-filumu
Asthenosphere Astenosfer; Zayıflık küresi
Astrogeology Astrojeoloji
Astronomical unit (AU) Astronomik birim; Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklık olup yaklaşık 150 milyon km’ye eşittir
Asymmetric fold Asimetrik kıvrım
Asymmetrical fold Asimetrik kıvrım
Atdabanian Atdabaniyen (alt Kambriyen’de bir kat)
Atlantic Ocean Atlantik (Atlas) Okyanusu
Atlantic Province Atlantik Provinzi/Bölgesi
Atlantic suite Atlantik takımı
Atlantic-type coast Atlantik-tipi kıyı
Atlantic-type margin Atlantik-tipi kenar
Atmophile Atmofil; Atmosferde bulunan
Atmosphere Atmosfer
Atmospheric dustiness Atmosfer tozluluğu
Atmospheric lapse rate Atmosferik geçiş oranı
Atmospheric pollution Atmosfer kirlenmesi
Atmospheric pressure Atmosferik basınç; Atmosfer basıncı
Atmospheric structure Atmosferik yapı
Atmospheric turbidity Atmosfer bulanıklılığı
Atmospheric water Atmosfer suyu
Atokan Atokan; K. Amerika Pensilvaniyen’inde bir seri
Atoll Atol (bir resif türü)
Atomic Adsorption Spectrometry Atomik Adsorpsiyon Spektrometrisi
Atomic energy Atom enerjisi
Atomic number Atom numarası
Atomization Atomizasyon; Atom haline gelme
Atrio Çember yayı şekilli çukur
Atrophy Dumur; Körelme
Attenuation Güç yitimi; Zayıflama; Sönümlenme
Atterberg Limits Atterberg Limitleri; Kıvam limitleri
Attitude Duruş
Attribute Sıfat; Vasıf; Nitelik
Auger Burgu
Auger boring Ojey delgisi; Burgu ile delme
Auger electron specktroscopy Auger (Ojey) elektron spektroskopisi
Augite Ojit (piroksen grubuna ait bir mineral)
Authigenic minerals Otijen mineraller; Yerinde oluşan mineral
Autochthonous Otokton; Yerli
Autochthonous granite Otokton granit; Yerli granit
Autochthonous massif Otokton masif; Yerli masif
Autocorrelation Otokorelasyon
Autotroph Ototrof; Kendi-kendine beslenebilen (bitki)
Auxiliary drive Yardımcı galeri; Tali galeri
Available nutrient Elde edilebilir besin ; Kullanılabilir besin
Avalonian Orogeny Avaloniyen Orojenezi
Average Ortalama
Avogadro Constant Avogadro Sabiti
A-weighted sound level A-ağırlıklı ses düzeyi
Axial Eksensel; Eksenel; Eksenle ilgili
Axial culmination Eksensel doruk; Eksen yükselimi
Axial depression Eksensel çöküntü
Axial hinge surface Eksen eklemi yüzeyi
Axial plane Eksen düzlemi
Axial plane cleavage Eksen düzlemi dilinimi
Axial rift Eksen rift
Axial surface Eksen yüzeyi
Axial tilt Eksensel eğim
Axial trace Eksen izi
Axinite Aksinit (nadir toprak-borosilikat minerali)
Axis Eksen
Axis of rotation Dönme ekseni
Axis of folding Kıvrımlanma ekseni
Axisymmetry Eksenel simetri
Azimuth Azimut
Azoic Azoyik
Azonal soil Azonal toprak; Zonsuz toprak
Azurite Azurit (sulu bakır-karbonat minerali)
B horizon B zonu (toprakta)
B-layer B-tabakası (sismik bir seviye olup, Yeryuvarı mantosunun en üst kısmına karşılık gelir)
B-subduction B-yitimi
B-tectonite B-tektonit
B-type lead B-tipi kurşun
B-zone B-zonu (toprakta)
Bacillariophyceae Basillaryofiseler; Diyatomlar
Back analysis Geriye dönük çözümleme; Geriye dönük çözümleme analiz
Back land Arka kara; Arkada bulunan kara
Back pressure Geri basınç
Back-crown-roof Tünel tavanı veya tepesi
Backfill Ayak dolgusu
Backland Arka bölge
Back-packing Gerisini dolgulama
Back-reflection photography Geri-yansıma fotografisi
Backscatter Gerisaçılım
Backscattered ultraviolet Geri saçılmış morötesi
Bactariogenic Bakteriyojenik; Bakteri-kökenli
Bacteria Bakteriler
Bacterial chemosynthesis Bakteri kemosentezi
Baddeyite Badeyit (zirkonyum-dioksitten oluşan bir mineral)
Badlands Yarıntılı bayır
Baestnaesite Baestnesit (Ce-La-karbonat minerali)
Bafflestone Engeltaşı
Bahamite Bahamit; Pelet-benzeri karbonat çamuru agregasından oluşan, Holosen yaşlı Bahama çökellerine benzeyen daneli kireçtaşı
Bahiaite Bahiayit (çoğunlukla hiperstenden oluşan bir kor kayaç)
Baikerite Bayikerit (çoğunlukla ozoseritten oluşan bir organik bileşik)
Bailing Balya yapmak; Paketleyip balyalamak
Bairnsdalian Bayirnsdaliyen (GD Avustralya üst Tersiyer’inde bir kat)
Bajocian Bajosiyen (Avrupa orta Jura’sında bir kat)
Bakerite Bakerit (sulu kalsiyum borosilikattan oluşan bir mineral)
Balance Denge; Terazi
Balance weight Denge ağırlığı
Balanidae Balanidler (Thoracica takımı ve Balanomorpha alt-takımına ait, ışınsal simetrili, balanomorf (dibe-bağlı yaşayan, simetrik şekilli) barnakıllarının bir familyası)
Balcombian Balkombiyen (GD Avustralya üst Tersiyer’inde bir kat)
Balfour Balfor (Y. Zelanda üst Triyas’ında bir seri)
Ball test Top testi
Baltica Baltık
Banakite Banakit (sanidin içeren bir alkali bazalt)
Band silicate Bant (şekilli) silikat
Band Bant
Bandaite Bandayit (hipersten ve labradoritten oluşan bir tür dasit)
Banded Bantlı
Banded iron formation (BIF) Bantlı demir formasyonu (BDF)
Banded ore Bantlı cevher
Banded structure Bantlı yapı
Bandylite Bandilit (sulu bakır borat-klorür minerali)
Bar 1. Basınç birimi; 2. Jeomorfolojik terim
Barbados earth Barbados toprağı
Barberite Barberit (sentetik bir Na-feldispat)
Barbertonite Barbertonit (Mg ve Cr’un sulu karbonat-hidroksit minerali)
Barchan Barkan
Barchanoid Barkanoyid
Barite rosette Barit gülü
Barite Barit (Ba-sülfat)
Barkevikite Barkevikit (amfibol grubuna ait bir mineral)
Barometer Barometre
Barremian Baremiyen; Erken Kretase’de bir çağ
Barrier Set; Bariyer
Barrier reef Set resif; Bariyer resif
Barranca Baranka; Bir yanardağ ağzından eteklerine kadar inen nispeten derin ve geniş oluk-benzeri yarık
Barrovian-type metamorphism Barroviyen-tipi metamorfizma
Bartonian Bartoniyen (orta Eosen’de bir çağ)
Barysphere Barisfer; Yeryuvarının iç kısmı; Çekirdek
Baryte Barit
Barytocalcite Baritokalsit
Basal cleavage Bazal dilinim; Taban dilinimi; Tabana-paralel dilinim
Basal conglomerate Taban konglomerası
Basal pinacoid Bazal pinakoid
Basalt Bazalt (mafik volkanik kayaç)
Basalt glass Bazalt camı
Basaltic dome Bazaltik dim
Basaltic hornblende Bazaltik hornblend
Basaltic lava Bazaltik lâv
Basaltic layer Bazaltik katman
Basaltic magma Bazaltik magma
Basaltic meteorites Bazaltik meteoritler
Basaltic rock Bazaltik kayaç
Basaltine Bazaltin (bir hornblend türü)
Basanite Bazanit (bol feldispatoid içeren bir tür mafik volkanit)
Base Baz
Base failure Taban yenilmesi
Base level of erosion Erozyon taban seviyesi
Base metal Baz metal
Base peak Baz pik; Referans pik
Base pressure distribution Taban basıncı dağılışı
Base rock Temel kayacı; Taban kayacı
Baseline profile Esas alınan hat profili; Baz hattı profili; Temel profil
Basement Taban; Temel
Basetite Basetit (sulu uranyum fosfattan oluşan bir mineral)
Bashkirian Başkiriyen; Pensivaniyen’de en erken dönem
Basic Bazik
Basic rock Bazik kayaç
Basic schist Bazik şist
Basic soil Bazik toprak
Basin Basen; Havza; Çanak
Basin modelling Havza modelleme
Basleoan Baslöan (Y. Zelanda geç Permiyen’inde bir kat)
Bassanite Basanit (sulu kalsiyum sülfattan oluşan bir mineral)
Bat dropping Yarasa dışkısı
Bat guano Yarasa guanosu
Batesfordian Batesfordiyen (GD Avustarlya üst Tersiyer’inde bir kat)
Batholith Batolit (>100 km2’den büyük magmatik sokulum)
Bathonian Batoniyen (Orta Jura’da bir kat)
Bathvillite Batvilit (oksijenlenmiş bir hidrokarbon bileşiği)
Bathyal Batiyal
Bathyal environment Batiyal ortam
Bathyal zone Batiyal kuşak
Baumhauerite Bomhoerit (kurşun arsenik sülfit minerali)
Bauxite Boksit
Baventian Baventiyen (alt Pleistosen; soğuk çağ)
B-axis B-ekseni
Bayldonite Bayldonit (bakır ve (bazen) kurşunun bazik arsenatı)
Bayleyite Bayleyit
Baymouth barrier Koyağzı set
Bazzite Bazit (skandiyum-berilyum-silikat minerali)
BDF Bantlı Demir Formasyonu
Beach Kumsal
Beam Kiriş; Işık hüzmesi
Bearing Semt açısı; Bir doğrunun grid kuzeyden saat yönünde olan açısal uzanımı; Yön
Bearing capacity Taşıma kapasitesi
Beaverite Beaverit (Pb-Cu-Fe-Al’un bazik sülfatı)
Becke line test Becke çizgi testi
Becquerelite Bekerelit (kalsiyum ve uranyumun sulu oksiti)
Bed Takabak; Katman
Bed rock Taban kayacı; Anakaya
Bed separation Tabaka ayrılması
Bedded Tabakalı
Bedding Tabakalanma; Katmanlanma
Bedding plane Tabakalanma düzlemi
Bedrock Ana kayaç
Beegerite Begerit veya Bejerit (kurşun bizmut-sülfit minerali)
Beekmantownian Bekmantovniyen (K. Amerika Kanada Serisi Ordovisyen’inde bir kat)
Behaviour Davranış
Beidellite Beidellit (smektit grubu kil minerallerinin alüminyumca-zengin bir üyesi)
Belemnitida Belemnitidler (nesli tükenmiş sefalopodların bir ordosu)
Belinda Uranus XIV kod adlı uydu
Belled pier Ucu genişletilmiş ayak
Bellingerite Belingerit veya Belinjerit
Below detection limit Saptama sınırı altı
Bench mark Sabit yükseklik noktası
Bench Basamak
Bend Büklüm; Bükülme
Bendigonian Bendigoniyen (Avsutralya alt Ordovisyen’inde bir kat)
Bending Eğilme; Bükülme
Bending moment Eğilme momenti
Bending strength Eğilme dayanımı
Bending test Eğilme deneyi; Eğilme testi
Beneficical use Yararlı kullanım
Benioff Zone Benioff Zonu
Benitoite Benitoyit (baryum-titanyum-silikat minerali)
Benjamite Benjamit
Benmoreite Benmoreit (alkali bazaltik türü)
Benthic region Deniz dibi bölgesi; Bentik bölge
Benthic storm Bentik akıntı
Benthonic Bentonit içeren
Benthos Bentos; Denis dibinde yaşıyan
Bentonite Bentonit
Bentonite slurry Bentonit şerbeti
Benzene Benzin
Benzene soluble organics Benzende çözünebilen organik maddeler
Beraunite Beronit (ferrik ve ferrüs demirin sulu bazik fosfatı)
Beriasian Beriaziyen (Avrupa Alt Kretase’sinde bir kat)
Berlinite Berlinit
Berm Palye; Dar basamak
Bern İnsan-yapımı taraça
Berthierite Bertiyerit (demir-antimon-sülfit minerali)
Berthonite Bertonit
Bertrand Lens Bertrand Merceği
Bertrandite Bertrandit (berilyum-silikat)
Beryl Beril
Beryllium Berilyum
Beryllonite Berillonit
Berzelianite Berzelyanit (bakır-selenit minerali)
Besshi-type massive sulfide deposit Beşi-tipi masif sülfit yatak
Best available technology En iyi kullanılabilir teknoloji; En iyi hazır teknoloji
Best practicable environmental option En kullanışlı çevresel seçenek
Beta decay Beta bozuşması
Beta diagram Beta diyagramı
Beta quartz Beta kuvars
Beta radiation Beta ışıması
Beudantite Bödantit (Pb-Fe-sülfat minerali)
Beyerite Beyerit (kalsiyum-kurşun-bizmut-karbonat)
Bianca Biyanka (Uranüs VIII kod adlı uydu)
Bianchite Biyançit
Biaxial Biaks; İki-eksenli
Biaxial state of stress İki eksenli gerilim durumu
Bicarbonate Bikarbonat
Biconical Bikonik; İki-koniden oluşan
Bieberite Biyeberit (sulu kobalt-sülfat minerali)
Big Bang Theory Büyük Patlama Teorisi
Bilinear İki doğrusal
Bilinite Bilinit (Demir-II ve demir-III’ün sulu sülfatı)
Bimodal distribution Bimodlu (iki-şekilli) dağılım
Binary system İki-bileşenli sistem
Bindheimite Bindheyimit (sulu kurşun antimonat)
Bindstone Bağlamtaşı
Bio- Biyo-; “İnsan hayatı“ anlamına gelenYunanca bios kelimesinden türetilmiş, canlı organizmalar veya işlemlere ilişkin olarak kullanılan önek.
Bioaccumulation Biyobirikim; Biyoyoğunlaşma
Bioassay Biodeneme
Biochemical oxygen demand Biokimyasal oksijen ihtiyacı
Biochron Biyokron
Biochronology Biyokronoloji
Biocides Biyosidler; Organizma öldürücü kimyasal madde
Bioclast Biyoklast
Bioconcentration factor Biyo yoğunlaşma faktörü
Biodegradable Biyolojik olarak çürüyebilir
Bioenergetic Bioenerjetik
Biofacies Biyofasiyes
Biogenetic cycle Biyojenetik döngü
Biogenic Biyojenik
Biogeochemical cycling Biyojeokimyasal döngü
Biogeochemical oxygen demand Biyojeokimyasal oksijen talebi
Biogeochemistry Biyojeokimya
Bioherm conglomerate Biyoherm konglomerası
Bioherm Biyoherm
Biohorizon Biyohorizon
Biolithite Biyolitit; Yerinde büyüyen ve sağlam, dayanıklı kayaç oluşturan organik yapılardan oluşan kireçtaşı
Biological balance Biyolojik denge
Biological diversity Biyolojik çeşitlilik
Biological magnification Biolojik büyüme/yükselme
Biological oil spill control Biyolojik yağdöküntü denetimi
Biological shield Biyolojik kalkan
Biological treatment Biyolojik arıtma/işlem
Biomagnetism Biyomanyetizma
Biomass Biokütle
Biomass energy Biokütle enerjisi
Biome Biyom
Biometry Biyometri
Biomicrite Biyomikrit; Mikritik matriks içinde iskelet parçaçıklarından oluşan kireçtaşı
Biomineralization Biyomineralizasyon; Biyomineralleşme
Biomonitoring Biyoizlem
Biophile Biyofil
Biosparite Biyosparit; Spari kalsit çimentosu ile iskelet parçaçıklarından oluşan kireçtaşı
Biosphere Biyosfer; Canlıküre
Biostrome Biyostrom; In-situ organizmaların tabakalı birikimi
Biostratigraphic Interval Zone Biyostratigrafik
Biostratigraphic unit Biyostratigrafik birim
Biostratigraphic zone Biyostratigrafik Zon
Biostratigraphy Biyostratigrafi
Biostrome Biyostrom
Biota Biyota
Biotic Biyotik
Biotic potential Biyolojik potansiyel
Biotite Biyotit (siyah mika minerali)
Biotite schist Biyotit şist
Biotope Yaşam mekanı
Bioturbation Biyokarıştırma; Biyotürbasyon
Biozone Biyozon
Bipyramid Bipiramit (İki-piramit)
Birds-eye fabric Kuş-gözü doku
Bireflectance Çift-yansıma
Birefringence Çift-kırılma
Birefringence chart Çift-kırılma grafiği
Birrimian Orogeny Birimiyen Orojenezi
Birth rate Doğum hızı
Bischofite Bişofit (sulu magnezyum-klorür minerali)
Biserial İki-serili
Bismite Bizmit (bizmut-trioksitten oluşan nabit bizmut cevheri)
Bismuth Bizmut
Bismuthinite Bizmutinit (bizmut-sülfit minerali)
Bismutite Bizmutit (bazik bizmut-karbonat minerali)
Bismutotantalite Bizmutotantalit
Bisulcate Bisülkat
Bit Matkap ucu
Bitaunian Bitoniyen (Artinskiyen katının Y. Zelanda eşleniği)
Bitheka Biteka (İki-teka)
Bitter lake Acı göl
Bitume Bitüm (katı veya yarı-katı hidrokarbon)
Bitumen Bitüm; Zift
Bituminous coal Bitümlü kömür; Taşkömür
Bituminous schist Bitümlü şist
Bituminous shale Bitümlü şeyl
Bivalvia İki-kapaklılar; İki-kavkılılar
Bixbyite Biksibit
Black oil Siyah yağ
Black rain Siyah yağmur
Black smoke Siyah duman
Black snow Siyah kar
Black tide Siyah gelgit
Blackriverian Blakriveriyen
Blade Bıçak-ağzı
Bladed (Kristallerde) Bıçak-ağzı habitüs; Boy-genişlik oranı 1.5/1 – 6/1 arasında olan kristal şekli
-blast Metamorfizma sırasında in situ kristal büyümesini göstermek için kullanılan bir sonek
Blastability Patlatılabilirlik
Blasthole Patlatma deliği; Lağım deliği
Blasthole drilling Lağım deliği delme
Blasting pattern Patlatma düzeni
Blasting Patlatma
Blastozoa Blastozolar
Blind shaft Kör kuyu; Kör şaft
Block caving Blok göçertme
Block punch index test Makaslama indeks deneyi
Blocking Tıkama; Bloklama
Blocky lava Bloklu lâv
Blocky rock Bloklaşmış kaya; Blok-şekilli kaya
Bloedite Blödit
Bloodstone Kantaşı
Blow-out Kaçak
Blow-out preventer Kaçak önleyici
Bluegiant star Mavidev yıldız (yüksek parlaklıkta ve yüzey sıcaklığında masif yıldız)
Bobierite Bobiyerit
Body Gövde; Vücut
Body chamber Gövde/vücut odası; Gövde locası
Body force Cisim kuvveti
Body wave Bünye (vücut) dalgası
Body-centered lattice Kütle-merkezli kafes
Boehmite Böhmit (Al-hidroksit)
Bog Bataklık; Bataklık-benzeri yer
Boleite Boleyit (kurşun-bakır ve gümüşün hidroksit-klorürü)
Bolindian Bolindiyen (Avustralya üst Ordovisyen’inde bir kat)
Bolt Cıvata
Boltwoodite Boltvodit (sulu bazik potasyum-uranil-silikat)
Boltzmann Constant Boltzmann Sabiti
Bomb (Volkanik) Bomba
Bonanza Bonanza; Zengin maden damarları yada yatakları için ABD’de de kullanılan terim
Bond Bağ; Yapışma
Bond strength Yapışma dayanımı; Bağ dayanıklılığı
Bone bed Kemik yatağı; İçinde bolca taşlaşmış kemik parçaları bulunan seviye
Boothite Botit
Boracite Borasit
Borax Boraks
Boreal Boreal
Bored pile Sondaj kazığı
Borehole Sondaj deliği
Borehole pressure Delik içi basıncı
Borickite Borikit (kalsiyum ve demirin sulu bazik fosfatı)
Boring Sondaj yapma
Boring depth Sondaj derinliği
Boring log Kuyu, sondaj logu
Boring machine Sondaj makinası
Boring rig Sondaj aleti
Bornite Bornit (bakır-demir-sülfit minerali)
Boroarsenate Boroarsenat
Borrow Alıntı
Bortonian Bortoniyen (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat)
Botallackite Botalakit (sulu bazik bakır-klorür)
Bothriocidaroida Botriyosidaroyidler (ekinodermlerin küçük bir ordosu)
Botrygen Botrijen (magnezyum ve demir (III)’ün sulu bazik sülfatı)
Botryoidal Batriyoidal; Böbrek-benzeri ve kabuk şeklinde oluşmuş cevher yapısı
Bottom heave Taban kabarması
Bottom lands Alçak araziler
Bottom subsidence Taban subsidansı; Taban gömülmesi
Boudinage Budinaj; Sucuk yapısı; Sucuklanma
Bouguer anomaly Bouger (Boger) anomalisi
Bouguer correction Bouger (Boger) düzeltmesi/indirgemesi
Bouguer cylinder Bouguer silindiri
Bouguer effect Bouger (Boger) etkisi
Bouguer gravity Bouguer gravitesi (bir referans yüzeydeki teorik bir gravite değerine serbest-hava gravite düzeltmesi ve Bouguer gravite düzeltmesi eklenerek elde edilen, yüzeyde bir P noktasındaki gravite değeri)
Bouguer plate Bouguer levhası
Boulangerite Bolanjerit (kurşun-antimon-sülfit minerali)
Boulder Blok boyutunda parça; Büyük parça; İri çakıl
Bouma sequence Bouma sekansı; Bouma istifi
Boundary condition Sınır koşulu
Boundary constraint Sınır kısıtlaması
Boundary element Sınır elemanı
Boundary value Sınır değeri
Bournonite Burnonit veya Bornonit
Boussingaultite Bousingoltit (amonyum ve magnezyumun sulu sülfatı)
Bowen’s reaction series Bowen reaksiyon serisi
Box caisson Yüzen keson
Box fold Kutu (şekilli) kıvrım
Boxwork Boksvörk
Braced excavation Kaplanmış kazı (çukur)
Brachia Brakiya
Brachial plates Brakiyal plak
Brachiole Brakiyol
Brachiopoda Brakiyopodlar
Brachiosaurus Brakiyozorlar; Soropodlar
Brachyanticline Brakiantiklinal; Kısa-kemer şekilli antiklinal; Bodur antiklinal
Brachysyncline Brakisenklinal; Kısa-tekne şekilli senklinal; Bodur senklinal
Brackebuschite Brakebuşit (kurşun-manganez-demirin sulu vanadatı)
Brackish Acı su; Hafif tuzlu su
Bradfordian Bradfordiyen
Bradleyite Bradleyit (sodyum ve magnezyumun fosfat ve karbonatı)
Bragg Equation Bragg Eşitliği
Bragg Law Bragg Yasası
Braggite Bragit (platinyum-sülfit minerali)
Braiding Örgü
Branching decay Dallanan bozuşma
Brandtite Brandtit (kalsiyum ve manganezin sulu arsenatı)
Brannerite Branerit
Braunite Bronit (mangenez-oksit minerali)
Bravais lattice Bravais kafesi
Bravais rule Bravais kuralı
Bravoite Bravoyit (nikel ve demirin sülfit minerali)
Brazilianite Brazilyanit (sodyum ve alüminyumun bazik fosfatı)
Breccia Breş
Breeder Üretim reaktörü
Breit Yayvan
Breithauptite Breyithoptit (nikel-antimonit minerali)
Breunnerite Brünerit (magnezyum-demir-manganez karbonat)
Brewserite Brevserit (zeolit grubuna ait bir mineral)
Bridging Köprüleme
Brioverian Briyoveriyen (Britanya üst Proterozoiğinde bir kat)
Britholite Britolit (nadir toprak element-fosfat minerali)
British classification of particle size İngiliz dane-boyu sınıflaması
Brittle Gevrek; Kırılgan
Brittle deformation Gevrek (kırılgan) deformasyon
Brittle rock Gevrek kayaç; Kırılgan kayaç
Brittleness Gevreklik; Kırılganlık
Broad Geniş; Yayvan
Brochanite Brokanit (bazik bakır-sülfat)
Bromlite Bromlit (baryum ve kalsiyum karbonat minerali)
Bromyrite Bromirit (gümüş-bromür minerali)
Brontosaurus Brontozorlar; Apatozorlar
Bronze Bronz (bakır-kalay alaşımı)
Bronzite Bronzit (ortopiroksen grubuna ait bir mineral)
Brookite Brokit (Ti-dioksit minerali)
Brown coal Linyit; Esmer kömür; Kahverengi kömür
Brown earth Kahverengi toprak
Brown podzolic soil Kahverengi podzolik toprak
Brown smoke Kahverengi duman
Brucite Brusit (magnezyum-hidroskit minerali)
Brugnatellite Brugnatelit
Brunhes Brunes ; Kuvaterner’de son normal polarite kronu
Brunton Compass Brunton Pusulası
Brushite Bruşit (sulu asidik kalsiyum fosfat minerali)
Bryozoa Bryozolar
Buckle folding Flambaj (Bukle) kıvrımlanma
Buckling Büklüm; Burkulma; Belverme
Buckling failure Burkulma yenilmesi
Buckminsterfullerene Bukminsterfuleren
Buetschliite Bütşilit
Buganda-Toro-Kibalian Orogeny Buganda-Toro-Kibaliyen Orojenezi
Buildable İnşaata elverişli
Buildable area İnşaata elverişli alan
Building pit Temel çukuru
Built environment Mamur çevre
Bulitian Bulitiyen
Bulk Kütle halinde; Yığın
Bulk density Hacim yoğunluk; Kütle/yığın yoğunluğu
Bulk minerals Hacim mineralleri
Bulk modulus Hacim modülü
Bulk modulus Hacimsel modül
Bulk unit weight Kütle birim hacim ağırlığı
Bulkhead Palplanş perdesi
Bulking coefficient Hacimce artış katsayısı
Bullard Discontinuity Bullard Süreksizliği
Bullet train Sürat treni
Bump Patlama
Bunsenite Bunsenit (nikel-monoksit minerali)
Buoyancy Yüzme yeteneği; Boyansi
Burden Örtü kalınlığı
Burdigalian Burdigaliyen; Erken Miyosen’de bir çağ olup 21.5-16.3 My aralığını kapsar
Burial metamorphism Gömülme metamorfizması
Buried soil Gömülü toprak
Burkeite Burkeyit (sodyumun sülfat ve karbonatı)
Burrow Organizmaların beslenme, yaşama ve göç faaliyetleri sırasında oluşturdukları fosil iz
Burst Patlama; Püskürme
Buttress Topuk
Burzyan Burziyan
Butlerite Butlerit
Butte Aşınma nedeniyle bağlantısız kalmış, tepesi düzleşmiş tepe; Şahin tepesi
Buttgenbachite Butgenbakit veya Butjenbakit
Bypass Yan geçit
Bysmalith Bismalit; Yaklaşık silindirik şekilli plüton; Plüton tıpası
Bytownite Bitovnit (plajiyoklaz serisinde bulunan bir mineral)
C-14 Karbon 14 izotopu
C-14 dating C-14 yaş tayini
C-horizon (Toprakta) C-zonu
C-layer C-tabakası
Cable Kablo; Halat
Cable drilling Darbeli sondaj; Kablo sondajı
Cabot control Kabot denetimi
Cacoxenite Kakoksenit (sulu bazik demir-fosfat minerali)
Cadastral map Kadastral harita (arazi parsellerinin büyüklüğünü ve sınırlarını hassas bir şekilde gösteren harita)
Cadwaladerite Kadvaladerit (sulu bazik alüminyum-klorür minerali)
Caerfai Kaerfayi (Kronostratigrafide Kambriyen devrine ait en erken dönem)
Cafemic Kafemik (kalsiyum, demir ve magnezyum içeren magma veya bir kor kayaç için kullanılan simgesel bir terim)
Cahnite Kahnit (kalsiyum-borat ve arsenat minerali)
Cairngorm Kairngorm (bir tür topaz minerali)
Caisson Keson
Calabrian Kalabriyen (erken Pleistosen katı)
Calaite Kalayit (türkuaz için kullanılan alternatif ad)
Calamine Kalamin (smitsonit için kullanılan alternatif ad)
Calc-alkali rock Kalk-alkali kayaç
Calc-alkaline Kalk-alkali
Calcarea Kalsi-süngerler; Süngerlerin Kambriyen’den günümüze uzanan bir sınıfı
Calcarenite Kalkarenit; Çoğunlukla kum-boyutunda kalsiyum karbonat danelerinden (karbonat kumu) oluşan kireçtaşı
Calcareous ooze Kalkerli çamur
Calcareous soil Kalkerli toprak
Calceolid Bireysel yaşayan bir mercan
Calcic horizon Kalsik zon
Calcic series Kalsik seri
Calcichordates Kalkerli dış iskelete sahip bir grup Paleozoik hayvanı
Calcification Kalsifikasyon
Calcilutite Kalsilütit; Taşlaşmış kalker çamurundan (kireç çamuru) oluşan kireçtaşı
Calcioferrite Kalsiferrit
Calciovolborthite Kasiyovolbortit
Calcirudite Kalsirüdit; Esas olarak kum-boyutundan daha büyük kalsiyum karbonat parçalarından (=karbonat konglomerası) oluşan kireçtaşı
Calcisiltite Kalsisiltit
Calcisphere Kalsisfer; Büyük ihtimalle alg sporlarından oluşan, silt- veya kum- boyutunda berrak spari kalsit küreleri
Calcispongea Kalsi-süngerler; Süngerlerin Kambriyen’den günümüze uzanan bir sınıfı
Calcite compensation depth (CCD) Kalsit dengeleme derinliği
Calcite Kalsit (Ca-karbonat minerali)
Calcium feldspar Kalsiyum feldispat
Calcium hydroxide Kalsiyum hidroksit
Calclacite Kalklasit (kalsiyum sulu klorasetat minerali)
Calclithite Kalklitit; Daha yaşlı, taşlaşmış kireçtaşlarının parçalarından oluşankayaç
Calcrete uranium Kalkrit uranyum
Calcrete Kalkrit; Kaliş
Calc-silicate Kalk-silikat
Calc-sinter Kalk-sinter
Caldera Kaldera; 1-100 km çapında dairemsi volkanik çöküntü bacası
Caledonian Orogeny Kaledoniyen Orojenezi; Norveç’ten İskoçya’ya kadar etkin olmuş olan Devoniyen öncesi dağ oluşumu
Caledonite Kaledonit
Calendonides Kalendonidler
Calibration Kalibrasyon; Ayarlama
Caliche Kaliş; Kalkrit
Caliche conglomerate Kaliş konglomerası
Calichnia Üreme amaçlı bırakılmış fosil iz yapısı
California bearing ratio Kaliforniya taşıma oranı
Californite Kalifornit (yeşime benzeyen vezüviyanitin bir çeşidi)
Callaverite Kalaverit (Au-tellürit minerali)
Callisto Kalisto; Jüpiter IV kod adlı uydu
Callovian Kaloviyen (Avrupa orta Jura’sında bir kat)
Calorific value Kalorifik değer
Calsification Kalsitleşme
Calypso Kalipso; Satürn XIV kod adlı uydu
Calyptoptomida Kaliptoptomidler
Calyx Kaliks; Pelmatozoan ekinodermlerin plakla kaplı fincan şekilli gövdesi
Cambic horizon Kambik zon
Cambrian Kambriyen; Paleozoyik zamanın 570-510 My aralığını kapsayan altı devrinden ilki
Camera Kamera
Cameral Fluid Kamera sıvısı
Camerata Crinoidlerin bir alt-sınıfı
Camouflage Kamuflaj
Campanian Kampaniyen; Kretase’de bir kat olup 83-74 My aralığını kapsar
Camptonite Kamptonit (esas olarak plajiyoklas ve barkevikitten oluşan, koyu-renkli, orta-kristalli bir kor kayaç)
Canada balsam resin Kanada balzam reçinesi
Canadian Kanadiyen; K. Amerika alt Ordovisyen’inde bir seri
Cannel shale Kanal şeyli
Cantilever sheet pile Konsol panplanş perdesi
Cantilever walk Konsol duvar (betonarme)
Canyon Kanyon; Derin vadi
Capacity Kapasite
Capillarity Kılcallık; Kapilarite
Capillary Kılcal
Capillary action Kılcal etkinlik; Kılcal aksiyon
Capillary head Kapilar yük
Capillary moisture Kılcal nemlilik
Capillary presure Kılcal basınç
Capillary rise Kapilar yükselim
Capillary water Kılcal su
Capillary zone Kılcal zon
Capitanian Kapitaniyen (Zekştayn (Zechstein) döneminde bir kat)
Cappelenite Kapelenit
Capped earth pillars Peribacaları
Caradoc Karadok (üst Ordovisyen’de bir seri)
Carat Karat
Carbide Karbit
Carbon Karbon
Carbon absorption Karbon soğurması
Carbon cycle Karbon döngüsü
Carbon dioxide Karbon dioksit
Carbon isotops Karbon izotopları
Carbon monoxide Karbon monoksit
Carbon steel Karbon çelik
Carbonaceaus chondrite Karbonlu kondrit
Carbonado Karbonado (koyu-renkli, ince-daneli elmas agregası)
Carbonate Karbonat
Carbonation Karbonasyon; Karbonatlaşma
Carbonatite Karbonatit (kalsit ve diğer karbonat-minerallerince zengin, manto kökenli olduğu kabul edilen nadir kor bir kayaç)
Carbon-dating Karbon yaş-tayini
Carboniferaus Karbonifer
Carbonization Karbonizasyon
Carcinogenes Kanser yapıcı
Cardinal Kardinal
Caribbean Plate Karayip Levhası
Carlsbad twin Karlsbad ikizi
Carlsberg Ridge Karlsberg Sırtı
Carme Karme (Jüpiter XI kod adlı uydu)
Carminite Karminit (kurşun ve demirin bazik arsenat minerali)
Carnallite Karnalit (sulu potasyum ve magnezyum klor minerali)
Carnian Karniyen (Triyas’a ait bir çağ)
Carnivora Etçiller; Karnivorlar
Carnivore Etçil
Carnosaur Karnozor
Carnotite Karnotit (potasyum ve uranyumun sulu vanadatı)
Carpentarian Karpentariyen
Carpholite Karfolit (sulu manganez-alüminyum-silikat minerali)
Carphosiderite Karfosiderit
Carrara marble Karara mermeri
Carrying capacity Taşıma kapasitesi
Cartesian coordinates Kartezyen koordinatlar
Cartography Kartografi
Caryinite Karyinit
Cased hole Kaplanmış sondaj kuyusu (deliği)
Casing Kaplama; Kutu içine alma; Çevirme
Cassadagon Kasadagon (Jeolojik zamanda Orta-Üst Devoniyen)
Cassidyite Kasidyit (kalsiyum-nikel-magnezyumun sulu fosfatı)
Cassiterite Kasiterit (kalay dioksit minerali)
Cast in-place concrete pile Yerinde dökülen beton kazık
Cast iron Dökme demir
Castalia Kastalya (Güneş sisteminde yeryuvarına-yakın bir asteroid)
Castlecliffian Kastelklifiyen (Y. Zelanda Kuvaterner’inde bir seri)
Castlemainian Kastelmayiniyen (Avustralya alt Ordovisyen’inde bir kat)
Cat’s eye Kedigözü
Cataclasis Kataklaz
Cataclasite Kataklasit
Cataclastic Kataklastik
Catalytic converter Katalitik dönüştürücü
Catalytic mufflers Katalitik susturucu
Catapleiite Katapleit (Na-Ca-Zr’un sulu silikat minerali)
Catch basin Tutma hücresi
Catchment area Hizmet alanı
Catchment basin (Su) Tutma havzası
Cathode Katod
Cathodic protection Katodik koruma
Cathodoluminescence Katodoluminesans
Cation exchange Katyon değişimi
Cation Katyon
Cation-exchange capacity (CEC) Katyon-değişim kapasitesi
Cautleyan Kotleyan; Ordovisyen’de bir kat
Cavability Göçebilirlik
Cave Mağara; Oyuk
Cavern Oyuk; Geniş yeraltı açıklığı
Caving Göçme; Göçertme
Cavity Boşluk; Oyuk
Cay Kay; Mercan yada kumdan oluşmuş küçük, düz deniz adası
Cayugan Kayugan; K. Amerika Siluriyen’inde bir seri
CBS Coğrafik Bilgi Sistemi
CCD Kalsit Dengeleme Derinliği
CEC Katyon Değişim Kapasitesi
Cell Hücre
Cell pressure Hücre basıncı
Cellular cofferdam Hücreli batardo
Cellular dolomite Boşluklu/gözenekli dolomit
Cement stabilization Çimento stabilizasyonu
Cement Çimento
Cementation Çimentolanma
Cenozoic Senozoyik
Census Nüfus sayımı
Central Merkezi; Merkezsel
Central business district Merkezi iş bölgesi
Central massif Merkez masif
Central nervous system Merkezi sinir sistemi
Centrally loaded footing Birleşik temel
Centric loading Merkezi yükleme
Centroceratida Sentroseratidler (sefalopodların bir ordosu)
Centrum Merkez; Orta
Cephalopoda Sefalopodlar
Ceratites Seratitler
Ceratoid Seratoid
Ceratopsida Seratopsidler
Cesspool Lağım çukuru
C.G.S. System C.G.S. Sistemi
Chadian Çadiyen/Kadiyen (Vizeyen Döneminde bir çağ)
Chain of volcanoes Volkan zinciri
Chalcedony Kalsedon (kriptokristalin silika)
Chalchanthite Kalkantit (sulu bakır-sülfat minerali)
Chalcoalumite Kalkoalümit (bakır ve alüminyumun sulu bazik sülfatı)
Chalcocite Kalkosit (bakır-sülfit minerali)
Chalcocyanite Kalkosiyanit (bakır-sülfat minerali)
Chalcolite Kalkolit (ikincil bakır-uranyum sulu fosfat minerali)
Chalcomenite Kalkomenit (sulu bakır-selenit minerali)
Chalcophanite Kalkofanit (sulu çinko-demir-manganez-oksit minerali)
Chalcophile Kalkofil; Kükürde duyarlı
Chalcopyrite Kalkopirit (bakır-demir-sülfit minerali)
Chalcopyrrohite Kalkopirotit/kalkopirotin (demir-sülfit minerali)
Chalcosiderite Kalkosiderit (Cu-Fe-Al’un sulu bazik fosfat minerali)
Chalcosine Kalkosin/kalkosit
Chalcostibite Kalkostibit (bakır-antimon-sülfit minerali)
Chalk Tebeşir (taşı); Esas olarak kokolit ve foraminiferler gibi mikroorganizmaların kalkerli iskeletlerinden oluşan ince-daneli ve gözenekli bir kayaç
Chalybdite Kalibdit (sideritin diğer adı)
Chamber Oda; Loca
Chamosite Kamosit (klorit grubunun bir üyesi)
Chamovnicheskian Kamovniçeskiyen (Kasimoviyen Döneminde bir kat)
Champlainian Kamplayiniyen (K.Amerika orta Ordovisyen’inde bir seri)
Chandler wobble Chandler yalpalaması
Changxingian Kangksinjiyen; Geç Permiyen Devri’nde son çağ
Channel and vug porosity Kanal ve boşluk gözenekliliği
Channel fill Kanal dolgusu
Channel Kanal; Dar akıntı yatağı; Dar geçiş yolu
Channelization Kanal oluşması
Chaos Kaya karmaşığı
Characteristic Karakteristik; Özyapısal
Characteristic curve Karakteristik eğri
Charniodiscus Karniyodiskus (bir Ediakara (Avustralya) fosili)
Charon Plüto’nun uydularından birisi
Charophyceae Yosunlara ait bir sınıf
Chart Abak
Chattian Katiyen/Çatiyen (Oligosen Dönemi’nde son çağ)
Chautauquan Kotokuan (K. Amerika üst Devoniyen’inde bir seri)
Chazyan Kazyan (K. Amerika orta Kamplayiniyen Ordovisyen’inde bir kat)
Check dam Kontrol bendi
Chelate Şelat
Chelation Şelasyon veya Şelat oluşumu
Chemical mutagens Kimyasal mutagenler
Chemical oxygen demand Kimyasal oksijen ihtiyacı
Chemical pollution Kimyasal kirlenme
Chemical treatment Kimyasal mumamele; Kimyasal işlem
Chemical weathering Kimyasal ayrışma; Kimyasal bozunma
Chemocline Kemoklin
Chemosynthesis Kemosentez
Chenevixite Çeneviksit (bakır ve demirin sulu bazik arsenat minerali)
Cheremshanskian Çeremşanskiyen; Başkiriyen Dönemi’nde bir kat
Chernozem Çernozem; Siyah toprak; Ilıman kuşaklarda oluşan Molisol grubunda bir toprak
Chert Çört
Chert nodule Çört yumrusu/nodülü
Chestarian Çestariyen; K.Amerika Misisipiyen’inde bir seri
Chevkinite Çevkinit (Fe-Ca-nadir toprak elementlerin silikotitanat minerali)
Chevron fold Şevron kıvrımı; Akordiyon kıvrım; Zik-zak kıvrım ; V biçimli kıvrım
Chewtonian Çevtoniyen; Avustralya alt Ordovisyen’inde bir kat
Chiastolite Çiyastolit; Andalüzit
Childproof Çocuklara dokunmaz; Cocuklara zararsız; Cocuklara tehlikesiz
Childrenite Çildrenit (sulu bazik Fe-Mg-Al-fosfat minerali)
Chimney Baca
Chimney effect Baca etkisi
Chimney rock Peribacası
China clay Çin kili
Chinastone Çintaşı
Chiolite Çiyolit (kriyolite benzeyen bir mineral)
Chiron Çiron; Güneş sisteminde bir asteroid
Chiroptera Uçan memeliler ordosu ; Yarasalar
Chisel Keski
Chisel bit Keski ucu
Chitin Kitin
Chitinodendron Fransonianum Prekambriyen’den bilinen tek-hücreli organizmalar
Chiviatite Çiviatit (kurşun ve bizmut-sülfit minerali)
Chloanthite Kloantit (nikel-arsenit minerali)
Chlomangaokalite Klomangoakalit (K-Mn-klorür minerali)
Chloralgal Yeşil alglerle ilişkili
Chlorapatite Klorapatit
Chlorination Klorlama
Chlorine demand Klor gereksinimi
Chlorine residual Klor kalıntısı
Chlorine Klor
Chlorite Klorit (filosilikat mineral grubu)
Chloritoid Kloritoyit (nezosilikatların bir üyesi)
Chlorocalcite Klorokalsit (K-Ca-klorür minerali)
Chlorofluorocarbon Kloroflüorokarbon
Chlorofluorocarbons CFC’s Klorofluorokarbon
Chloromagnesite Kloromanyezit
Chlorophoenicite Klorofonisit
Chlorophyll Klorofil
Chlorophyta Yeşil algler
Chlorothionite Klorotiyonit
Chloroxiphite Kloroksifit
Chlorozoan Yeşil alg, molüsk ve hermatipik mercan birlikteliği
Chock Domuzdamı
Chokierian Kokiyeriyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat)
Chondrite Kondrit (taşsı meteorit)
Chondritic unfractionated reservoir (CHUR) Kondritik kesirlenmemiş hazne
Chondritik model (veya Condritic earth model) Kondritik model
Chondrodite Kondrodit (hümit grubu minerallerin bir üyesi)
Chondrule Kondrül
Choquette and Pray Classification Choquette ve Pray Sınıflaması
Chordata Notokorda (bükülür çubuk şekilli doku) sahip organizmaları içeren geniş bir filum
Cohort Kohort
Chromatography Kromatografi
Chrome diopside Krom diyopsit
Chromite Kromit (Fe-Cr-oksit)
Chromosome Kromozom
Chron Kron
Chronostratigrafik unit Kronostratigrafik birim
Chronostratigraphic scale Kronostratigrafik ölçek
Chronozone Kronozon; Çağ kuşağı
Chronstratigraphy Kronostratigrafi
Chrysoberyl Krizoberil
Chrysocolla Krizokol
Chrysophyceae Altın renkli algler
Chrysoprase Krisopraz
Chrysotile Krizotil (serpantin grubuna ait bir mineral)
Churchillian Orogeny Churchillian Orojenezi
Chute Oluk
Cinder cone Dışık (sinder) konisi
Cinder Sinder; Dışık
Cinnabar Zinober (Hg-sülfit minerali)
CIPW norm calculation CIPW norm hesabı
Circuit Devre
Circular failure Dairesel yenilme; Dairesel kayma
Circular process Dairesel işlem; Dairesel proses
Circulation system Dolaşım sistemi; Sirkülasyon sistemi
Cirque Sirk (buzyalağı)
Cirripedia Siripedler (krustaselerin bir sınıfı)
Cistern Sarnıç
City core Kent merkezi
Clarain Klarin (bir kömür maserali)
Clarence Klarens (Y.Zelanda alt Kretase’sinde bir seri)
Clarification Durultma
Clarke of concentration Konsantrasyon klarkı
Clarkeite Klarkeyit (sulu Na-Ca-Pb-U-oksit minerali)
Class action Grup davası
Classification of soils Zeminlerin sınıflandırılması; Toprakların sınıflandırılması
Classification Sınıflandırma; Sınıflama
Clast Klast; Parça; Kırıntı
Clastic rock Klastik kayaç; Kırıntılı kayaç
Clastic sediments Klastik sedimentler; Kırıntılı sedimentler
Claudetite Klodetit (arsenik-oksit minerali)
Clausthalite Klostalit (kurşun-selenit minerali)
Clay Kil
Clay mineral Kil minerali
Clay-bearing Kil-içeren; Kil-taşıyan
Clayey Killi
Claystone Kiltaşı
Clean sand and gravel Temiz kum ve çakıl
Clean technologies Temiz teknolojiler
Clearance angle Boşluk açışı
Clearence Açıklık; Boşluk
Cleavage Dilinim; Klivaj
Cleavage fan Dilinim yelpazesi; Klivaj yelpazesi
Cleavage foliation Dilinim yapraklanması; Klivaj foliasyonu
Cleavage plane Dilinim düzlemi; Klivaj düzlemi
Cleavelandite Kleavelandit (albitin bir türü)
Cliachite Kliyaçit
Clifdenian Klifdeniyen; Y. Zelanda üst Tersiyer’inde bir kat
Cliff Yar; Uçurum
Climate Classification İklim Sınıflaması
Clinker Dışık; Cüruf
Clino Klino-
Clinoamphibole Klinoamfibol (monoklinik amfibol)
Clinochlore Klinoklor
Clinoclase Klinoklaz
Clinoenstatite Klinoenstatit
Clinoferrosilite Klinoferrosilit
Clinohedrite Klinohedrit
Clinohumite Klinohümit
Clinometer Klinometre; Eğim ölçer
Clinoptilolite Klinoptilolit
Clinopyroxene Klinopiroksen
Clinozoisite Klinozoisit
Clinton Ironstone Klinton Demirtaşı
Clintonite Klintonit
Clockwise Saat dönüşü yönünde
Close-joints cleavage Sık eklemli dilinim
Closed basin Kapalı havza
Closed-end caisson Kapalı uçlu (yüzen) keson
Closed fold Kapalı kıvrım
Closed system Kapalı sistem
Closure Kapanma; Kapanım
Cloud classification Bulut sınıflaması
Cloud seeding Bulut tohumlama
Cluster development Küme imar; Küme gelişimi
Cnidaria Sölenteralar
Coagulation Pıhtılaştırma
Coal Kömür
Coal bump Kömür pallaması
Coal face Kömür aynası
Coal lithotype Kömür litotipi
Coal maceral Kömür maseralı
Coal measures Kömür yan kayaçları
Coal-maceral group Kömür-maseral grubu
Coal rank Kömür kalitesi
Coal seam Kömür seviyesi; Kömür damarı
Coal-water mixture Kömür- su karışımı
Coalification Kömürleşme
Coarse İri; kaba
Coarse particulate organic matter İri-parçacıklı organik madde; İri-daneli organik madde
Coarse sand Kaba-daneli kum; İri-daneli kum
Coarse-grained İri daneli
Coarse-grained soil İri daneli zemin
Coastal watershed Kıyı su bendi
Coastal zone management Kıyı bölgesi yönetimi
Coating Kaplama; Sıvama
Coaxial Aynı eksenli
Cobalt Kobalt
Cobalt ocher Kobalt okr
Cobalt pyrites Kobalt pirit
Cobaltic Kobaltik (Co (III) için alternatif isim)
Cobaltite Kobaltit (kobalt-arsenik-sülfit minerali)
Cobaltocalcite Kobaltokalsit
Cobaltomenite Kobaltomenit
Cobaltous Kobaltoz
Cobble Çakıl; İri taş
Cobellite Kobelit (kurşun-antimon-bizmut-sülfit minerali)
Coccolithophorids Kokolitoforidler; Tek-hücreli, denzel, planktonik alglere ait bir grup
Coccoliths Kokolitler
Cochiti Gilbert terslenmiş kronunda normal polarite alt-kronu
Cocinerite Kosinerit
Cocos Plate Kokos Levhası
Codisposal Aynı-anda tasfiye; Birleşik tasfiye
Coefficient Katsayı
Coefficient of active earth pressure Aktif toprak basıncı katsayısı
Coefficient of compressibility Sıkışma katsayısı
Coefficient of consolidation Konsolidasyon katsayısı
Coefficient of curvature Eğrilik katsayısı
Coefficient of earth pressure at rest Sükunetteki toprak basıncı katsayısı
Coefficient of gradation Boylanma katsayısı
Coefficient of friction Sürtünme katsayısı
Coefficient of permeability Geçirgenlik katsayısı; Geçirimlilik katsayısı
Coefficient of haze Sis katsayısı
Coefficient of passive earth pressure Pasif toprak basıncı katsayısı
Coefficient of permeability Geçirimlilik katsayısı
Coefficient of uniformity Tekdüzelik katsayısı
Coefficient of viscosity Viskozite katsayısı; Ağdalılık katsayısı
Coefficient of volume change Hacimsel değişim katsayısı
Coefficient of determination Belirleme katsayısı
Coelenterata Sölenteralar
Coelophysis Kölofiz (K. Amerika Geç Jura’sında kaydedilen ilk etçil dinozor)
Coelurosauria Kölurozorlar (Teropod dinozorlarına ain bir alt-ordo)
Coesite Koesit/sözit (kuvarsın yüksek basınçlarda oluşan bir çeşidi)
Cofactor Eş çarpan
Coffinite Kofinit (uranyum-silikat minerali)
Cogeneration Aynı-anda üretim; Birleşik üretim; Birleşik türeme
Cohenite Kohenit (demir-nikel-kobalt-karbit minerali)
Cohesion Kohezyon
Cohesionless Kohezyonsuz
Cohessionless soil Kohezyonsuz zemin
Cohesive Kohezyonlu
Cohesive soil Kohezyonlu zemin
Cohort Grup
Cohort survival method Grup yaşamlılık yöntemi
Coke Kok
Coking coal Kok kömürü
Cold fumarole Soğuk tüten; Soğuk fümarol
Colemanite Kolemanit (sulu kalsiyum-borat minerali)
Coliform bacteria Koliform bakteriler
Collapse Çökme; Göçme
Collapsing soil Çöken zemin
Collection network Toplama şebekesi
Collectors Kollektör; Toplayıcı
Collinite Kolinit (vitrinit grubunda bir maseral)
Collinsite Kolinzit (kalsiyum-magnezyum-demir-fosfat minerali)
Colloform banding Kolloform bantlanma
Colloid Koloyid
Collophane Kolofan
Colluvial Kolüviyal
Colluvium Kolüviyum
Color index Renk indeksi; Renk indisi
Color indices Renk indeksleri; Renk indisleri
Colorimetric Analysis Kolorimetrik Analiz
Columbite Kolumbit (Fe-Mn-Ta-Nb-oksit minerali)
Columella Kolumela
Column Kolon; Direk; Sütun
Columnar Kolumnar ; Kolonsu
Columnar jointing Sütunsal eklemlenme; Kolonsal çatlama; Kolumnar eklemlenmesi
Columnar section Kolon kesit
Colusite Kolüzit (Cu-As-V-Fe-Te-sülfit minerali)
Comanchean Komançeyan (K. Amerika alt Kretase’sinde bir seri)
Combined footing Birleşik temel
Combined sewer Birleşik kanalizasyon
Comely Epoch Komeli Dönemi
Comet Kuyruklu yıldız
Commercial quality Ticari kalite
Comminution Ufalama
Common lead Yaygın kurşun
Common strontium Yaygın stronsiyum
Community Topluluk
Compactness Sıkılık
Compacted Sıkıştırılmış
Compaction pile Kompozit kazık
Compaction test Kompaksiyon deneyi
Compaction Kompaksiyon; Sıkıştırma
Compartment Bölme
Compass bearing Pusula yönü
Compatibility Uyumluluk
Competence Sertlik; Sağlamlık
Competent Dayanımlı; Sağlam; Sert
Competent bed Dayanımlı tabaka; Sağlam tabaka; Sert tabaka
Competent rock Dayanımlı kayaç; Sağlam kayaç; Sert kayaç
Complex Karmaşık; Karmaşa; Kompleks
Complex organic mixture Karmaşık organik karışım
Complex twins Kompleks ikizler
Complex variables Karmaşık değişkenler
Compliance Uygunluk
Component Bileşen
Composite noise rating Bileşik gürültü ölçümü
Composite sill Bileşik sil
Composite stock Bileşik stok
Composite volcano Bileşik volkan; Kompozit volkan
Composition Bileşim
Composting Kompostlama; Atıkların gübreye dönüştürülmesi
Compound corals Bileşik mercanlar
Compound fold Bileşik kıvrım
Compressed air Basınçlı hava
Compressibility Sıkışabilirlilik
Compressibility modules Sıkıştırabilme modülü; Kompressibilite (bulk) modülü; Sıkışma modülü
Compression Basınç; Sıkışma
Compression index Sıkışma indeksi
Compression ratio Sıkıştırma oranı
Compressional wave velocity Boyuna dalga hızı; P dalga hızı
Compressive Sıkıştırıcı
Compressive force Sıkıştırıcı kuvvet
Compressive strength Sıkışma dayanımı; Basınç direnci
Compressive stress Sıkışma (serbest basınç) gerilmesi
Computation Hesaplama
Concave İç bükey
Concentrated load Nokta yük; Bir noktaya yoğunlşmış yük
Concentration Konsantrasyon; Derişim
Concentration clarke Konsantrasyon klarkı
Concentration factor Konsantrasyon faktörü
Concentric Konsantrik; İç-içe; Ortak merkezli
Concentric fold Konsantrik kıvrım; İç-içe kıvrım; Ortak merkezli kıvrım
Concertina folds Akordiyon kıvrımlar
Concertina structure Akordiyon yapısı
Conchoidal fracture Konkoidal kırık
Concordant Konkordant; Uyumlu
Concordant age Konkordant yaş
Concordant injection Uyumlu enjeksiyon
Concordia diagram Konkordiya diyagramı
Concrete Beton
Concrete dam Beton baraj
Concrete lining Beton kaplama
Concrete pile Beton (arme) kazık
Concreting Betonlama
Concretion Konkresyon (kabaca küresel veya elipsoyidal yumru)
Concrinite Konkrinit (feldispatoid grubu üyesi bir mineral)
Condenser Kondensör
Condobolinian Kondoboliniyen (Avustralya Deviniyen’inde bir kat)
Conducdivity İletkenlik
Conductor pile Kondüktör boru
Cone in cone Koni içinde koni
Cone indenter Konik delici
Cone penetration resistance Koni penetrasyon direnci
Cone penetrometer test Koni penetrasyon deneyi
Cone sheet Koni yaygısı; Konik yaygı
Confined Sınırlanmış; Çevrelenmiş
Confined aquifer Sınırlanmış akifer
Confined ground water Sınırlanmış yeraltı suyu
Confining pressure Yanal basınç; Çevresel basınç; Sınırlayan basınç
Conformable Uyumlu; Konkordanslı
Conformity Uyumluluk
Congealed crust Lâv akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk
Conglomerate Konglomera
Congruent dissolution Kongruent çözünme; Uyumlu çözünme
Coniacian Koniasiyen (Avrupa üst Kretase’sinde bir kat)
Conichacite Konikasit (kalsiyum ve bakırın bazik arsenatı)
Conjugate folds Birleşik kıvrımlar; Konjuge kıvrımlar; Eşlenik kıvrımlar
Conjugate system Eşlenik sistem
Connarite Konarit (sulu nikel-silikat minerali)
Connate water Sedimanter su; Gözenek suyu ; Konat su
Connellite Konelit (bakırın sulu bazik sülfat ve klorür minerali)
Conodonts Konodontlar (Kambriyen’ den Triyas’a kadar var olan fosfatik fosil dişler)
Conoscopic Konoskopik
Conrad Discontinuity Conrad Süreksizliği; Yeryuvarı kıta kabuğunda, sismik olarak tesbit edilebilen ve 10-12 km derlikte bulunan bir süreksizlik
Consequent valley Yeni oluşmuş karada topoğrafya nedeniyle oluşan vadi
Conservation Koruma
Conservative margin Koruyucu kenar; Konservatif kenar
Consistency Kıvam; Tutarlılık; Süreklilik
Consistency index Kıvam indeksi
Consistency limits Kıvam sınırları
Consolidated-drained test (CD) Konsolidasyonlu- drenajlı deney
Consolidated-undrained test (CU) Konsolidasyonlu-drenajsız deney
Consolidation Konsolidasyon; Pekiştirme
Consolidation ring Konsolidasyon halkası
Consolidation test Konsolidasyon deneyi
Constant Sabit; Değişmez
Constant head permeability test Sabit seviyeli geçirimlilik deneyi
Constant head Sabit seviye
Constraction Yapı; İnşaat
Constraint Kısıtlayıcı; Kısıtlama
Constructive margin Konstraktif sınır
Consumer Tüketici
Contact Değme; Kontak; Temas; Dokanak
Contact aureole Kontak hâlesi
Contact metamorphism Kontak metamorfizması
Contact metamorphic deposit Kontak metamorfik yatak
Contact spring Dokanak kaynağı/gözesi
Contact twin Kontak ikizi
Contact zone Dokanak kuşağı
Container Taşıyıcı; Kap
Contaminant Kirletici
Contamination Kirlenme
Contemporaneous Çağdaş; Eş yaşlı ; Yaştaş
Content İçerik
Continental Kıtasal; Kıtaya ait
Continental borderland Kıtasal sınır-karası
Continental crust Kıtasal kabuk
Continental displacement Kıtasal yerdeğiştirme
Continental drift Kıtasal sürüklenme; Kıta seyri
Continental margin Kıtasal kenar
Continental rise Kıtasal yükselti
Continental shelf Kıtasal şelf
Continental slope Kıtasal yamaç
Continuity Süreklilik
Continuous Devamlı; Sürekli
Continuous cleavage Devamlı dilinim; Devamlı klivaj
Continuous footing Şerit temel
Continuous reaction series Devamlı reaksiyon serisi
Continuum Sürekli ortam
Contour Kontur; Çevre çizgisi
Contour current Kontur akıntısı
Contour strip mining Kontur şeridi madenciliği
Contourites Konturitler
Contracting Earth Hypothesis Büzüşen Yeryuvarı Hipotezi
Contraction Kontraksiyon; Büzüşme; Çekme
Contraction limit Kontraksiyon sınırı
Contraction theory Kontraksiyon teorisi
Controlled blasting Denetimli patlatma
Controlled burn Denetimli yanma
Conulariid Konularid (orta Kambriyen’den alt Triyas’a kadar var olmuş olan nesli tükenmiş bir denizel canlı gurubu)
Conurbation Kümekent
Convection Konveksiyon; Çevirim
Convection current Konveksiyon akıntıları; Çevirim akıntıları
Convective cell Çevirim hücresi; Konvektif hücre
Conventional theory Geleneksel teori; Geleneksel yöntem
Convergence Konverjans; Kapanma
Convergent margin Konverjan kenar; Yaklaşan kenar
Conversion table Çevrim çizelgesi
Conversion Çevrim; Dönüşüm
Convex Dış bükey; Konveks
Convolute Konvolut (bir gastropod kavkı yapısı)
Convolute bedding Konvolut tabakalanma; Sedimanter laminelerin geniş (yayvan) senklinallerce ayrılan bir dizi antiklinal oluşturacak şekilde bükülmesi
Cooling Soğutma; Soğuma
Cooling pond Soğutma havuzu
Cooling tower Soğutma kulesi
Coordination number Koordinasyon sayısı
Copiapite Kopiapit (demirin sulu bazik-sülfat minerali)
Copper Bakır
Copper glance Bakır parıltısı
Copper pyrites Bakır priti
Co-product Beraber-ürün
Coprolite Koprolit (fosil dışkı veya salgı)
Coquimbite Kokuimbit (sulu demir (III) sülfat minerali)
Coquina Kavkı-kayaç
Coquinoid Kokuinoyid (taşlaşmış kokuin)
Coral Mercan
Coral reef Mercan resifi
Corallite Koralit
Coralloid Koraloid (kelime anlamıyla mercan-benzeri)
Corallum Koralum
Cordelia Kordelya (Uranüs VI kod adlı uydu)
Cordierite Kordiyerit (halka silikat grubunun demirce-zengin bir üyesi)
Cordillera breccia Kordilera breşi
Cordillera Kordilera (yıkıcı levha sınırlarında oluşan farklı yaştaki orojenik kuşaklara ait geniş dağ dizisi birliği)
Cordylite Kordilit (seryum- lantanyum-baryum-karbonat minerali)
Core Karot; Çekirdek; Merkez
Core catcher Karot tutucu
Core diameter Karot çapı; Çekirdek çapı
Core drilling Karotlu sondaj
Core extractor Karot çıkarıcısı
Core length Karot boyu
Core logging Karot loglama
Core orienter Karot konumlandrıcı; Karot yönlendirici
Core recovery Karot verimi
Core sample Karot örneği
Corneite Korneyit (biyotit-boynuz taşı)
Corners of crystal Kristale ait köşeler
Cornetite Kornetit (bazik bakır-fosfat minerali)
Cornwallite Kornvalit (sulu bazik bakır-arsenat minerali)
Corona Korona (iç-içe mineral veya mineraller halkası)
Coronadite Koronadit (kurşun ve manganez-oksit minerali)
Corrosion Kimyasal aşınma; Korozyon; Paslanma; Metal oksitlenmesi
Correction Düzeltme
Correction factor Düzeltme katsayısı
Correlation Deneştirme; İlişki; Korelasyon
Correlation coefficient Deneştirme katsayısı; İlişki katsayısı
Corridor development Koridor gelişimi
Corundum Korund (alüminyum oksit minerali)
Corvusite Korvuzit (sulu vanadyum-oksit minerali)
Corynexochida Kambriyen’den orta Devoniye’e var olan bir Trilobit ordosu
Cosalite Kozalit (kurşun-bizmut-sülfit minerali)
Cosmic abundance of elements Elementlerin kozmik bolluğu
Cosmic dust Kozmik toz
Cosmic radiation Kozmik ışıma
Cosmic rays Kozmik ışınlar
Cosmic water Kozmik su
Cosmology Kozmoloji
Cosmopolitan species (Pandemic distribution) Bir organizmanın dünya genelinde olan dağılımı
Cost-benefit analysis Maliyet-fayda analizi
Cost-effectiveness analysis Maliyet etkinliği analizi
Costonian Kostoniyen (Alt Koradok Ordovisyen’inde bir kat)
Cotunnite Kotunit (kurşun-klorür minerali)
Counter weight Karşı ağırlık
Countercurrent chromatography Ters-akıntı (akıntıya-ters) kromatografisi
Counterfort (buttressed) wall Payandalı istinat duvarı
Country rock Cıvar kayak; Yöre kayacı
Coupled substitution Eşli yer-değiştirme
Coupling Bağlama; Birleştirme; Kavrama
Couvanian Kovaniyen (Ayfeliyen için kullanılan alternative bir ad)
Covalent bond Kovalent bağ
Covalent radius Kovalent yarıçap
Covariance Eşdeğişki; Kovaryans
Covelline Kovelin/kovelit
Covellite Kovelit/kovelin (bakır-sülfit minerali)
Cover material Örtü malzemesi
Coverage Kapsam
Coze Yumuşak derin deniz tortulu
Crack Çatlak; Çatlak başlangıcı
Crandallite Krandalit (kalsiyum ve alüminyumun sulu fosfatı)
Craniata Omurga ve (kemik yada kıkırdak) kafatasına sahip canlılar; Vertabrata
Cranium Kafatası
Crater Krater
Crater lake Krater gölü
Craton Kraton
Crednerite Krednerit (bakır-manganez-oksit minerali)
Creedite Kredit (sulu kalsiyum-alüminyum florür ve sülfat minerali)
Creep Sünme; Krip; Akma
Creep mechanism Akma mekanizması
Crenulation Buruşuklanma; Tırtıklanma
Crenulation cleavage Büklüm dilinimi
Cressida Kresida; Uranus’un Uranus IX kod isimli uydusu
Crest Doruk; Sivri
Crest line Tepe çizgisi
Crestal surface Doruk yüzeyi; Sivri yüzey
Cretaceous Kretase
Crevasse Buzul-yarığı; Krevase
Crevasse deposit Krevase yatağı
Crib Domuzdamı
Crinoidal limestone Crinoidli kireçtaşı
Crinoidea Krinoidler
Cristobalite Kristobalit
Criteria Ölçütler; Kriterler
Criterion Ölçüt; Kriter
Critical angle Kritik açı
Critical areas Kritik alanlar
Critical hydraulic gradient Kritik hidrolik eğim
Critical point Kritik nokta
Critical pressure Kritik basınç
Critical void ratio Kritik boşluk oranı
Crocidolite Krokidolit veya Krosidolit
Crocodilia Krokodiller (sürüngenlerin timsahları kapsayan sınıfı)
Crocoisite Krokoyisit (kurşun-kromat minerali)
Crocoite Krokoyit (kurşun-kromat minerali)
Cro-Magnon Man Kro-Magnon İnsanı
Cromerian Kromeriyen (bir K. Avrupa buzularası evresi)
Crommelin Kromelin (Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız)
Cronstedtite Kronstedit (sulu demir-silikat minerali)
Crookesite Krokezit (bakır-talyum-gümüş-selenit minerali)
Crop Mostra; Yüzlek
Cross bedding Çapraz tabakalanma
Cross fault Çapraz fay; Enine fay
Cross folds Çapraz kıvrımlar
Cross joint Çapraz eklem; Enine eklem
Cross section Çapraz kesit; Enine kesit
Cross stratification Çapraz tabakalanma
Crosscut Çapraz kesme; Birbirini kesme
Crossed nikols (veya crossed polars) Çapraz nikollar
Crosshole scan Delikler arası tarama
Cross-sectional area Enkesit alanı
Crown Taç; Bir tünel kesitindeki en yüksek nokta
Croxian Kroksiyen (K.Amerika üst Karbonifer’inde bir seri)
Crudinian Krudiniyen (Avustralya Devoniyen’inin taban katı)
Crumbly rock Kırıklanan kayaç; Ufalanan kayaç
Crushing Kırma; Ezme; Ufalama
Crushing strength Parçalanma dayanımı
Crust Kabuk
Crustacea Krustaseler (böcekleri de içeren kabuklu canlılar)
Crustal abundance of elements Elementlerin kabuksal bolluğu
Cruziana Kruziyan; Bir çeşit fosil iz
Cryolite Kriyolit (sodyum ve alüminyumun florür minerali)
Cryolithionite Kriyolitiyonit (bir spodümen çeşidi)
Cryosphere Kriyosfer
Cryptocrystalline Kriptokristalin
Cryptoexplosion structure Gizli patlama yapısı
Cryptohalite Kriptohalit (amonyum-silisyum-florür minerali)
Cryptomelane Kriptomelan (sulu potasyum-manganez-oksit minerali)
Cryptoperthite Kriptopertit
Cryptovolcanic structure Kriptovolkanik yapı
Cryptozoic Kriptozoik
Crystal Kristal; Billur
Crystal axes Kristal ekseni
Crystal class Kristal sınıfı
Crystal elements Kristal elemanları
Crystal face Kristal yüzü
Crystal fractionation Kristal fraksiyonlaşması
Crystal group Kristal grubu
Crystal habit Kristal habitüsü
Crystal lattice Kristal ağı; Kristal kafesi
Crystal symmetry Kristal simetrisi
Crystal system Kristal sistemi
Crystal twinning Kristal ikizlenmesi
Crystal zonning Kristal zonlanması
Crystalline Kristalin; Kristalli yapıya sahip
Crystalline carbonate Kristalin karbonat
Crystalline limestone Kristalin kireçtaşı
Crystallinity Kristallilik
Crystallite Kristalit
Crystallization Kristalleştirme; Kristallenme
Crystalloblastic Kristaloblastik
Crystallographic axes Kristalografik eksenler
Crystallography Kristalografi
Crytic Kritik
Crytodonta Kritodontlar; İki-kavkılı mollüsklerin bir alt-sınıfı
Cubanite Kübanit (bakır-demir-sülfit minerali)
Cube Küp
Cubic/isometric Kübik; İzometrik (küp-şekilli)
Cubic cleavage Kübik dilinim/klivaj
Cumberlandite Kumberlandit (bir tür ultramafik kayaç)
Cumbraite Kumbrayit (bir tür dasit veya riyodasit)
Cumengite Kumenjit (sulu bazik kurşun-bakır-klorür minerali)
Cummingtonite Kumingtonit (Mg-zengini bir amfibol minerali)
Cumulate Kümülat (yerçekimi-çökelmesi sonucu kristallerin birikmesi ile oluşan sokulum kor kayaçlarına uygulanan bir terim)
Cunninghamian Kuninghamiyen (Avustralya Devoniyen’inde bir kat)
Cupric Kuprik (Cu (II) için alternatif isim)
Cuprite Kuprit (bakır-oksit minerali)
Cuprocopiapite Kuprokopiapayit (bakır ve demirin sulu bazik sülfatı)
Cuprotungstite Kuprotungstit (sulu bakır-tungstat minerali)
Cuprous Kuproz (Cu1+)
Curie temperature Curie sıcaklığı; Küri sıcaklığı
Curite Kürit (sulu kurşun-uranyum-oksit minerali)
Curvature Eğrilik
Curve Eğri
Curved fault Kavisli fay
Curvilinear Kıvrık; Eğrisel
Customary analyses Geleneksel analiz
Cut Yarma
Cut-and-cover Kaz ve kapa; Aç-kapa
Cut-and-fill Kaz ve doldur
Cut slopes Kazı şevleri
Cut-off (veya oxbow) Kopuk nehir kolu
Cuticle Kütikül
Cutin Kütin
Cutinite Kütinit
Cuttability Kesilebilirlik
Cutter Keski; Kesici
Cutting angle Kesme açışı
Cuttings Kırıntılar
Cyanide Siyanür
Cyanobacteria Siyanobakteriler; Oksijen ve hava varlığında fotosentez yapabilen bakteriler
Cycle Çevrim; Döngü
Cycle of erosion Erozyon döngüsü
Cyclic Çevrimsel; Döngüsel
Cyclic sedimantation Döngüsel sedimantasyon
Cyclone collector Siklon toplayıcı
Cyclosilicate Siklosilikat; Halka-silikat
Cyprus-type massive sulfide deposit Kıbrıs-tipi masif sülfit yatak
Cyrenoid Sirenoid (iki kavkılı mollüsklerde rastlanan bir çeşit heterodont diş yapısı)
Cystoidea Sistoidler (Alt Ordovisyen’den üst Devoniye’e var olmuş olan, bir grup nesli tükenmiş ekinoderm)
Cystoids Sistoidler
D/H ratio D/H oranı
D-layer D-tabakası (alt mantodan çekirdek sınırına kadar uzanan sismik bir kuşak)
D-spacing (Kristallerde) D-aralığı; D-mesafesi; D-uzaklığı
Dachiardite Dakiardit
Dacite Dasit (felsik volkanik bir kayaç)
Dacitoid Dasitoid (kuvarsın görülmediği dasitik kayaç)
Dactylodites ottoi Fosil J-şekilli beslenme oyuğu
Daily cover Günlük örtü
Dalmation-type coast Dalmasyon-tipi kıyı
Dalradian Dalradiyen (İskoçya ve İrlanda Prekambriyen’inde son veya en genç stratigrafik bir birim)
Dalslandian Dalslandiyen (Orta-Üst Proterozoyik’te bir kat)
Dalslandian Orogeny Dalslandiyen Orojenezi
Dam Baraj
Danalite Danalit (demir-manganez-çinko-berilyum silikat ve sulfite minerali)
Danburite Danburit (kalsiyum-borosilikat minerali)
Dangerous ultraviolet Tehlikeli ultraviyole (morötesi)
Danian Daniyen (Paleosen Dönemi’nin iki çağından erken olanı)
Dannemorite Danemorit (bazik Fe-Mn-Mg-silikat minerali)
Daphnite Dafnit (klorit grubunda bir mineral)
Darapskite Darapskit (sodyumun sulu nitrat ve sülfatı)
Darcy Law Darcy Yasası
Dark mineral Koyu mineral
Darriwilian Dariviliyen (Avustralya orta Ordovisyen’inde bir kat)
Dashkesanite Daşkezanit (amfibol grubuna ait bir mineral)
Dasycladales Yeşil alglere ait bir ordo
Data Veriler
Datolite Datolit (bazik Ca-B-silikat minerali)
Datsonian Datsoniyen (Avustralya alt Ordovisyen’inde bir kat)
Datum Veri
Daubrecite Dobresit (demir-krom-sülfit minerali)
Daughter element Evlat element; Yavru element
Daughter mineral Evlat mineral; Yavru mineral
Davidite Davidit (birincil bir pegmatitik uranyum minerali)
Daviesite Daviyezit (kurşun-oksiklorür minerali)
Davisonite Davisonit (sodyum-alüminyum-hidroksikarbonat minerali)
Dawsonite Davsonit
Day length Gün uzunluğu
Dead load Ölü yük
Dead Valley Ölü Vadi
Death rate Ölüm hızı; Ölüm oranı
Debris Döküntü; Moloz
Debris cone Moloz konisi
Debris slide Moloz kayması
Decalsification Dekalsitleşme; Ortamın kalsiyumca fakirleşmesi
Decay constat Bozuşma sabiti
Decay curve Bozuşma eğrisi
Decay series Bozuşma serisi
Decay time Bozunma süresi
Deccan Basalt Dekan (Hindistan) Bazaltı
Decibel Desibel (dB); Uluslararası ses şiddeti birimi
Decision Karar
Decision rule Karar kuralı
Declination Deklinasyon; İğne sapması
Décollement Kurtulma
Decomposers Ayrıştırıcılar; Yapı bozucular
Decomposition Ayrışma; Bozunma
Dedolomite Dedolomit
Dedolomitisation Dedolomitleşme; Dolomit-içeren bir kayacın kalsit-içeren bir kayaca dönüşmesi işlemi
Deep compaction Derin kompaksiyon
Deep focus Derin odak
Deep foundation Derin temel
Deep mining Derin ocak madenciliği
Deep well Derin kuyu
Deep-Sea Drilling Programme (DDSP) Derin-Deniz Sondaj Programı
Deep-sea fan Derin-deniz yelpazesi
Deep-sea trench Derin-deniz hendeği/çukuru
Defect Kusur; Noksanlık
Deflation basin Deflasyon baseni; Rüzgâr süpürme havzası
Deflection Sapma
Defoamant Köpürmeyi azaltan kimyasal
Defoliants Yaprak dökücüler
Deforestation Ormansızlaştırma
Deformability Şekil değiştirebilirlik; Deformasyon olabilme
Deformation Şekil değişikliği; Deformasyon
Deformation lamella Deformasyon lameli
Deformation modulus Deformasyon modülü
Deformation twinning Deformasyon ikizlenmesi
Degradation Örselenme
Degree of accuracy Doğruluk derecesi
Degree of consolidation Konsolidasyon derecesi
Degree of saturation Doygunluk derecesi
Degrees of freedom Serbestlik derecesi
Dehrnite Dehrnit (kalsiyum-sodyum-potasyumun bazik fosfatı)
Dehydration Dehidrasyon (özellikle ısı ile bir kimyasal bileşimden suyun alınması/ayrılması)
Dejective folding Dar senklinallerle ayrılmış geniş antiklinal; Geniş kemerli yapı
Delafossite Delafosit (bakır ve demir-oksitten oluşan bir mineral)
Delay time Gecikme zamanı
Delayed blasting Gecikmeli patlatma
Deleterious İstenmeyen; Zararlı
Delmontian Delmonsiyen (K. Amerika batı sahili üst Tersiyer’inde bir kat)
Delta Delta
Delta front Delta cephesi; Delta önü
Deltatheridium Üst Kretase’de bilinen küçük etçil memeli bir hayvan
Delvauxite Delvoksit (demirin sulu bazik fosfatı)
Demantoid Demantoyid (bir tür andradit)
Demographic transition Demografik geçiş
Demography Demografi
Demospongea İlk Kambriyen’de ortaya çıkmış olan bir sünger sınıfı
Dendritic Dendritik
Dendritic drainage Dendritik drenaj
Dendritic texture Dendritik doku
Dendrochronology Dendrokronoloji
Dendroclimatology Dendroklimatoloji
Dendrogeomorphology Dendrojeomorfoloji
Dendroid Mercan ve graptolitlerde koloni
Dendroidea Dendroidler (orta Kambriyen’den alt Karbonifer’e var olan bir graptolit takımı)
Denitrification Nitrat giderme
Dense Yoğun; Sıkı
Density Yoğunluk
Density meter Yoğunluk ölçer
Density of particles Dane birim hacim ağırlığı
Density-dependent factor Yoğunluğa bağlı faktör
Density-independent factor Yoğunluktan bağımsız faktör
Deodorization Koku giderme
Depletion Tüketilme; Yenme
Deposit Çökel; Yatak
Deposited moraine Yataklanmış moren
Deposition of sediment Sediment çökelmesi; Sediment yataklanması
Depressed area Çökmüş alan; Az gelişmiş alan
Depth of boring Sondaj derinliği; Delme derinliği
Depth Derinlik
Derbylite Derbilit
Derelict land Metruk arazi
Derivation Derivasyon; Çevirme
Derivation-tunnel Çevirme tüneli; Derivasyon tüneli
Desalination Tuzunu giderme
Desdemona Uranüs X kod isimli uydu
Desert Çöl
Desert rose Çöl gülü
Desert varnish Çöl cilâsı
Desertification Çölleşme
Desiccation craks Kuruma çatlakları; Desikasyon çatlakları
Design Tasarım; Dizayn
Desk study Büro çalışması
Desmodont Belli iki-kavkılı canlılarda dişlerin ya çok az ya da hiç gelişmediği durum
Desmonesion Desmonesiyen; K. Amerika Pensilvaniyen’inde bir seri
Desorption Koyuverme
Despina Neptün V kod adlı uydu
De-stress Gerilme kaldırılmasi; Gerilim boşalması
Destructive margin Yıkıcı kenar; Destrüktif kenar
Desulfurization Kükürtsüzleştirme
Detachment fault Ayırma fayı; Detaşman fay; Sökülme fayı
Detection limit Tesbit sınırı
Detection Algılama; Tesbit
Detention basin Bekletme havzası; Tutma baseni
Detention period Bekletme süresi
Detergent Deterjan
Determinant Belirteç; Belirleyici
Detonation İnfilak; Patlama; Patlatma
Detonation presure İnfilak basıncı; Patlama basıncı
Detonation velocity İnfilak hızı; Patlatma hızı
Detonator Patlatıcı; Kapsül
Detrital Mekanik ayrışma ile önceden mevcut kayaçlardan türeyen malzemeye ait
Detritus Mekanik ayrışma ile önceden mevcut kayaçlardan türeyen malzeme
Deuteric alteration Döterik alterasyon
Deuteric reaction Döterik reaksiyon
Development Gelişme; Hazırlık
Devensian Devensiyen; Britanya’da son buzul evresi
Deviation Sapma
Deviator stress Deviatör (fark) gerilme
Devillite Devilit (bakır ve kalsiyumun sulu bazik sülfatı)
Devitrification Devitrifikasyon
Devonian Devoniyen
Dewater Susuzlandırma; Suyunu alma; Susuzlaşma
Dewatered sludge Susuzlaştırılmış çamur
Dewatering Su atımı; Susuzlaştırma
Deweylite Deveylit (klinokrizolit ile stevensitin bir karışımı)
Dewindtite Devindit (kurşun ve uranyumun sulu fosfatı)
Dextral fault Sağ-yanal fay; Dekstral fay
Diabantite Diyabantit (klorit grubunda bir mineral)
Diabase Diyabaz (dolerit için kullanılan alternatif bir ad)
Diaboleite Diyaboleyit (kurşun ve bakırın bazik klorürü)
Diadochite Diyadokit (demir (III)’ün sulu bazik fosfat ve sülfatı)
Diadochy Diyadohi veya Diyadoki (iyonik yer değiştirme)
Diagenesis Diyajenez (sediment veya sedimanter kayaçların çökelmeden sonra maruz kaldıkları değişimler olup metamorfizma olarak adlandırılan yüksek sıcaklık ve basınç değişimlerini kapsamaz)
Diagonal fault Diyagonal fay; Oblik fay; Tabakaları, doğrultusu boyunca kesen kırık
Diagram Diyagram
Dial gauge Mikrometre, deformasyon saati
Diallage Diyalaj; Piroksen grubuna ait bir mineral
Dialysis Diyaliz
Diamagnetism Diyamanyetizma
Diamictite Diyamiktit
Diamond Elmas
Diamond drilling Elmaslı delme; Elmaslı sondaj
Diaphorite Diyaforit (kurşun-gümüş-antimon-sülfit minerali)
Diaphragm wall Diyafram duvarı
Diapir Diyapir
Diapiric fold Diyapirik kıvrım; Tuz domu veya intrüsif bir sokulumun diyapirik yükselmesi sırasında çevre kayaçlarında oluşrurdukları kıvrım yapısı
Diapirism Diyapirizm
Diapsid Sürüngenlerde bir kafatası yapısı çeşidi
Diaspore Diyaspor; Alüminyum hidroksit
Diastrophism Dağ ve kıta oluşumu; Diyastrofizma
Diatom Diyatom
Diatom core Diyatom çekirdek
Diatom ooze Diyatom çamuru
Diatomaceous earth Diyatomlu toprak
Diatomite Diyatomit
Diatreme Diyatrem; Valkanik patlama ile oluşan, yaklaşık havuç-şekilli volkanik baca
Dichograptid Graptolitlerde bir familya
Dichroic Dikroik
Dichroism Dikroizm (plökroizmanın bir türü)
Dicke rock Damar kayacı
Dickinsonia Geç Prekabriyen yaşlı Avustralya’da bulunan bir Ediakara fosili
Dickinsonite Dikinsonit (sulu asidik sodyum-magnanez-demir-kalsiyum-manezyum-fosfat minerali)
Dickite Dikit (kaolinit kil grubuna ait bir kil minerali)
Dictyonema Flabelliforme Graptolit türü
Didymolite Didimolit (kalsiyum-alüminyum-silikat minerali)
Dielectric Dielektrik
Dielectric constant Dielektrik sabit
Dietrichite Diyetriçit/diyetrişit (sulu Zn-Fe-Mg-Al-sülfatı minerali)
Dietzeite Diyetzeyit (kalsiyumun iyodat ve kromatı)
Diffaraction pattern Difraksiyon şekli; Kırınım şekli
Differential Diferansiyel; Farklı özelliği olan; Farklı
Differantial stress Diferansiyel stres
Differential settlement Farklı oturma
Differential thermal analysis (DTA) Diferansiyel ısısal analiz; Diferansiyel termal analiz
Diffusion Yayınım; Difüzyon
Differentiated sill Farklılaşmış sil
Differentiated stock Farklılaşmış stok
Differentiation Ayrımlaşma; Diferansiyasyon; Farklılaşma
Diffraction spacing Difraksiyon mesafesi; Kırınınım mesafesi
Diffraction Difraksiyon; Kırınım
Diffuser Yayıcı; Dökücü; Dağıtıcı; Difüzör
Diffusion Dağılma; Difüzyon
Dig Kazmak; Sıyırmak
Digenite Dijenit (bakır-sülfit minerali)
Digestion Çürüme; Sindirme; Çürütme
Digger Kazıcı
Digital image Sayısal görüntü; Dijital görüntü
Digital number Sayısal numara; Dijital numara
Digital photogrammetry Sayısal fotogrametri
Digitizer Sayılaştırıcı
Digitizing Sayısal hale getirme
Dihedron (Kristallerde) İki yüz
Dilatancy Genleşim; Hacimsel genişleme
Dilatation Genleşme; Dilasyon; Hacim değişimi; Dilatasyon
Dilatational wave Genleşmeli dalga
Dilatometer Dilatometre; Genleşme ölçer
Dilution Seyreltim; Seyreltme; Derişim
Dimension Boyut; Ölçü
Direct Doğrudan; Direk
Dimetrodon angelensis K. Amerika alt Permiyen’inden bilinen büyük, gelişmiş, etçil bir sürüngen
Dimorphism Dimorfizm (aynı kimyasal bileşiğin iki kristal sistemi halinde kristallenmesi)
Dimorphite Dimorfit (arsenik-sülfit minerali)
Dinantian Dinansiyen (Batı Avrupa’da alt Karbonifer’in alt-sistemi)
Dinoflagellate Dinoflagellatlar (tek hücreli ve boyca eşit olmayan iki kamçıya sahip alg sınıfı)
Dinophyceae Dinofase (tek hücreli ve boyca eşit olmayan iki kamçıya sahip alg sınıfı)
Dinosaur Dinozor
Diogenite Diyojenit (akondritik taşsı bir meteorit)
Dione Diyon (Satürn IV kod adlı uydu)
Diopside Diyopsit (piroksen grubuna ait bir mineral)
Dioptase Diyoptaz (sulu bakır-silikat minerali)
Dioptry device (veya diopric measurement device) Diyoptri aleti; Jeodezide dik açıların aplikasyonunda kullanılan, mimari gönye olarak da bilinen, kesik koni şeklinde bir kutuya benzeyen ölçüm aleti
Diorite Diyorit (ortaç derinlik kayacı)
Dip Eğim; Dalım; Eğilmek; Eğilmiş bulunmak
Dip fault Eğim fayı
Dip joint Eğim eklemi
Diplichnites Hayvanların sürünürken yüzeyde bıraktıkları fosilleşmiş hayvan izi çeşidi
Diplocraterion Organizmalarca kazılan U-şekilli oyuk
Diplograptids Diplogratidler (Llanvirn’den en alt Siluriyen’e var olmuş olan graptolitlere ait bir familya)
Diploid Diployid
Diplopleurozoa Nesli tükenmiş, sadece Kambriyen’den bilinen, Cnidaria dalına (filum) ait primitif sınıf
Diploporita Sistoidlerin nesli tükenmiş bir sınıfı
Dipole Dipol; İki kutup
Dipping bed Dalan tabaka; Eğimli tabaka
Dip-slip fault Eğim-atımlı fay
Dipyramid Dipiramit
Direct shear test Doğrudan makaslama deneyi
Direction Yön; Doğrultu
Discharge Boşaltmak; Debi; Boşaltım
Discharge velocity Filtre hızı
Discocyclinid Ortofragminid foraminifer
Discoid Disk-benzeri; Diskoid
Disconformity Uyumsuzluk
Discontinuity surface Süreksizlik yüzeyi
Discontinuity Süreksizlik
Discontinuous reaction series Kesikli (süreksiz) reaksiyon serisi
Discordance Uyumsuzluk; Diskordans
Discordant Diskordant; Uyumsuz
Discordant pluton Uyumsuz plüton
Discrete Belirli; Açıkça; Ayrık
Discrete element Ayrık eleman
Discrete phase Ayrık faz
Disepiment 1. Mercanlarda, küçük, yatay dom yapılı levhalardan biri ; 2. Graptolitlerde, bir dendroid kolonisi içinde yanyana bulunan dalları birbirine bağlayan kitinli maddenin oluşturduğu bir bağ
Disphenoid İki sfenoidi içeren bir kristal şekli
Disharmonic fold Disharmonik kıvrım; Simetri, şekil ve dalga boyunda keskin değişimler gösteren kıvrım
Disinfection Dezenfeksiyon
Disintegrate Ayrışmak; Ufalanmak
Disintegration Parçalanma; Parçalara ayrılma
Dislocation Ayrılma; Kayma; Yerinden oynama; Yerinden çıkma
Dislodged slices Kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar
Dismicrite Dismikrit; Örselenmiş/bozulmuş mikrit
Dispersion Dağılma
Disphenoid Disfenoid
Displacement discontinuity Yer değiştirme süreksizliği
Dispose Ortadan kaldırma
Displacement Yer değiştirme
Displacement pile Sıkıştıran kazık
Disposable Tek kullanmalık
Disposal Tasfiye
Disseminated deposit Dissemine yatak; Saçınımlı yatak
Dissolve Çözülme; Çözünme; Erime
Dissolved inorganic carbon Çözünmüş organik karbon
Dissolved inorganic phosphorus Çözünmüş organik fosfor
Dissolved organic matter Çözünmüş organik madde
Dissolved oxygen Çözünmüş oksijen
Distal Kaynaktan oldukça uzakta bulanan çökelme alanı yada havzasına ait
Disten Disten; Kiyanit
Distillation Damıtma; Distilasyon
Distillation plant Damıtma tesisi
Distortion Biçim değiştirme; Çarpıklık/distorsiyon (bir tür aberasyon olup, görüntünün ölçeğinde bir noktadan başka bir noktaya farklılığa neden olur)
Distrubution Dağılım
Distribution coefficient Dağılım katsayısı
Distributive fault Dağıtımlı fay
Disturbed Örselenmiş; Rahatsız edilmiş
Disturbed sample Örselenmiş örnek
Ditomopyge Paleozoik sonu itibari ile sönen trilobitlere ait bir grup
Divergence Iraksaklık
Diversion dam Saptırma bendi
Dixenite Diksenit (sulu manganez-arsenit ve silikat)
Djerfisherite Dijerfişerit (potasyum-bakır-demir-sülfit minerali)
Dodecahedron Dodekaeder
Dogger Doger (Orta Jura Dönemi’nin alternatif ismi)
Dolerite Dolerit (mafik yarı-derinlik kayacı)
Dolerophanite Dolerofanit (bazik bakır-sülfat minerali)
Dolgellian Dolgeliyen (Üst Kambriyen’in bir katı)
Doline Dolin (büyük boyutlu karst yapısı)
Dololithite Dololitit (detrital dolomit parçalarından oluşan dolomit)
Dolomite Dolomit (Ca-Mg-karbonat minerali)
Dolomitization Dolomitleşme; Dolomitizasyon
Domain Alan; Saha
Dome Dom; Doma; Kubbe
Domestic sewage Evsel atık su
Domeykite Domeykit (bakır-arsenat minerali)
Domichnia Yuva yapan organizmalar tarafından bırakılan izleri kapsayan fosil iz kategorisi
Dominian reef Dominiyen resif
Domite Domit (hololökokrat trakiandezit)
Domurtierite Domurtiyerit (sillimanit grubuna ait alumina-borat- oksisilika minerali)
Donau/Günz Interglacial Tuna/Günz Buzularası
Dorogomilovskian Doromilovskiyen; Kasimoviyen Dönemi’nde bir kat
Dorsal Bir organizmanın üst yüzeyine (sırta) doğru kısım; Omurgalılarda omurgaya yakın olan sırt tarafı; Ventralın zıttı
Doctrine of descent Evrim teorisi; Türlerin, ortamın şartları nedeniyle
Dott Classification Dott Sınıflaması
Double acting hammer Çift etkili tokmak/çekiç
Doubly polished thin section Çift tarafı parlatılmış ince kesit
Douglasite Douglazit (sulu potasyum-demir-klorür minerali)
Down hill Tepe aşağı
Down slope Yamaç aşağı
Downstream Nehir aşağı; Dere boyu (akış yönünde); Akış aşağı
Downstream slope Akış yönü (mansap) şevi
Downthrown Aşağı inmiş; Düşmüş
Downthrown block Düşmüş blok; Düşen blok
Drag Sürüklemek
Drag fold Sürüme kıvrım
Drain pipe Drenaj borusu
Drainage Drenaj; Ağaçlama
Drainage basin Su toplama havzası
Drainage network Drenaj ağı
Drainage pattern Drenaj şekli
Drainage retic Belli bir alanda, belli süreli yağış yağışlarla belli süredeki akışlar arasındaki oran
Drained test Drenajlı deney
Dravite Dravit (turmalin minerali)
Dresbachian Dresbakiyen; K. Amerika Kroiksiyen Serisi’sinde Cambriyen’e ait bir kat
Drill bit Sondaj matkabı
Drill hole Sondaj deliği
Drill pattern Delik düzeni
Drillability Delinebilirlik
Drilling Delme; Sondaj
Drilling mud Sondaj çamuru
Drilling pier Sondaj ayağı; Sondaj payandası veya iskelesi
Drilling pressure Delme basıncı
Drilling rate Delme hızı
Drilling rig Sondaj aleti
Drilling water Sondaj suyu
Dripstone Damlataşı
Driven pile Çakılan (hazır) kazık
Driving force Hareket ettirici kuvvet; Kaydırıcı kuvvet
Driving moment Deviren moment
Drop hammer Serbest düşmeli tokmak
Drought Kuraklık
Drumlin Drumlin
Dry density Kuru yoğunluk
Dry ice Kuru buz
Dry matter Kuru madde; Kuru malzeme
Dry melt Kuru eriyik
Dry unit weight Kuru birim hacim ağırlığı
Drying bed Kurutma yatağı
DTA Diferansiyel Termal (Isısal) Analiz
Ductile Sünek
Ductile behavior Kırılgan davranış; Gevrek davranış
Ductility Sünumlülük; Süneklik
Dufranoysite Dufranoysit
Dufrenite Dufrenit (demir (III) fosfat minerali)
Duftite Duftit (bazik kurşun-bakırın-arsenat minerali)
Dumontite Dumontit (sulu uranium-kurşun-fosfat minerali)
Dumortierite Dumortiyerit
Dump site Atık sahası; Yığın sahası; Döküm sahası
Dump Yığın; Döküm; Atık
Dumping Yığmak; Boşaltmak; Atmak
Dundasite Dundasit (sulu bazik kurşun-alüminyum-karbonat minerali)
Dune Kumul
Dunham Classification (Kireçtaşları için) Dunham Sınıflaması
Dunite Dünit (esas olarak olivinden oluşan, iri-kristalli bir kor kayaç)
Duntroonian Duntroniyen (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat)
Duplexite Dupleksit (sulu kalsiyum-berilyum-alüminosilikat minerali)
Durangite Duranjit (sodyum-alüminyum-floroarsenat minerali)
Durain Düren (kömür maseralı)
Durite Dürit (%90’dan fazla mikrinitten oluşan kömür)
Dussertite Dusertit (sulu bazik baryum-demir-arsenat minerali)
Dust Toz
Dutch cone test Hollanda koni deneyi
Dyke Dayk; İnjeksiyon damarı
Dynamic consolidation Derin kompaksiyon (dinamik konsolidasyon)
Dynamic formula Dinamik kazık formülü
Dynamic geology Dinamik jeoloji
Dynamic metamorphism Dinamik metamorfizma
Dyne 1 g’lık bir kütleye sn’de 1 cm’lik ivme kazandıran kuvvet (Dyne c.g.s. birimler sisteminde bir kuvvet birimidir)
Dynomometamorphism Dinamometamorfizma
Dysanalyte Disanalit (perovskit minerali çeşidi)
Dyscrasite Diskrazit (gümüş ve antimonun bir alaşımı)
Dysodont Belli iki kavkılı organizmalarda bulunan, basit ve küçük diş içerenler diş yapısı çeşidi
Dysaerobic 1 litre suda 0.1-1 ml çözünmüş oksijen içeren çökelme ortamı
Dystrophic lakes Distrofik göller; Çok düşük kireç ve yüksek humus içeriğine sahip, bu nedenle de kahverengi renkli suya sahip göller
E-layer E-tabaksı; Yeryuvarı dış çekirdeğine karşılık gelen sismik kuşak
Eamian Eamiyen; K Avrupa’da bir buzul arası kat (100.00-70.000 yıl). Alplerin Riz/Vürm buzularasına eşit olabilir
Earlandite Earlandit (sulu kalsiyum sitrat minerali)
Early Erken
Earth Yeryuvarı; Toprak
Earth dam Toprak (dolgu) baraj
Earth fill Toprak dolgu
Earth pillar Peribacası
Earth pressure at rest Sükuneteki toprak basıncı
Earth pressure Zemin basıncı; Toprak basıncı
Earth’s core Yeryuvarı çekirdeği
Earth’s crust Yeryuvarı kabuğu
Earthquake Deprem
Earthquake energy Deprem enerjisi
Earthquake hazard mitigation Deprem zararlarının azaltılması
Earthquake indensity Deprem şiddeti
Earthquake magnititude Deprem büyüklüğü
Earthquake mechanisms Deprem mekanizmaları
Earthquake prediction Deprem tahmini; Ön kestirim
Earthquake-proof constructions Depreme dayanıklı yapılar
Earthwatch Yeryüzünün izlenmesi
East Pasific Rise Doğu Pasifik Yükseltisi
Eastern Doğuya ait; Doğuda olan
Eastern Pontides Doğu Pontidler
Eastonian Eastoniyen (Avustralya üst Ordovisyen’inde bir kat)
Eastonite Eastonit (bazik potasyum-magnezyum-alüminyum-silikat minerali)
Ebb tide Ebb fazı; Cezir; İnik deniz
Eburonian Eburoniyen; K. Avrupa’da bir kat
Ecardines Brakiyopodların eklemsizler (inarticulata) sınıfı için kullanılan alternatif isim
Eccentrically loaded footing Eksantirikyüklü temel
Eccentricity Eksantrisite (eksantriklik); Dairesellikten uzaklık
Ecdemite Ekdemit (kurşun-arsenik-oksiklorür minerali)
Echinodermata Ekinodermler
Echinoidea Ekinoidler (suda serbest yaşayan ekinoderm sınıfı)
Eckermannite Ekermanit (amfibol grubu bir mineral)
Ecliptic Ekliptik; Yeryuvarı’nın Güneş etrafındaki yörünge düzlemi
Eclogite Eklojit (çok nadir, iri-kristalli, bazalt kimyasal bileşimine benzer ancak belirgin nadir, parlak yeşil piroksen omfasit ve kırmızı almandin-pirop granat içeriğine sahip bir kor kayaç)
Eclogite facies Eklojit fasiyesi
Ecologic reef Ekolojik resif
Ecology Ekoloji
Economic Geology Ekonomik Jeoloji
Ecosphere Ekosfer
Ecostratigraphy Ekostratigrafi
Ecosystem Ekosistem
Ecotone Ekoton
Ectoprocta Bryzoanların ana alt filumu
Ectotherm Ektoterm (vücut ısısı çok dar bir aralıkta değişen bir organizmalarda, vücut ısısının düzenlenmesi davranışsal yöntemlerle (ektoterm) gerçekleştirilir.
Edaphic Edafik
Eddy Girdap; Anafor
Eddy diffusion Girdap yayılması
Edenian Edeniyen (K. Amerika alt Sinsinatiyen Ordovisyen’inde bir kat)
Edges of crystal Kristal kenarları
Ediacara Ediakara (üst Proterozoik’te bir seri)
Ediacaran Fossils Ediakara (Avustralya) Fosilleri
Edingtonite Edingtonit (sulu baryum-alüminosilikat minerali)
Effect Etki; Tesir
Effective Etkin; Efektif
Effective concentration Etkin konsantrasyon
Effective diameter Efektif çap
Effective porosity Etkin gözeneklilik
Effective stress Etkin gerilme; Etkin gerilim
Efflorescence Çökeltilerin buharlaşmasıyla, kayaçların üzerinde oluşan toz benzeri çökel
Effluent Akışkan atık
Effusion Efüzyon
Effusive rocks Efüzif kayaçlar
Eficiency Verim; Verimlilik
Eglestonite Eglestonit (civa-klorosit minerali)
Egueite Egueyit (kalsiyum ve demirin sulu bazik fosfat minerali)
Eifelian Ayfeliyen (Orta Devoniyen Dönemi’nde bir çağ)
Eigirine Eygirin/eyjirin (piroksen grubuna ait bir mineral)
Eildonian Eyildoniyen (GD Avustralya orta Siluriyen’inde bir kat)
Ejection Fırlatma, Dışarı atma; Çıkarma; Çıkarılan şey; Fışkıran şey
Ejective folding Etkin kıvrımlanma
Ekistics Ekistik; İnsan yerleşimlerini inceleyen bilim dalı
Ekman layer Ekman tabakası
Ekology Ekoloji
El Nino Peryodik olarak Ekvatorun sahili boyunca güneye doğru akan bir sıcak su akıntısı
Elara Jüpiter VII kod adlı uydu
Elastic constant Elastik sabit
Elastic deformation Elastik deformasyon
Elastic limit Elastik limit; Elastik sınır
Elastic properties Elastik özellikler
Elastic state of equilibrium Elastik denge durumu
Elastic wave Elastik dalga
Elasticity Elastisite; Esneklik
Elasto-plastic Elasto-plastik
Elastoviscous behavior Elastoviskoz davranış
Elbaite Elbait (bir turmalin grubu minerali)
Electrical charge Elektriksel yük
Electrical conductivity Elektriksel iletkenlik
Electrodialysis Elektrodiyaliz
Electrolyte Elektrolit
Electromagnetic methods Elektromanyetik yöntemler
Electromagnetic radiation Elektromanyetik ışıma; Elektromanyetik radyasyon
Electromagnetic spectrum Elektromanyetik spektrum
Electromagnetic wave Elektromanyetik dalga
Electron Elektron
Electron capture Elektron yakalama; Elektron tutma
Electron capture detector Elektron tutma detektörü
Electronegativity Elektronegatiflik; Elektronegativite
Electron-probe microanalyser (EPMA) Elektron-prob mikroanalizör
Electropositive element Elektropozitif element
Electrostatic precipitator Elektrostatik çöktürücü
Electrum Elektrum; Altın ve gümüşün doğal alaşımı
Elevation Yükseklik/rakım
Ellsworthite Elsvortit
Elongation Uzama
Elpidite Elpidit
Elsterian Elsteriyen (K. Avrupa’da bir buzul devri)
Elutriation Yıkayarak tasviye
Eluvial deposit Elüviyal yatak; Elüviyal çökel; Cevher minerallerinin taşınmaksızın köken kaya üzerinde kalıntı şeklinde birikmesi ile oluşan yatak
Eluvium Elüviyum; Kayaçların parçalanmasıyla bulunduğu yerde oluşmuş ve bazı bileşenleri cözünüp ortamdan ayrıldıktan sonar kalıntı olarak oluşmuş toprak
Emanation deposit Yeryuvarı yüzeyinde magma gazlarından çökelen cevher
Embankment Set; Bend; Toprak set
Embolite Embolit (nabit gümüş-klorür ve gümüş-bromür)
Emergence Ortaya çıkma; Yüzeye çıkma; Deniz dibinin su üstüne çıkması
Emergence angle Çıkış açısı; Deprem dalgasının yeryüzü ile yaptığı açı
Emission Yayma; Salım; Emisyon
Emission factor Emisyon etkeni; Emisyon factorü
Emission inventory Emisyon envanteri
Emission standard Emisyon standardı
Emory and Clovan Classification Embry ve Clovan Sınıflaması
Empirical Görgul; Ampirik; Deneysel
Emplacement Yerleşme
EMR Elektromanyetik Işıma
Emulsion Emülsiyon
En échelon Basamak-benzeri dizilme
En échelon folds Aralıklı ve aşamalı kıvrımlar
En échelon structure Aralıklı ve aşamalı yapı
Enargite Enarjit (bakır-arsenik-sülfit minerali)
Enceladus Enseladus; Satürn’ün Satürn II kod adlı uydusu
Encke Güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız
End bearing pile Uç kazığı
End moraine Son moren; Moren sonu
End wall Kenar şevi; Nihai şev
Endangered species Nesli tükenen türler; Tehdit altındaki türler
Endellite Endelit (haloysitin daha sulu bir şekli ve eş anlamlısıdır)
Endemic Endemik (bir bölgeye veya gruba özgü)
Endichnia Sedimanter yapının (katman yada çökel) içine yapılan oyuk şeklindeki iz fosiller
Endogenic energy Endojenik enerji
Endogenous Endojen (Yeryuvarı’nın içinde geçen veya içinden kaynaklanan)
Endogenous dome Endojen dom
Endogenous respiration İç solunum
Endotherm Vücut ısısının dar aralıkta değişmesini düzenley iç mekanizma
Endolith Endolit
Endomorphism İç-başkalaşım; İçbaşkalaşım; Komşu kayaç parçalarının asimilasyonu yada kayaç çeperi etkisi ile sokulum yapan kayaçta oluşan başkalaşma
Endopunctate İç-noktalı; Endopunktat
Endoskeleton İç-iskelet
Endothermic Endotermik; Oluşması için enerji gereken tepkimelere ait
Endrin Endrin
Energy conservation Enerjinin korunması
Energy conversion Enerji dönüşümü
Engineering Geology Mühendislik Jeolojisi
Englishite Englişit (sulu bazik potasyum-kalsiyum-alüminyum-fosfat minerali)
Enigmatite Enigmatit (sodium-demir-titanyum-silikat minerali)
Enrichment factor Zenginleşme etkeni
Ensialic geosyncline Jeosenklinal prizması sialik bir kabuk üzerinde biriken ve klastikler içeren jeosenklinal
Ensimatic geosyncline Jeosenklinal prizması simatik bir kabuk üzerinde biriken ve çoğunlukla volkanik veya volkanitlerin sedimentlerini içeren jeosenklinal
Ensimatic arc Ensimatik (volkanik) yay; Simatik bir kabuk üzerinde oluşan volkanik yay
Enstatite Enstatit
Entalphy Entalpi
Entisols Entisollar
Entoprocta Entopraktlar; Tatlı su bryzoanlarına ait alt filum
Entrenched meander Gömülü menderes
Entropy Entropi; Termodinamikte bir sistemin düzensizliğinin ölçüsü
Entry Giriş
Envelope Zarf
Environment Ortam; Çevre
Environment protection Çevre koruma
Environment quality objective Çevre kalite amacı
Environmental Çeyreye ait; Ortamla ilişkili
Environmental analysis Çevre analizi
Environmental assessment Çevre değerlendirmesi
Environmental concentration Çevresel yoğunlaşma
Environmental Engineering Çevre Mühendisliği
Environmental Geology Çevre Jeolojisi
Environmental geotechnics Çevre jeotektoniği
Environmental impact assessment Çevresel etki değerlendirmesi
Environmental impact statement Çevresel etki raporu
Environmental impairment liability Çevre bozulmasına karşı sorumluluk
Environmental management Çevre yönetimi
Environmental protection agency Çevre koruma ajansı
Environmental quality objective Çevre kalite hedefi
Environmental quality standard Çevre kalite standardı
Environmentally sensitive area Çevre yönünden duyarlı alan
Environment-friendly Çevre ile dost
Enzyme Enzim
Eocene Eosen (Tersiyer’de Paleosen-Oligosen arası dönem)
Eocrinoidae Eokrinodler (alt Kambriyen’den orta Siluriye’e kadar bulunan, nesli tükenmiş, sistoid-benzeri ekonoderm sınıfı)
Eogenetic Öjenetik; Henüz oluşmuş sediment veya kayacın son çökelme ve gömülme safhaları arasındaki süreçte oluşan
Eolian environment Eoliyen ortamı
Eonothem Eonotem
Eosphorite Eosforit
Epeiric sea Epirik deniz; Epikontinental deniz; Kıta içlerine kadar uzanan sığ deniz
Epeirogenesis Epirojenez; Karasal yada denizel alanların büyük ölçekli aşağı-yukarı doğru hareketi
Epi- Yunanca “epi” (üzerinde, ilâveten veya yukarısında) kelimesinden türetilen önek
Epibol (peak zone; acmezone) Pik zonu; Bir veya daha fazla taksonun relatif bolluklarının belirgin bir hal almasıyla belirlenen kaya topluluğu
Epicenter Merkezüssü; Episantır
Epicentral area Merkezüssel alan
Epichnia Sedimanter yapının (katman yada çökel) yüzeyinde yapılan oyuk yada sırt şeklindeki iz fosiller
Epiclast Epiklast
Epicontinental sea Epirik deniz; Epikontinental deniz; Kıta içlerine kadar uzanan sığ deniz
Epicratonic Epikrotonik; Kratonun yüzeyinde etkin olan işlemler yada bunların ürünlerine ait
Epidemiology Epidemioloji; Topluluklardaki hastalıkların sıklığı ve yaygınlığını konu edinen tıp bilmi
Epidiorite Epidiyorit (daneli metamorfik kayaç olup, bazik bir kor kayaçtan türemiştir ve diyorit minerallerini yani hornblend ve ortaç plajiyoklazı içerir)
Epidosite Epidosit (epidot ve kuvarstan oluşan nadir bir metamorfik kayaç)
Epidote Epidot; Pistasit (epidot grubunun ana minerali)
Epigenetic Epijenetik; İçerildiği kayaçtan (hazne kayaç) sonra oluşan oluşumlarla ilgili
Epigenetic ore deposit Epijenetik cevher yatağı
Epigenite Epijenit (bakır-demir-arsenik-sülfit minerali)
Epilimnion Epilimniyon (yazları sıcaklık tabakalanması gösteren göllerde üst, ılık ve karışan zon)
Epimetheus Epimetös (Satürn XI kod adlı uydu)
Epirogeny Epirojeni; Karaoluşumu; Geniş alanları etkileyen, yükselim ve açılım (havza oluşumu) içeren, uzun süreli yerkabuğu haraketleri
Epistilbite Epistilbit (zeolit grubu bir mineral)
Episyenite Episiyenit (altere diyorit ve gabro)
Epitaxy Epitaksi
Epithermal Epitermal
Epizone Üstkuşak (metamorfik kayaçların oluştuğu en üst kuşak)
Epoch Dönem; Devre; Epok
Epsomite Epsomit
Equal-area net Eşit-alan ağı
Equal-area projection Eşit alanlı izdüşüm
Equant Eni-boyu aynı; Ekuant
Equation Eşitlik; Denklem
Equation of state Hal denklemi; Durum denklemi
Equigranular texture Eş dane boylu-danesel doku
Equilibrium Denge
Equilibrium population Dengeli nüfus
Equipment Donanım; Ekipman
Equipotential line Eşpotansiyel çizgisi
Equivalence Denklik; Eşdeğerlik
Equivalent point load Eşdeğer tekil yük
Era Birden fazla devirden oluşan jeolojik zaman birimi
Erathem Eratem
Erian Eriyen; K. Amerika orta Devoniyen’inde bir seri
Erinite Erinit (bazik bakır-arsenat minerali)
Erionite Eriyonit (zeolit grubuna ait bir şabazit minerali)
Eritosiderite Eritosiderit (sulu potasyum-demir-klorür minerali)
Eros Güneş sisteminde bulunan bir asteroid
Erosion Aşınma; Erozyon
Erosion columns Peribacaları
Erosion surface Erozyon yüzeyi
Erratic boulder Orijinal yerinden buzullarla taşınıp bulundukları yere getirilmiş olan yabancı kaya parçaları/blokları
Error Hata
Eruption Püskürme (volkanik)
Eruption center Püskürme merkezi
Eruptive rock Erüptif kayaç; Püskürük kayaç
Erythrine Eritrin (kobalt ve nikelin birincil minerallerinin oksidasyonu ürünü)
Erythrite Eritrit (eritrin)
Eschynite Eşinit (selenyum-titanyum ve diğer metallerin nadir oksit minerali)
Eskebornite Eskebornit (bakır ve demir-selenitten oluşan bir mineral)
Esker Esker
Essential mineral Elzem mineral; Esas mineral
Essexite Eseksit (bir tür alkali gabro)
Estuary Haliç
Etching figures Dağlama şekilleri
Ethane Etan
Ettringite Etrinjit
Eubacteria Öbakteriler; Gerçek bakterileri içeren bakteri alemi
Eucaryota Bitkiler, mantarlar ve hayvanlar gibi gerçek ökaryotik alemleri kapsayan alan
Eucrite Ökritler; Bazaltik bileşimli meteorit çeşidi
Euechinoidea Deniz-kestanelerinin (ekinoidler) bir alt-sınıfı
Eugeosyncline Öjeosenklinal; Jeosenklinalin bir parçası olup volkanizma ve plütonizma varlığı ile karekteristiktir
Euhaline water Öhalin su; %1.65-2.2 arası klor içeren tuzluluk kuşağı
Euhedral Öhedral; İdiyomorfik; Öz şekilli
Euler pole Euler kutbu; Levha tektoniğinde levha hareketlerinin çalışılmasında kullanılan teorik bir dönme kutbu
Eulite Ölit; Ortopiroksen minerali
Euparkeria İki-ayaklı tekodont diş yapısına sahip bir sürüngen
Euphotic zone Işık alan su tabakası ; Öfotik kuşak
Eurasian Plate Avrasya Levhası
Europa Jüpiter II kod adlı uydu
Europe Avrupa (kıta)
Europium anomaly Öropiyum anomalisi
Euryapsida Öryapsidler; Bir sürüngen türü
Euryhaline Geniş bir tuzluluk aralığını tolere edebilen
Eurythermal Geniş bir sıcaklık aralığını tolere edebilen
Eurytopic Değişik faktörleerin değişimini tolere edebilen
Eustasy Östazi; Tektonik hareketler yada buzullarla alakalı olarak gelişen, deniz seviyesinde küresel (global) değişimler
Eustatic movements Östatik hareketler; Yükselme alçalma hareketleri; Karaları etkileyen deniz yüzeyindeki alçalma ve yükselmeler
Eutrophication Ötrofikasyon
Evaporation pond Buharlaşma havuzu
Evaporite Evaporit
Evapotranspiration Su kaybı; Buharlaşma-terleme
Evjite Evjit (bir tür hornblend gabro)
Evolution Evrim
Evonsite Evonsit (sulu bazik alüminyum-fosfat minerali)
Excavation Kazı
Excess Aşırı
Exchange capacity Değişim kapasitesi
Excitation Uyarılma; Uyarma; Heyecanlandırma; Eksitasyon
Exfoliation Eksfoliasyon; Soğan kabuğu gibi soyulma; Yaprak yaprak (pul pul) dökülme
Exhalation Eksalasyon; Aktif volkanik sahalardan buhar yada gazların çıkması
Exinite Eksinit (kömür maseral grubu)
Exomorphism Eksomorfizma (kontak başkalaşması)
Exoskeleton Dış iskelet
Exotic Ekzotik (yabancı, havza dışından kaynaklanan/gelen)
Expansion Genişleme
Expencive soil Şişen zemin
Experimental Petrology Deneysel Petroloji
Explicit Belirtik; Açık şekilde
Exploration Arama
Explosion Patlama
Explosive Patlayıcı
Explosive charge Patlayıcı yükü
Exponential Üstel
Exposed rock Açığa çıkmış kayaç; Mostra veren kayaç
Exposure Teşhir olma; Mostra; Çıkma
Exsolution Eksolüsyon; Kusma yapısı
Extension Uzama; Esneme
Extensometer Uzama/kısalma ölçer; Ekstansometre
External forces Dış kuvvetler
External mould Dış kalıp
Externalities Dışsallıklar
Extinct species Nesli tükenmiş tür
Extinct volcano Sönmüş volkan
Extinction Sönme; Nesli tükenme; Yok olma; Ortadan (sürekli olarak) kalkma; Ekstinksiyon
Extraclast Ekstraklast; Çökelme ortamına dışarıdan gelen kırıntı
Extraction Çıkarma; Öz; Belli elementlerin kayaçlardan eriyiklerce alınması
Extraordinary ray Ekstraordiner ışın
Extrapolation Dışdeğerbiçim; Ekstrapolasyon
Extrusion Ekstrüzyon; Püskürme
Extrusive Ekstrüsif; Püskürük
Extrusive rocks Püskürük kayaç; Volkanik kayaç
Exundation Deniz tabanının yükselerek kara haline gelmesi
F-layer F-tabakası; Sıvı dış çekirdek ile katı iç çekirdek arasında geçiş zonuna karşılık gelen sismik zon
Fabric Fabrik; Doku; Yapı; Kumaş
Fabric analysis Doku analizi; Fabrik analizi
Fabric axis Fabrik ekseni
Fabric element Fabrik elemanı
Fabric filter Bez filtre
Fabrosaurus australis Kaydedilen en yaşlı dinozorlardan biri
Face Ayna; Ayak; Yüz
Face gradient Ayna eğimi; Ayna gradyanı
Face length Ayna uzunluğu
Facies Fasiyes
Facies fossil Fasiyes fosili
Facies of border Sınır fasıyesi
Factor of safety Güvenlik katsayısı
Facultative bacteria Uyumlu bakteriler
Faecal coliform organisms Dışkı organizmaları
Faecal pellet Fekal pellet
Failure Kopma; Kırılma; Yenilme
Failure criterion Yenilme ölçütü; Yenilme kriteri
Failure envelope Yenilme zarfı
Fairchildite Fairçildit (potasyum-kalsiyum-karbonat minerali)
Fall Düşme; Göçme
Falling head permeability test Düşen seviyeli geçirimlilik deneyi
Falling velocity Düşme hızı
Fallout Serpinti
Falls (Meteorit) Düşmeler
False cleavage Aldatıcı dilinim
Famennian Fameniyen (Avrupa üst Devoniyen’inde bir kat)
Family Familya; Aile
Famitinite Famitinit (Cu-Sb-sülfit minerali)
Fan fold Yelpaze kıvrım
Fan scarp Yelpaze şevi
Fanglomerate Yelpaze çakıltaşı; Yelpazetaşı; Fanglomera
Farallon Plate Faralon Levhası
Farringtonite Faringtonit
Fatique Yorulma
Fatigue test Yorulma deneyi
Faujasite Fojasit (sodalit grubunda bir zeolit minerali)
Fault Fay
Fault block Fay bloğu
Fault breccia Fay breşi
Fault deflection Fay itmesi
Fault direction Fay doğrultusu
Fault gauge Fay pastası; Fay kili
Fault groove Fay kertiği
Fault hadding against the dip Tabaka eğimine dik fay
Fault junction Fay kavşağı
Fault line Fay hattı; Fay çizgisi
Fault plane Fay düzlemi
Fault scarp Fay şevi
Fault scratches Fay çiziği
Fault trough Fay teknesi; Fay çanağı
Fault throw Fay atımı
Fault trap Fay kapanı
Fault zone Fay zonu; Fay kuşağı
Fault-dam spring Fay-barajı gözesi
Faulted area Faylı alan
Fauna Fauna
Faunal province Faunal provins; Faunal bölge
Fayalite Fayalit (Fe-olivin)
Feather joints Tüy eklemler
Feather ore Kuş-tüyü cevheri; Feder cevher
Fecundity Doğurganlık
Federov stereographic net Federov stereografik ağı
Feedback Geribeslenim
Feeder road Yan yol
Feibergite Freiberjit (gümüş-zengini tetraedrit)
Feldispathic graywacke Feldipastik grovak
Feldispathic vake Feldispatik vake
Feldispathoid Feldispatoyit
Feldspars Feldispatlar
Feldspats Feldispatlar
Felidae Felidler; Etçiller
Feliformia Feliformlar (kedi-benzeri hayvanlar)
Felsic Felsik (açık renkli kor minerallere ve bu minerallerce zengin kor kayaçlara uygulanan bir terim)
Felsite Felsit (çok açık renkli, fenokristalli veya fenokristalsiz, afanitik bir kayaç)
Felsitic texture Felsitik doku
Felsobanyaite Felsobanyait (sulu bazik Al-sülfat minerali)
Femanitite Femanitit (bakır-antimon-sülfit minerali)
Femic Femik (bir kayaç içerisindeki normatif ferromagnezyen mineralleri tariflemek için nadiren kullanılan bir terim)
Femtoplankton 0.02-0.2 µm arası boyuta sahip denizel planktonik organizmalar
Fence diagram Fens diyagramı; Panel diyagram
Fenestrae Fenestra
Fenestral fabric Fenestral doku
Fenestral porosity Fenestral porozite/gözeneklilik
Fenite Fenit (sodyumca zengin, metazomatik, ortoklaz-nefelin-arfvedsonit-ojit içeren ve karbonatit sokulumlarının etrafında gelişen bir kayaç)
Fenitization Fenitleşme; Fenitizasyon
Fennoscandian Border Zone Fenoskandiyen Sınır Zonu
Feral Feral; Yabani koşullarda yaşıyan hayvanlar yada bitkiler
Ferberite Ferberit (demir-tungstat minerali)
Ferghanite Ferganit (sulu uranyum-vanadat minerali)
Fergusonite Fergusonit (nadir toprak elementleri içeren oksit minerali)
Fermentation Fermantasyon
Fermonite Fermonit (kalsiyum-stronsiyumun-arsenat-fosfat-florür minerali)
Fernandinite Fermandinit (sulu kalsiyum-vanadil-vanadat minerali)
Ferric Ferrik; Demir-III
Ferrierite Feriyerit (bir zeolit minerali)
Ferrimolybdite Ferrimolibdit (sulu ferrik molibdat minerali)
Ferrinatrite Ferrinatrit (sulu sodyum-demir-sülfat minerali)
Ferrisicklerite Ferrisiklerit (lityum-demir-manganez-fosfat minerali)
Ferritungstite Ferritungstit (sulu bazik demir(III)-tungstat minerali)
Ferro- Kor kayaçlarda yüksek demir içeriğini (Fe-içeren mineraller veya bütün-kaya içeriği olarak) gösteren önek
Ferroactinolite Ferroaktinolit (amfibol grubunda bir mineral)
Ferroaugite Ferroojit (Fe-zengini ojit)
Ferrodolomite Ferrodolomit (kalsiyum-demir-karbonat minerali)
Ferrohastingsite Ferrohastingzit (sodyumlu demirce zengin bir hornblend türü)
Ferromagnesian minerals Ferromagnezyen mineral
Ferromagnetism Ferromanyetizma
Ferrosilite Ferrosilit
Ferrous Ferrüs; Demir-II
Ferruccite Ferüksit (sodyum-flüoborat minerali)
Fersmanite Fersmanit (kalsiyum-kolumbiyumun-seryum-titanyum-oksiflorür minerali)
Fertilizer Gübre
Fervanite Fervanit
Festiniogian Festiniyogiyen (Mantvrogiyen’in yerel ismi)
Fibre Lif
Fiber-reinforced Liflerle güçlendirilmiş
Fibriolite Fibriyolit (silimanitin alternative ismi)
Fibroferrite Fibroferrit (sulu bazik ferrik (demir III)-sülfat minerali)
Fibrolite Fibrolit (silimanitin alternative ismi)
Fiedlerite Fiyedlerit (kurşun-hidroksiklorür minerali)
Field Alan; Arazi; Saha
Field geologist Saha jeoloğu
Field Geology Saha Jeolojisi
Field observation Saha gözlemleri
Field test Arazi deneyi
Field reversal Alan ters-dönmesi
Fill Dolgu
Fill slopes Dolgu şevleri
Filling Dolgu; Diş dolgusu
Fillowite Filovit (sulu asit sodyum-manganez-demir-kalsiyum-fosfat minerali)
Film İnce zar; Film
Filon-kuşe Katman-damar
Filter Filtre
Filtration Filtrasyon
Filtration Süzme ; Filtrasyon
Fine İnce; İyi
Fine-grained soil İnce-daneli zemin
Fines İnce kısım
Finite element method Sonlu elemanlar yöntemi
Firm rock Sağlam kayaç; Sıkı kayaç
Fissure Yarık; Fisür
Fıssured clay Fisürlü kil; İnce çatlaklı kil
Fıssured rock Fisürlü kaya; İnce-çatlaklı kayaç
Flameproof Alev sızdırmaz; Aleve dayanıklı
Flexibility Esneklik; Bükülgenlik
Flocculate Topaklanmak
Floor Taban
Floor heave Taban kabarması
Flow chart Akış şeması
Flow net Akış ağı
Flow rate Akış hızı
Fluidity Akışkanlık
Fluid pressure Akışkan basıncı
Fold Kıvrım
Foliation Foliasyon; Yapraklanma
Footing Temel
Footwall Taban kayacı
Final cover Nihai örtü
Fine analyses İnce elek çözümlemesi
Fine sand İnce kum
Fine-grained İnce-daneli
Fingerlakian Fingerlakiyen (Senekan serisinde bir kat)
Finite element Sonlu eleman
Finite slope Sonlu şev
Finnemanite Finemanit (kurşun-klorür-arsenat minerali)
Fiord (veya Fjord) Fiyord
Fire assay Ateş tahlili
Fire opal Ateş opal
Fireclay Ateş kili
Firn limit Buzkar/buzulkar sınırı
Firn line Buzkar/buzulkar hattı
Firn (veya névé) Buzkar/buzulkar
Fissility Dilinme
Fission Fizyon
Fission-track dating Fizyon-izi yaş tayini
Fissure Yarık; Fisür
Fissure eruption Fisür (volkanik) püskürmesi; Yarık püskürmesi
Fissure vein Fisür damar
Fissure volcano Fissür volkanı; Yarık volkanı
Fizelyite Fizelyit (kurşun-gümüş-antimon-sülfit minerali)
Flach Yayvan
Flack Kayaçtan ayrılmış kabuksu pul-benzeri ince parçalar
Flaggy Tabakaları düz, sert, ince plaka şeklinde olan kayaç, çoğunlukla da kumtaşı veya kireçtaşı
Flajolotite Flajolotit (sulu demir-antimonat minerali)
Flame coal Alevli kömür; Yaklaşık %40’tan daha fazla uçucu bileşen içeren kömür
Flame photometry Alev fotometrisi
Flame spectrometry Alev spektrometrisi
Flammable Yanabilen; Tutuşan; Alev alan
Flandrian Flandriyen; Günümüzü de kapsayan buzularası süreç
Flank Antiklinal ve senkinallerde kanatlar; Yan taraf
Flaser gneiss Flaser gnays
Flaser rock Flaser kayaç
Flat Düz; Yayvan
Flat jack test Yassı veren deneyi
Flexible Esnek
Flexural slip fold Eğilti atımlı fay
Flexure Büklüm; Eğilti; Tabakalarda rastlanan tek yanlı kıvrım; Monoklinal kıvrım
Flinkite Flinkit (bazik manganez-arsenat minerali)
Flinn Diagram Flinn Diyagramı
Flint Çakmaktaşı
Floating booms Yüzer setler
Floating caisson Yüzen keson
Floc Atık içerisinde biyolojik veya kimyasal etkinlikle katıların oluşturduğu yumak
Flocculation Topaklanma; Yumaklaştırma
Flood Taşkın
Flood control Taşkın denetimi
Flood plain management Taşkın alanı yönetimi
Flood plain Taşkın alanı
Floor area ration Taban alanı katsayısı
Flora Flora; Verilen bir alan için bütün bitkileri kapsayan alem
Florencite Florensit (seryum ve alüminyumun bazik fosfat minerali)
Flotation Flotasyon; Yüzdürme
Flotation separation Flotasyon(la) ayırma; Yüzdür(meyle) ayırma
Fluoborite ([Mg3(BO3)(F,OH)3]; nocerite) Flüoborit veya noserit
Flow banding structure Akma bantı yapısı
Flow banding texture Akma bantı doku
Flow channel Akım kanalı
Flow curve Akma eğrisi
Flow fold Akma kıvrımı
Flow index Akma indeksi
Flow line Akım çizgisi
Flow net Akım ağı
Flow structure Akma yapısı
Flow through Akım yönü; Akım doğrultusu
Flowage fold Akış kıvrımı
Flue gas Baca gazı
Flue gas desulfurization Baca-gazının kükürtünün alınması
Fluellite Flüellit
Fluidized bed combustion Akışkan yatak yanması
Fluidized bed Akışkan yatak
Fluoborite Flüoborit
Fluocerite Flüoserit
Fluorapatite Flüorapatit
Fluorescence Flüoresans
Fluorides Floritler
Fluorine Flor
Fluorine dating Flor yaş tayini
Fluorite Flüorit
Flute mark Kaval iz; Flüt izi; Dil-şekilli iz
Flute moraine Flüt moren; Dil-şekilli moren
Fluvial Flüviyal; Nehre ait; Nehirle ilişkili
Fluvial environment Nehirle ilişkili ortam; Nehir yatakları ve sellenme ortamı
Fluvioglacial deposit Buzulların erimesiyle oluşan sularla çökelerek birikmiş çökeller
Fly ash Uçucu kül
Flysch Fliş
Fodinichia Organizmaların besin ararken geriye bıraktıkları fosilleşmiş izler
Fog Sis
Fogging Sislendirme
Foid Foyid (feldispatoid terimin kısaltılmış hali)
Foidolite Foyidolit (feldispatoidlerin miktarı kayaçta %60’ı geçerse, kayaç “foyidolit” olarak adlandırılır)
Fold Kıvrım
Fold and thrust belt Kıvrım ve itki kuşağı
Fold angle Kıvrım açısı
Fold axis Kıvrım ekseni
Fold belt Kıvrım kuşağı
Fold limb Kıvrım kanadı
Fold nappe Kıvrım napı
Folding Kıvrımlanma
Foliation Foliasyon; Yapraklanma
Folk Limestone Classification Folk Kireçtaşı Sınıflaması
Fonglomerate Fonglomera
Food additives Gıda katkı maddeleri
Food chain Besin zinciri
Food web Besin ağı
Fool’s gold Ahmak altını; Pirit
Foot Ayak; Bir uzunluk birimi (A.B.D.’de 1866’dan beri kullanılan bir uzunluk birimi olup yard’ın 1/3’üne ve metrenin tam olarak 1200/3937 (0.3048)’ine eşittir)
Footing depth Temel derinliği
Footing width Temel genişliği
Footing Temel
Footprint Ayak izi
Footwall Taban duvarı
Foram Foraminiferidler
Foramen Gözenek yada boşluk
Foraminiferida Foraminiferidler (bir protozoa ordosu)
Foramol Foramol (bryzoa, foraminiferid, kırmızı alg ve molüsklerin oluşturduğu birlik)
Forams Foraminiferidler
Forbesite Forbesit (sulu asidik nikel-kobalt-arsenat minerali)
Force Kuvvet
Forced Zorlanmış
Formula Formül; İlinti; Bağıntı
Foredeep Ön çukur
Foreland Ön bölge; Ön ülke
Forestry Ormancılık
Formanite Formanit (uranyum, zirkonyum, toryum, kalsiyum, tantal ve niyobyum ile bazı nadir toprak elementlerini içeren bir oksit minerali)
Formation Formasyon
Forsterite Forsterit (Mg-olivin)
Fortsch Discontinuity Fortsch Süreksizliği (üst kıtasal kabuk içinde, 8-11 km derinlikte bulunan bir düzensiz sismik süreksizlik)
Foshagite Foşajit (bazik sulu kalsiyum-silikat minerali)
Fossil Fosil
Fossil fuel Fosil yakıt
Fossil fuel plant Termik santral; Fosil yakıt santralı
Fossil ore Fosil cevher
Fossiliferous micrite Fosilli mikrit
Fossilization Fosilleşme
Fouling Denizel kirlilik
Foundation Temel
Foundation soil Temel zemini
Foundation coefficient Temel katsayısı
Fourchite Forçit/forşit (bir tür alkali lamprofir)
Fourmarierite Formariyerit
Fractal Fraktal; Benzer daha küçük elemanların oluşturduğu şekil
Fracture Çatlak; Kırık
Fracture frequency Çatlak sıklığı
Fracture mechanics Çatlak mekaniği
Fractured rock Çatlaklı kayaç; Çatlak kayaç
Fragmentation Ufalanma; Parçalanma
Free-air correction Serbest-hava düzeltmesi (bir P noktasında gözlenen gravite değerinden serbest-hava gravite düzeltmesi ve eş-potansiyel elipsoidi üzerindeki normal gravite değerinin çıkartılması ile elde edilen miktar)
Friable Gevrek; Kırılgan
Friction Sürtünme
Fractional crystallization Fraksiyonel kristallenme; Kesirli kristallenme
Fractionation Bölümlenme; Kesirli hal alma; Farklılaşma
Fracture cleavage Çatlak dilinimi
Fracture frequency Çatlak sıklığı
Fracture initiation Çatlak başlangıcı
Fracture porosity Kırık porozitesi
Fracture spacing index Çatlak-aralık indeksi
Fracture spring Çatlak gözesi
Fragmental texture Kırıntılı doku
Framboid Framboyid
Framestone Çatıtaşı
Francolite Frankolit
Franconian Frankoniyen (K.Amerika Kroiksiyen serisi Kambriyen’inde bir kat)
Franklinite Franklinit (spinel grubunda bulunan bir mineral)
Frasian Fraziyen (geç Devaniyen Döneminde bir çağ)
Frasnian Frazniyen (geç Devoniyen Dönemi’nde bir çağ)
Free water level Serbest su yüksekliği
Freieslebenite Freyizlebenit (kurşun-gümüş-antimon-sülfit minerali)
Freirinite Freyirinit (sulu bazik sodyum-bakır-arsenat minerali)
Freon Freon; Yaygın olarak soğutucu gaz olarak kullanılan klorofluoro-karbon
Frequency Frekans; Sıklık
Freshwater bodies Tatlı su kaynakları
Friction Sürtünme
Friction angle Sürtünme açışı
Friction loss Sürtünme kaybı
Friction pile Sürtünmeli kazık
Frictional force Sürtünme kuvveti
Frictional prop Sürtünmeli direk
Friedelite Friedelit (sulu manganez-silikat-klorür minerali)
Frohbergite Frohberjit (demir-tellürit minerali)
Frondelite Frondelit (bazik manganez-demir-fosfat minerali)
Front (head) Cephe; Baş
Frost Don
Frost action Don etkisi
Frost depth Don(ma) derinliği
Frost heave Don kabarması
Frost index Donma indeksi
Frost resistance Dona karşı dayanım
Frost weathering Don ayrışması
Frustula Diyatomda bulunan silika çeperi
Fuel additives Yakıt katkıları
Fugacity Fügâsite (bir gazın genişleme veya kaçma eğiliminin bir ölçüsüdür)
Fumarole Fümarol; Tüten
Fumes Duman
Fumigant Gaz dezenfektan
Function İşlev; Fonksiyon
Functional İşlevsel; Fonksiyonel
Fungi Mantarlar
Furrow Karık; Kertik
Fusain Füzen; Kömür maseralı
Fusibility ore Füzibilite cevheri
Fusilinid Foraminiferidlerin daha iri üyesi olup Karbonifer ve Permiyen için indeks fosildir
Fusinite Füzinit; Kömür maseralı
Fusion Füzyon (bir katı maddenin ısı ile eritilmesi işlemi veya iki hafif atom çekirdeğinin birleştirilmesi)
Fuzzy Bulanık
Fuzzy-logic Bulanık mantık
Fuzzy set Bulanık küme/takım (sınıflar arası sınırın belirgin olmadığı veri sınıflaması)
G-layer G-tabakası (Yeryuvarı’nın katı iç çekirdeğine karşılık gelen sismik kuşak)
Gabbro Gabro
Gadolinite Gadolinit (berilyum-demir-yitriyum-silikat minerali)
Gageite Gajeyit/gageyit (sulu manganez-magnezyum-çinko-silikat minerali)
Gahnite Gahnit (spinel grubunda bir mineral)
Gainister İnce-daneli, arenitli bir kayaç olup bazı kömür seviyelerinin altında bulunur
Galapagos Rise Galapagos Yükseltisi
Galatea Neptün VI kod adlı uydu
Galaxite Galaksit (bir spinel minerali)
Galaxy Galaksi
Galena Galen/galenit (Pb-sülfit minerali)
Galenobismutite Galenabizmut (kurşun-bizmut-sülfit minerali)
Galilean Satellites Galile Uyduları (1610’da Galileo tarafından keşfedilen dört uydu
Gallery Galeri; Bir ucu kapalı tünel
Gallic Galik (Kretase Devri’nin orta dönemi)
Gamma radiation Gama radyasyonu; Gama ışıması
Gamma rays Gama ışınları
Gangue Gang
Ganomalite Ganomalit (kalsiyum-kurşun-silikat minerali)
Ganophyllite Ganofilit (sulu manganez-alüminyum-silikat minerali)
Ganymede Ganimed (Jüpiter III kod isimli uydu)
Gap Boşluk; Aralık; Gedik
Gap-graded soil Aralıklı derecelenmiş zemin
Garbage Çöp; Atık
Gardar Rifting Gardar Riftleşmesi
Garnet Granat
Garnierite Garniyerit (serpantin grubunda bir mineral)
Garronite Garonit (filispit grubuna ait bir zeolit minerali)
Gas cap (Doğal) Gaz takke kayacı
Gas chromatography Gaz kromatografisi
Gas coal Gaz kömürü
Gas pressure Gaz basıncı
Gas/oil ratio Gaz/yağ oranı
Gasconadian Gaskonadiyen; K.Amerika’da Kanada Serisi Ordovisyen’inde bir kat
Gas-liquid chromatography Gaz-sıvı kromatografisi
Gaspeite Gaspeyit
Gaspra Güneş sisteminde bulunan bir asteroid
Gas-solid chromatography Gaz-katı kromatografisi
Gastropoda Gastropodlar
Gateroad Taban yolu
Gauge (veya gage) Ölçme aleti; Kalibre; Demir yolu rayları arasındaki açıklık
Gaussian dristribution Gauss dağılımı
Gaylussite Gaylusit (sulu sodyum-kalsiyum-karbonat minerali)
Gayser Gayzer
Gayserite Gayzerit
Gearksutite Gearksutit (sulu alüminyum-florür minerali)
Gedinnian Gediniyen (Devoniyen Devri’nin en erken çağı)
Gedrite Gedrit
Gehlenite Gehlenit (melilit grubu bir mineral)
Geikielite Geyikielit (magnezyum-titanat minerali)
Gel Jel
Gem Süstaşı; Değerli taş
Gemology Gemoloji; Jemoloji; Süstaşı bilmi
Genal spine Jenal diken; Bazı trilobitlerde jenal açıyla bulunan sivri uçlu yapı
Genera (genusun çoğulu) Cinsler
General circulation model (GCM) Genel dolaşım modeli
General Geology Genel Jeoloji
General shear failure Genel kayma yenilmesi
Generally recognized as safe (GRAS) Genellikle emniyetli kabul edilen
Genotype Bir organizmanın sahip olduğu genetik nitelikler
Gentnerite Gentnerit (bakır-demir-krom-sülfit minerali)
Genus (çoğulu genera) Cins
Geoanticline Jeoantiklinal; Jeosenklinallere sediment sağlayan, belirgin olarak yükselmiş kara parçası
Geobarometre Jeobarometre
Geobotanical anomaly Jeobotanik anomali
Geobotanical exploration Biyojeokimyasal arama
Geochemical affinity Jeokimyasal alaka/ilgi
Geochemical anomaly Jeokimyasal anomali
Geochemical cycle Jeokimyasal döngü
Geochemical differentiation Jeokimyasal ayrımlaşma; Jeokimyasal farklılaşma
Geochemical soil survey Jeokimyasal toprak ölçümü
Geochemistry Jeokimya
Geochronology Jeokronoloji
Geocronite Jeokronit (kurşun-antimon-arsenik-sülfit minerali)
Geode Jeod
Geodesy Jeodezi
Geographic Information System (GIS) Coğrafik bilgi sistemi (CBS)
Geographos Jeografos; Güneş sisteminde bir asteroid
Geoid Jeoid (ortalama deniz seviyesine karşılık gelen yerçekimsel eş-potansiyel yüzeyi)
Geoisotherm Eş-yer ısı eğrisi; Yeryuvarının iç kesimlerinde aynı sıcaklıktaki noktaları birbirine bağlayan eğri
Geologic chronology Jeolojik kronoloji; Jeolojik olayların oluşum sırasına göre sıralanması
Geologic cross-section Jeolojik çapraz-kesit
Geologic hazards Jeolojik tehlikeler
Geologic map Jeolojik harita
Geologic map symbols Jeolojik harita sembolleri
Geologic time scale Jeolojik zaman ölçeği
Geologic time unit Jeolojik zaman birimi
Geological compass Jeolojik pusula
Geological map Jeolojik map
Geological section Jeolojik kesit
Geological strength index Jeolojik dayanım indeksi
Geologist/Earth scientist Jeolog; Yerbilimci
Geology Jeoloji; Yerbilim
Geomagnetic poles Jeomanyetik kutuplar
Geomagnetic reversal Jeomanyetik ters-dönme/terslenme
Geomagnetic Jeomanyetik
Geomagnetism Jeomanyetizm
Geomechanics Jeomekanik
Geomembrane Jeo-zar; Jeomembran
Geomorphology Jeomorfoloji
Geopetal structure Jeopetal yapı
Geophone Jeofon
Geophysic Jeofizik
Geophysical exploration Jeofiziksel arama
Geophysical method Jeofizik yöntem
Geophysical survey Jeofiziksel ölçüm
Geophysicist Jeofizikçi
Geophysics Jeofizik
Georgiadesite Jeorjiyadezit (kurşun-kloroarsenat minerali)
Geosphere Jeosfer; Yerküre
Geostatistics Jeoistatistik
Geosuture Jeosütür
Geosycline Jeosenklinal
Geotechnical Geoteknik
Geotechnical map Geoteknik harita
Geotechnical property Geoteknik özellik
Geotechnics Jeoteknik
Geotextile Jeotekstil; Jeodokuma
Geothermal Jeotermal
Geothermal brine Jeotermal salamura; Jeotermal tuzlu su
Geothermal energy Jeotermal enerji
Geothermal field Jeotermal saha
Geothermal gradient Jeotermal gradyan
Geothermal heat flow Jeotermal ısı akışı
Geothermometer Jeotermometre
Gerhardtite Gerhardit (bazik bakır-nitrat minerali)
Germanite Germanit (bakır-germanyum-galyum-demir-sülfit-arsenat minerali)
Germanotype orogenesis Germano-tip orojenez
Germen triassic Orta Avrupa’da bulunan, karasal yada sığ denizel triyas tabakaları
Gersdorffite Gersdorfit (nikel-arsenik-sülfit minerali)
Geyser Gayzer
Geyser basın Gayzer havzası
Geyserit Gayzerit/geyzerit (gayzer suları tarafından çökeltilen kayaç)
Giacobini-Zinner Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız
Gibbs free energy Gibbs serbest enerjisi
Gibbsite Gibsit (alüminyum-hidroksit minerali)
Giga Jiga (Mega’nın bin katı)
Gilbert Orta Pliosen’de terslenmiş polarite kronu
Gilbert-type delta Gilbert-tipi delta
Gilsonite Gilsonit (asfaltın bir türü)
Ginorite Ginorit (sulu kalsiyum-borat minerali)
Girdle Kemer
GIS Coğrafik Bilgi Sistemi
Gisbornian Gisborniyen (Avustralya orta Ordovisyen’inde bir kat)
Gismondite Gismondit (sulu kalsiyum-alüminosilikat minerali)
Givetian Givetiyen (orta Devoniyen Dönemi’nde bir kat)
Glacial canyon Buzul kanyonu
Glacial epoch Buzul dönemi
Glacial period Buzul devri
Glacial theory Buzul teorisi
Glacial till Buzul tili
Glaciation Buzullaşma
Glacier Buzul
Glacier mill Buzul içinde oluşmuş olan silindirik kuyu/oyuk; Buzul değirmeni
Gladite Gladit (kurşun-bakır-bizmut-sülfit minerali)
Glacial erosion Buzul erozyonu; Buzul aşındırması
Glass Cam
Glass sand Cam kumu
Glass shards Kırık cam parçaları; Keskin kenarlı ve düzensiz şekilli volkanik cam parçaları
Glauberite Globerit (sodyum-kalsiyum-sülfat minerali)
Glaucocerinite Glokoserinit (sulu bazik bakır-çinko-alüminyum-sülfat minerali)
Glaucochroite Glokokroyit (kalsiyum-manganez-silikat minerali)
Glaucodot Glokodot (kobalt-demir-sülfoarsenit minerali)
Glauconite Glokonit (mika grubunda bir mineral)
Glaucophane Glokofan (amfibol grubunda bir mineral)
Glaucophane-schist facies Glokofan-şist fasiyesi
Gleedonian Gledoniyen (Siluriyen’de bir kat)
Glide (veya gliding) Kayma
Glide direction Kayma doğrultusu
Glide plane Kayma düzlemi
Glimmerite Glimerit (hemen hemen tamamen koyu mikadan oluşan bir ultrabazik kor kayaç)
Global Kürsel
Global atmospheric research programme (GARP) Global atmosfer araştırması programı
Global environmental monitoring system (GEMS) Global çevre izleme sistemi
Global positioning system (GPS) Küresel konum-belirleme sistemi
Global projection Küresel projeksiyon; Küresel izdüşüm
Global tectonics Küresel tektonik
Globigerina ooze Globigerina çamuru
Glockerite Glokerit (sulu bazik demir (III)-sülfat minerali)
Glomerocrystal Glomerokristal
Glomerophyritic Glomerofirik
Glomeroporphyritic Glomeroporfiritik
Glossopteris flora Glossopteris florası
Gnathostomata 1. Gerçek çene yapısına sahip omurgalıları içeren üst-sınıf; 2. Ekinoidlerin üst-ordosu
Gneiss Gnays (ileri-derece bölgesel metamorfizma sırasında oluşan bantlı, iri-kristalli kayaç)
Gneissic structure Gnays yapısı
Gneissose banding Gnaysöz bantlı-yapı oluşumu
Gneissosity Gnayslılık
Gnomonic projection Gnomonik projeksiyon
Goaf 1. Atık malzeme; 2. Kömürün alındığı alan
Goethite Götit (sulu demir-oksit minerali)
Gold Altın
Goldschmidt rules Goldschmidt kuralları
Gomphotheriidae Mastodonların nesli tükenmiş bir familyası
Gondwana land Gondvana karası
Goniatite Goniatit (nispeten daha basit sütür çizgilerine sahip amonoid familyası)
Goniometer Gönyemetre; Açıölçer
Gonnardite Gonardit (zeolit grubunda bir mineral)
Goongardite Gongardit (kurşun-bizmut-sülfit minerali)
Gorceixite Gorseyiksit (sulu bazik baryum-alüminyum-fosfat minerali)
Gordo Plate Gordo Levhası
Gordonite Gordonit (sulu bazik magnezyum-alüminyum-fosfat minerali)
Gore Gor (Y. Zelanda’da Triyas’ın taban serisi)
Garnetfels Başlıca minerali granat olan boynuz taşı
Gorstian Gorstiyen (üst Siluriyen’de bir kat)
Goslarite Goslarit (sulu çinko-sülfat minerali)
Gossan Gossan; Demir şapka
Gothian Orogeny Gotiyen Orojenezi
Gothian Gotiyen (alt Proterozoik’te bir kat)
Goyazite Goyazit (sulu bazik stronsiyum-alüminyum-fosfat minerali)
GPS Küresel Konum-Belirleme Sistemi
Graben Graben
Gradation Boylanma
Grade Derece; Yer seviyesi
Graded Dereceli
Graded bedding Dereceli tabakalanma
Graded sediment Dereceli sediment
Gradient Gradyan; Degisim derecesi; Düşüm
Grading Derecelenme ; Tesviye
Graduated rod Mira; Dereceli/bölmeli çubuk/cetvel
Graftonite Graftonit (demir-manganez-kalsiyum-fosfat minerali)
Grahamite Grahamit (bir hidrokarbon minerali)
Grain Dane
Grain diameter Dane çapı
Grain shape Dane şekli
Grain size distribution Dane boyu dağılımı
Grain size distribution analysis Dane boyu dağılımı analizi
Grain-size distribution curve Dane boyu dağılım eğrisi
Granamite Granamit (bir tür asfaltit)
Grandite Grandit (granat grubunda bir mineral)
Granidoid Granitoyid (granitik bileşimde sokulum)
Granite Granit (asidik bileşimde derinlik kayacı)
Granite gneiss Granit gnays
Granite porphyry Granit porfiri
Granite tectonics Granit tektoniği
Granitic layer Granitik katman
Granitization Granitleşme
Granoblastic Granoblastik
Granodiorite Granodiyorit
Granophyre Granofir (granitik bileşime sahip ancak granofirik dokulu bir kayaç)
Granophyric Granofirik (mikrografik)
Granular Granüler; Daneli
Granule Boyu 2 ve 4 mm arasında olan dane veya partikül/parça
Granulite Granülit
Granulite facies Granülit fasiyesi
Granulometric analysis Elek analizi
Granulemetric curve Granülometri eğrisi
Granulometry Granülometri
Grapestone Salkım taşı
Graph Grafik
Graphic Grafik
Graphite Grafit
Graptolithina Graptolitinler (orta Kambriyen’den alt Karbonifer’e var olmuş olan, nesli tükenmiş, koloni halinde yaşıyan, çubuk-benzeri graptolit sınıfı)
Graptoloidea Graptoloidler (alt Ordovisyen’den alt Devoniyen’e kadar var olan graptolit ordosu)
Grass Çimen
Gratonite Gratonit (kurşun-arsenik-sülfit minerali)
Gravel Çakıl
Gravimetre Gravimeter (belli bir noktada gravite değereini ölçmek yada bir nokta ile başka bir nokta arasındaki gravite değerleri arasındaki farkı ölçmek için kullanılan bir araç)
Gravitation Gravitasyon
Gravitational acceleration Gravitasyonal ivme (g)
Gravitational constant Gravitasyonal sabit (G)
Gravitational differentiation (magmanın kristallenmesi sürecinde) Gravitasyonal farklılaşma
Gravitational equipotential Gravitasyonal eşpotansiyel (jeoid gibi eş gravitasyonal ivmeye sahip bir yüzey)
Gravitational field Gravitasyonal alan
Gravitational sliding Gravitasyonal yer-kayması
Gravitational tectogenesis Gravitasyonal tektojenez
Gravitational water Gravitasyonal su
Gravity Gravite;Yerçekimi
Gravity assist Gravite asitsi/yardımı
Gravity collapse structure Çekim çökmesi yapısı
Gravity dam Ağırlık barajı
Gravity fault Gravite fayı (normal fay)
Gravity flow Ağırlıksal akış
Gravity loading Yerçekimi yüklemesi
Gravity method Gravite yöntemi
Gravity separation Gravite separasyonu/ayırması
Gravity settling Gravite çökelmesi/tortusu
Gravity slide/sliding/gliding Yerçekimi kayması; Gravite kayması
Gravity survey Gravite ölçümü; Yerçekimi ölçümü
Gravity tectonics Gravite tektoniği (kayma tektoniği)
Gravity units Gravite birimleri (gal, mgal gibi)
Gravity wall Ağırlık istinat duvarı
Great Ice Age Büyük Buzul Çağı
Green Yeşil
Green belt Yeşil kuşak
Green mud Yeşil çamur
Greenalite Grenalit (klorit grubunda bir mineral)
Greenhouse effect Sera etkisi
Greenland spar Grönland spar
Greenockite Grenokit (kadmiyum-sülfit minerali)
Greenstone Yeşil kaya
Greenstone belt Yeşil kayaç kuşağı
Greisen Greyzen
Grenville Orogeny Grenville Orojenezi
Grenuillian Orogeny Grenuilliyen Orojenezi
Grey area Gri alan
Greywacke Grovak
Gridiron pattern Izgara modeli
Griesbachian Greysbakiyen (Skitiyen Dönemi’nin ilk katı)
Griffith-Murrel failure criterion Griffith-Murrel yenilme/kırılma kriteri
Griffith failure criterion Griffith yenilme/kırılma kriteri
Grigg-Skjellerup Güneş Sistemi’nde bir kuyruklu yıldız
Grinding Öğütme
Griphite Grifit (bazik sodyum-alüminyum-kalsiyum-demir-manganez-fosfat minerali)
Grisou (veya mine gas) Grizu; Maden gazı
Grit Kum ve çakıl gibi kaba daneler
Groin Sahil koruma seti
Gross floor area Binaların taban alanı toplamı
Gross weight Brüt ağırlık
Grossularite Grosülarit (granat grubunda bir mineral)
Grossuler Grosülar (granat grubunda bir mineral)
Ground Yer; Zemin
Ground arch Arazi kemeri
Ground control Arazi denetimi; Zemin denetimi
Ground cover Toprak örtüsü; Zemin örtüsü
Ground investigation Zemin incelemesi
Ground moraine Yer moreni
Ground reaction Arazi tepkisi; Arazi tepkimesi; Arazi reaksiyonu
Ground vibration Yer titreşimi
Groundmass Hamur
Groundwater Yeraltı suyu
Groundwater basin Yeraltı suyu havzası
Groundwater level Yeraltı suyu seviyesi
Groundwater pollution Yeraltı suyu kirliliği
Groundwater recharge Yeraltı suyu zenginleşmesi
Groundwater table Yeraltı su düzeyi
Group Grup
Grout Enjeksiyon
Grouting Enjeksiyon
Groutite Groutit (manganitin bir türü)
Growth curve Büyüme eğrisi
Growth fault Büyüme fayı
Growth theory Büyüme teorisi
Growth twinning Büyüme ikizlenmesi
Gruenlingite Gruenlinjit
Grunerite Grunerit (amfibol grubuna ait bir mineral)
Grus Grüs; Granit üzerinde gelişen saprolit
Guadalupian Guadalupiyen (K. Amerika üst Permiyen’in alt serisi)
Guanajuatite Guanajuatit (bizmut selenit minerali)
Guano Guano
Guildite Guildit (Cu-Fe-Al’un sulu bazik sülfatı)
Guitermanite Guitermanit
Gulf coast-type fault Körfez kıyısı-tipi fay
Gulf stream Körfez akıntısı
Gulfian Gulfiyen (K.Amerika üst Kretase’sinde bir seri)
Gummite Gumit (uranyum-kurşun-toryumun sulu oksiti)
Gunite Püskürtme sıva
Günz Günz
Günz/Mindel Interglacial Günz/Mindel Buzularası
Gutenberg Discontinuity Gutenberg Süreksizliği (Yeryuvarı mantosu ile çekirdeği arasında bulunan bir sismik hız süreksizliği)
Guyot Guyo (düz tepeli denizaltı dağı olup deniz yüzeyinden 1000-2000 m derinde bulunurlar)
Gypsic Jipsik; Jipsten oluşan
Gypsum plate Jips kaması; Jips plakası
Gypsum Jips; Alçı (taşı)
Gyre Girdap; Suyun dairemsi veya spiral hareketi
Gyroscope Jiroskop (yön tesis etmek ve yön teyit etmek için dönen bir kütle kullanan herhangi bir aygıt)
Gzelian Gizeliyen/Gzeliyen (K. Amerika Pensilvaniyen Devri’nde son dönem)
Habit Habitüs; Kristallerin genel şekilleri
Habitat Habitat; Yaşam ortamı
Hackmanite Hakmanit (sodalit ailesine ait bir mineral)
Hadean Hadeyan (Prekambriyen’in ilk sistemi)
Hadrosauridae Hadrozoridler
Hadrynian Handriniyen (Kanada Kalkan bölgesinin üst Proterozoiğinde bir kat)
Haidingerite Haidinjerit (sulu asit kalsiyum-arsenat)
Hale-Bopp Güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız
Half-life Yarılanma müddeti; Yarılanma ömrü; Yarılanma süresi
Half-plane Yarı-düzlem
Half-space Yarı-uzay
Halides Halitler
Halinity Halinite
Haliomma Vetustum Radyolaryaların kaydedin en eski türlerinden biri
Halite Halit
Halley Haley (Güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız)
Hallian Haliyen (K. Amerika batı sahili Pleistosen’in iki katından sonucu olanı)
Halloysite Haloysit (sulu bazik alüminyum silikat)
Halotrichite Halotrişit (demir ve alüminyumun sulu sülfatı)
Holotype (veya type specimen) Tip örnek; Belli bir türün adlandırılmasında ve tanıtılmasında kullanılan örnek
Hambergite Hamberjit (berilyum-borat minerali)
Hammarite Hamarit (kurşun-bakır-bizmut-sülfit minerali)
Hammer Çekiç
Hancockite Hankokit (epidot ile izomorf yapılı kompleks bir silikat minerali)
Hand auger El burgusu
Hand lens El merceği
Handling Ele alma; Yönetme; İşletme
Hand-operated El kumandalı
Hanging galcial valley Asılı buzul vadisi
Hanging valley Asılı vadi; Tabanı ana vadiye oranla oldukça yüksekte olan yan vadi
Hangingwall Tavan çeperi; Tavan kayacı
Hanksite Hanksit (sodyum-potasyum-sülfat-klorokarbonat minerali)
Hannayite Hanayit (sulu asit amonyum-magnezyum-fosfat minerali)
Hard layer Sert tabaka
Hard rock Sert kayaç
Harden Sertleştirmek; Sertleşmek
Hardness Sertlik
Hardystonite Hardisonit (kalsiyum-çinko-silikat minerali)
Harmonic fold Harmonik kıvrım; Uyumlu kıvrım
Harmonic function Uyumlu işlev
Harmotome Harmotom (zeolit grubunda bir mineral)
Harnagian Harnagiyen (Alt Karadok Ordovisyen’inde bir kat)
Harstigite Harstijit (berilyum-kalsiyum-silikat minerali)
Harzburgite Harzburjit (esas olarak olivin ve piroksenden oluşan bir peridotit)
Hastarian Hastariyen; Tournaiziyen Dönemi’nde bir kat
Hastingsite Hastingzit (amfibol grubunda bir mineral)
Hatchite Hatçit (kurşun-arsenik-sülfit minerali)
Hauerite Hoerit
Haul Taşıma; Nakliye
Haul road Nakliye yolu
Haulage Nakliyat
Hausmannite Hosmanit (manganez-tetraoksit minerali)
Hauterivian Hoteriviyen (Avrupa alt Kretase’sinde bir kat)
Haüyne Haüyn
Hawaiian activity Havai benzeri püskürme
Hawaiian-Emperor Chain Havai-İmparator (denizaltı volkan) Zinciri
Hawaiian-type eruption Havai-tipi püskürme
Hawaiite Havait
Hawker Havker (Avustralya Kambriyen’inde bir kat)
Hazard Tehlike; Riziko; Afet
Hazardous and noxious substances Tehlikeli ve zararlı maddeler
Hazardous areas Afet alanları; Tehlikeli alan
Hazardous wastes Afet kalıntıları; Tehlikeli atıklar
Head Basınç yüksekliği
Heading İlerleme galerisi
Headwater Su başı
Health Sağlık
Headward erosion Başa-doğru aşınma; Gerileyici aşınma; Nehirlerin yataklarını düzleştirmek için kaynağa doğru yaptıkları aşındırma
Heat capacity Isı kapasitesi
Heat conductivity Isı iletkenliği
Heat content Isı içeriği
Heat flow Isı akışı
Heat island Isı adası
Heat-flow unit Isı-akışı birimi
Heave Kabarma; Yukarıya hareket; Yatay atım
Hemispherical projection Yarı-küresel izdüşüm
Heavy goods vehicle Ağır yük taşıtı
Heavy liquid Ağır sıvı
Heavy metal Ağır metal
Heavy mineral Ağır mineral
Heavy spar Ağır spar (barit kastedilir)
Heazelwoodite Heazelvodit (nikel-sülfit minerali)
Hectorite Hektorit (montmorilonit grubunda bir kil minerali)
Hedenbergite Hedenberjit (klinopirekson grubunda bir mineral)
Hedleyite Hedleyit (bizmut ve telluryumun doğal bir alaşımı)
Hedyphane Hedifan (kalsiyum-kurşunun-arsenat-klorür minerali)
Heldenbergian Heldenbergiyen (K.Amerika Devoniyen’inin taban serisi)
Helena Helena (Satürn XIII kod adlı uydu)
Helictite Heliktit (damlataşlarının bir şekli)
Helikian Helikiyen (Kanada Kalkan Bölgesi’nin orta Proterozoik’inde bir kat)
Heliophyllite Heliyofilit (kurşun-arsenik-oksiklorür minerali)
Helipora Önemli bir resif yapıcı oktokoral (oktamercan) türü
Hellandite Helandit (seryum grubu metalleri ve alüminyum, demir, manganez ve kalsiyum ile silikatdan oluşan bir mineral)
Helvetian Helvetiyen (orta Miyosen’de bir çağ)
Helvite Helvit (Mn-Fe-Zn-Be-silikat-sülfit minerali)
Hemafibrite Hemafibrit (sulu bazik manganez-arsenat minerali)
Hematite Hematit (ferrik-oksit minerali)
Hematolite Hematolit (Al-Mg-Mn-bazik arsenat minerali)
Hematophanite Hematofanit (Pb-Fe-hidroksiklorür minerali)
Hemi- Yarı-
Hemichordata Hemikordatlar
Hemimorph Yarışekil
Hemimorphism Hemimorfizma
Hemimorphite Hemimorfit (bazik sulu Zn-silikat)
Hemipelagic sediment Hemipelajik sediment
Hemipelagite Hemipelajit (hemipelajik sediment)
Hemoseismal line Eşzaman deprem çizgisi (yeryüzüne eş zamanlarda gelen deprem dalgalarının varmış oldukları birbirine bağlayan çizgiler)
Herangi Herangi (Y. Zelanda alt Jura’sında bir seri)
Herbicide Herbisid (bitki öldürücü kimyasal madde/ilâç)
Herbivore Otobur; Otçul
Hercynian Orogenesis Hersiniyen Orojenezi/Dağ oluşumu
Hercynian Orogeny Hersiniyen Orojenezi (özellikle Avrupa’da Karbonifer yaşlı orojenez ve ilişkili magmatik etkinlikler)
Hercynite Hersinit (spinel grubuna ait bir mineral)
Herderite Herderit (kalsiyum ve beriyumun fosfat ve florürü)
Heretaungan Heretongan (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat)
Hermatypic Hermatipik
Herringbone cross-bedding Balık-kılçığı çapraz-tabakalanması
Herringbone texture Balık-kılçığı dokusu
Hervyan Herivan; Avustralya Devoniyen’inde en üst kat
Hetaerolite Hetaerolit (çinko-manganez-oksit minerali)
Heterian Heteriyen (Y. Zelanda Jura Kavhiya serisinde bir kat)
Hetero- Hetero-; “-den farklı” anlamına gelen bir önek
Heterocorallia Mercanların sadece Avrupa ve Asya Karbonifer kayaçlarından bilinen küçük bir ordosu
Heterodont Heterodont (çift-kavkılıarda bulunan bir diş-yapısı)
Heterodonta Heterodontlar (pelesipod molüsklerine ait bir alt-sınıf)
Heterogeneous Heterojen; Türdeş olmayan
Heterogenite Heterojenit (kobalt oksihidroksit minerali)
Heteromorphite Heteromorfit (kurşun-antimon sülfit)
Heterosite Heterosit (demir ve manganez fosfat içeren bir mineral)
Heterosphere Heterosfer
Heterostraci Üst Kambriyen’den Devoniye’e kadar bulunan en yaşlı çenesiz, ağır-zırhlı, balık-benzeri canlılar
Heterotroph Heterotrof
Heterotrophic Heterotrofik
Hettangian Hetangiyen (Avrupa alt Jura’sında bir kat)
Heulandite Hölandit
Heuylandite Höylandit (sulu Ca-Na-Al-silikat)
Hewettite Hevetit (sulu kalsiyum vanadat minerali)
Hexacorallia Skleraktin mercanlar (taşsı mercanlar) için alternatif isim
Hexactinellida İlk, Kambriyen’de ortaya çıkmış olan bir grup sünger
Hexagonal Hegzagonal
Hexagonal system Hegzagonal sistem
Hexahedron Altiyüzlü; Hegzaeder
High pressure Yüksek basınç
Hexahydrite Hegzahidrit
Hexapoda Hegzapodlar (artropodların biri sınıfı; üç çift bacak ve iki çift kanada sahip böcekler)
Hiatus Hiyatüs; Sedimanter istifte zaman boşluğu
Hidrological cycle Hidrolojik döngü; Hidrolojik çevirim
Hidrology Hidroloji
Hieratite Hiyeratit (K-flüosilikat minerali)
High-angle fault Yüksek açılı fay
High energy scrubber Yüksek enerjili yıkayıcı
High plasticity yüksek plastisiteli
High pressure chamber Yüksek basınç odası/locası
Highest and best use En yüksek ve en iyi kullanım
Highest no effect level En yüksek etkisiz düzey
Highwall Yüksek şev; Üretim gevi
Hilgardite Hilgardit (kalsiyumun sulu borat ve klorürü)
Hillebrandite Hilebrandit (sulu kalsiyum-silikat minerali)
Himalayan Orogenic Belt Himalaya Orojenik Kuşağı
Himalia Himaliya
Hinge Eklem
Hinge line Eklem çizgisi
Hinged support Eklemli tahkimat; Eklemli destek
Hinsdalite Hinsdalit (bazik Pb-Sr-Al-sülfat-fosfat minerali)
Hinterland İç bölge; Arka bölge
Hirnantian Hirnantiyen; HirnansiyenÜst Aşgil Ordovisyen’inde bir kat
Hissingerite Hisinjerit (sulu ferrik silikat)
Histogram Histogram; Sıklık grafiği
Historic preservation Tarihi koruma
Histosols Histosollar (organik içerem toprak grubu)
Hoboken (veya Hengelo) Hoboken (Orta Devensiyen’de bir interstadial)
Hodgkinsonite Hodgkinsonit (sulu manganez-çinko-silikat)
Hoegbomite Högbomit (Mg-Al-Fe-Ti-oksit)
Hoernesite Hörnesit (sulu magnezyum arsenat)
Hohmannite Hohmanit (demirin sulu bazik sülfatı)
Holistic Holistik
Holkerian Holkeriyen; Vizeen Dönemi’nde bir kat
Hollandite Hollandit (baryum ve manganez manganat)
Holmquistite Holmkuistit (Fe-Mg-Li-Al’un alkali silikatı)
Holo- Holo-; “Tam, bütün, eksiksiz” anlamlarına gelen bir önek
Holocene Holosen (son 100 bin yılı kapsayan dönem)
Holocrystalline Holokristalin
Holohyline Holohilin
Hololeucocratic Hololökokratik
Holomictic Holomiktik
Holophyletic Holofletik
Holostei Deniz ve tatlı suda yaşıyan, bir çok fosil türü de içeren kılçıklı balık grubu
Holothuroidea Serbest yada bağlı yaşıyan, kurt-benzeri ekinoderm sınıfı
Holotype Holotip; Tip örnek; Taksonomlar tarafından isimlendirme ve tariflemede esas alınan bitki yada hayvan
Holsteinian Holsteiniyen; 0.3-0.25 My arasına karşılık gelen, K. Avrupa buzularası devri
Homalozoa Ekinodermlerin, ışınsal simetri belirtisi taşımayan, bir alt filumu
Homerian Homeriyen (orta Siluriyen’de bir kat)
Hominidae Hominidler; İnsanları ve halen mevcüt yakın akrabalarını kapsayan memeliler familyası
Homilite Homilit (kalsiyum-demir-magnezyum-borasilikat minerali)
Hominoidea Hominoidler (primat ordosunda üst familya olup insan, maymun ve şebek (gibbon) gibi türleri kapsar)
Homo- Homo-; “Benzer, aynı” anlamına gelen bir önek
Homoaxial Eş eksenli
Homodont Homodont (çift-kavkılılarda bulunan bir diş yapısı)
Homogeneity Homojenlik
Homogeneous Homojen; Türdeş
Homogeneous sill Homojen sil
Homogeneous stock Homojen stok
Homoiotherm Homoiyoterm
Homomorphic Benzer yapılı; Eşyapılı
Hooke’s Law Hooke Yasası
Hopeite Hopeit
Horizon Horizon; Ufuk; Seviye
Horizontal Yatay
Horizontal extent Yatap uzanım
Horizontal seismograph Yatay sismograf
Hornblende Hornblend (amfibol grubuna ait bir mineral)
Hornblende-hornfels facies Hornblend-hornfels fasiyesi
Hornblendite Hornblendit (çoğunlukla hornblendden oluşan bir metamorfik kayaç)
Hornfels Boynuztaşı
Hornfels facies Boynuztaşı fasiyesi; Hornfels fasiyesi
Horse But
Horseshoe dune At nalı kumul
Horsferdite Horsferdit (bakır-antimon alaşımından oluşan bir mineral)
Horst Horst
Hortonolite Hortonolit (olivin serisine ait bir mineral)
Host Ev sahibi
Host-rock Evsahibi-kayaç; Ana kayaç
Hottonite Hotonit (toryum-silikat)
House connection Bina bağlatısı
Howardite Hovardit (akondritik taşsı meteorit)
Howlite Hovlit (kalsiyum-bizmutun sulu silikatı)
Hoxnian Hoksniyen; Buzularası devir
HREE (heavy rare earth elements) Ağır nadir toprak elementler
Hudsonian Orogeny Hudsoniyen Orojenezi
Hugoniot Sismik hızlardan türetilen, Yeryuvarı içindeki yoğunluk ve basınç ilişkisi
Huhnerkobelite Hühnerkobelit (sodium-kalsiyum-demir ve manganezin fosfatı)
Hulsite Hülsit (demir-magnezyum-kalay-borat minerali)
Human ecology İnsan ekolojisi
Human settlement İnsan yerleşimi
Humboldtine Humboldtin (sulu demir-II-oksalattan oluşan bir mineral)
Humic acid Hümik asit
Humic coal Hümik kömür
Humidity Nem; Nemlilik
Humification Humuslaşma; Hümifikasyon
Humite Hümit (bir hümik kömür minerali)
Humus Humus
Huntite Hüntit (kalsiyum-magnezyum-karbonat minerali)
Hureaulite Huröulit (manganezin sulu asit fosfat minerali)
Huroian Hüroiyen (2475-2225 My arasına karşılık gelen, Proterozoik’te bir sistem)
Hurricane Kasırga; Bora
Hutchinsonite Hutçinsonit (Pb-Cu-Ag-As-sülfit minerali)
Hyacinth Hiyasint; Zirkonun saydam kırmızı veya kahverengimsi çeşidi
Hyakutake Hiyakütak; Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız
Hyaline Hiyalin; Cam-benzeri; Yar-şeffaf veya saydam
Hyalite Hiyalit (opalin renksiz bir çeşidi)
Hyalobasalt Hiyalobazalt
Hyaloclastic Hiyaloklastik
Hyalophane Hiyalofan (baryum-alüminyum silikat)
Hyalopilitic Hiyalopilitik
Hyalospangea Kambriyen’de ilk olarak ortaya çıkmış olan bir grup sünger
Hyalotekite Hiyalotekit
Hybrid Melez; Magmanın yükselme sırasında başka magmalarla karışması yada yantaşları özümsemesi sonucu oluşan melez magma
Hydration Hidrasyon; Su alma
Hydraulic conductivity Hidrolik iletkenlik
Hydraulic fracturing Hidrolik çatlatma
Hydraulic gradient Hidrolik eğim; Hidrolik gradyan
Hydraulic jack Hidrolik kriko
Hydraulic prop Hidrolik direk
Hydraulogic cycle Hidrolojik döngü
Hydraulogic study Hidrolojik çalışma
Hydrobasaluminite Hidrobazalaluminit
Hydrobios Sudaki biyolojik ortam
Hydrobiotite Hidrobiyotit
Hydroboraxite ([CaMgB6O11•6H2O]) Hidroboraksit
Hydroboracite ([CaMgB6O11•6H2O]) Hidroborasit
Hydrocalumite Hidrokalümit
Hydrocarbon Hidrokarbon
Hydrocerussite Hidroserüzit
Hydrochemistry Hidrokimya
Hydroclast Hidroklast
Hydrogen sulfide Hidrojen sülfit
Hydrogen-ion concentration Hidrojen-iyon derişimi/konsantrasyonu
Hydrogeochemistry Hidrojeokimya
Hydrogeologic map Hidrojeolojik harita
Hydrogeology Hidrojeoloji
Hydrographic survey Hidrografik araştırma; Hidrografik ölçüm
Hydrohalite Hidrohalit
Hydrohetaerolite Hidrohetarolit
Hydrolic head Hidrolik baş
Hydrologic cycle Hidrolojik döngü; Hidrolojik çevirim
Hydrologic modelling Hidrolojik modelleme
Hydrologic simulation Hidrolojik similasyon
Hydrologic study Hidrolojik inceleme
Hydrolysis Hidroliz
Hydromagmatophile elements Hidromagmatofil elementler
Hydromagnesite Hidromagnezit
Hydrometer Hidrometre
Hydrometer analyses Hidrometre (ıslak) analizi
Hydrometer method Hidrometre yöntemi
Hydromuscovite Hidromuskovit
Hydroscopic water Hidroskopik su
Hydrosphere Hidrosfer; Su küre
Hydrostatic Hidrostatik
Hydrostatic level Hidrostatik seviye; Hidrostatik düzey
Hydrostatic pressure Hidrostatik basınç
Hydrostatic stress Hidrostatik stres; Hidrostatik gerilme
Hydrotakite Hidrotakit
Hydrothermal Hidrotermal; Sıcak su
Hydrothermal activity Hidrotermal aktivite; Hidrotermal etkinlik; Sıcak su etkinliği
Hydrothermal alteration Hidrotermal alterasyon; Hidrotermal ayrışma; Hidrotermal bozuşma
Hydrothermal deposit Hidrotermal yatak
Hydrothermal mineral Hidrotermal mineral
Hydrothermal stage (Magmada) Hidrotermal safha
Hydrothermal synthesis Hidrotermal sentez
Hydrothermal vent Hidrotermal baca
Hydrotroilite Hidrotroilit
Hydrotungstite Hidrotungstat
Hydroxides Hidroksitler
Hydroxyapatite Hidroksiapatit
Hydroxylherderite Hidroksilerderit
Hydrozinkite Hidrozinkit (çinkonun bazik karbonatı)
Hydrozoa Hidrozolar (cnidaria grubu içinde, çoğunlukla denizel, çok hücreli organizma sınıfı)
Hylonomus Lyelli Bilinen en yaşlı sürüngen
Hyolithida Molüsk filumu içinde, piramit şekilli ordo
Hypayssal Hipoabisal; Yeryuvarı yüzeyine yakın sığ derinliklerde kristallenen orta-kristalli sokulum kayacına ait
Hyper- Hiper-; “Ötesinde, üzerinde, normalden daha büyük” anlamına gelen önek
Hyperion Hiperiyon; Satürn VII kod isimli uydu
Hypersolvus granite Hipersolvus granit
Hypersolvus syenite Hipersolvus siyenit
Hypersthene Hipersten (ortopiroksen grubu bir mineral)
Hyperstereoscopy Hiperstereoskopi (genellikle bakış hattında düşey ölçeğin, bakış hattına dik yöne oranla abartıldığı stereoskopik görüntü/ görüntüleme)
Hypidimorphic fabric Hipidiyomorfik doku
Hypidiotopic fabric Hipidiyotopik doku
Hypo- Hipo-; “Altında, -normalden daha az” anlamına gelen önek
Hypocenter Deprem odağı; Odak; İç merkez; Hiposentr
Hypocrystalline Hipokristalin
Hypogene Hipojen; Yeryuvarı’nın iç kısımlarından gelen yada kaynaklanan
Hypogene ore Yeryuvarı’nın iç kısımlarından gelen çözeltiler tarafından oluşturulan cevher
Hypogene water Hipojen su
Hypolimnion Hipolimniyon
Hypostomal suture Hipostomal sütür (bir tür sefalik sütür)
Hypothermal Hipotermal
Hypothesis Varsayım; Hipotez
Hypothesis of convection currents Konveksiyon akıntıları teorisi
Hypsilophodontidae Hipsilofodontidler (üst Triyas’tan üst Kretase’ye kadar val olan iki ayaklı, ornitişiyen (ornithischian) dinozorl familyası)
Hypsography Hipsografi (kara yüzeylerindeki yüksekliklerin belli bir referans yüzeye (genellikle bir jeoid) göre tanımlanması)
Hypsometer Hipsometre (Yeryuvarı yüzeyindeki noktaların yüksekliklerini (rakım) deniz seviyesine göre elde etmede kullanılan bir aygıt)
Hypsometry Hipsometri (Yeryuvarı yüzeyindeki yüksekliklerin (rakım) jeoide göre herhangi bir metodla belirlenmesi)
Hysteresis loop Histeriz Lupu
I- wave İ-dalgası
-ian -iyen (kat ismi üretmek için tip yerlerine eklenen bir son ek)
Ianthinite İyantinit
Iapetus Satürn VIII kod isimli uydu
Iapetus Ocean İyapetüs Okyanusu
Iberomesornis Erken Kretase yaşlı ve iyi bilinen (çalışılmış olan) bir kuş türü
Icarus Güneş sisteminde bir asteroid
Ice Buz
Ice age Buzul çağı
Ice cap Buz kepi; Buz takkesi; 50000 km2’den daha geniş alan kaplayan buz kütlesi
Ice carapace Buz kepi; Buz kepi; Buz takkesi; 50000 km2’den daha geniş alan kaplayan buz kütlesi
Ice crystal Buz kristali
Ice mantle Bu mantosu; Buz örtüsü
Ice shed Birbirine ters doğrultularda hareket eden buzulları ayıran sınır
Ice sheet Buz örtüsü
Ice/icing pressure Buz basıncı
Icefall Buz çağlayanı
Ice-house period Buz-evi periyodu; Buzulların kapsam olarak maksimuma ulaştığı devir
Iceland spar İzlanda sparı
Ichnoclast İknoklast
Ichnofacies İknofasiyes
Ichnofossil İknofosil
Ichnology İknoloji (fosil-iz bilim)
Ichnotaxonomy İknotaksonomi
Ichthyosauria İktiyozorlar (balık-kertenkele olarak bilinen sürüngen takımı)
Icnofabric İknodoku
ICP İndüktif Eşleşmiş Plazma
Ida Güneş sisteminde bir asteroid (No
Idamean İdameyan (Avustralya üst Kambriyen’inde bir kat)
Iddings classification İddings Sınıflaması
Iddingsite İdingzit (silikat karışımı bir mineral)
Identical Özdeş; Aynı
Idioblastic İdiyoblastik
Idiomorph Öz şekil; İdeal şekil
Idiomorphic Öz şekilli; İdiyomorfik
Idiomorphic fabric İdiyomorfik doku
Idiotopic fabric İdiyotopik doku; Çoğu kristallerin öz şekilli olduğu, kristalin sedimanter kayaç dokusu
Idocrase İdokraz; Vesüviyanit
Idrialite İdriyalit (kristalin hidrokarbon içeren bir mineral)
IDRISI Bir uzaktan algılama ve görüntü işleme programı.
Idwian İdviyen (alt Siluriyen’de bir kat)
Igneous Kor
Igneous rock Kor kayaç
Ignimbrite İgnimbrit
Iguanodontidae İguanodontidler (iki-ayaklı ornitişiyen (ornithischian) dinozor familyası)
Ijolite İjolit (ultraalkali bir plütonik kor kayaç)
Ilesite İlesit (sulu manganez-çinko-demir-sülfat minerali)
Illinoian İlinoiyen; K. Amerika’da dört buzul devrinden üçüncüsü
Illite İlit (hidromuskovit)
Illuminator İlüminatör
Illuviation İlüviasyon
Ilmenite İlmenit (demir-titanyum-oksit minerali)
Ilsemannite İlsemanit (sulu Mo-oksit veya sülfat minerali)
Ilvaite İlvait (Ca-Fe-hidrosilikat)
Image Görüntü
Image data Görüntü verisi
Imaging İmaj-oluşturma; Görüntü oluşturma
Imbrian İmbriyen; 3850-3800 My arasına karşılık gelen Arkeen devri
Imbricate structure İstif yapısı; Bimik yapısı
Imerinite İmerinit (Na-Mg-Fe’in bazik hidrosilikatı)
Imhoff tank İmhof tankı
Imission Dış kaynaklı kirlilik
Immediate settlement Ani oturma
Immersion Dalma; Daldırma; Batırma
Immersion oil İmersiyon yağı
Immerson objective method İmersiyon objektif methodu
Impact Darbe; Vuruş
Impact energy Darbe enerjisi
Impact load Darbe yükü
Impact resistance Darbe direnci
Impact strength index Darbe dayanımı indeksi
Impactite İmpaktit; Çarpmataşı; Çarpımtaşı
Impactor Darbe ölçer
Impairment Bozulma
Impedance Empedans; Zahiri direnç
Impermeability Geçirimsizlik
Impermeable Geçirimsiz
Impervious Geçirmeyen
Impervious rock Geçirimsiz kayaç
Impinger Darbe ölçer
Implementation plan Uygulama planı
Implicit Örtük; Kapalı şekilde
Impound Su toplama
Impregnation Empregnasyon; Dölleme; Döllenme; Bir sıvı fazın gözenekli bir katı fazın daneleri arasına sızması ile oluşan doku
Improved land İmarlı alan
Impsonite İmpsonit (asfaltik pirobitüm)
Inarticulata Eklemsizler
Inarticulate brachiopods Alt Kambriyen’den günümüze kadar var olmuş olan bir brakiyopod sınıfı
Incendivity Tutuşma derecesi
Inceptisols İnceptistisol; Bir toprak ordosu
Inch Uzunluk birimi (1 yard’ın 1/36’sına eşit olan bir uzunluk birimi. 1 inch tam olarak 1 metre’nin 1/39.37’ina eşittir)
Incident agle Gelme açısı
Incineration Atık yakımı
Incised meander Kesik menderes
Inclination Eğim
Inclined Eğik; Eğimli, Meğilli
Inclined drilling Eğimli sondaj
Inclined extinction Eğik sönme
Inclined fold Eğik kıvrım
Inclined seam Eğimli (kömür) damarı
Inclined shaft Eğimli kuyu; Eğimli şaft
Inclined strata Eğik katman; Eğik tabaka
Inclinometer Eğim ölçer; İnklinometre
Inclusion Kapanım; Enklüzyon; İnklüzyon
Incompatibility Uyumsuzluk; Bağdaşmazlık
Incompetent Dayanımsız
Incompetent rock Dayanımsız kayaç
Incongruent dissolution İnkongruent çözünme; Uyumsuz çözünme; Ahenksiz çözünme
Incongruent melting İnkongruent erime; Uyumsuz erime; Ahenksi erime
Inderborite İnderborit (sulu kalsiyum-magnezyum-borat minerali)
Inderite İnderit (sulu magnezyum içeren bir evaporit minerali)
Index İndeks; İndis
Index ellipsoid İndeks elipsoyidi
Index fossil İndeks fosil
Index liquid İndeks sıvısı
Index mineral İndeks mineral
Index of refraction Kırılma indisi
Index species İndeks tür
Indialite İndiyalit (magnezyum-alüminyum-silkat minerali)
Indian Ocean Hint Okyanusu
Indianaite İndiyanait (haloysitin bir türü)
Indicator species Belirteç türler; İndeks türler
Indicator Gösterge; İndeks
Indicator Kılâvuz; İndikatör
Indicatrix İndikatriks; Belirteç yüzey
Indicolite İndikolit
Individual footing Tekil temel
Indo-Australian Plate Hint-Avustralya Levhası
Indoors allergens Ev içi alerji yapıcılar
Induced Zorlamalı
Induction Tümevarım
Inductively-coupled plasma emission spectrometry İndüktif-eşli plazma emisyon spektrometresi
Inductor İndüktör
Industrial area Sanayi alanı
Industrial diamond Endüstriyel elmas
Industrial mineral Endüstriyel mineral
Industrial raw material Endüstriyel hammadde
Industrial sewage Endüstriyel atık su
Industrial waste Endüstriyel artık
Inelastic Elastik olmayan
Inequigranular texture Eş dane boylu olmayan-danesel doku
Inert gas Sabit gaz; Tepkime yapmayan gaz
Inert organic matter Sabit organik madde
Inertia Eylemsizlik; Atalet
Inertia force Eylemsiz kuvvet
Inertinite İnertinit
Inesite İnesit (sulu bazik kalsiyum-manganez-silikat minerali)
Inference Çıkarım
Infill development Dolgu yapılanma
Infiltration Sızma; Sızıntı
Infinite slope Sonsuz şev
Infinitesimal Sonsuz küçük
Inflammable Tutuşabilir; Alev alabilir
Influence factor Etki (tesir) faktörü
Infrared radiation İnfrared ışıma; Kızılötesi ışıma
Infrared remote sensing İnfrared uzaktan algılama; Kızıl-ötesi uzaktan algılama
Infusorial earth Başlıca diyatom içeren toprak
Ingrown meander Batık menders; Gömülü menderes
Inhibitor Engelleyici
Inhomogeneity İnhomojenlik
Initial dip Başlangıç dalımı
Initial magmatic phase Başlangıç magmatik faz
Initial stress Başlangıç gerilmesi
Initial strontium ratio Başlangıç stronsiyum oranı
Injection Enjeksiyon
Injection metamorphism Enjeksiyon metamorfizması
Inland ice Kıta içinde bulunan buzul örtüsü
Inland sea İç deniz
Inland waters İç sular
Inlets Bir kıyı şeridinde içe girme
Inlier İç mostra; Astar
Inner planet İç gezegen
Innercore İç çekirdek
Innermost isoseismal En-iç eş-deprem eğrisi
Inosilicate İnosilikat
Input Girdi
Inrush Anı boşalma
Insecta İnsektler (böcekleri içeren arthropod sınıfı)
Inset terraces İç-içe taraçalar
Inside diameter İç çap
In-situ Yerinde
In-situ test Arazi deneyi; Yerinde deney
Insoluable Erimez; Çözülmez
Instability Duraysızlık
Installlation Kurma; Yerleştirme; Tesis
Instantaneous Anlık; Enstantane
Instantaneous rupture Ani kopma; Ani kırılma
Instrument Enstrüman; Alet; Aygıt
Instrumentation Alet yerleştirme; Aletlendirme
Intact Sağlam; Bozulmamış
Intact rock Sağlam kaya; Dokunulmamış kayaç
Intake pressure Giriş basıncı
Integer Tamsayı
Integral equation İntegral eşitliği
Integrated pest management Birleşik zararlı-organizma denetimi
Intense Yoğun; Kesif
Intensity Şiddet
Intensity scale Şiddet ölçeği
Interambulacrum Ambulakr arası
Interbedded Ara katmanlı; Ara tabakalı
Intercalation Arakatkı; Arakatman; Arakesme
Interceptor sewer Toplama kanalı
Interchangeable Birbirinin yerine kullanılabilir
Interface Arayüzey; Ayırma yüzeyi
Interfolding Girik kıvrımlanma; Birlikte kıvrımlanma
Interference Girişim; İnterferans
Interference colors Girişim renkleri
Interference color chart Girişim renk grafiği
Interference figure Girişim şekli
Interglacial Buzularası
Interglacial epoch Buzularası dönem
Interglacial period Buzularası devir
Intergranular texture İntergranüler doku; Daneler-arası doku
Interlocking Kenetlenme; Kilitlenme
Intermediate depth of focus 300 km’ye varan derinlikteki deprem odağı
Intermediate Ortanca; Ara; Ortaç
Intermediate rock Ortaç (nötür) kayaç
Internal İçsel; İç
Internal combustion engine İçten yanmalı motor
Internal friction angle İçsel sürtünme açışı
Internal mould İç kalıp; İçsel kalıp
Internal pressure İç basınç; İçsel basınç
Internal reflection İçsel yansıma
Internal standart İç(sel) standart
Internalized waste İçselleşmiş atık
Interpenetrant twin Girik ikiz
Interpolation İçdeğer biçim; Enterpolasyon
Interpretation Yorum; Yorumlama
Intersection Arakesit; Kavşak; Kesişme; (Jeodezide) Önden kestirme
Intersertal texture Entersertal doku
Interstade İnterstad; Bir buzul devri içinde kısa süreli (buzularasından daha kısa) ılık bir iklim süreci
Intertidal zone Gelgit-arası kuşak
Interval zone Arakesim zonu
Intervallum İntervalum; Duvarlar-arası
Intraclast İntraklast
Intracratonic Kraton-içi; İntrakratonik
Intradelta Delta-içi
Intramicrite İntramikrit
Intrasparite İntrasparit
Intratelluric İntratellürik
Intratelluric stage Entratellürik evre
Intrinsic İçsel varolan
Intrinsic permeability İçsel geçirgenlik
Intrusion İntrüzyon; Sokulum; Giriş; Girme
Intrusive İntrüsif; Sokulum yapan
Intrusive pholite İntrüsif folit; Sokulum foliti
Intrusive rocks Sokulum kayaçları; İntrüsif kayaçlar
Intrusive sheet Sokulum tabakası
Invariant Değişmez; Değişimsiz
Inverse Ters
Inversion İnversiyon; Çevrilme
Invert section Esneme hattı
Invert strut Taban iksası
Invert (Tünel) Taban kemeri
Invertebrate Omurgasızlar
Inverted limb Ters dönmüş kanat; Katmanları ters dönmüş (kıvrım) kanadı
Investigation Araştırma; İnceleme
Involution Sarma; İki seviyenin beraber kıvrılması
Inyoite İnyoit (sulu kalsiyum-borat minerali)
Io Jüpiter I kod isimli uydu
Iodargyrite İyotarjirit (gümüş iyodür minerali)
Iodine İyot
Iodobromite İyotbromit (gümüş bromür-klorür-iyodür minerali)
Ion İyon
Ion-exchange İyon değişmesi; İyon-değişim
Ionic bond İyonik bağ
Ionic charge İyonik yük
Ionic potential İyonik potansiyel
Ionic radius İyonik yarıçap
Ionic substitution İyonik yer-değiştirme
Ionization İyonlaşma
Ionization potential İyonizasyon potansiyeli; İyonlaşma potansiyeli
Ionosphere İyonosfer; İyon-küre
Iridium anomaly İridiyum anomalisi
Iron Demir
Iron bacteria Demir bakterileri
Iron formation Demir formasyonu
Iron glance Demir parıltısı
Iron hat Demir şapka
Iron meteorite Demir(-tipi) meteorit
Iron mica Demir mika
Ironstone Demirtaşı
Irregular Düzensiz
Irregular echinoids Düzensiz ekinoidler
Irregulares Alt, Orta, Üst Kambriyen kayaçlarında bulunan, çoğunlukla bireysel, nadiren de koloni halinde bulunan omurgasız hayvan sınıfı
Irreversible Geri dönüşümsüz
Irritant Tahriş edici
Ishikawaite İşikavayit (esas olarak U-Fe-nadir toprak elementi ve kolumbiyum-oksit içeren bir mineral)
Ishkyldite İşkildit
Island arc Ada yayı
Iso- İzo-; “Eşit, eş” anlamında bir önek
Isobar Eş basınç eğrisi; İzobar
Isobath İzobat
Isochron İzokron; Eş yaş eğrisi
Isoclasite İzoklazit (bazik sulu kalsiyum-fosfat minerali)
Isoclinal fold İzoklinal kıvrım
Isograd İzograd
Isogyre İzojir
Isohyet İzohit
Isolated Yalıtılmış
Isolated footing Tekil temel
Isolation Yalıtım
Isometric İzometrik
Isomorph Eş yapı
Isomorphic Eşyapılı; İzomorfik
Isomorphous İzomorf; Eş yapılı
Isomorphous series İzomorf seri; Eş yapılı seri
Isopach İzopak; Eş kalınlık
Isopach map İzopak harita; Eş kalınlık haritası
Isopleth İzoplet (belli bir miktarın (yükseklik, konsantrasyon veya basınç gibi) uzunluğu boyunca sabit olduğu bir hat veya çizgi)
Isopochous line İzopak eğri
Isopycnic İzopiknik (yoğunluğun uzunluğu boyunca sabit olduğu bir hat veya çizgi)
Isoseismal line Eş sismik (şiddet) eğrisi
Isoseismal map İzosizmal harita; Eş sismik (şiddet) haritası
Isostasy İzostazi
Isostructural İzostrüktürel; Eş yapılı
Isotherm İzoterm; Eş sıcaklık
Isotope İzotop
Isotope dilution İzotop seyreltme
Isotope fractionation İzotop farklılaşması; İzotop fraksiyonlaşması
Isotope geochemistry İzotop jeokimyası
Isotope hydrology İzotop hidrolojisi
Isotope tracer İzotop iz-sürücüsü
Isotropic Eşyönlü; İzotropik
Isotopic dating İzotop(ik) yaş tayini
Isotropic indicatrix İzotropik indikatriks
Isotropy İzotropi
Isotype İzotip; Eş tip
Isotypic İzotipik; Eş-tipik
Isuan İzuyan (yaklaşık 3875 My’dan 3525 My’a kadar uzanan alt Arkeen sistemi)
Itabirite İtabirit (BDF için Brezilya’da kullanılan bir ad)
Iteration Yineleme; Tekrarlama; İterasyon
Iterative evolution İteratif evrim
Iterative solution Yinelemeli çözüm
Itocolumite İtokolumit (mikalı kumtaşı veya şistoz kuvarsit)
IUGS Classification IUGS Sınıflaması
Ivorian İvoriyen (Tournaisiyen’de bir kat)
J-type lead J-tipi kurşun
J-wave J-dalgası
Jack Kriko
Jacob’s staff Jacop çubuğu
Jacobsite Jakobsit/yakobsit (Mn-magnetit minerali)
Jacupirangite Jakupiranjit (ijolit serisine ait bir ultramafik kayaç)
Jade Yeşimtaşı; Jadeitin değerli bir türü
Jadeite Klinopiroksen grubuna ait mineral
Jadeitite Jadeitit (esas olarak jadeitten oluşan bir metamorfik kayaç)
Jamesonite Jamsonit
Janjukian Janjüken; GD Avustralya Tersiyer’inde bir kat
Janus Satürn X kod isimli uydu
Japan Trench Japon Hendeği
Japan-type margin Japon-tipi kenar
Jaramillo Jaramilo (Matuyama terslenmiş kronu içinde, 0.98-1.05 My’a karşılık gelen, normal polarite alt kronu)
Jarosite Jarosit (alünit grubuna ait bir mineral)
Jaspagate Jaspakik (jasperin genellikle baskın bulunduğu akik)
Jasper Jasper (bir kalsedon çeşidi)
Jaspillite Jaspilit (hematitle arakatmanlı olarak oluşmuş jasper)
Java Trench Java Hendeği
Jeffersonite Jefersonit (kalsiyum-manganez-demir-silikat minerali)
Jeremejevite Jeremejevit (alüminyum borat minerali)
Jet Oltu taşı; Siyah kehribar
Jet Püskurtücü meme
Jet cutting Basınçlı suyla kazı/kesme
Jetting Basınçlı su uygulaması
Jetty Dalga kıran
Jig Jig; İçerisinde kömürün yıkandığı veya cevherin su ile konsantre hale geldiği, titreşerek çalışan bir makine
Joaquinite Joakunit (Na-Ba-Ce-Fe-Ti-Nb’un bazik silikatı)
Johannian Johaniyen (GD Avustralya alt Tersiyer’inde bir kat)
Johannite Yohanit
Johannsen’s Classification Johannsen Sınıflaması
Johannsenite Yohansenit (bir klinopiroksen minerali)
Johnstrupite Jonstrupit (Ca-Na-Ce-Ti-Zr-silikat)
Joint Çatlak; Eklem
Joint frequency Eklem sıklığı; Çatlak sıklığı
Joint roughness coefficient Eklem pürüzlülüğü katsayısı
Joint set Çatlak takımı; Eklem takımı
Joint spacing Çatlak aralığı; Eklem aralığı
Joint system Çatlak sistemi; Eklem sistemi
Jointed Eklemli; Çatlaklı
Jordanite Yordanit (kurşun-arsenat-sülfit minerali)
Joseite Yöseit (kükürt ve selenyum içeren bizmut tellürür minerali)
Josephinite Yösefinit (demir ve nikel alaşımından oluşan bir mineral)
Jotnian Jotniyen; 1600-650 My aralığına karşılık gelen Orta-Üst Proterozoiğinde bir kat
Jotnian Orogeny Jotniyen Orojenezi
Jovian Joviyen; Jupiter benzeri veya Jupitere ait
Jovian planet Joviyen gezegen; Dış gezegen
Jovian satelites Joviyen uydular; Jüpiter’e ait uydular
Juan de Fuca Plate Juan de Fuka Levhası (Huan de Fuka Plakası)
Julienite Jülyenit (sulu sodium-kobalt-thiosyanat minerali)
Juliet Jülyet
Junction Kavşak; Yol ayrımı
Junk Hurda
Juno Juno (veya Huno; Güneş sisteminde bulunan bir asteroid; No
Jupiter Jüpiter
Jurassic Jura
Jurupaite Jurupayit (sulu kalsiyum-magnezyum-silikat minerali)
Juvavic Juvavik (Geç Triyas’ta bir çağ)
Juvenile Jüvenil; Genç; İşlenmemiş
Juvenile (magmatic) gases Jüvenil (magmatik) gazlar
Juvenile water Jüvenil su; Genç su
Juvenile rift Jüvenil rift; Genç rift
Juvite Jüvit (bir tür nefelin siyenit)
Juxtapose Yan yana koymak/gelmek; Sıralamak
K electron K elektronu; K-yörüngesi elektronu
K-wave K-dalgası
Kaena Kaena (2.87±0.03 My’a karşılık gelen, Gauss normal polarite kronu içinde terslenmiş polarite alt kronu)
Kaersutite Kaersütit (alkali amfibollerin bir üyesi)
Kaiatan Kayiatan (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat)
Kainite Kayinit (sulu magnezyum-sülfat ve potasyum-klorür minerali)
Kainosite Kayinozit
Kainozoic Senozoyik
Kaliborite Kaliborit (potasyum ve magnezyumun asit sulu boratı)
Kalibraj Plaserlerde, aynı yoğunluk ve şekildeki fazların boyutlarına göre sıralanması
Kalicinite Kalisinit
Kalimnan Kalimnan (GD Avustralya üst Tersiyer’inde bir kat)
Kalinite Kalinit (potasyum ve alüminyumun sulu sülfatı)
Kaliophilite Kaliyofilit (K-zengini bir feldispatoid minerali)
Kalkowskite Kalkovskit (demir ve titanyum-oksit minerali)
Kalsilite Kalsilit (bir feldispatoid minerali)
Kamacite Kamasit (nikel ve demir alaşımı)
Kame Kame;
Kandit Kandit (alofan’ın diğer ismi)
Kansan I ve II K. Amerika’da dört buzul devrinden ikincisi
Kaolin Kaolin; Çin kili
Kaolinite Kaolinit
Kaolinitization Kaolinleşme; Kaolinitizasyon
Kapitean Kapiteyan (Y. Zelanda üst Tersiyer’inde bir kat)
K-Ar Method K-Ar Metodu
Karat Ayar
Karatau Karato
Karatavian Karataviyen (yaklaşık 1000-700 My arasına karşılık gelen üst Proterozoik’te bir kat)
Karelian Orogeny Kareliyen Orojeni
Karst Karst
Karst breccia Karst breşi
Karst landscape Karst (içeren) yeryüzeyi
Karst phenomenon Karst olayı; Karst fenomeni
Karst pit Karst çukuru
Karst plain Karst düzlüğü
Karst region Karst bölgesi
Karst valley Karst vadisi
Karstic Karstik
Karstik aquifer Karstik akifer
Kashirskian Kaşirskiyen (Moskoviyen Dönemi’nde bir kat)
Kasimovian Kasimoviyen (Pensilvaniyen Devri’nde bir dönem olup 303-295.1 My aralığına karşılık gelmektedir)
Kasolite Kazolit (sulu kurşun-uranyum-silikat minerali)
Kassiterit Kasiterit
Katamorphism Katamorfizma
Katatectic layer Katatektik katman
Katazone Katazon
Katmaian-type eruption Katmai-tipi püskürme
Katophorite Katoforit
Kawhia Kavhiya (Y. Zelanda Jura’sında bir seri)
Kazanian Kazaniyen (Geç Permiyen’de bir çağ)
Kb Kilobar
K-bentonite K-bentonit
Keewatinian Kevatiniyen (Y. Zelanda üst Arkeen’inde bir kat)
Keilorian Keyiloriyen (SE Avustralya alt Siluriyen’inde bir kat)
Kelly Keli
Kelvin Kelvin
Kelvin Scale Kelvin Ölçeği
Kelyphitic border Kelifitik sınır
Kelyphitic rim Kelifitik çeper
Kelyphitic texture Kelifitik doku
Kemererite Kemererit (Cr-Mg-Al-hidroksisilikat minerali)
Kempite Kempit (manganez-oksiklorür minerali)
Kenoran Orogeny Kenoran Orojenezi
Kentallenite Kentalenit (bir tür mezokrat monzonit)
Kentrolite Kentrolit (kurşun-manganez-silikat minerali)
Kenyte Kenit (mafik bir fenolit çeşidi)
Keratophyre Keratofir (albit veya oligoklazı ana bileşen olarak içeren ince-kristalli bir kor kayaç)
Kerf Yarık
Kermesite Kermezit (antimon-oksisülfit minerali)
Kern Çekirdek
Kernite Kernit
Kerogen Kerojen
Kerogen Shale Kerojen şeyl
Kersantite Kersantit
Ketilidian Orogeny Ketilidiyen Orojeni
Keweenawan Kevenavan (Y. Zelanda üst Proterozoiğinde bir kat)
Key bed Anahtar tabaka
Key block Anahtar blok
Key fossil Anahtar fosil
Keying Anahtarlama
Keying effect Anahtarlama etkisi
K-feldspar K-feldispat
Kibalian Orogeny Kibaliyen Orojeni
Kidney ore Böbrek cevheri
Kidney stone Böbrek taşı
Kieselguhr Kizelgur
Kieserite Kizerit (sulu magnezyum sülfat minerali)
Kilogram Kilogram (SI sisteminde ağırlık birimi)
Kimberella quadrata Avustralya ve Rusya’dan bilinen, Prekambriyen yaşlı, molüsk benzeri bir fosil
Kimberlite Kimberlit (potasyumlu ultrabazik kor kayaç)
Kimmeridgian Kimeridciyen (Avrupa üst Jura’sında bir kat)
Kimmeridgian Orogeny Kimeridciyen Orojenezi
Kimzeyite Kimzeyit (granat grubuna ait bir mineral)
Kinderhookian Kinderhokiyen (K. Amerika Misisipiyen’inin taban serisi)
Kinderscoutian Kinderskotiyen (Başkiriyen Dönemi’nde bir kat)
Kinetic metamorphism Kinetik metamorfizma
Kingdom Alem
Kink band Kink destesi; Kink bandı
Kinzigite Kinzijit (esas olarak granat ve olivinden oluşan iri-kristalli bir metamorfik kayaç)
Kirovite Kirovit (demir ve magnezyumun sulu sülfat minerali)
Kirwanite Kirvanit (bir tür antrasit)
Klaprothite Klaprotit (bakır bizmut sülfit minerali)
Klazminskian Klazminskiyen (Gzeliyen Dönemi’nde bir kat)
Klebelsbergite Klebelsberjit (bazik antimon sülfat minerali)
Kleinite Kleyinit (civa ve amonyumun bazik oksit-sülfat-klorürü)
Klippe Klip; Deniz veya gölden sivrilip yüzeye çıkan kaya veya bir nap veya bir bindirme fayı örtüsünün erozyonundan oluşan tektonik bir mostra
Klockmannite Klokmanit (bakır selenit minerali)
Knebelite Knebelit (Fe-Mn-silikattan oluşan bir silikat minerali)
Knoll Okyanusal tabandan yükselen, denizaltı dağından daha küçük, yuvarlatılmış şekle sahip su-altı yükseltisi
Kobaltin Kobaltit
Koenenite Könenit (bazik magnezyum-alüminyum-klorür minerali)
Koettigite Kötijit (sulu çinko arsenat)
Kohoutek Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız
Koktaite Koktayit (sulu amonyum-kalsiyum-sülfat içeren bir mineral)
Kolbectite Kolbektit (sulu Be-Al-Ca-silikat ve fosfat içeren bir mineral)
Kolumnar Kolonsu
Komatite Komatit (Mg-olivince zengin volkanik kayaç)
Koninckite Koninkit (sulu demir (III)-fosfat içeren bir mineral)
Koppite Kopit (seryum-demir-potasyum içeren bir piroklor türü)
Kornelite Kornelit (sulu demir (III) sülfattan oluşan bir mineral)
Kornerupine Kornerüpin (Mg-Fe-Al-borosilikat minerali)
Kotoite Kotoyit (magnezyum borat minerali)
Krausite Krozit (sulu potasyum-demir-sülfattan oluşan bir mineral)
Kremersite Kremerzit (sulu potasyum-amonyum-demir klorür minerali)
Krennerite Krennerit (altın tellürür minerali)
Krevskinskian Krevskinskiyen (Kasimoviyen Dönemi’nde bir kat)
Kribergite Kriberjit (sulu bazik alüminyum fosfat ve sülfat minerali)
Krizopraz (Ni-içeren kalsedon türü) Krizopraz
Krotovina Organik veya mineral malzeme ile doldurulmuş organizma oyuğu
Kuehneosaurus latus Geç Triyas’ta çok bol olarak bulunan, ilk uçan kertenkele
Kuiper Belt Kuiper Kuşağı
Kukersite Kukerzit (alg kalıntılarınca-zengin bir organik sedimanter kayaç)
Kula Plate Kula Levhası
Kungurian Kuguriyen; Erken Permiyen’de bir kat
Kunzite Künzit (spodümen’in pembe renkli bir çeşidi)
Kuril Trench Kuril Çukuru; Kuril Hendeği
Kurnakovite Kurnakovit (sulu magnezyum borat minerali)
Kuroko-type deposit Kuroko-tipi cevher yatağı
Kurtosis Kurtoz; Dağılım eğrisinde sivrilik (piklilik)
Kutnahorite Kutnahorit (Ca-Mn-Mg-Fe-karbonat minerali)
Kutorginida Brakiyopodların bikonveks, kalkerli kavkılı, her iki kavkıda kardinal alan bulunan bir ordosu
Kyanite Kiyanit; Disten
Label Etiket
Laboratory Laboratuvar
Laboratory test chamber Labaratuar deneme odası
Laboratory test Laboratuar deneyi
laboratory equipment Laboratuvar donanımı
Laccolith Lakolit (uyumlu, mercek yapılı plüton)
Lacustrine environment Göl ortamı; Gölsel ortam
Lacustrine Gölsel
Laer Laer; En düşük emisyonlama hızı
Lag Gecikme
Lag fault Gecikme fayı
Lagging Kamalama
Lagoon Lagün
Lagoonal environment Lagün ortamı
Lamellar Lamelli; Yapraklı
Lames constant Lame sabiti
Laminar flow Laminar akım; Tabakalı akım
Laminated İnce tabakalı; Laminalı
Lamination İnce tabakalılık; Laminasyon
Laminer flow Laminalı akma; Yaygı akması
Lamprophyre Lamprofir
Land breeze Karadan esen rüzgâr
Land management Toprak yönetimi
Land reclamation Toprak ıslahı
Land subsidence Toprak çökmesi
Land use Toprak kullanımı
Land use map Toprak kullanım haritası
Land use plan Toprak kullanım planı
Land use survey Toprak kullanımı araştırması
Landfill Atık gömme
Landing Topraklama; Arazileştirme; Uçakların inmesi
Landscaping Peyzaj düzenlemesi
Landslide Toprak kayması; Heyelan
Lapies (veya clints) Oluklu taş; Özellikle kireçtaşlarının yağmur sularınca eritilmesi sonucu oluşan çukur yüzeylere sahip kayaç
Laplace equation Laplas eşitliği (sıfıra eşit ikinci dereceden kısmi diferansiyel denklem)
Lapse rate Sapma oranı
Large-ion lithophile Büyük iyonlu litofil elementler
Late Geç
Late orogenic magmatic phase Geç orojenik magmatik faz
Lateral Yanal
Lateral erosion Yanal aşınma; Yanal erozyon
Lateral extent Yanal uzanım; Yanal kapsam
Lateral moraine Yanal moren
Lateral pressure Yanal basınç
Lateral secretion Yanal salgı; Yanal salgılama
Lateral stress Yanal stres; Yanal gerilme
Laterally loaded pile Yanal yüklenmiş kazık
Laterite Laterit; Kırmızı kil
Latitude Enlem
Lattice Kafes; Örgü
Lattice energy Kafes enerjisi
Lattice gliding Kafes kayması
Lava Lâv
Law of constancy of interfacial angles Yüzeyler arası açı sabitliği yasası/kuralı
Law of cross-cutting relationship Çapraz-kesme ilişki yasası/kuralı
Layer Tabaka; Seviye; Katman
Layout Plan
Leachate Kirletici sızıntı
Leaching field Sızdırma alanı
Leaching (Kimyasal) yıkanma; Sızdırma
Lead Kurşun
Lead arsenate Kurşun arsenat
Lead-lead dating Kurşun-kurşun yaş tayini
Leakage Sızıntı
Lee side Kuytu taraf; Kumulun rüzgâr almayan tarafı; Kumulun hakim rüzgâr yönünde olmayan yüzeyi
Left wall Sol duvar
Lenitic Lenitik; Kendi kendine temizlenen, hızlı akan su
Lentic Lentik; Kirliliğe maruz durgun su
Lethal dose Öldürücü doz
Leucocratic rocks Açık renkli kayaçlar; Major kayaç-yapıcı mineral olarak kuvars, feldispat ve müskovit içeren özellikle asidik kayaçlar
Level Düzey; Seviye; (Jeodezide) Düzeç
Levelling/leveling Nivelman; Düzeçleme
Liassic Lias
Lichen Liken; Kayaç ve ağaçlarda kükürt dioksit kirlenmesi sonucu oluşan su yosunu ve mantar karışımı bir yapı
Life cycle Yaşam döngüsü
Life expectancy Ortalama yaşam umudu
Life span Yaşam uzaması; Yaşam süresi
Life zones Yaşam zonları; Yaşam bölgeleri
Light detection Işık saptama
Light rail transport Hafif raylı sistem
Ligne Artık kullanılmayan Fransız uzunluk birimi (Bir fransız foot’unun 1/144’ine eşittir. Metrenin yaklaşık 1/443.296’sine eşittir)
Lignite Linyit; Kahverengi kömür; Esmer kömür
Limb Kanat
Lime Kireç
Lime boundstone Kireç-bağlamtaşı
Lime grainstone Kireç-danetaşı
Lime mud Kireç çamuru
Lime mudstone Kireç-çamurtaşı
Lime packstone Kireç-istiftaşı
Lime stabilization Kireçle stabilizasyon
Lime wackestone Kireç-vaketaşı
Limestone Kireçtaşı
Limit equilibrium Denge sınırı
Limit pressure Sınır (limit) basınç
Limit values Sınır değerleri
Limnology Limnoloji; Gölbilim
Limonite Limonit
Line load Çizgisel yük
Line of flexure Büklüm çizgisi
Line of intersection Kesişme çizgisi
Line of seepage Sızma çizgisi
Line source Doğrusal kirletici kaynak
Line survey Hat etüdü; Hat ölçümü
Lineage-zone Evrimleşme zonu; Filozon; Gelişim/gelişme zonu
Lineament Çizgisellik
Linear Doğrusal
Linear shrinkage Lineer büzülme (rötre)
Lineation Lineasyon; Çizgisellik
Lining Kaplama
Liquation Birbirine karışmayan iki sıvının bir çözelti veya eriyikte ayrılması işlemi; Eritip ayırma
Liquefaction Sıvılaşma
Liquefied natural gas Sıvılaştırılmış doğal gaz
Liquefied petroleum gas Sıvılaştırılmış petrol gazı
Liquid Sıvı; Akan
Liquid limit Likit limit
Liquidity index Sıvılık indeksi
Listric fault Listrik fay
Listric surface Küreme yüzeyi
Listvenite Listvenit
Lithofacies Litofasiyes; Kayaç fasiyesi
Lithographic Litografik
Lithosphere Litosfer
Lithostratigraphic unit Litostratigrafik birim
Littoral Kıyısal
Littoral drift Kıyı sürüklenmesi
Littoral environment Kıyısal ortam; Kıyı ortamı
Littoral zone Kıyı bölgesi
Litosphere Litosfer; Taşküre
Litter Süprüntü; Döküntü; Çerçöp yığıntısı
Little ice age Küçük buz çağı
Live load Canlı yük
Livestock exclusion zone Hayvanlara yasak bölge
Load Yük
Load-settlement curve Yük- oturma eğrisi
Load cell Yük hücresi
Load on top system Üstüne doldurma sistemi
Load test Yükleme deneyi
Loading cycle Yükleme çevrimi
Loading path Yükleme yolu
Loading rate Yükleme hız
Loam Balçık; Kiremit toprağı; Demir oksiti bolca içeren toprak yada çamur
Local Yerel
Local shear failure Yerel kayma yenilmesi; Lokal makaslama yenilmesi
Localized Yerelleşmiş; Lokalize olmuş
Lode (veya vein) Cevher damarı (damarla yakın eş-anlamlı bir terim); Filon-kuşe (katman-damar)
Loess Lös
Log Log (kuyu, sondaj logu)
Logging Loglama; Kaydetme
Long range transport Uzak menzilli taşımacılık
Longitudinal Boyuna; Uzunlamasına
Longitudinal dispersion Boyuna dağılım
Longitudinal fault Boyuna fay; Uzunlamasına fay
Longitudinal inclination Boylam açınımı
Longitudinal joint Boyuna eklem; Lonjitüdinal eklem
Longitudinal-type coast Boyuna-tip kıyı
Longitudinal waves Boyuna dalgalar
Longshore bar Kıyıboyu bar
Long-term stability Uzun süreli duraylılık
Longwall Uzunayak
Loose Gevşek
Loosened rock Gevşetilmiş kaya; Gevşek kaya
Loosening Gevşeme
Loosewall Pasa şevi; Döküm şevi; Döküm yığını şevi
Loran Long range navigation
Loss Kayıp
Low-angle fault Düşük açılı fay
Low-aspect-ratio ignimbrite Düşük en-boy oranlı ignimbrit
Low-grade Düşük-derece
Low-level waste Düşük radyoaktif -düzey-atığı
Low-potasyum tholeiite Düşük-potasyumlu toleit
Low pressure Düşük basınç
Low-quartz Düşük-kuvars; Alçak-kuvars
Low-velocity zone Düşük hız zonu
Low-volatile bitumious coal Düşük-uçuşkanlı bitümlü kömür
Low water Düşük (seviyeli) su
Lower Alt
Lower block Alt blok
Lower bound Altsınır
Lower Carboniferous Alt Karbonifer
Lower core İç çekirdek
Lower mantle Alt manto
Lowering groundwater Yeraltı suyunun düşürülmesi
Lubricant Yağlayıcı; Kaydırıcı
Lump Parça
Lydit Kömür tozu ile boyanmış jasp
Lysimeter Lizimetre
Lysis Liziz; Hücrelerin yıkımı yada tahribi
Maar Maar
MAC Maksimum kullanılabilecek konsantrasyon
Maceral Maseral
Macroclimatology Makroklimatoloji
Macroconsumers Makro tüketiciler
Macronutrients Makro besinler
MAD Maksimum kullanılabilecek doz
Magma Magma
Magma chamber Magma odası
Magmatic differenciation Magmatik farklılaşma
Magmatic ore deposit Magmatik cevher yatağı
Magmatic phase Magmatik faz
Magmatic rocks Magmatik kayaçlar
Magmatic water Magmatik su
Magnesite Magnezit (Mg-karbonat minerali)
Magnetic separation Manyetik ayırma
Magnetite Manyetit; Magnetit
Magnitude Büyüklük
Mohorovicic discontinuity Moho süreksizliği
Main Ana; Major; Temel; Esas; Büyük
Main gallery Ana galeri
Main level Ana kat; Ana seviye
Main sewer Ana kanal
Main sequence Ana sekans (parlaklık spekrum diyagramında bir bant olup, yıldızların büyük bölümünü kaysamaktadır)
Main sequence star Ana sekans yıldızı (Hertzsprung-Russel diyagramında, ana sekans diye adlandırılan bant-şekilli bölge içinde yer alan herhangi bir yıldız)
Maintenance Bakım
Major air pollutants Başlıca hava kirleticileri; Ana hava kirleticileri
Make-up water İlâve su
Malachite Malakit
Malnutrition Yetersiz beslenme
Manometer Manometre; Basınç ölçer
Mantle Manto
Manual loading Elle yükleme
Manual Elle yapılan; El kitabı
Map Harita
Map digitizing system Harita sayılaştırma sistemi
Map overlay technique Harita çakıştırma tekniği
Mapping Haritalama; Harita alımı
Marble Mermer
Marcasite Markazit
Marginal basin Kenar havza
Marginal cost-effectiveness Marjinal maliyet etkinliği
Marginal crevasse Kenar krevase
Marginal sea Kenar deniz
Marginal sutur Kenar sütür
Marine Denize ait; Denizle ilgili; Denizel
Marine abrasion Denizel dalga aşındırması
Marine ecosystem Deniz ekosistemi; Denizel ekosistem
Marine platform Deniz platformu; Deniz düzlüğü
Marine pollution Deniz kirliliği
Marker bed Kılâvuz tabaka
Marl Marn
Marsh Bataklık
Marsh gas Bataklık gazı; Metan
Mass extinction Kitle ekstinksiyonu; Kitle yok oluşu
Mass number Kütle numarası
Mass spectrometry Kütle spektrometresi
Mass wasting Toprak kayması
Massive Masif; Som
Massive layer Masif seviye; Masif katman
Master joint Ana eklem
Mat Radye
Mat foundation Radye temel
Material Malzeme
Matrix Matriks; Zemin malzemesi; Matris (matematik)
Mature city Olgun kent
Maximal Büyükçe
Maximum En büyük; Maksimum
Maximization Azamileştirme
Maximum applicable toxic concentration (MATC) Maksimum kullanılabilecek toksit konsantrasyonu (MKTK)
Maximum permissible concentration İzin verilebilir azami yoğunluk
Maximum porosity Maksimum porozite
Maximum void ratio Maksimum boşluk oranı
Mean Ortalama
Meander Menderes
Meander cutoff Menderes kopması
Meander core Menderes çekirdeği
Measurement Ölçüm
Mechanical analyses Mekanik analiz
Mechanical collection Mekanik toplama
Mechanical stabilization Mekanik stabilizasyon
Mechanical weathering Mekanik ayrışma; Fiziksel bozunma
Media Ortamlar
Mediale moraine Orta buzultaşları
Mediterranean Akdeniz
Mediterranean suite Akdeniz takımı
Mediterranean water Akdeniz suyu
Mediterranean-type margin Akdeniz-tipi kenar
Mediterranean Climate Akdeniz İklimi
Medium Ortam
Medium sand Orta-daneli kum
Megalopolis Megalopolis; Kümekent
Megashear Megamakaslama; Yatay atımı kabuk kalınlığını aşan bir doğrultu atımlı fay
Mélange Melanj; Karışım
Melaphyre Melafir (özellikle Permiyen ve Karbonifer yaşlı, ayrışmış bazik kayak)
Melt Eriyik
Melting point Ergime noktası
Member Üye
Membrane Zar süzgeç; Membran
Meniscus Menisküs (vadoz diyajenezi sırasında oluşan ve sediment) danelerinin kenarlarında çimento kristalleri
Mercaptans Merkaptanlar; Petrol rafinasyonu sürecinde oluşan, kötü kokulu, kükürt içeren organic bileşikler
Mercury Civa
Merging Yaklaşma; Birbirine yaklaşma
Mesh Ağ; Elek
Mesic environment Puslu çevre
Mesogenetic Mezogenetik; Kayaç yada sedimentlerin gömülmeleri süresince oluşan
Mesohaline water Orta tuzlu su
Mesosphere Mezosfer
Mesozone Mezozon; Orta kuşak
Metallogeny Metalojeni; Maden yatakları bilimi
Metamorphic aureole Metamorfik hale; Kor kayaç sokulunun yan kayaçta oluşturduğu, sokulumu çevreleyen metamorfik kuşak
Metamorphic rock Metamorfik kayaç
Metamorphism Metamorfizma; Başkalaşım
Metasomatism Metazomatizma; Değiş-tokuş
Meteoric abundance of elements Elementlerin meteorik bolluğu
Meteoric water Meteorik su
Meteorite Meteorit; Göktaşı
Methane Metan
Method Yöntem; Usul; Metod
Method of least squares En-küçük kareler yöntemi
Metropolitan area Metropoliten alan
Mica Mika
Mica-schist Mikaşist (çoğunlukla mikadan oluşan şist)
Micrinite Mikrinit
Micrite Mikrit; Mikrokristalin kalsit
Microbe Mikrop
Microclimate Mikroiklim; Mikroklima
Micronutrients Mikrobesinler
Microorganisms Mikroorganizmalar
Microplate/platelet Mikrolevha
Microseismic Mikrosismik
Microseismic region Mikrosismik bölge
Microspar Mikrospar; Genellikle 5-15 µm büyüklüğünde, mikritin yeniden-kristallenmesi ile oluşan kalsit
Microstalactitic Mikrostalaktitik; Danelerin taban kısmında yoğunlaşan çimento kristalleri için kullanılan bir terim
Mid-Atlantic Ridge Atlantik-ortası sırtı
Mid-oceanic ridge Okyanus ortası sırtı
Middle-third Çekirdek
Midnight dumping Geceyarısı çöp dökme
Mie scattering Mie saçılımı
Migmatite Migmatit (yüksek-dereceli metamorfik kayaç)
Migmatization Migmatitleşme
Migration Göç; Migrasyon
Milling Öğütme; Ham cevherin öğütülmesi
Mine adit Ocak giriş galerisi
Mine Maden; Ocak
Mineral vein Maden cevheri
Mineral water Maden suyu
Mineralizing agents Mineral oluşturan etmenler
Mineralogy Mineral bilmi; Mineraloji
Minimal Küçükçe
Minimum En küçük; Minimum
Minimum dry density Minimum kuru bicim hacim ağırlık
Minimum void ratio Minimum boşluk oranı
Mining geology Madencilik jeolojisi
Mining wastes Madencilik atıkları
Minor Küçük; Az
Minute Çok az; Dakika (bir derecenin tam olarak 1/60’ine eşit ve 60 saniyeye karşılık gelir)
Miocene Miyosen
Miogeosyncline Miyojeosenklinal
Mirror plane Ayna düzlemi
Miscible Karışabilir
Mississippian Misisipiyen (erken Karbonifer’in alt devri)
Mist Sis
Mixed Karışık; Karışmış
Mixed crystal Karışık kristal
Mixed developing zone Karışık imarlı bölge
Mixed-layer mineral Karışık-tabakalı mineral
Mixer Karıştırıcı
Mixture Karışım
M.K.S. system of units M.K.S. birimler sistemi (kütle biriminin kg, uzunluk biriminin m ve zaman biriminin sn olduğu birimler sistemi)
Mobile belt Hareketli kuşak; Oynak kuşak; Duraysız kuşak
Mobile home Gezerev; Hareket ettirilebilen ev
Mobile source Hareketli kaynak
Model Model
Modified proctor test Modifiye (ağır) proktor deneyi
Modulus Modül
Modulus of elasticity Elastisite modülü
Modulus of rigidity Rijitlik modülü
Modulus of subgrade reaction (Zemin) yatak katsayısı
Mohr circle Mohr çemberi; Mohr dairesi
Mohr envelope Mohr zarfı
Moisture content Nem içeriği
Molasse Molas
Moldic porosity Kalıp gözeneklilik
Molybdenite Molibdenit
Moment of inertia Eylemsizlik momenti; Atalet momenti
Monadnock Aşınmaz tepe; Yapısındaki dayanıklı kayaçlar nedeni ile aşınmamamış olan yükselti
Monitoring İzleme; Gözlemleme
Monitoring programme İzleme proğramı
Monkey engine Şahmerdan makinesi
Monoclinic Monoklinik
Monoclinic system Monoklinik sistem
Monoculture Monokültür
Monosite Monozit
Monotone Tekdüze; Monoton
Moon Ay
Moonstone Aytaşı
Moraine Moren; Buzultaşı
Moraine in transit Taşınan buzultaşı; Devinen moren
Moraine rampart Moren duvarı; Buzultaşı sırtı
Morbidity rate Hastalılık hızı
Mortality rate Ölüm hızı
Most probable number En olası sayı
Mother liquid Ana sıvı; Katılaşmadan arda kalan sıvı yada su
Mother of coal Ana kömür
Mould Kalıp
Moulin pothole Buzul kazanı
Mount Dağ
Mount Ararat Ağrı Dağı
Mountain Dağ
Mountain chain Dağ zinciri
Mountainous terrain Dağlık alan
Movement monitoring Hareket izleme
Moving dune Hareketli kumul; Gezen kumul
Muck Pasa
Mud Çamur
Mud cone Çamur konisi
Mud mound Çamur yığını
Mud-supported Çamur-destekli
Mud volcano Çamur volkanı
Mudcracks Çamur çatlakları
Mudflat Çamur düzlüğü
Mudflow Çamur akıntısı
Mudrock Çamur kayacı
Mudstone Çamurtaşı
Mullion structure Çubuklu yapı; Setli ve yivli yapı
Multiaxial Çok eksenli
Multibench Çok basamaklı
Multichannel seismic reflection Çok-kanallı sismik yansıma
Multilinear Çok doğrusal
Multiple sill Çoklu sil
Multiple stock Çoklu stok
Municipal solid waste Belediyeye-ait katı atık
Municipal waste Belediye atığı
Mutagens Mutagenler
Mutation Mutasyon
Mutualism Birlikte-yaşama
Mylonite Ezik kayaç; Milonit
Nappe Nap; Örtü; Sürüklenim örtüsü
Native water Nabit su
Natural bridge Doğal köprü
Natural frequency Doğal sıklık; Doğal frekans
Natural gaz Doğal gaz
Natural glass Doğal cam
Natural gravel Doğal çakıl
Natural potential method Doğal potansiyel yüntemi
Natural radiation Doğal radyasyon
Natural resource Doğal kaynak
Natural selection Doğal ayıklanma; Doğal seçilme; Doğal seleksiyon
Natural slope Doğal şev; Doğal yamaç
Natural soil Doğal zemin
Nature preserve Doğa koruma alanı
Nebular hypothesis Nebular (bulutsu) hipotez
Neck Boyun
Needle İğne
Negative eustatic movements Negatif deniz hareketi; Deniz yüzeyinin alçalması
Negative skin friction Negatif çevre sürtünmesi
Neighborhood Mahalle; Kolukomşu
Nekton organisms Nekton organizmalar
Neogene Neojen (Tersiyer alt-zamanını oluşturan iki devirden ilki)
Neolithic Cilâlı Taş Devri
Neomineralization Yeni mineral oluşumu
Neptunic theory Neptünsel teori; Neptünik teori
Neritic environment Neritik ortam
Net Ağ; Net
Net pressure Net (taban) basınç
Net production rate Net üreme hızı
Net reproduction rate Net yeniden üreme/üretme hızı
Net slip Net atım
Network-former Ağ yapısı -yapan/oluşturan
Network-modifier Ağ yapısı -değişteren/bozan
Neutral Nötür; Tarafsız; Etkisiz; Ortaç
Neutral atmosphere Nötür atmosfer
Neutral stress Nötür gerilme
Neve Buzkar veya buzulkar; Buz kristallerinden oluşmuş kar
Niche Ekolojik konum
Nickel Nikel
Nickol prism Nikol prizması; Polarizör
Night soil İnsan gübresi; İnsan dışkısı
Nitric oxide Azot oksit
Nitrification Nitrifikasyon; Nitratlama
Nitrogen Azot, nitrojen
Nitrogen compounds Nitrojen bileşikleri, içeriği
Nitrogen compounds in air and water Havadaki ve sudaki azot bileşikleri
Nitrogen cycle Azot döngüsü
Noble gas Asal gaz
Noble metal Asal metal
Nocerite ([Mg3(BO3)(F,OH)3]; fluoborite) Noserit
Nodule Nodül; Yumru
Noise abatement procedure Gürültü azaltımı yöntemi
Noise pollution Gürültü kirliliği
Nomenclature Terimlendirme
Nonangular unconformity Açısal-olmayan uyumsuzluk
Nonattainment area Erişim dışı alan
Nonbiodegradable Biyo-bozulmaya uğramayan
Non-displacement pile Sondaj kazığı
Non-planar Düzlemsel olmayan
Nonpoint source Çok çıkışlı kirletici kaynak
Nonrenewable resource Yenilenemez kaynak
Non-waste technology Atıksız teknoloji
Normal fault Normal fay
Normal fault heading against the dip Tabakalanma eğimine dik normal fay
Normal fault heading with the dip Tabakalanma eğimine uyumlu normal fay
Normal force Normal kuvvet
Normal limb Normal kanat (kıvrım)
Normal stress Normal gerilme; Normal stres
Normally consolidated clay Normal konsolide kil
North American Plate Kuzey Amerika Levhası
Notation Simgelenim; Notasyon
Nova Nova
Novaculite chert Novakülit çört (hafif kaba kıymık benzeri parçalara kırılan, gri renkli bir çört)
Noxious Zararlı
Nucleosynthesis Nükleosentez; Çeşitli nükleer reaksiyonlar aracılığı ile evrende bulunan değişik nüklitlerin (atomların) oluşması
Nuclear energy Nükleer enerji
Nucleation Çekirdek-oluşumu/çekirdekleşme
Nucleus Çekirdek
Number of stroke Darbe sayısı
Numerical Sayısal
Nummulitic Numulit içeren; Numulitik
Nuplex Nupleks
Nutrient Besin; Gıda
Nutrient budget Besin bütcesi
Nutrient stripping Besin giderme
Oasis Vaha
Oblate Yatık; Sferoyit; Kutuplardan yassılaşmış
Oblique Verev; Yatık; Oblik
Oblique fault Verev fay; Oblik fay
Obliquity Verevlik; Obliklik; Yatıklık
Obliquity angle Oblik (verevlik) açısı
Obsequent valley Tabaka eğimine zıt vadı; Ters akan vadi
Observation well Gözlem kuyusu
Obsidian Obsidyen
Obstacle Engel
Occult precipitation Gizli yağış
Occupational air İşyeri havası
Occurrence Oluşum; Bulunuş; Görünüş
Ocean dumping Denize çöp dökme
Ocean thermal energy Deniz ısı enerjisi
Oceanography Oşinografi; Okyanusbilim
Octahedral Sekizyüzlü; Oktaeder
Odor nuisance Rahatsız edici koku
Odorant Koku maddesi
Oedometer Sıkışma ölçer; Şişme ölçer; Odometre
Oedometer test Ödometre (konsolidasyon) deneyi
Offshore bar Kıyıötesi bar
Offshore drilling Deniz dibi sondajı
Offshore zone Kıyıötesi zon
Oil field Petrol sahası
Oil pollution Petrol kirliliği
Oil pool Petrol bölgesi
Oil seepage Petrol sızıntısı
Oil slick Göl veya deniz suyu yüzeyi üzerinde petrol sızıntısı sonucu oluşan yağ birikintisi
Oil source rock Petrol için kaynak kayaç
Oil spill Petrol dökülmesi/taşması
Oil varnish Yağlı cilâ
Oil well Petrol kuyusu
Oilstone Bileği taşı
Oily Yağlı; Yağı bol olan
Oligocene Oligosen
Oligohaline water Az tuzlu su
Oligotrophic lake Oligotrofik göl; Düşük besin, bol çözünmüş oksijen, sınırlı bitkisel yaşam içeren soğuk durgun suya sahip göl
Olivine Olivin (Mg-Fe-silikat minerali)
Omnivore Her besini yiyen
Oncogenic Kanser yapıcı; Karsinojenik; Kanserojen
Oncolite Onkolit; Yosun-kökenli pizolit
One dimensional consolidation Tek boyutlu konsolidasyon
One-way packaging Tek yönlü paketleme
Ooid Ooid; Yumurtamsı danecik
Oolite Oolit; Ooidlerden oluşan kayaç
Opaque Opak; Saydam olmayan
Open burning Açık yanma; Açık yakma
Open dumping Açığa atık boşaltma
Open excavation Açık kazı
Open fold Açık kıvrım
Open pit mine Açık işletme
Open space Açık alan
Opencast mining Açık işletme madenciliği
Open-end caisson Açık uçlu keson
Open-pit mining Açık işletme madenciliği
Operational losses İşletim kayıpları
Optically anisotropy Optiksel anizotropi; Işıksal eşyönlülük
Optically isotropy Optiksel izotropi; Işıksal eşyösüzlük
Optimum population Optimum nüfus; Ideal nüfus
Optimum water content Optimum su içeriği; İdeal su içeriği
Ordo Takım
Ordovician Ordovisyen; Paleozoyik zamanın 510-439 My aralığını kapsayan devri
Ore Cevher; Maden
Ore body Cevher kütlesi
Ore control Cevher kontrolü/cevherleşme kontrolü
Ore district Cevher mıntıkası
Ore dyke Cevher daykı
Ore genesis Cevher jenezi
Ore grade Cevher derecesi
Ore magma Cevher magması
Ore microscope Cevher mikroskobu
Ore microscopy Cevher mikroskobisi
Ore mineral Cevher minerali
Ore vein Cevher damarı
Organic Organik
Organic soil Organik zemin; Organik toprak
Orientation Yönelim; Uzanım; Oryantasyon
Orifice Açıklık; Ağız
Origin Köken; Orijin
Origin destination survey Çıkış yeri-varış yeri araştırması
Orogenetic cycle Dağoluşum döngüsü
Orogenic phase Orojenik faz; Dağoluş safhası
Orogeny Dağ oluşması; Dağoluş
Orthochemical Ortokimyasal; Kimyasal olarak çökelmiş kayaç bileşeni
Orthogeosyncline Ortojeosenklinal (bir kratonu çevreleyen jeosenklinal kuşağı)
Orthogneiss Ortognays; Magmatik kökenli gnays
Orthogonal Dikey
Orthographic Dik çizgisel
Oscillation Salınım; Osilasyon
Oscilloscope Salınım ölçer; Osiloskop
Ostrich dinosaur Devekuşu dinozoru
Outburst Püskürme; Birden bire patlama
Outber Konmuş kaya; Allokton kaya
Outcrop/crop/exposure Mostra (yüzeylenme/yüzlek
Outer continental shelf Dış kıta sahanlığı
Outer core Dış çekirdek
Outfall Açık boşaltım
Outiler (veya butte) Aşınma nedeniyle bağlantısız kalmış, tepesi düzleşmiş tepe; Şahin tepesi
Outlet Çıkış
Outlet channel Çıkış kanalı
Outlet conduit Dip savak
Outlier Dış mostra (yaşlı kayaçlar tarafından çevrelenen genç kaya penceresi)
Output Çıktı
Oval Oval; Yumurta şekilli; Yuvarlağımsı
Ovaloid Ovaloid
Oven Etüv; Fırın
Overall slope Nihai şev; Kalıcı şev
Overall thickness Toplam kalınlık
Overbreak Aşırı sökülme; Fazla kazı
Overburden Örtü; Örtü katmanı
Overburden load Örtü yükü
Overburden pressure Örtü basıncı (derinlik basıncı)
Overconsolidated clay Aşırı konsolide kil
Overconsolidation ratio (OCR) Aşırı konsolidasyon oranı
Overdeepening Aşırı derinleşme
Overdesign Aşırı tasarım
Overfold Devrik kıvrım; Aşırı kıvrım
Overhang Asılı kaya
Overlap Aşma; Örtüşme
Overlapping Örtüşüm; Bindirme
Overload Aşırı yük
Overloading Aşırı yükleme
Oversize Boyut üstü; Elek üstü
Overstress Aşırı gerilme; Aşırı gerilim
Overthrust Üstten-bindirme (taban bloğunun aktif olduğu bindirme) Overthrust fold
Overthrust nappe Üstten bindirme/itki napı; Bindirme/itki örtüsü
Overthrust plane Üsten bindirme düzlemi
Overturn Devriklik
Overturned Devrik
Overturned fold Devrik kıvrım
Overturning Devirme; Devrilme
Oxbow Akmaz
Oxbow lake Akmaz göl
Oxidant Oksitleyici
Oxidation pond Oksitleme havuzu
Oxidation process Oksitleme işlemi
Oxidizable matter Oksitlenebilir madde
Oxygen depletion Oksijen tükenmesi
Oxygen sag Oksijen çukuru
Ozone Ozon
Ozone layer Ozon tabakası
Ozonosphere Ozonosfer
Pacific series Pasifik serisi
Pack Dolgu; Dolgulama
Package treatment plant Paket arıtma tesisi
Packed tower Dolgulu kule
Packer Tıkaç
Packet penetrometer Cep penetrometresi
Packing Dolgu; Dolgulama
Pahoehoe lava Pahöhö lâvı
Paired metamorphic belts Yanyana duran/gelmiş metamorfik kayaç kuşakları
Palagonite Palagonit; Bazaltik cam
Paleo- “Eski” anlamına gelen Yunanca “palaios” kelimesinden türetilen bir ön ek
Paleobiology Paleobiyoloji; Fosil organizmaların biyolojisini yorumlama bilmi
Paleobotany Paleobotanik; Fosil bitki bilmi
Paleocene Paleosen (Tersiyer’de Paleosen-Oligosen arası dönem)
Paleoclimatology Paleoiklim bilim
Paleoecology Paleoekoloji
Paleogeography Paleocoğrafya
Paleogene Paleojen; Tersiyer’i oluşturan iki devirden erken olanı olup 65-23.3 My aralığına karşılık gelir
Paleolithic Yontma Taş Devri
Paleomagnetism Paleomanyetizma
Paleontology Paleontoloji; Fosil bitki ve canlıları çalışan bilim
Paleosol Paleotoprak
Paleotethys Paleotetis; Pangea’ya sokulan Paleozoik yaşlı bir körfez şeklinde deniz
Paleozoic Paleozoyik; Fanerozoyik zamanın 570-248 My aralığını kapsayan ilk erası
Palimsest Kalıntı; Relikt
Palingenetic magma Yeni magma, Neomagma; Mevcüt kayaçların ergimesi ile oluşmuş magma
Pallas Palas; Güneş sisteminin ikinci en büyük asteroidi (No
Pallasite Palasit; Ni-Fe alaşımından oluşan bir ağ yapısı içinde olivin kristallerinden oluşan bir meteorit çeşidi
Pandemic distribution Bir organizmanın dünya genelinde olan dağılımı
Paragenesis Parajenez; Birlikte oluşum
Paragneiss Paragnays; Tortul kökenli gnays
Paragonite Paragonit (muskovit türü bir mineral)
Parallax Paralaks; Bir nesnenin konumunun, gözlemcinin konumundaki değişim nedeniyle, bir referans sistem veya bir dizi nokta yada nesnelere göre belirgin olarak yer değiştirmesi
Paralic environment Sığ deniz ortamı
Parameter Parametre
Parametric Parametrik
Para-rocks Tortul metamorfik kayaçlar; Tortul başkalaşım kayaçları
Parasitic fold Asalak kıvrım
Parcel Parsel (kendi içine kapanan bir çizgi ile sınırlı arazi parçası)
Parcelization Parselizasyon; Bir kara parçasını parsellere ayırma işlemi
Paremeter ratio Parametre oranı
Parent Ana; Baş
Parent rock Ana kayaç
Partial Kısmi
Partial derivative Kısmi türev
Partial melting Kısmi ergime
Partial pressure Kısmi basınç
Partial range zone Kısmi menzil zonu
Particle Danecik; Parça
Particle diameter Dane çapı
Particle size distribution Parçacık büyüklük dağılımı; Dane boyu dağılımı
Particulate matter Parçacık madde
Parting Ayrılma; Ayrılma yeri; Kötü dilinim; Ayrılım
Partition coefficient Bölümlenme katsayısı; Taksimlenme katsayısı
Pasific Ocean Pasifik Okyanusu veya Büyük Okyanus
Passive rankine state Pasif rankine durumu
Pathogen Hastalık yapıcı
Patina Kayaç kiri; Uzun süre atmosferik şartlar altında kalmış kayaçların yüzeyinde renkli oluşan leke yada zar
Pattern Düzen; Şekil
Paysand Petrollu kum; Verimli kum
Peak demand period Azamı talep dönemi
Peak strength Tepe dayanım; En üst dayanım; Doruk dayanım
Peak-zone (epibol; acmezone) Bolluk kuşağı; Bir veya daha fazla taksonun relatif bolluklarının belirgin bir hal almasıyla belirlenen kaya topluluğu
Pearlspar İncispar
Pearly İncimsi
Peat Turba
Pebble Küçük çakıl
Pechblende Peçblend; Uranyum dioksit
Pedogenesis Pedojenez; Toprak oluşumu
Pedology Pedoloji; Toprakbilim
Pegmatite Pegmatit;
Pelean activity Pele türü püskürme; Pele örneği volkanik etkinlik
Pelycosauria Sinapsid sürüngenlerinin bir takımı (ordo).
Pencil cleavage Çubuk dilinim
Peneplain Aşınma sürecini tamamlamış düzlük
Peneplanation Düzlük oluşumu
Peneseismic region Penesismik bölge; Sık deprem olmayan bölge
Penetration Batma; Penetrasyon
Penetrative Sokulgan
Penetrometer Batma ölçer; Penetrometre
Peninsula Yarımada
Pentameral symmetry Beşkenarlı simetri
Pentlandite Pentlandit (Fe-Ni-sülfit minerali)
Percentage by volume Hacimce yüzde
Percentage by weight Ağırlıkça yüzde
Percentage passing Geçen yüzde
Perched Askıda; Tüneyen
Perched water Askıda su; Tünek su
Perched water table Tünek su tablası
Percolation Suyun sızması; Süzülme
Percussion drilling Darbeli sondaj; Darbeli delme
Percussive Darbeli
Perfect medium Kusursuz ortam
Peripheral faults Kenar faylar; Jeolojik olarak yükselmeye veya alçalmaya uğramış bir bölgenin çevresinde gerçekleşmiş faylar
Peridotite Peridotit
Perimeter Çevre (geometri)
Period Devir; Peryot
Periodical Peryodik; Devirsel
Peripheral fault Çevre fayı
Peritidal Gelgit-çevresi
Permafrost Sürekli olarak donmuş olarak bulunan ve Yeryuvarı’nın yaklaşık %26’sını kaplayan zemin
Permanence of the ocean basins Okyanusların değişmezliği yasası
Permanent Kalıcı; Sürekli
Permanent strain Kalıcı deformasyon
Permanent support Kalıcı tahkimat; Kalıcı destek
Permeability Geçirgenlik; Geçirimlilik
Permeable Geçirgen; Geçirimli
Permeameter Geçirimlilik deneyi aleti; Geçirimlilik-ölçer
Permian Permiyen; Paleozoyik zamanın 290-248 My aralığını kapsayan son devri
Perpendicular Dik; Düşey
Persistence Devamlılık
Persistent chemicals Dayanıklı kimyasallar
Pervious Geçirgen; Geçirimli
Pesticides Pestisitler; Zararlı bitki ve hayvanları öldürmek için üretilen kimyasal maddeler
Petrography Petrografi; Kayabilim
Petrographical province Petrografik provins
Petroleum Petrol
Petroleum geologist Petrol jeoloğu
Petroleum Geology Petrol Jeolojisi
Petroleum trap/oil trap Petrol kapanı
Petroleum products Petrol ürünleri
Petroliferous Petrol içeren; Petrollu
Petrologist Petrolog; Kayabilimci
Petrology Petroloji; Kayabilim
Phacolith Fakolit
Phanerite Fanerit
Phaneritic texture Faneritik doku
Phanerozoic Fanerozoik
Pharmacolite Farmakolit
Pharmacosiderite Farmakosiderit
Phase Evre; Faz
Phase diyagram Faz diyagramı
Phase rule Faz kuralı
Phenakite Fenakit
Phenoclast Fenoklast
Phenocryst Fenokrist
Phenols Fenoller
Phenomena Olaylar; Fenomenler
Phenomenon Olay; Fenomen
Phi Scale Phi Ölçeği
Philippin Plate Filipin Levhası
Philipsite Filipsit
Phylllite Fillit
Phylogeny Soy oluşum
Phoebe Foebe
Phoenicite Fonisit
Phoenicochroite Fonikokroyit
Phoenix Plate Foniks Levhası
Phoidae Foidler; Etçiller
Phologopite Flogopit
Phonolite Fonolit
Phosgene Fosjen
Phosgenite Fosjenit
Phosphates Fosfatlar
Phosphoferrite Fosfoferrit
Phosphophyllite Fosfofillit
Phosphorescence Fosforesans
Phosphorite Fosforit
Phosphorroesslerite Fosforoslerit
Phosphosiderite Fosfosiderit
Phosphuranylite Fosfuranilit
Photo- Foto- ; ‘Işık’ anlamına gelen, Yunanca photos kelimesinden türetilmiş bir ön ek
Photo interpretation Foto yorumu
Photochemical smog Fotokimyasal duman
Photogeology Fotojeoloji
Photogrammetry Fotogrametri
Photometer Fotometre
Photosphere Fotosfer
Photosynthesis Fotosentez
Phragmocone Fragmokon
Phreatic Freatik (suya doygun)
Phreatic activity Freatik aktivite
Phreatic gas Freatik gaz
Phreatic zone Freatik zon
Phreatic ground water Taban suyu
Phreatomagmatic activity Freatomagmatik aktivite
Phyllic alteration Filik alterasyon
Phyllite Filit
Phyllonite Filonit
Phyllosilicate Filosilikat
Phylum Filum; Dal
-phyre -fir (porfiritik kor kayaçlar için kullanılan bir sonek)
Physical properties Fiziksel özellikler
Physicochemical treatment Fiziko- kimyasal arıtım
Phytoplankton Fitoplankton
Piedmont Dağ eteği
Pier Ayak
Piezoelectricty Piezoelektrik
Piezometer Piezometre
Piezometric level Piezometrik seviye
Pig Pig; Radyoaktif atıkların konulduğu kurşun kap
Pile cap Kazık başlığı
Pile driver Şahmerdan
Pile driving formula Dinamik kazık formülü
Pile foundation Kazıklı temel
Pile load test Kazık yük deneyi
Pile Yığın; Kazık
Piled group Kazık grubu
Piled-up recumbent Yatık kıvrım dizisi
Pillar Sütun; Direk; Topuk
Pillow lav Yastık lâv
Pilot drift Klâvuz galeri
Pilot gallery Klâvuz galeri
Pinnacle reef Kule resif
Pinophyta Coniferophyta; Uzun bir fosil geçmişe sahip, çoğunlukla reçineli ağaç ve çalıları (funda) içeren en büyük tohumlular bölümü
Pipe Boru
Pipeline Boru hattı
Pipette method Pipet yöntemi
Piping Borulanma; Boru döşeme
Pisolite Pizolit
Pit Ocak; Çukur
Pitch Dalım; Yatım
Pitch of the axe Eksen dalımı
Pivotal fault Tahterevalli fault
Pixel Piksel (bir görüntünün (imaj) birbirinin aynı en küçük şekillere bölünmesinden elde edilen bir yüzey elemanı)
Placer Plaser
Planar failure Düzlemsel yenilme; Düzlemsel kayma
Planation Rendeleme; Düzleştirme
Plane Düzlem
Plane of symmetry Simetri düzlemi
Plane of weakness Zayıflık düzlemi
Plane strain Düzlemsel deformasyon
Plane stress Düzlemsel gerilme
Plane translational slip Düzlemsel ötelenme kayması
Plane-polarized light Düzlem-polarize ışık
Planetary Geology Gezegen Jeolojisi
Planimeter Planimetre (düzlemsel bir alanın yüzölçümünü ölçmede kullanılan mekanik bir araç)
Planispiral Düzlem spiral (kavkı sarılımın yükselmeden gerçekleşmesi)
Plankton Plankton
Plastic limit Plastik limit
Plasticity Plastisite; Plastiklik
Plasticity chart Plastisite grafiği
Plasticity index Plastisite indeksi
Plat Yayvan
Plate loading test Plaka yükleme deneyi
Plateau basalts Plato bazaltı; Yayla bazaltı
Plateau glacier Plato buzulu; Yayla buzulu
Platinium Platin
Platy Yaprağımsı; İnce levhamsı
Pleistocene Pleistosen (Kuvaterner’in iki döneminden ilki)
Plication Kıvrımcık; Küçük ölçekli kıvrım yada kıvrımlanma işlemi
Plinian activity Plinius benzeri püskürme
Pliocene Pliosen; Tersiyer’in son dönemi olup 5.2-1.64 My aralığını kapsar
Plumb (veya bob) Çekül/şakül
Plume Baca dumanı
Plumose structure Tüysü yapı
Plunge Dalma; Dalım
Plunging fold Dalan kıvrım
Plutonic theory Plütonik kuramı; Yeryuvarı’ndaki herşeyin magma ile alakalı olduğunu savunan teori yada Hutton kuramı olarak ta bilinir
Plutonic rocks Plütonik kayaçlar
Plutonium Plütonyum
Pneumatic Havalı; Pnömatik
Pneumatic caisson Basınçlı havalı (pnömatik) keson
Pneumatolysis Pnömatoliz; Gaz etkinliği
Pocket of magma Magma ocağı
Podsol Podzol; Podzolizasyon işlemiyle yıkanmanın ileri safhasında gelişen toprak profili
Point bar Dirsek barı
Point bearing pile Uç kazığı
Point load Nokta yükü
Point load strength Nokta yük dayanımı
Point load strength index Nokta yükü dayanım indeksi
Point of intersection Kesişme noktası
Point source Nokta kaynak
Poisson's ratio Poisson oranı
Polar Kutupsal; Kutba ait; Polar (kimyada, H2O gibi molekül yapısı kısmi pozitif veya negatif yük taşıyan moleküller için kullanılan bir sıfat)
Polar climate Kutup iklimi
Polar wander path Kutupsal gezme güzergâhı
Polarization Polarizasyon
Pole Kutup
Pole of rotation Dönme kutbu
Polished plug Parlak kesit
Polished section Parlak kesit
Polje Polye
Pollution Kirlilik
Polluter pays principle Kirleten öder ilkesi
Pollution control costs Kirlilik denetim maliyetleri
Polygene Çok kaynaklı
Polygon Çokgen; Poligon
Polyhaline water Çok tuzlu su
Polyhedron Çokyüzlü
Polynomial Çokterimli; Polinom
Pond Gölet
Ponor Düden
Pontides Pontidler
Poor quality Zayıf kalite; Düşük nitelik
Poorly graded Kötü derecelenmiş
Population characteristics Nüfus özellikleri
Population distribution Nüfus dağılımı
Population dynamics Nüfus dinamiği
Population index Nüfus indeksi
Population projection Nüfus projeksiyonu
Pore Gözenek
Pore fluid pressure Gözenek sıvısı basıncı
Pore space Gözenek alanı
Pore-water pressure Gözenek suyu basıncı
Porosimeter Gözenek ölçer
Porosity and permeability determination Gözeneklilik ve geçirimlilik tesbiti
Porosity Gözeneklilik; Porozite
Porous Gözenekli; Boşluklu
Porphyroblast Porfiroblast
Porphyry Porfiri
Portable Portatif; Taşınabilir
Position Konum; Pozisyon
Positive eustatic movements Pozitif deniz hareketleri; Deniz seviyesini yükselme haraketleri
Post Direk; Dikme
Postorogenic granite Dağ-oluşumu sonrası oluşan granit; Postorojenik granit
Postorogenic magmatic phase Dağ-oluşumu sonrası magmatik faz yada evre
Potable water Kullanma suyu
Potal Tünel giriş yapısı
Potash salts Potasyum tuzları
Pothole Derin çukur; Şelalelerde suy ve çakıl etkinliği ile oluşan çukur
Ppb (parts per billion) Milyarda bir
Ppm (parts per million) Milyonda bir
Precession Presesyon
Precession camera Presesyon kamerası; Bir tür x-ışını kamerası
Precious metal Değerli metal
Precious stone Değerli taş; Kıymetli taş
Precipitation Çökelme
Precise measurement Duyarlı ölçüm; Hassas ölçüm
Precision Kesinlik (tekrarlı analizlerde birbirine yakın sonuçlar elde edebilme derecesidir)
Precision depth recorder Hassas derinlik kayıt aygıtı
Pre-consolidation Ön konsolidasyon
Predator Yırtıcı
Prediction Tahmin; Kestirim
Preferred orientation Seçimli yönelim; Tercihli yönelim
Pre-loading Ön yükleme
Preservation Koruma
Presplitting Önçatlatma
Pressure Basınç
Pressure arch Basınç kemeri
Pressure bulb Basınç soğanı
Pressure-depth profile Basınç-derinlik profili
Pressure dissolution Basınç çözünmesi
Pressure drop Basınç düşümu
Pressure gauge Basınç ölçer
Pressure gradient Basınç gradyanı; Basınç değişiminin eğimi
Pressure head Basınç yüksekliği
Pressure melting Basınç erimesi
Pressure wave Basınç dalgası
Pressuremeter Basınç-ölçer; Presiyometre
Pressuremeter test Presiyometre deneyi; Basınçmetre deneyi
Pressurized water Basınçlı su
Prestress Öngerilme
Pretensioned Öngerdirmeli
Pretreatment Ön işlem
Prewetting Önnemlendirme
Primary Ana; Birincil
Primary air pollutant Ana/birincil hava kirleticisi
Primary consolidation settlement Birincil konsolidasyon oturması
Primary creep Birinci akma
Primary geochemical differentiation Birincil jeokimyasal farklılaşma
Primary geochemical dispersion Birincil jeokimyasal dağılım
Primary migration Birincil göç
Primary mineral Birincil mineral
Primary porosity Birincil porozite
Primary stress Birincil gerilme
Primary treatment Birincil işlem/muamele
Primary wave Birincil-dalga
Primitive İlkel; İlksel; Primitif
Primitive cell İlksel yada ilkel hücre
Principal Ana; Temel; Asal; Prensip; İlke
Principal earthquake Ana devrem
Principle of actualism Aktüalizm prensibi
Principle of uniformitarianism Üniformitaryanizm prensibi
Principle plane Asal düzlem (kesit)
Principle stress Asal gerilme
Probing Sondalama
Problem Problem; Sorun
Procedure İzlenecek yol; Prosedür
Process Süreç; İşlem; Proses
Proclastic products Proklastik ürünler
Proctor needle Proktor iğnesi
Producer Üretici
Profile Profil
Profile of equilibrium Denge profili
Prograde metamorphism İlerleyen metamorfizma
Progressive İlerleyici; İlerleyen
Projection İzdüşüm
Projective İzdüşümsel
Proof Kanıt
Prop Direk
Propagation Yayılım; Yayılma
Propellant Püskürtücü
Proved reserve Kesin rezerv
Province Provins; Bölge
Proving ring Yük (kuvvet) halkası
Psammite Psamit; Kum danelerinden oluşan bir kayaç
Pseudomorphose Yalancı şekilli; Yalancı dış biçime sahip
Psilomelane Psilomelan
Ptygmatic fold Pitigmatik kıvrım; Dolambaçlı kıvrım
Puff cone Çamur konisi
Pull Çekme
Pull-apart basin Çek-ayır havzası
Pulsar Puslar (peryodik olarak radyo dalgaları yayan bir yıldız)
Pump Pompa
Pumping Pompalama
Pumping station Pompalama istasyonu
Punch index test Delme/zımbalama indeks deneyii
Punching Zımbalama
Punching shear failure Zımbalama kayma yenilmesi
Pure shear Saf makaslama; Saf kesme
Purification Arındırma; Arılaştırma; Saflaştırma; Temizleme
Putrefaction Çürüme
Puy Puy; Volkanik bir tepe veya dik-yamaçlı herhangi bir volkanik kayaç kulesi.
PVC (polyvinyl chloride) Polivinil klorid
Pycnometer Yoğunluk şişesi; Piknometre
Pyrethrin Piretrin
Pyrite Pirit (Fe-sülfit minerali)
Pyrolusite Piroluzit (manganez dioksit minerali)
Pyrolysis Piroliz
Pyrosphere Pirosfer (ateşküre)
Pyrotheria Piroterya (G. Afrika Eosen-Oligosen’ine özgü mastodon benzeri otçul, tek familyalı bir memeli takımı)
Pyrrhotite Pirotin (veya pirotit)
Quadrijugatoridae Holinase (Holinacea) süper-familyası içinde, nesli tükenmiş ostracod monomorfik familyası
Qualitative Niteliksel; Kalitatif; Nitel
Quantitatlive Niceliksel; Kantitatif; Nicel
Quantitative analysis Kantitatif analiz
Quantum mineralogy Kuantum mineralijisi
Quarry Taş ocağı
Quartz Kuvars
Quartz arenite Kuvars arenit
Quartz basalt Kuvars bazalt
Quartz dolerite Kuvars dolerit
Quartz-flooded limestone Kuvars-taşkını kireçtaşı
Quartz kersantite Kuvarslı kersantit
Quartz monzonite Kuvars monzonit
Quartz overgrowth Kuvars üzerine büyümesi
Quartz porphyry Kuvars porfiri
Quartz sanstone Kuvars kumtaşı
Quartz schist Kuvars şist
Quartz syenite Kuvars siyenit
Quartz topaz Kuvars topaz
Quartz wacke Kuvars vake
Quartz wedge Kuvars kaması
Quartzarenite Kuvarsarenit
Quartzite Kuvarsit
Quaternary Kuvaterner
Quaternary system Kuvaterner sistem; Dört-bileşenli sistem
Queenston shale Queenston şeyli
Quenite Kuenit
Quenselite Kuenselit
Quenstedtite Kuenstedit
Quick clay Çabuk/hızlı kil; Makaslama direncini karıştırılması ile kaybeden kil
Quick sand Akıcı (kaynayan) kum
Quick test Hızlı deney
Radar Radar (radio detection and ranging/radyo tespiti ve menzili
Radial Işınsal; Radyal
Radial drainage Işınsal drenaj
Radial dykes Işınsal dayklar
Radial faults Işınsal faylar
Radial foundation Radyal temel
Radial symmetry Işınsal simetri
Radian Radyan (bir açı birimi olup, bir dairenin merkezinde o dairenin yarıçapına eşit uzunlukta bir yayın uçlarını birleştiren açı)
Radiating Işınsal yapı oluşturma; Işınsal yapı oluşturma
Radiation Işıma; Radyasyon
Radiation hazard Radyasyon tehlikesi
Radii Yarıçaplar
Radio waves Radio waves
Radioactive fallout Radyoaktif serpinti
Radioactive waste Radyoaktif atık
Radiogenic Radyojenik; Radyoaktif bozuşma kökenli
Radiolaria Radyolarya
Radiolarian ooze Radyolarya çamuru
Radiolarite Çoğunlukla radyolaryadan oluşan kayaç
Radionuclide Radyonüklid
Radius Yarıçap
Radius of curvature Eğrilik yarıçapı
Radon Radon elementi
Raft Radye
Raft foundation Yayılı temel
Rain forest Yağmur ormanı
Raise Başaşağı
Raise boring Başaşağı delme
Rake angle Kesme açışı
Ram Tokmak
Ramp Yokuş; Rampa
Random Gelişigüzel; Rastgele
Range Aralık; Sıra; Yayılım alanı; Düzen
Range rod Jalon
Ranging Bir aralıkta uzanan yada yayılan; Uzaklık tayini
Rank of coal Kömür derecesi; Kömür sınıfı; Kömürleşme derecesi
Rare earth elements (REE) Nadir toprak elementleri (NTE)
Rate Oran; Hız
Rate of advance İlerleme hızı
Rating Puanlama; Derecelendirme; Reyting
Rattlesnake ore Çıngıraklı-yılan cevheri
Rayleigh scattering Rayleigh saçılımı
Reaction Tepkime; Reaksiyon
Rebound Geri sıçrama
Rebound hardness test Geri tepme sertlik deneyi
Rebound number Geri tepme sayısı
Receiver Alıcı
Receiving waters Alıcı sular
Recent Güncel
Receptor Alıcı; Kabul edici
Recession of a glacier Buzulun geri çekilmesi
Recessional moraine Geri-çekilme moreni
Recharge Zenginleştirme; Şarz etme
Reciprocal Resiprokal; Karşılıklı; Birbirinin yerine geçen
Recirculation Devridaim
Reclaim Geri kazanmak
Reconnaissance survey Keşif arştırması
Recover Elde etmek; Kazanmak
Recoverable Kazanılabilir; Kurtarılabilir
Recovery Verimlilik
Recreation system Dinlenme sistemi
Rectangular Dikdörtgen şeklinde
Rectangular combined footing Dikdörtgen birleşik temel
Rectilinear Doğrulu
Recumbent fold Yatık kıvrım
Recycling Yeniden işleme
Red algae Kırmızı algler
Red beds Kırmızı tabakalar
Red clay Kızıl kil; Kırmızı kil
Red copper ore Kırmızı bakır cevheri; Kızıl bakır cevheri
Red data book Kırmızı veri kitabı
Red giant star Kızıl dev yıldız (yıldız evrimi ilerlemiş ve bulunduğu safhada hidrojen çekirdeği yanarak tamamen tüketilmiş, helyumdan oluşan çekirdeği orijinalden oldukça yoğun ve sıcak olan ve çekirdeği saran zarf başlangıçtaki boyutunun muhtemelen 100 katı genleşmiş olan bir yıldız)
Red Podzolic soil Kırmızı Podzolik toprak
Red Sea Kızıl Deniz
Red tides Kırmızı gelgitler
Reducible İndirgenebilir
Reduction İndirgenme
Reduction potential İndirgenme potansiyeli
Reflectance Reflektans; Yansıma derecesi
Reflection Yansıma; Refleksiyon
Reflection wave Yansıma dalgası
Reflectometer Yansıma ölçer; Reflektometre
Reforestation Yeniden ormanlaştırma
Refraction Kırınım
Refractive index Kırılma indisi
Refractometer Kırılma ölçer
Refractory mineral Isıya-dayanıklı mineral
Refuse-derived fuels Çöpten çıkarılan yakıtlar
Refuse reclamation Çöp ıslahı
Regelation Çözülme ve donma
Regional geology Bölgesel jeoloji
Regional metamorphism Bölgesel metamorfizma
Regression Denizin geri çekilmesi; Regresyon; Bağlanım
Reinforced concrete Betonarme; Takviyeli beton
Reinforced earth Donatılı zemin; Takviye edilmiş zemin
Reinforced earth retaining wall Donatılı zemin dayanma (istinat) duvarı
Reinforcement Kuvvetlendirme; Sağlamlaştırma; Donatı
Relative Bağıl; Göreceli; Rölatif
Relative age Göreli yaş; Nispi yaş; Rölatif yaş
Relative compaction Bağıl kompaksiyon
Relative density Bağıl yoğunluk
Relative humidity Bağıl nem
Relative plate motion Göreli levha hareketi
Relaxation Rahatlama; Gevşeme
Relay earthquake Deprem sonrası sarsıntı
Release joint Boşanma eklemi; Yük kalkması ile oluşmuş eklem; Yük kalkması eklemi
Relic texture Kalıntı doku
Relief inversion Röliyef terslenmesi
Reloading Tekrar yükleme
Remote control Uzaktan kumanda
Remote sensing Uzaktan algılama
Removal Ortadan kaldırma; Yok etme
Rendering pollution Kirliliğin dönüştürülmesi
Renewable energy sources Yenilenebilir enerji kaynakları
Renewable resources Yenilenebilir (Doğal) kaynak
Repeatability Tekrarlanabilirlik
Repeated dose toxicity Yinelenen doz zehirliliği
Replacement part Yedek parça
Resection Resection
Reserve generating capacity Yedek (enerji) üretim kapasitesi
Reservoir Hazne; Rezervuar
Reservoir rock Hazne kayacı
Residence time Kalma süresi
Residual Geriye kalan; Artık
Residual chlorine Kalıntı klor
Residual deposit Kalıntı yatak; Kalıntı çökel
Residual ore deposit Kalıntı cevher yatağı
Residual soil Kalıntı toprak; Rezidual toprak
Residual strength Kalıcı dayanım; Rezidual dayanım
Residue Kalıntı
Resin Reçine
Resistance Direnç
Resistant mineral Dayanıklı mineral
Resisting force Karşı koyan kuvvet
Resistivity survey Rezistivite yöntemi
Resolution Çözünürlük; Rezolüsyon (genel olarak, bir nesne veya fenomen içinde ayırt edilebilir en ince ayrıntının bir ölçüsüdür)
Resonant column device Rezonans kolonu cihazı
Resonant frequency Rezonant sıklığı; Çınlanım sıklığı
Rest Sükunet; Dinlenme; Geriye kalan
Rest magma Kalan magma; Artık magma
Restitution Eski durumuna dönme
Restrained Sınırlandırılmış, kontrollü
Resultant Sonuçlanan
Retaining wall İstinat duvarı; Dayanma duvarı
Retardation Gecikme; Geciktirme
Retention basin Tutma havzası
Reverse Ters; Zıt
Reverse fault Ters fay
Reverse fault heading against the dip Tabaka eğimine zıt atımlı ters fay
Reverse fault heading with the dip Tabaka eğimi ile uyumlu atıma sahip ters fay
Reverse osmosis Ters ozmoz
Reverse shear Ters yönde makaslama
Reworked İşlenmiş
Rheology Akış bilimi; Reoloji
Rhodocrosite Rodokrozit (Mn-karbonat minerali)
Rhombic system Rombik sistem
Rib Kaburga
Rift block Rift bloğu; Yarılım bloğu; Horst
Rift trough Rift teknesi; Yarılım teknesi
Rift valley Rift vadisi; Yarılım vadisi
Rift zone Rift zonu; Yarılım kuşağı; Graben
Right wall Sağ duvar
Rigid Rijit; Katı; Sert; Sağlam
Rigid-body motion Kati cisim hareketi
Rigidity Rijitlik; Sertlik
Rigidity modulus Rijidite modülü
Ring complex Halka kompleksi; Halka karmaşığı
Ring dyke Halka dayk
Ring fracture Halka kırık; Halka-şekilli çatlak
Ring silicate Halka silikat
Rippability Sökülebilirlik
Ripper Sökücü
Ripple mark Dalga izi; Ripıl izi; Ripıl mark
Ripples Dalgalar; Ripıllar
Riprap Dolgu
Rise time Yükselim süresi
Risk assessment Risk değerlendirmesi
Risk-benefit analysis Risk- yarar analizi
Risk function Risk fonksiyonu; Risk denklemi
River basin Irmak/akarsu havzası
River capacity Akarsu taşıma gücü
River capture Bir nehrin yatak aşındırmsı ile başka bir nehri kendine katması
River deflection Irmak sapması
River deviation Nehir sapması
River environment Akarsu ortamı
River terrace Nehir terasi, Nehir taraçası
Road cut Yol yarması
Road header Galeri açma makinası
Rock Kayaç
Rock bolt Kaya saplaması
Rock burst Kaya patlamasıRock dust
Rock crystal Kayaç kristali
Rock cycle Kayaç döngüsü; Kayaç çevirimi
Rock failure Kaya yenilmesi; Kaya kopması
Rock fall Kaya düşmesi
Rock-forming minerals Kayaç-yapıcı mineraller
Rock island Kaya adası
Rock load height Kaya yükü yüksekliği
Rock mass Kaya kütlesi
Rock-mass quality (RMQ) Kaya-kütle kalitesi
Rock material Kaya malzemesi
Rock mechanics Kaya mekaniği
Rock milk Kayaç sütü
Rock permeability Kayaç geçirimliliği
Rock phosfate Kaya fosfatı
Rock pressure Kaya basıncı
Rock quality designation (RQD) Kayaç-kalite tayini; Kaya kalite göstergesi
Rock salt Kaya tuzu
Rock sample Kaya örneği
Rock silk Kaya ipek
Rock slide Kaya kayması
Rock stratum Kaya tabakası
Rock strength Kaya dayanımı
Rock terrace Kaya taraçası; Kaya terası
Rock unit Kayaç birimi
Rockfill Kaya dolgu
Rocky desert Taşlı çöl
Rodding Çubuklanma; Çubuklu yapı; Çubuk yapısı kazanma
Rodenticides Kemirgenleri öldüren ilaçlar
Roentgen Röntgen
Rolling Silindirleme; Yuvarlanan
Roof Tavan
Roof arch Tavan kemeri
Roof bar Sarma
Roof bolt Tavan saplaması
Roof break Tavan kırılması
Roof sag Tavan sarkması
Roof zone Tavan kuşağı
Room-and-pillar Oda-topuk
Root Kök
Rope bomb İp/halat bomba
Ropy lava (Yüzeyi) Halat-benzeri lâv
Rose diagram Gül diyagramı
Rose opal Gül opal
Rose quartz Gül kuvars
Rotary drilling Döner sondaj
Rotary head Döner kafa
Rotary table Döner masa
Rotation Dönme; Dolanma; Rotasyon
Rotational fault Dönel fay; Dönme fayı; Dolanma fayı
Rotational remanent magnetism Dönmeli remanent manyetizma
Rotational slide Dönel kayma
Roughness Pürüzlülük
Route Güzergâh; Rota
RQD (rock quality designatlon) Kaya kalite göstergesi
Rule-of-thumb Başparmak kuralı
Runoff Yüzeysel akış
Runoff erosion Yüzeysel akış erozyonu
Run-of-mine Tuvanön; Ham cevher; Ocaktan çıkan cevher
Rupture Kopma; Kırılma
Safe Güvenli
Safe bearing capacity Güvenli taşıma gücü
Safety factor Güvenlik katsayısı
Sag Sarkma; Bel verme; Çöküntü; Eğilme
Sag pond Batık göl
Salinity Tuzluluk
Salmonella Salmonela; Tifo taşıyabilen ve gıda zehirlenmesine yol açan, hastalık taşıyıcı bakteriler
Salt dome Tuz domu
Salt water intrusion Tuzlu su karışması
Sample Örnek
Sample preparation Örnek hazırlama
Sample preparator Örnek hazırlayacı
Sampler Örnek alıcı
Sampling Örnekleme
Sampling tube Örnek alma tüpü
Sand Kum
Sand bar Kum barı
Sand drain Kum dreni
Sand dyke Kum daykı
Sand filter Kum filtresi
Sand island Kum adası
Sand ribbon Kum şeridi
Sandstone Kumtaşı
Sandstone dyke Kumtaşı daykı
Sandstone sill Kumtaşı sili
Sandstorm Kum fırtınası
Sandy Kumlu; Kumdan oluşan; Kum gibi
Sandy desert Kumlu çöl
Sanitary Engineering Sağlık Mühendisliği
Sanitary landfill Sıhhi atık gömme çukuru
Sanitary sewer Sıhhi atık su sistemi
Sapphire Gökyakut/safir
Sapphire quartz Gökyakut kuvars
Sapropel Sapropel
Saprophytes Saprofitler
Sardonyx Yemen akiki; Sardoniks
Saturate Suya doyurmak
Saturated Doygun
Saturated soils Doygun zemin
Saturated density Doygun birim hacim ağırlık
Saturated unit weight Doygun birim ağırlık
Saturation Doygunluk
Saturation curve Doygunluk eğrisi
Scalar Sayıl; Skaler
Scale Ölçek
Scale effect Ölçek etkisi
Scale of a map Harita ölçeği (gerçek mesafeleri harita üzerinde temsil eden, sayısal veya çizgisel olarak ifade edilebilen küçültme oranıdır)
Scales Pul-şekilli; Pulcuk
Scaling Pas temizleme
Scanline Tarama çizgisi
Scanner Tarayıcı
Scarp Heyelan aynası
Scatter Dağınıklık; Saçılım
Scattering Saçılma
Schalstein Şalştayn (gizli dilinim sunan ve çoğunlukla kalsitleşmiş bazik kayaçlar ve spilitik kayaçlar için kullanılan bir terim)
Schema Şema
Schematic Şematik
Schlieren Şilir; Şileren
Schillerisation Şilerizasyon (özel bir yansıma olayı)
Schistosity Şistozite; Yapraklanma
Schmidth hammer Schmidth çekici
Schmidth hardness test Schmidth sertlik deneyi
Schmidt hardness test Schmidt sertlik deneyi
Scope Çevre sorunları bilimsel komitesi
Scoria Skorya
Scrape Sıyırmak; Yontmak
Scratch hardness test Çentik sertlik testi
Scrapeam Damar
Screening Elemek
Screw pile Vida kazık
Scrubber Yıkayıcı
SD (standard deviation) Standart sapma
Sea cave Deniz mağarası
Sea cliff Deniz yarı; Deniz uçurumu
Sea-floor spreading Deniz-tabanı yayılması
Seam Damar; İnce tabaka (kömür)
Seamount Denizdağı
Seaquake Deniz depremi
Seawall Deniz seddi
Seawater Deniz suyu
Secant Kiriş; Kesen
Secant modulus Kiriş/sekant modülü
Secondary İkincil; Sonradan oluşan
Secondary air pollutants İkincil hava kirleticileri
Secondary compression İkincil sıkışma
Secondary creep İkincil akma
Secondary enrichment İkincil zenginleşme
Secondary gechemical dispersion İkincil jeokimyasal dağılma
Secondary geochemical differentiation İkincil jeokimyasal farklılaşma
Secondary limestone İkincil kireçtaşı
Secondary migration İkincil göç
Secondary mineral İkincil mineral
Secondary pollutants İkicil kirleticiler
Secondary porosity İkincil porozite; İkincil gözeneklilik
Secondary quartz İkincil kuvars
Secondary treatment İkincil işlem
Secondary twinning İkincil ikizlenme
Secondary wave İkincil dalga
Secular sinking Çok yavaş alçalma
Secular rise Çok yavaş yükselme
Sedimentary mantle Sedimanter manto
Sedimentary rock Sedimanter kayaç
Sedimentation Sedimantasyon; Çökeltme
Sedimentation analyses Çöktürme analizi
Sedimentation tank Çökeltme tankı
Sedimentology Sedimentoloji
Seepage Sızıntı
Segment Parça; Kısım
Segregation Ayrılma; Segregasyon
Seism Sizm; Sarsıntı; Zelzele
Seismic region Sismik bölge
Seismic sea wave Sismik deniz dalgası
Seismic Veloelty Sismik Hız
Seismic Sismik
Seismogram Sismigram
Seismograph Sismograf
Seismology Sismoloji
Seismometer Sismometre
Seismoscope Sismoskop
Self-protection Kendi kendini koruma
Self-purification Kendi kendine temizlenme
Settlement Oturma
Sensitivity Duyarlılık; Hassasiyet
Sensitive high-resulution ion microprobe Hassas yüksek çözünürlüklü iyon mikroprobu
Sensor Algılayıcı
Separation Ayrılma; Separasyon; Ayırma
Sepiolite Sepiyolit (sulu Mg-silikat; Lületaşı veya Eskişehir taşı)
Septa Bölme; Septa
Septic field Septik alan
Septic tank Septik tank
Sequential Dizisel; Sıralı
Serac Bu bacası
Series Seri
Serpentine Serpantin (yılantaşı)
Set Küme; Takım
Set of joints Eklem takımı
Setting load (support) Kurulma yükü (tahkimat)
Settling Durultma; Oturtma
Settling chamber Durultma odası
Settling tank Durultma tankı
Sewage treatment Evsel atık su arıtımı
Sewage treatment plant Evsel atık su arıtma tesisi
Sewer capacity Kanalizasyon kapasitesi
Sewer mains Kanalizasyon ana boruları
Sewerage system Kanalizasyon sistemi
Shaft Baca (maden); Kuyu
Shaft boring Kuyu delme; Kuyu açma (inme)
Shaft sinking Kuyu delme; Kuyu açma (inme)
Shale Şeyl; Şeyıl
Shallow focus Sığ odak
Shape Şekil
Shape factor Şekil faktörü
Sharkskin pahoehoe Köpekbalığı-derisi pahöhö
Shear Makaslama; Kesme; Kayma
Shear box Makaslama kutusu; Kesme kutusu
Shear crack Makaslama kırığı; Kesme kırığı
Shear failure Makaslama yenilmesi; Kesme yenilmesi; Kayma yenilmesi
Shear joint Makaslama eklemi; Makaslama çatlağı
Shear load Makaslama yükü; Kesme yükü; Kayma yükü
Shear force Makaslama kuvveti; Kesme/Kayma kuvveti
Shear Modulus Kesme Modülü; Makaslama modülü
Shear strain Makaslama deformasyonu; Kesme/Kayma birim deformasyonu
Shear stress Makaslama gerilmesi; Kesme/Kayma gerilmesi
Shear strength Makaslama dayanımı; Kesme dayanımı
Shear surface Makaslama yüzeyi; Kayma yüzeyi
Shear wave Enine dalga, Makaslama/Kesme (S) dalgası
Shear zone Makaslama zonu
Sheelite Şeelit; Şelit
Sheet flow Laminalı akma; Yaygı akması
Sheet flow Palplanş; Hazır yassı kazık
Shell Kabuk
Shell beak Kavkı/kabuk çengeli
Shelly Limestone Kavkılı kireçtaşı
Shelly pahoehoe Kabuksu pahöhö
Shelly sand Şeyılli kum
Shelter belt Koruma şeridi
Shield Kalkan
Shield basalt Kalkan bazalt
Shield volcano Kalkan volkan
Shift Kaydırma; Kayma; Yer değiştirme
Shifting dune Yer değiştiren (gezen) kumul
Shock Şok
Shock proof Şoktan etkilenmeyen
Shore platform Kıyı platformu
Short wall Kısa ayak
Short wavelength infrared Kısa dalgaboylu infrared/kızılötesi
Shortening Kısalma
Short-term stability Kısa süreli duraylılık
Shotcrete Püskürtme beton
Shoulder thrust Omuz bindirmesi/itkisi; Kürek bindirmesi/itkisi
Shredding Ufalama
Shrinkage Büzülme; Rötre
Shrinkage limit Rötre limiti
Sial Silisyum + Alüminyum
Side pinacoid Kenar pinakoid
Siderite Siderit (Fe-karbonat minerali)
Siderolite Siderolit
Sidewall Yan duvar; Pasa şevi
Sieve Elek; Kalbur
Sieve analysis Elek analizi
Sieve shaker Elek sallayıcı
Sieve texture Elek dokusu; Kalbur doku
Sieving Eleme; Kalburlama; Elemek; Eliyen
Signal Sinyal
Significant Anlamlı; Önemli; Belirtici
Silex Sileks; Çakmaktaşı; Çört
Silicate mantle Silikat mantosu
Silky İpeksi
Sill Sil
Silt Silt; Dane boyu (çapı) 0.0004-0.0063 mm olan kayaç kırıntıları
Silting/siltation Siltlenme; Siltasyon
Silurian Siluriyen; Paleozoyik zamanın 6 devrinden, 439-408.5 My aralığını kapsayan üçüncüsü
Silver glance Gümüş nazarı
Silver Gümüş
Sima Silisyum + Magnezyum
Similiraty Benzeşim
Simple Basit; Yalın
Simple sill Basit sil
Simple stock Basit stok
Simulation Similasyon; Benzeşim; Benzetim
Simulator Benzeteç, simulatör
Simultaneous Eşzamanlı
Single family dwelling Tek aileli konut
Sinkhole Çökme cukuru
Sinking Batırma
Site investigation Saha incelemesi
Size effect Boyut etkisi
Skeletal material İskelet maddesi
Skeleton texture İskelet doku
Skimming Sıyırma
Skip Bidon
Slabbing Kavlaklanma; Dilimlenme
Slag Cüruf; Mucur
Slake durability Suda dağılmaya karşı duraylılık
Slate Sleyt; Damtaşı
Slaty cleavage Sleyt dilinimi; Sleyt klivajı; Yapraksı dilinim
Slice Dilim
Slickenside Kaygan yüzey
Slide Kayma
Slide surface Kayma yüzeyi
Sliding tectonic Kayma tektoniği
Sliding theory Kayma teorisi
Slip Kayma; Atım
Slip cleavage Atım dilinimi
Slope Eğim; Şev; Yamaç
Slope angle Şev açışı; Yamaç eğimi
Slope design Sev tasarımı; Yamaç dizaynı
Slope height Şev yüksekliği; Yamaç yüksekliği
Slope stability Şev stabilitesi
Slope stability analysis Şev duraylılıgı analizi
Sludge Çamur
Sludge digestion Çamur sindirimi
Sludge disposal Çamur tasviyesi
Sludge incineration Çamurun yakılması
Slumping Oturmak; Birden çökmek; Devrilmek; Kaymak
Slurry Çamur sıvısı
Smithsonite Smitsonit (Zn-karbonattan oluşan bir mineral)
Smog Kirli sis
Smoke Duman
Smokemeter Dumanölçer
Smoky quartz Dumanlı kuvars
Smooth Düz; Pürüzsüz
Smooth blasting Düzgün patlatma
Smut İs; Kir
Snowflake obsidian Kartanesi obsidiyen
Snowflake texture Kartanesi doku
Snowslide Kar-kayması
Soft rock Yumuşak kaya
Softground Yumuşak zemin
Soil Zemin; Toprak
Soil conservation Toprak korunması
Soil erosion Toprak erozyonu
Soil erosion Toprak erozyonu; Toprak aşınması
Soil exploration Zemin araştırması
Soil mechanics Zemin mekaniği
Soil science Toprak bilmi; Zemin bilmi
Soil stabilization Zemin stabilizasyonu ( ıslahı )
Solar Güneşe ait; Güneşle ilgili; Solar
Solar abundance of elements Elementlerin güneş bolluğu
Solar collector Güneş enerjisi toplayıcı
Solar energy Güneş enerjisi
Solar nebula Güneş nebulası
Solar radiation Güneş ışıması
Solar system Güneş sistemi
Solar wind Güneş rüzgârı
Solfatara Volkanizma sonrası çıkan kükürtlü gaz etkinliği
Solid Katı; Sağlam
Solid core recovery Sağlam karot verimi
Solid-melt equilibrium Katı-sıvı dengesi
Solid rock Sağlam kayaç
Solid solution Katı çözelti
Solid waste Katı atık
Solid waste management Katı atık yönetimi
Solifluction Toprak akması
Soliter corals Bireysel mercanlar
Solubility product Çözünürlük ürünü
Solution Çözelti; Solüsyon
Sonic boom Sonik patlama
Soot Kurum
Sorted biosparite Boylanmış-biyosparit
Sorting Boylanma; Derecelenme; Sıralama
Sound absorption material Sesi soğurucu madde
Sound pressure level Ses basınç düzeyi
Sounding Sondalama; Sondajlama
Soundness test Sağlamlık testi
Source rock Köken kayaç; Kaynak kayaç
South African jade Güney Afrika yeşimi
South American Plate Güney Amerika Levhası
South-East Pacific Plate Güney-Doğu Pasifik Levhası
Spaced cleavage Aralıklı dilinim; Aralıklı klivaj
Spacing Aralık; Uzaklık
Spalling Çentme; Yontma
Span Açıklık
Spare part Yedek parça
Spastolith Spastolit; Deforme olmuş ooid
Species Tür
Specifîc energy Özgül enerji
Specific gravity Özgül ağırlık
Specimen Örnek; Numune
Speed bump Hız kesici yükselti
Speleology Mağara bilmi
Sphericity Küresellik
Spheroidal jointing Soğan kabuğu bezeri ayrışma
Spherolite Sferolit; Elips şekilli ve ışınsal iç yapılı mikroskobik parçacıklar
Spilite Spilit
Spillway Dolu savak
Spilosite Spilozit (adinol oluşumunun başlangıç safhasındaki kayaç)
Spine Diken; İğne-benzeri yapı
Spinel Spinel
Spit Kıyı dili
Split Yarmak; Ayırmak
Spoil Pasa; Artık
Spoil pile Pasa yığını
Spontaneous Kendiliğinden olan
Spotted Benekli
Spotted phyllite Benekli fillit
Spotted slate Benekli sleyt
Sprawl Dağınık yayılma
Spring İlkbahar; Göze; Kaynak
Spring tide İlkbahar gelgiti
Spring water Göze suyu; Kaynak suyu
Squeezing Sıkışma
Stabilily Duraylılık; Stabilite
Stability field Duraylılık alanı
Stability of slope Şev stabilitesi
Stabilization Duraylama; Stabil kılma; Stabilizasyon
Stabilizer Duraylayıcı
Stable Duraylı; Stabil
Stable isotope Kararlı izotop
Stable isotope studies Kararlı izotop çalışmaları
Stable slope Duraylı şev
Stack effluents Baca atıkları
Stage Kat; Safha; Evre
Stage of maturity Olgunluk evresi
Stage of old age İleri yaş evresi
Stage of youth Gençlik evresi
Stagnation zone Durgunluk kuşağı
Stains and staining techniques Boyalar ve boyama teknikleri
Stalactite Sarkıt
Stalagmite Dikit
Standard Standart
Standard deviation Standart sapma
Standard penetration resistance Standart batma direnci; Standart penetrasyon direnci
Standard penetration test Standart batma deneyi; Standart penetrasyon deneyi
Standard proctor test Standart proktor deneyi
Stand-up time Durma zamanı; Tahkimatsız durma zamanı
State of equilibrium Denge durumu; Denge hali
State of stress Gerilme durumu
State-of-the-art En son gelişmeleri yansıtan
Static Durağan; Statik
Static cone test Statik koni deneyi
Static equilibrium Durağan denge; Statik denge
Static formula Statik kazık formülü
Station İstasyon; Konak
Stationary source Sabit kaynak
Statistical analysis İstatistiksel analiz; İstatistiksel çözümleme
Statoscope Statoskop (hava fotografisinde ardışık hava istasyonları arasındaki yükseklik farkını ölçmede kullanılan hassas bir barometre)
Steady Kararlı; Sallantısız
Steam coal Buhar kömürü
Steel Çelik
Steel arch support Çelik kemer destek
Steel pile Çelik kazık
Steep dipping fault Dik yada dike yakın fay
Step fault Basamak fay
Step faulting Basamak faylanma
Step faults heading against the dip Tabaka eğimine ters basamaklı faylar
Stereographic projection Stereografik izdüşüm; Stereografik projeksiyon
Stereoscope Stereoskop
Sticky Yapışkan; Yapışan
Stiff Katı; Sıkı
Stiffness/compactness Katılık; Sıkılık
Stinkstone Kokulutaş
Stockwork Ağsal; Stokvörk
Stone column Taş sütunu; Kaya kolonu
Stone pack Taş dolgu
Stone Taş; Kaya
Stony desert Taşlı çöl
Storage Depolama
Storm deposit Fırtına çökeli
Storm sewer Sel suyu kanalı
Stowing Dolgu
Straight extinction Dik sönme
Strain Stres deformasyonu; Birim deformasyon; Birim Şekil Değiştirme; Uzalma
Strain elipsoid Birim deformasyon elipsoyidi
Strain gauge Birim deformasyon ölçer
Strain-slip cleavage Uzalma-atım dilinimi
Strain softening Birim deformasyon yumuşaması
Strap footing Bağ kirişli birleşik sömel
Strata control Tabaka kontrolü; Tabaka denetimi
Strata Tabakalar; Katmanlar
Stratification Tabakalanma
Stratified Tabakalı
Stratified rock Tabakalı kayaç; Katmanlı kayaç
Stratigraphic geology Stratigrafik jeoloji
Stratigraphic trap Stratigrafik kapan
Stratigraphical break Tabakalanmada kesiklik
Stratopause Stratopoz
Stratosphere Stratosfer
Stratum Tabaka; Katman
Streak Çizgi-rengi
Stream erosion Nehir/akarsu erozyonu
Streamline Akış çizgisi
Stream-sediment analysis Dere-sedimenti analizi
Strength Dayanım
Strength envelope Dayanım zarfı
Stress Gerilme
Stress concentration factor Gerilme yığılması katsayısı
Stress distribution Gerilme dağılımı
Stress elipsoid Gerilme elipsoyidi
Stress field Gerilme alanı
Stress intensity Gerilme yoğunluğu
Stress path Gerilme yolu; Gerilme rotası
Stress relaxation Gerilme boşalması
Stress state Gerilme durumu
Stress trajectory Gerilme Yörüngesi
Striated pebble Çizik çakıl; Çizilmiş çakıl
Strike Doğrultu
Strike fault Doğrultu fayı
Strike joint Doğrultu eklemi
Strike of the fault Fay doğrultusu
Strike-slip fault Doğrultu atımlı fay
Strip development Şerit gelişme
Strip footing Şerit temel
Strip foundation Şerit temel
Strip load Şerit yük
Strip mining Geniş yayılımlı açık işletme madenciliği
Strip thrust fold Örtü kıvrımı
Strombolian activity Stromboli örneği volkanik etkinlik; Stromboli benzeri püskürme
Structural Yapısal
Structural basin Yapısal havza; Yapısal basen
Structural concordance Yapısal uyumluluk; Yapısal konkordans
Structural contour lines Yapısal eş-yükselti çizgileri
Structural crystallography Yapısal kristalografi
Structural depression Yapısal alçalım; Yapısal basıklık
Structural discontinuity Yapısal kesiklik; Yapısal süreksizlik; Yapısal devamsızlık
Structural discordance Yapısal uyumsuzluk; Yapısal diskordans
Structural engineering Yapı mühendisi
Structural fabric Yapısal doku
Structural feature Yapısal şekil; Yapısal özellik
Structural geology Yapısal jeoloji
Structural high Yapısal yükselim; Yapısal yükseklik
Structural lake Yapısal göl
Structural low Yapısal alçalım; Yapısal basıklık
Structural petrology Yapısal petroloji
Structural plain Yapısal düzlük; Yapısal ova
Structural plateau Yapısal yayla; Yapısal plato
Structural position Yapısal konum; Yapısal pozisyon
Structural relief Yapısal röliyef; Yapısal engebe
Structural stratigraphical hiatus Yapısal stratigrafik zaman boşluğu
Structural style Yapısal çeşit
Structural terrace Yapısal taraça; Yapısal teras
Structural trap Yapısal kapan
Structural unit Yapısal birim
Structural valley Yapısal vadi
Structure Yapı; Strüktür
Structure contours Yapısal konturlar
Strut Destek; Payanda
Subcrustal convection currents Kabuk-altı konveksiyon akıntıları
Subduction Dalım
Subduction zone Dalım zonu
Subfabrik Asfabrik; Fabrik-altı
Subfossil Çok az değişim göstermiş organizma kalıntısı
Subgenus Alt-cins; Ascins
Subglacial stream Buzul-altı nehir
Subgroup Alt-gurup
Submarine canyon Denizaltı kanyonu
Submerge Batmak; Batırma
Submerged unit weight Batık birim ağırlık
Submergence Batma
Subsequent valley Tabakaların doğrultusunu takip eden vadi
Subsidence Çökme; Subsidans
Subsidiary fold Bağlı kıvrım
Subsoil Toprak-altı
Subsoil investigation Sığ yeraltı zemin araştırması
Subspecies Alt-tür; Astür
Substage Askat; Alt-kat
Substitute Yardımcı
Substitute natural gas Yardımcı doğal gaz
Subsurface geology Yeraltı jeolojisi
Subsurface investigation Sığ yer altı araştırması
Subtidal Gelgit-altı
Subzone Alt-zon; Aszon
Suction Emme
Suite Takım; Aynı sınıftan (plütonik, metamorfik gibi) iki veya daha fazla litodemin oluşturduğu kaya birimidir
Sulfur (veya Sulphur) Kükürt
Sulfur bacteria Kükürt bakterileri
Sulfur cycle Kükürt döngüsü
Sulfur dioxide Kükürt dioksit
Sulfur trioxide Kükürt trioksit
Sulfuric acid Sülfürik asit
Sun Güneş
Supergene Süperjen; Yüzey-kökenli
Supergene sulfide zone Süperjen sülfit zonu
Supergene water Süperjen su
Supergiant star Süperdev yıldız (aslen (intrinsik olarak) en parlak olan yıldızlar familyasının bir üyesi)
Supernova Süpernova (patlama sonucu aniden oldukça parlak yapı edinen bir yıldız olup, bir novadan daha parlaktır)
Superposed valley Yumuşak katmanlara yatak oyarak, sert katmanlar içine gömülen vadi
Superposition Üst üste gelme; Bindirme
Supersuite Üstakım; Birbiriyle doğal ilişkili, iki veya daha fazla takım veya karmaşık içeren bir litodem birimi
Supervised classification Denetlenmiş sınıflandırma
Support Tahkimat; Destek
Support load density Destek Yükü Yoğunluğu
Support pile Taşıyıcı kazık
Support pressure Destek basıncı; Tahkimat basıncı
Support system Destek sistemi; Tahkimat sistemi
Support unit Destek birimi; Tahkimat birimi
Supraglacial stream Buzul-üstü nehir
Supratenuous fold Açınımlı kıvrım
Supratidal Gelgit-üstü
Surcharge pressure Sürşarj basıncı; Taşıyabileceğinden fazla basınç
Surface Yüzey; Yeryüzü
Surface mine Yüzeyde işletme; Açık işletme
Surface moraine Yüzey moreni
Surface of discontinuity Süreksizlik yüzeyi
Surface of unconformity Uyumsuzluk yüzeyi
Surface tension Yüzey gerilmesi
Surface water Yüzey suyu
Surface waves Yüzey dalgaları
Surfactant Yüzey aktif madde
Survey İnceleme; Araştırma; Etüt; Ölçme
Surveyor’s rod Mira
Suspended solid Askıda katı madde; Asılı katı madde
Suspension Asıntı; Süspansiyon
Sustainable development Sürdürülebilir gelişme
Svedberg unit Svedberg birimi; (S) Sedimantasyon katsayılarının ifade edildiği birim. 10-13 saniyeye eşit olup rakamsal değere bitişik yazılır (64S gibi).
Swallow hole Düden
Swell factor Şişme kabarma katsayısı
Swelling potential Şişme potansiyeli
Swelling Şişme
Swelling pressure Şişme basıncı
Sylvine Silvin
Symmetric fold Simetrik kıvrım
Symmetry Simetri; Bakışım
Symmetry axis Simetri ekseni; Bakışım ekseni
Synchronous Eşzamanlı; Senkronize; Sinkronize
Synchronous pluton Eşzamanlı plüton; Senkronize plüton
Synclinal axis Senklinal ekseni
Syncline Senklinal
Synclinorium Bir çok küçük senklinal ve antiklinalden oluşan senklinal
Syndet Sentetik deterjan
Synergistic effect Sinerjistik etki
Syngas Sentez gazı; Sentetik gaz
Syngenetic Sinjenetik veya Senjenetik
Syngenetic ore deposit Sinjenetik cevher yatağı; Oluşumu içinde bulunduğu kayaçla eş zamanlı olan cevher yatağı
Synorogene Senorojen; Dağ oluşumu ile eş zamanlı
Synorogenic granite Senorojenik granit; Oluşumu orojenik etkinlikle eş zamanlı olan granit
Synorogenic magmatic phase Senorojenik magmatik faz
Syntaxial Sintaksiyal; Optik süreklilik arzeden dane-üzerine büyüme
Synthesis Sentez; Bireşim
Synthesis gas Sentez gazı
Synthetic Sintetik
Synthetic detergent Sentetik deterjan
Synthetic fuels Sentetik yakıtlar
System Sistem
System of joints Eklemler sistemi
Systematic joints Düzenli eklemler; Sistemli eklemler
Tacheometric surveying Takeometrik alım; Jeodezide, arazi noktalarının yatay konumları ile birlikte yüksekliklerini tayin etme işlemi
Tachometer Takometre (dönme oranını/hızını ölçmede kullanılan bir aygıt)
Tachymeter Takimetre
Tailing Artık
Tailings Posa
Takeoff Çıkarma; Yerden havalanma (uçak)
Talc Talk
Talus cone Moloz konisi
Talus fan Moloz yelpazesi
Taluvium Taluviyum (kaba- ve ince-daneli malzeme karışımından oluşan tepe-yamacı çökeli)
Tangent modulus Teğet modülü; Tanjant modülü
Tangential Teğetsel
Tangential pressure Teğetsel basınç
Tape extensometer Şerit ekstansometre
Tar Katran
Tar sand Katranlı kum
Tarnish Kararma; Leke
Taurus Mountains Toros Dağları
Taxonomy Taksonomi
Tear fault Yırtılma fayı; Yırtma fayı
Tectogenesis Tektojenez; Dağ oluşumu ile oluşan kıvrım ve kırık olayları
Tectonic breccia Tektonik breş
Tectonic earthquake Tektonik deprem
Tectonic geology Tektonik jeoloji
Tectonic setting Tektonik yer, zaman ve ortam
Tectonic transport Tectonik taşınma
Tectonized region Tektonizmaya uğramış bölge
Teleskopic Teleskopla görülebilen
Telogenetic Telojenetik
Temperate climate Ilıman iklim
Temperature Sıcaklık
Temperature inversion İklim terslenmesi
Temporary Geçici
Temporary support Geçici iksa
Tendency Eğilim; Yatkınlık
Tensile Tansion
Tensile crack Gerilme çatlağı
Tensile force Çekme kuvveti; Çekilme kuvveti
Tensile test Çekme deneyi; Çekilme deneyi
Tensile strength Çekme dayanımı; Çekilme dayanımı
Tensile stress Çekme gerilmesi; Çekilme gerilmesi
Tension crack Çekme çatlağı; Tansiyon çatlağı; Gerilme çatlağı
Tension fault Gerilim fayı; Gerilme fayı; Tansiyon fayı
Tension joint Gerilme çatlağı; Gerilme eklemi
Tensor Geren; Tansör
Tent rocks (wigwams) Çadır kayaç
Terminal basin Terminal havza
Terminal velocity Son hız
Terrace Teras
Terracing Teraslama
Terrestrial Karasal; Topraksal
Terrestrial environment Dünyevi ortam
Terrestrial planet Dünyevi gezegen; Dünya-benzeri gezegen
Terrigenous Terijen; Karasal kökenli, çökelme havzasına mekanik yolla taşınmış, çoğunlukla karbonat-olmayan ile eş anlamlı terim
Terrigenous deposit Terijen yatak
Territoriality Belirli bir alan ile özel bir canlı grubunun özdeşleştirilmesi
Tertiary treatment Üçüncül arıtma
Tesselation Tesselasyon; Mozaik oluşturma
Test Test; Deney
Test pit Deney çukuru
Testing Test etme
Testing accuracy Deney doğruluğu; Test doğruluğu
Testing method Deney yöntemi; Test yöntemi
Tethys Tethis (veya Tetis)
Tetraedric system Tetraedrik sistem
Tetraedrite Tetrahedrit
Tetrahedron Dörtyüzlü; Tetraeder
Tetrapoda Dört-ayaklılar; Tetrapodlar
Texture Doku
Thalweg Talveg (bir vadinin en derin kısmını takip eden hat. Bu kısım su altında olabilir veya olmayabilir)
Theodolite Teodolit
Theorem Sav; Teorem
Theoretical Kuramsal; Teorik
Theory Kuram; Teori
Theory of continental drift Kıtasal sürüklenme teorisi
Theory of isostasy Izostazi teorisi
Thermal Isıl; Termal; Isısal; Termal
Thermal conductivity Isıl iletkenlik
Thermal contact metamorphism Isısal kontak metamorfizması
Thermal expansion Isıl genleşme
Thermal pollution Sıcak su kirliliği
Thermocouple Isıl eleman
Thermometer Termometre (sıcaklık ölçmek için kullanılan bir araç)
Thermosphere Termosfer
Thermosteric anomaly Termosterik anomali (deniz suyunun izotermal olarak bir atmosferlik standart basınçta olması durumunda her hangi bir noktadasında edineceği sterik anomali)
Thick bed Kalın tabaka
Thick-bedded Kalın-tabakalı
Thickness of a bed Tabaka kalınlığı
Thin bed İnce tabaka
Thin-bedded İnce-tabakalı
Thin section İnce kesit
Thixatropy Tiksotropi
Thoughness index Tokluk indeksi
Thread test Çubuk deneyi
Threatened species Tehdit altındaki türler
Three-point problem Üç-nokta problemi
Threshold Eşik
Threshold dose Eşik dozu
Threshold limit value Eşik sınırı değeri
Threshold value Eşik değer
Throw Düşe atım; Atım
Thrust Bindirme; İtki
Thrust nappe Bindirme/itki napı
Tidal barrage Gelgit barajı
Tidal current Gelgit akıntısı
Tidal flat Gelgit düzlüğü
Tidal inlet Gelgit girişi
Tidal power Gelgit gücü
Tidal range Gelgit aralığı; Gelgit menzili
Tidal rhytmite Gelgit ritmiti
Tidal theory Gelgit teorisi
Tide Gelgit; Med ve cezir
Tidelite Gelgitit
Tieback anchor Ankraj çubuğu
Tiger’s eye Kaplangözü
Tiltmeter Eğim ölçer
Timber Kütük; Kereste; Ahşap
Timber pile Ahşap kazık
Timber support Ahşap tahkimat
Time Zaman
Time factor Zaman faktörü
Tin Kalay
Tinstone Kalaytaşı
Tipping Çöp boşaltma
Tirim holes Tarama delikleri
Titanite Titanit
Toad’s eye tin Kurbağa gözü kalay
Toe failure Topuk yenilmesi (kayması)
Toe Şev topuğu; Patlatma tırnağı
Tolerance Tolerans
Top soil Yüzey toprağı; Yüzey zemini
Topaz Topaz
Topography Topoğrafya
Toppling Devrilme
Topsoil Yüzey toprağı
Tornado Hortum
Torque Buru; Tork; Dönel etki
Torsion Burulma
Torsion balance Burulma balansı
Total core recovery Toplam karot verimi
Total station Total istasyon (açıları ve mesafeleri elektronik olarak algılayan bir araç)
Total settlement Toplam oturma
Total stress Toplam gerilme/gerilim
Toughness Tokluk; Sıkılık; Sağlamlık
Tourbe (veya peat) Turba
Tourmaline Turmalin
Toxic substances Zehirli maddeler
Toxicity Zehirlilik
Toxicology Toksikoloji
Trace İz
Trace element Eser element; İz element; Azrak element; Tras element
Trace-element fractionation İz-element fraksiyonlaşması/ayrımlaşması
Trace fossil İz fosil
Tracer İz sürücü; İzleyici
Trachyte Trakit
Trade effluents Ticâri atıklar
Traffic pollution Trafik kirliliği
Trajectory Yörünge; Gezinge
Transboundary pollution Sınır ötesi kirlilik
Transcurrent fault Çapraz fay
Transducer Çevirgeç; Güç çevirici
Transform fault Dönüşüm fayı; Transform fay
Transformation Dönüşüm
Transformation twinning Dönüşüm ikizlenmesi
Transformer Dönüştürücü
Transfrontier pollution Sınır ötesi kirlilik
Transgression Transgrasyon; Deniz seviyesinin yükselmesi ile karaya doğru ilerlemesi
Transient electromagnetic method Geçici elektromanyetik method; Kısa-ömürlü elektromanyetik method
Transition Geçiş
Translation Ötelenme; Yerden yere nakil
Translational slide Ötelenmeli kayma
Translocation Kirliliğin kaydırılması
Transmedia pollution Birden fazla ortamı etkileyen kirlenme
Transmissibility İletgenlik
Transmissivity İletimlilik; Transmisivite
Transmitter Verici
Transpose Devrik
Transversal force Çapraz kuvvet; Enine kuvvet
Transversal isotropy Düzlemsel izotropiklik
Transverse Enine
Tranverse fault Enine fay; Transvers fay
Transverse waves Enine dalgalar
Trap Kapan
Trapezoid Yamuk
Trapezoidal combined footing Yamuk birleşik temel
Treatment Muamele; İşlem; Arıtma; Tedavi
Tree-ring analysis Ağaç-halkası analizi
Trench Çukur; Hendek; Araştırma çukuru
Trend Yön; Eğilim; Yönelim; Meyil; Bir cevher kütlesi, kıvrım veya orojenik kuşak gibi jeolojik bir yapının yönü
Trial boring Deneme sondajı
Trial pit Muayene çukuru; Deneme çukuru
Triangulation Nirengi
Triangulation network Nirengi şebekesi/ağı
Triaxial Üç eksenli
Triaxial compression test Üç eksenli basınç deneyi
Triaxial state of stress Üç eksenli gerilme durumu
Triaxial test Üç eksenli deney
Tributary valley Yan vadi; İkincil vadi
Trickling filter Damlatmalı filtre
Triclinic system Triklinik sistem
Trilagon Trilagon; Koordinatları bilinen A ve B noktalarına dayalı bir poligon güzergâhında ardışık üç noktanın bir üçgen oluşturduğu düşünülürse, trilagon veya trilagon denen bir bir üçgen dizisi elde edilmiş olur
Trimming Tarama; Sıyırma
Trivial solution Apaçık çözüm
Trokospiral Trokospiral (kule şeklinde sarılım)
Trophic level Bir hayvanın besin zincirindeki yeri
Tropical year Tropikal yıl (Güneş’in ortalama boylamının 360° arttığı süreçteki zaman aralığı)
Tropopause Tropopoz
Troposphere Troposfer
Trough Boğaz; Oluk yapısı
True age Gerçek yaş
True dip Gerçek dalım; Gerçek eğim
True spacing Gerçek aralık
True thickness Gerçek kalınlık
Trunk sewer Kanalizasyon ana hat kanalı
Tsunami Tsunami; Deprem dalgası
Tufa Tufa
Tuff Tüf
Tuff-bearing Tüf içeren; Tüf taşıyan
Tuffite Tüfit
Tuffaceous Tüfümsü; Tüflü; Tüf içeren
Tunnel Tünel
Tunnel boring machine Tünel açma makinası
Tunnel section Tünel kesiti
Tunneling quality indeks Tünel açma nitelik indeksi
Tupe Tüp
Turbidity Bulanıklık
Turbulance Girdap; Çalkantı; Turbülans
Turbulent flow Çalkantılı akıntı; Bulanık akış; Girdaplı akış; Turbülanslı akış
Turqoise (veya turquoise) Turkuaz; Firuze taşı
Twilight Alacakaranlık
Twin İkiz
Twin axis İkiz ekseni
Twin Law İkiz Yasası
Twin plane İkiz düzlemi
Twins İkizler
Twist Kıvırma; Bükme
Two stage combustion İki aşamalı yanma
Type locality Tip yeri
Types of projection İzdüşüm tipi; Projeksiyon tipi
Ubiquitous Sık rastlanan; Bol bulunan
Ultimate bearing capacity Nihai taşıma gücü; En son taşıma gücü
Ultimate load Nihai yük
Ultimate strength En son dayanım sınırı; Nihai dayanım sınırı
Ultrasonic Sesüstü; Ultrasonik
Ultra-violet radiation Morötesi ışıma; Ultraviyole ışıma
Unbalanced Dengesiz
Uncertainty Belirsizlik
Unconfined Sınırsız; Serbest; Yanal Sınırlamasız
Unconfined aquifer Serbest akifer
Unconfined compression Tek eksenli basınç; Tek eksenli sıkışma
Unconfined compression tes Serbest basınç deneyi
Unconsolidated Gevşek
Unconsolidated-undrained test Konsolidasyonsuz-drenajsız deney
Undercutting Dip oyulması
Underground Yeraltı
Underground opening Yeraltı açıklığı
Underlie Altlamak
Underlying Altlayan; Alta gelen
Underlying formation Altlayan formasyon
Undersaturated Az doymuş; Doymamış; Doyma sınırının altında olan
Underthrust Alttan bindirme (taban bloğunun aktif olduğu bindirme)
Undisturbed Örselenmemiş
Undisturbed sample Örselenmemiş örnek
Undrained Drenajsız
Undrained condition Drenajsız koşul
Uniaxial Tek eksenli
Uniaxial compressive strength Tek eksenli basınç dayanımı; Tek eksenli sıkışma
Uniaxial state of stress Tek eksenli gerilme hali
Unified soil classification system Birleştirilmiş zemin sınıflandırılması
Unified stratigraphic-scale Birleşik-stratigrafik-ölçek
Uniform Düzgün; Tekdüze; Yeknesak; Üniform
Uniformity Düzgünlük; Yeknesaklık; Tekdüzelik
Uniformity coefficient Eşşekillilik katsayısı
Unit Birim; Ünite
Unit cell Birim hücre
Unit-stratoype Birim-stratotip
Unit stress Birim stres
Unit weight Birim ağırlık
Universal seismograph Üniversal sismograf
Unleaded gasoline Kurşunsuz benzin
Unloading Yük boşaltımı
Unmixing Karışmama
Unsafe Güvensiz; Güvenli olmayan
Unsaturated Doygun olmayan; Doymamış
Unsaturated soil Doygun olmayan zemin; Doymamış zemin
Unsaturated zone Doymamış zon
Unsorted biosparite Boylanmamış biyosparit
Unspoiled area Bozulmamış alan
Unstable slope Duraysız şev
Unstable Duraysız; Kararsız
Unsteady Kararsız; Sabit olmayan; Değişken
Unsupervised classification Denetlenmemiş sınıflandırma
Unsupported span Desteksiz tavan açıklığı
Unsymmetrical footing Asimetrik temel
Unweathered Bozunmamış; Ayrışmamış
Uplift Yükselme; Uplift; Yükseltme; Kabarma
Upper block Üst blok
Upper bound Üst sınır
Upper Jurassic Üst Jura
Upper Permian Üst Permiyen
Upright fold Dik kıvrım
Upstream Memba (kaynak); Akış yukarı
Upthrown Yukarı atılan; Yukarı çıkmış
Upturned strata Düşey yada dike yakın tabaka
Uranitite Uranitit (uranyum dioksitten oluşan minerali)
Uranium Uranyum
Urban geology Kent Jeolojisi
Urban planning Kent planlaması
Urban runoff Kentsel yüzeysel akış
User friendly Kullanıcı dostu
U-shaped valley U-şekilli vadi
UV Ultraviyole; Morötesi
Vadose water Vadoz su
Valley Vadi
Valley floor Vadi tabanı
Valley glacier Vadi buzulu
Valley spring Vadi menbaası
Valley wall Vadi çeperi
Valve Kapak; Kavkı; Valf
Vane test Kanatlı kesici deneyi
Vapor Buhar
Vapor pressure Buhar basıncı
Vapor-phase crystallization Buhar-fazı kristallenmesi
Variable Değişken
Variable load Değişken yük
Variance Değişki; Varyans; Sapma
Variation Değişim
Variation diagram Değişim diyagramı
Variegated Alacalı
Variety Çeşit; Çeşitlilik
Varved clay Şeritli kil
Vector Vektör, Taşıyıcı
Vector file Vektör dosyası
Vein Damar
Vein deposit Damar yatağı
Veined gneiss Damarlı gnays
Veinlet Damarcık
Veinlet texture Damarcık dokusu
Velocity Hız
Velocity-depth distribution Hız-derinlik dağılımı
Velocity log Hız logu
Velocity profile Hız profili
Vent breccia Baca breşi
Vent conglomerate Baca konglomerası
Venturi scrubber Venturi gaz yıkayıcısı
Vertical Düşey; Dikey
Vertical fold Dikey kıvrım; Düşey kıvrım
Vertical pressure Düşey basınç; Dikey basınç
Vertical seismograph Dikey/düşey sismograf
Vertical sismic profile (VSP) Dikey sismik profil; Düşey sismik profil
Vertical slip Dikey atım; Düşey atım
Vertical stress Düşey gerilme
Vertical takeoff and landing Düşey kalkış ve iniş
Vertical takeoff Düşey kalkış
Very fine sand Çok ince kum
Very low-frequency method (VLF) Çok düşük-frekans metodu
Viable Yaşayabilir
Vibration Titreşim
Vibratory pile driver Titreşimli kazık çakıcı
Vibratory roller Titreşimli silindir
Vibroflotation Derin titreşim; Vibroflotasyon
Virgation Demetleşme
Virgin compression curve Bakir sıkışma eğrisi
Virtual Sanal
Virtual reality Sanal gerçeklik
Viscoelasticity Viskoelastisite; Ağdalı esneklik
Viscosity Kıvam; Akışkanlık; Viskozite; Ağdalılık
Viscous Vizkoz, Ağdalı
Viscous strain Vizkoz gerilme deformasyonu; Ağdalı birim deformasyon
Visible radiation Görünür ışıma
Void Gözenek; Boşluk; Voyid
Void ratio Boşluk oranı
Volatile Uçucu
Volatile component Uçucu bileşen; Uçuşkan bileşen
Volatile matter Uçucu madde
Volatile organic compounds Uçucu organik bileşikler
Volcanic activity Volkanik hareketlilik
Volcanic earthquake Volkanik deprem; Volkanizmanın neden olduğu deprem
Volcanic mount Volkanik dağ
Volcano Volkan
Volcano-tectonic depression Volkanik ve tektonik çukur
Volume Hacim
Volume change Hacim değişimi
Volumetric strain Hacimsel gerilme deformasyonu; Hacimsel birim deformasyon
Voussoir Kemertaşı
Vug Gözenek; Erime ile oluşmuş, eş-boyutlu boşluk
Vulcanian activity Vulkano örneği püskürme; Çok ağdalı volkanik püskürme
Vulcanism Volkanizma; Yanardağ etkinliği
Vulcanology Volkanoloji; Volkanbilim
Wale Kuşak; Uzun çizgi
Wall Çeper; Duvar; Yan; Kenar
Wall foundation Duvar temeli
Wall friction angle Duvar arkasındaki sürtünme açısı
Wall-reef Duvar-resifi
Wandering dune Hareketli kumul; Gezen kumul
Wandering water Hareketli su; Gezen Su
Wash boring Yıkamalı sondaj, kuyu yıkama
Washer Yıkayıcı
Wastage Buzul çekilmesi veya eriyerek yok olması
Waste assimilation Atık asimilasyonu; Atık özümlemesi
Waste disposal Atık tasfiyesi; Atık ortadan kaldırma
Waste fill Atık dolgusu
Waste repository Atık deposu
Waste storage Atık depolama; Atık saklama
Water content Su içeriği
Water head Su yüksekliği
Water inlet Su girişi
Water pressure Su basıncı
Water table Su seviyesi; Su tablası
Wave Dalga
Wave crest Dalga tepesi
Wave front Dalga cephesi
Wave trough Dalga çukuru
Waviness Dalgalılık
Waste Atık
Waste heat Atık ısısı
Waste load allocation Atık yük tahisisi
Waste recycling Atık yeniden-işletimi
Waste rock Atık kayaç
Waste stream Atık kolu
Waste water Atık su
Wastewater management Atık su yönetimi
Water conservation Su koruma
Water content Su içeriği
Water hardness Su sertliği
Water jet Su jeti
Water level Su seviyesi
Water of dehydration Dehidrasyon suyu
Water of imbibition Emme suyu; Imbibasyon suyu
Water pollution Su kirliliği
Water purification Su saflaştırma; Su arıtma
Water quality standards Su kalitesi standartları
Water resources management Su kaynakları yönetimi
Water reuse Suyun yeniden kullanılmak üzere dönüşümü
Water rights Su hakları
Water softeners Su yumuşatıcısı
Water sterilization Su sterilizasyonu; Suyun mikropsuzlaştırılmsı
Water supply system Su sağlama sistemi
Water table Yeraltı su düzeyi; Su tablası
Water table isohyps Su tablası eğrileri
Water treatment Su arıtma
Waterborne diseases Sudan kaynaklanan hastalıklar
Watershed Su ayırım hattı
Wave Dalga (su yada ışık)
Wave base Dalga tabanı
Wave erosion Dalga erozyonu; Dalga aşındırması
Wave front Dalga cephesi
Wave period Dalga peryodu; Dalga aralığı
Wave power Dalga gücü
Wave spectrum Dalga spektrumu
Wavelength Dalgaboyu
Waviness Dalgalılık
Wavy bedding Dalgalı tabakalanma
Wavy extinction Dalgalı sönme
Wax Balmumu; Cilâ
Weakness Zayıflık
Weak rock Zayıf kayaç
Wearing coefficient Aşınma katsayısı; Yenme katsayısı
Weathering Bozunma; Ayrışma
Weathering correction Ayrışma düzeltmesi
Weathering front Ayrışma cephesi; Ayrışma önü
Weathering index Ayrışma indeksi
Weathering micro-indices Ayrışma mikroindisleri
Weathering-potential index Ayrışma potansiyel indeksi
Weathering profile Ayrışma profili
Weathering series Ayrışma serisi
Weathering velocity Ayrışma hızı
Weathering zone Ayrışma zonu
Wedge angle Keski açışı
Wedge failure Kama türü kayma
Weight Ağırlık
Wedge Kama
Wedged Kamalanmış
Wedge-edge trap Kama-kenarı kapanı
Wedge out Kamalanma
Weir Savak
Welded ignimbrite Kaynaklı ignimbrite; Kaynaşmış ignimbrit
Welded tuff Kaynaklı tüf; Kaynaşmış tüf
Welding Kaynaşma
Well Kuyu
Well filter Kuyu filtresi
Well foundation Kuyu temeli
Well-graded İyi derecelenmiş
Well improvement Kuyu geliştirme; Kuyu inkişafi
Well injection method Kuyu enjeksiyonu methodu
Well-known İyi bilinen; Meşhur
Well log Kuyu logu
Well logging Kuyu loglama
Well point Çakma kuyu; Kuyu yeri
Well-rounded İyi-yuvarlaklaşmış
Well sample Kuyu örneği
Well-sorted İyi-boylanmış
Welt Çizgisel kabuki yükselmesi
Wet analyses Islak analiz
Wet oxidation Sulu oksitleme
Wet scrubber Sulu yıkayıcı
Wet unit weight Islak birim hacim ağırlık
Wetlands Sulak alanlar
Whaleback dune Balına sırtı kumul
White dwarf star Beyaz cüce yıldız (aslında sönük olan, çok küçük yarıçaplı ve yüksek yoğunluklu bir yıldız)
White feldspar Beyaz feldispat
White mica Beyaz mika
WHO (world health organization) Dünya sağlık komitesi
Whole-rock analysis Bütün-kaya analizi
Whole-rock dating Bütün-kaya yaş tayini
Wick drain Fitil drenaj
Wide movement Geniş hareket; Kapsamlı hareket
Widespread Yaygın
Widmanstaetten figure Widmanstaetten şekli yada dokusu
Wilderness Bâkir alan; Bâkir doğa
Wildlife management Vahşi yaşam yönetimi
Wildflysch Yaban flişi; Yabanfliş
Wind power Rüzgâr enerjisi
Wind profile Rüzgâr profili
Wind tunnel Rüzgâr tüneli
Wind-faceded stones Rüzgâr tarafından yüzey edinmiş taş yada çakıl
Windrows Rüzgâr dizileri
Windward side Rüzgâra-doğru olan taraf
Winze Başyukarı
Withdraw Sökmek; Çıkarmak; Geri Çekmek
Wooden support Ahşap destek; Ağaç tahkimat
Wolframite Volframit
Wood pile Ahşap kazık
Work environment Çalışma ortamı
Workability İşlenebilirlik; Çalışabilirlik
World Climate Programme Dünya İklim Programı
World Meteorological Organization (WMO) Dünya Meteoroloji Organizasyonu
Wrench fault Burulma fayı; Çevirme fayı
Wurtzite Vürtzit
Xanthoconite Ksantokonit
Xanthophyllite Ksantafilit
Xanthosiderite Ksantosiderit
Xanthoxenite Ksantoksenit
Xenian Kseniyen (K. Amerika alt Proterozoiğinde bir seri)
Xeno- Kseno-;“Yabancı, misafir” anlamına gelen bir ön ek
Xenoblastic Ksenoblastik
Xenocryst Ksenokrist
Xenolith Ksenolit
Xenothermal Ksenotermal
Xenotime Ksenotim
Xenotopic fabric Ksenotopik doku
Xeralf Kseralf
Xerert Kserert
Xeroll Kserol
Xerophyte Kserofit
Xerophyte Kurakçıl bitki
Xerothermal period Kserotermal peryot
Xerult Kserult
X-ray pollution X-ışını kirliliği; X-ışını kirlenmesi
Xylinite Ksilinit
Xyloid coal Ksiloid kömür
Xylopal Ksilopal
Yellowcake Sarı kek; Uranyum oksit
Yield Verme; Yenilme; Kırılma; Pes etme
Yield equation Yenilme denklemi; Verme (pes etme) denklemi
Yield point Yenilme sınırı; Yenilme noktası; Verme noktası
Young’s Modulus Young Modülü
Yoked basin Boyunduruk basen; Boyunduruk havza
Young valley Genç vadi
Zeolite Zeolit
Zeolitisation Zeolitleşme
Zimmerman process Zimmerman işlemi
Zinc spinel Çinko spinel
Zinc sulfide Çinko sülfit
Zinc water pollution Çinkolu su kirliliği
Zinc white Çinko beyazı
Zinc Çinko
Zincaluminite Çinkoalüminit
Zincblende Çinkoblend; Sfalerit
Zink bloom Çinko çiçeği
Zircon Zirkon
Zone Kuşak; Zon; Bölge
Zone axis Zon ekseni
Zone of accumulation Birikme kuşağı; Birikim zonu
Zone of aeration Hava zonu; Havalı zon
Zone of alteration Bozuşma zonu; Alterasyon kuşağı
Zone of influence Etki alanı
Zone of oxidation Oksitlenme zonu; Oksidasyon zonu
Zone of saturation Doygunluk zonu
Zone of weathering Ayrışma zonu
Zoning Zonlanma; Kuşaklara ayrılma
Zooplankton Zooplankton