| A-layer |
A-tabakası (Yeryuvarı kabuğuna karşılık gelen sismik bir zon) |
| A subduction |
A yitimi |
| Å |
Angström (10-10 metreye eşit uzunluk birimi) |
| Aa lava |
İki ana bazaltik lâv akıntısı yüzeyi çeşidinden birisi |
| Aalenian |
Aaleniyen (Avrupa orta Jura’sında bir kat) |
| Abatement |
Azaltma |
| Aberration |
Aberasyon |
| Abiotic |
Cansız; Abiyotik |
| Abiotic environment |
Cansız çevre |
| Ablation |
Ablasyon; Kayaçların rüzgârla aşınması; Kar yada buzun sıvı faza geçmeden buharlaşması |
| Abrasion |
Kayaç parçalarının bir yüzeye sürtünmesi ile oluşan aşındırma; Aşınma; Abrazyon |
| Abrasive power |
Aşındırıcı güç; Aşındırıcı kuvvet |
| Abrasive rock |
Aşındırıcı kayaç |
| Abrasiveness |
Aşındırıcılık; Aşındırma özelliği |
| Abrasivity |
Aşındırıcılık |
| Absarokite |
Absarokit (bir alkali bazalt çeşidi) |
| Absolute age |
Mutlak yaş; Kesin yaş |
| Absolute chronology |
Mutlak kronoloji |
| Absolute permeability |
Mutlak geçirimlilik |
| Absolute porosity |
Mutlak porozite |
| Absolute zero |
Mutlak sıfır |
| Absorb |
Emmek; Soğurmak |
| Absorber |
Emici; Soğurucu |
| Absorption |
Absorpsiyon; Soğurma; Emme |
| Absorptivity |
Soğurganlık; Absortivite |
| Abutment |
Dayanak; Destek; Abatman |
| Abyss |
Abis (yerde bulunan çok derin ve dipsiz bir kuyu) |
| Abyssal |
Abisal; 4000 m veya daha derin okyanusal derinlikler ve böylesi ortamların organızmaları için kullanılır
|
| Abyssal activity |
Abisal aktivite; Abisal etkinlik; Derin pirojenik etkinlik |
| Abyssal area |
Abisal alan; Ortalama yerkabuğu düzeyi altındaki derin deniz bölgesidir |
| Abyssal-benthic |
Abisal bentik; Litoral-altı kuşak ötesindeki bütün derin deniz bentik sistemini içerisine alan bir zon |
| Abyssal deposits |
Abisal çökeller; 2000 m’den daha derinde, batiyal zonun daha derin kısımlarında ve abisal zonda oluşan
sedimentler |
| Abyssal environment |
Abisal ortam; En derin deniz ortamı, yaklaşık 1000 m’den daha derin deniz tabanı |
| Abyssal fissure |
Abisal yarık; Abisal fisür; Çok derin, kabuk altındaki magmanın içinden yükselebildiği yarıktır. |
| Abyssal injektion |
Abisal injeksiyon; Çok derinlerde türeyen magmaların, yerkabuğundaki mevcut derin büzülme çatlaklarından
yukarıya yükselmeleri işlemi |
| Abyssal plain |
Abisal düzük; Derin-okyanus tabanının engebesiz, düz, eğim gradyanının 1 |
| Abyssal red clay |
Abisal kırmızı kil; Volkan döküntülerinin demirli ve killi ayrışma ürünlerinden oluşan bir derin deniz
çökelidir |
| Abyssal region |
Abisal bölge; Göl veya deniz dibinin, dalga etkisine uğramayacak derecede derin olan kısmıdır |
| Abyssal rock |
Abisal kayaç; Büyük derinliklerde soğumuş ve katılaşmış magma kütleleridir |
| Abyssal sea |
Abisal deniz; Asıl okyanus çanağını içine alan deniz kısmı |
| Abyssal storm |
Abisal çalkantı; Bentik çalkantı |
| Abyssal zone |
Abisal kuşak; 2000 m’nin altındaki derinlik zonu |
| Abyssopelagic |
Abisopelajik; Yaklaşık 2000 m’den daha derinde bulunan okyanus kısmı ile ilişkili |
| Acadian Orogeny |
Akadiyen Orojenezi |
| Acceleration |
İvme; Hızlanma |
| Acceleration of gravity |
Yerçekimi ivmesi |
| Accelerator |
Hızlandırıcı; İvme kazandırıcı |
| Accelerometer |
Akselerometre; İvmemetre |
| Access gallery |
Ulaşım galerisi; Bağlantı galerisi |
| Accessory |
Aksesuar (varlığı çok önemli olmayan) |
| Accessory mineral |
Aksesuar mineral |
| Accessory plate |
Aksesuar kama; Aksesuar plaka; Aksesuar levha |
| Acclimatization |
Alışma |
| Accretion |
Artma; Akresyon; Birikme; Yığılma |
| Accretionary prism |
Akresyon (eklenir) prizması |
| Accretionary theory |
Akresyon teorisi; Gezegenlerin küçük kozmik toz parçaçıklarının daha büyük kütle oluşturmak üzere
yoğunlaşmaları / kondense olmaları sonucu gezegenlerin meydana geldiğini öneren teori. |
| Accuracy |
Doğruluk (bir analizde gerçek değere yakınlık derecesi) |
| ACF Diagram |
ACF Diyagramı |
| Achodrite |
Akondrit |
| Achroite |
Akroyit (renksiz turmalin çeşidi) |
| Acicular |
Asiküler; İğne-benzeri; Sivri-uçlu |
| Acid |
Asit |
| Acid deposition |
Asit birikimi; Asit depolanması |
| Acid fumarole |
Asit tüten; Asit fümarol |
| Acid pickles |
Asit temizleyici |
| Acid rain |
Asit yağmuru |
| Acid rock |
Asidik kayaç |
| Acid soil |
Asidik toprak |
| Acid spar |
Asit spar |
| Acidification |
Asitlenme |
| Acidity profile |
Asitlilik profili |
| Acid-neutralizing capacity |
Asit-nörtleştirme kapasitesi |
| Acidophilic |
Asit-sever; Asit-seven; Asidofilik |
| Acmezone (peak zone; epibole) |
Bolluk zonu; Bir veya daha fazla taksonun relatif bolluklarının belirgin bir hal almasıyla belirlenen kaya
topluluğu |
| Acmite |
Akmit (klinopiroksen grubunun bir üyesi) |
| Acoustic emission |
Ses yayılımı; Akustik emisyon |
| Acoustic |
Akustik; Sesle ilgili |
| Acoustical environment |
Sesle ilgili çevre; Akustik çevre |
| Acrozone |
Menzil zonu |
| Actinium series |
Aktiniyum serisi |
| Actinolite |
Aktinolit (kalsiyumca-zengin amfibol grubu minerali) |
| Activated carbon |
Aktif karbon; Etkin karbon; Aktive edilmiş karbon |
| Activated sludge process |
Aktif çamur süreci |
| Active earth pressure |
Aktif toprak basıncı |
| Active fault |
Aktif fay; Hareketli fay; Etkin fay |
| Active ingredient |
Aktif bileşen; Etkin bileşen |
| Active margin |
Aktif kenar; Üretken (levha ve/veya kıta) kenar(ı) |
| Active organic matter |
Aktif organik madde |
| Active Rankine state |
Aktif Rankine durumu |
| Active volcano |
Aktif volkan; Hareketli volkan; Üretken volkan |
| Active zone |
Aktif zon; Etkin kuşak |
| Activite |
Aktivite; Etkinlik |
| Actonian |
Aktoniyen |
| Actualizm |
Aktüalizm; Güncelcilik; Güncellik |
| Adamantine spar |
Adamantin spar |
| Adamellite |
Adamellit |
| Adamite |
Adamit (bazik çinko arsenat) |
| Adamsite |
Adamzit (yeşilimsi-siyah renkli mika minerali) |
| Adaptation |
Adaptasyon, Çevreye uyum sağlama; Uyum |
| Adaptive radiation |
Adaptif yayılma; Bir grup hayvanın bir çok ekolojik ortamı doldurmak üzere evrim geçirmesi |
| Additive |
Katkı maddesi |
| Adelaidean Orogeny |
Adelaideyan Orojenezi |
| Adelite |
Adelit (Ca ve Mg’nin bazik arsenat minerali) |
| Adhesion |
Adhezyon; Yapışım; Tutunum; Yapışma |
| Adiabatic |
Adiyabatik (hava yükseliminin doğurduğu sıcaklık, basınç ve hacim değişimi) |
| Adiabatic lapse rate |
Adiyabatik sapma oranı |
| Adinole |
Adinol |
| Adit |
Yatay giriş galerisi |
| Admission |
Kabül |
| Admixture |
Katkı |
| Adrastea |
Adrasteya (Jüpiter XV kod adlı uydu) |
| Adsorbed water |
Adsorbe su; Yüzeye tutunmuş su |
| Adsorption |
Tutma; Tutunma; Yüzeye tutunma; Soğurma; Adsorpsiyon |
| Adularia |
Adularya (mikroklinin bir çeşidi) |
| Advance of glacier |
Buzul ilerlemesi |
| Advanced treatment |
Su kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar; İleri arıtma |
| Adventive cone |
İlerleme hunisi; İlerleme konisi; Parazitik koni |
| Aegirine |
Ejirin; Egirin (piroksen grubuna ait bir mineral) |
| Aeolian |
Yel kökenli; Yele ilişkin |
| Aeolianite |
Rüzgâr taşı; Yel taşı |
| Aeolonian transport (wind-borne) |
Yel taşıması; Rüzgâr taşıması |
| Aeration |
Havalandırma |
| Aeration tank |
Havalandırma tankı |
| Aerial photography |
Hava fotoğrafisi |
| Aeroallergen |
Havada uçuşan allerji yapıcı; Aeroallerji yapıcı |
| Aerobic decomposition |
Aerobik bozuşma; Oksijenin varlığında olan çürüme |
| Aerobic |
Aerobik; Oksijenli |
| Aeronian |
Aeroniyen (alt Siluriyen’de bir kat) |
| Aerosol |
Aerosol |
| AFM Diagram |
AFM Diyagramı |
| African Plate |
Afrika Levhası |
| Aftershock |
Artçı şok |
| Aftonian |
Aftoniyen (K.Amerika’da dört buzul-arası katından en erken olanı) |
| Afwillite |
Afvilit (Sulu kalsiyum silikat minerali) |
| Agate |
Akik; Agat |
| Agate mortar |
Akik havan; Agat havan |
| Age |
Çağ; Yaş |
| Agglomerate |
Aglomera |
| Aggregate |
Agrega; Kırmataş |
| Agnostida |
Agnostidler (alt Kambriyen-üst Ordovisyen arası yaşamış olan bir Trilobit ordosu) |
| Agricultural geology |
Tarımsal jeoloji |
| Agricultural pollution |
Tarımsal kirlilik |
| Agroecosystem |
Tarımsal ekosistem |
| Agularite |
Agülarit (gümüş selenyum sulfite minerali) |
| Ahermatypic |
Ahermatipik |
| Ahlfeldite |
Alfeldit (sulu nikel-kobalt-selenit minerali) |
| A-horizon |
A-katmanı; A-horizonu |
| Aikinite |
Ayikinit (kurşun-bakır-bizmut sülfit minerali) |
| Ailsyte |
Ayilsit (bol riyebekit içeren bir alkali mikrogranit) |
| Aiportian |
Ayportiyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat) |
| Air-ground interface |
Hava-yer ara yüzeyi |
| Air pollution |
Hava kirlenmesi; Hava kirliliği |
| Air pollution control |
Hava kirliliği kontrolü |
| Air pollution filter |
Hava kirliliği süzgeci |
| Air quality act |
Hava kalitesi yönetmeliği |
| Air quality monitoring |
Hava kalitesinin izlenmesi |
| Air quality standards |
Hava kalitesi standartları |
| Airborne residuals |
Hava ile taşınan kalıntılar |
| Airshed |
Hava kuşağı |
| Akaganeite |
Akaganeyit (beta-demir (II) oksihidroksit) |
| Akenobeite |
Akenobeyit (bir aplit türü) |
| Akerite |
Akerit (kuvarslı siyenit) |
| Akermanite |
Akermanit (bir melilit minerali) |
| AKF Diagram |
AKF Diyagramı |
| Aklé dune |
Aklé kumulu (özellikle Batı Sahra’da bulunan kumul ağı için kullanılan Fransızca terim) |
| Akrochordite |
Akrokordit (sulu bazik manganez-magnezyum arsenat) |
| Alabandite |
Alabandit (manganez sülfit) |
| Alabaster |
Alabaster (ince-daneli, renksiz jips) |
| Alamosite |
Alamozit (kurşun silikat) |
| Albafite |
Albafit (bir tür bitüm) |
| Albanite |
Albanit |
| Albedo |
Albedo (gelen ışınlarının doğal bir yüzeyden yansıtılan/yansıyan yüzdesi) |
| Albertian |
Albertiyen (K. Amerika orta Kambriyen’inde bir seri) |
| Albertite |
Albertit (bir hidrokarbon türü) |
| Albian |
Albiyen (Kretase’de bir kat) |
| Albite |
Albit (Na-feldispat) |
| Albite twin |
Albit ikizi |
| Albite-Epidote-Amphibolite Facies |
Albit-Epidot-Amfibolit Fasiyesi |
| Albitization |
Albitleşme |
| Alkalic fumarole |
Alkali tüten; Alkali fümarol |
| Aldingan |
Aldingan; GD Avustralya alt Tersiyer’inde bir kat |
| Aleutian Trench |
Alösiyen Hendeği; Alösiyen çukuru |
| Alexandrian |
Aleksandriyen; K. Amerika alt Siluriyen’inde bir seri |
| Alexandrite |
Aleksandrit (yeşil renkli krizoberil türü) |
| Alfa-iron |
Alfa-demir |
| Alfisols |
Alfisol toprakları |
| Alga |
Alg; Yosun |
| Algae |
Algler; Yosunlar |
| Algal bloom |
Yosun patlaması |
| Algal limestone |
Algli kireçtaşı |
| Algonkian |
Algonkiyen; Bir Prekambriyen sistemi |
| Algicide |
Algisid; Yosun öldürücü kimyasal madde |
| Alginite |
Alginit/aljinit (yosun kırıntılarından oluşan kömür maserali) |
| Algodonite |
Algodonit |
| Algorithm |
Algoritma |
| Alkali basalt |
Alkali bazalt |
| Alkali feldispar |
Alkali feldispat |
| Alkali metal |
Alkali metal |
| Alkali rock |
Alkali kayaç |
| Alkalic series |
Alkali seri |
| Alkalic |
Alkalik; Alkali |
| Alkali-calcic series |
Alkali-kalsik seri |
| Alkaline(veya Alkalic) |
Alkali |
| Alkaline earth metal |
Toprak alkali metal |
| Alkaline soil |
Alkali toprak |
| Alkemade line |
Alkemade çizgisi |
| Allactite |
Alaktit (bazik manganez arsenat minerali) |
| Allanite |
Alanit (bir epidot minerali) |
| Alleghanian Orogeny |
Alleghaniyen Orojenezi |
| Alleghanyite |
Aleganyit (bazik manganez silikat minerali) |
| Allemontite |
Alemontit (antimon arsenit minerali) |
| Allergenic |
Allerci yapıcı |
| Allochem |
Alokem; Mekanik olarak çökelmiş olan kireçtaşlarında iskeleti oluşturan daneler |
| Allochtone |
Alokton; Yabancı olan; Yerli olmayan; Yerinden olmuş |
| Allochthonous |
Allokton olan |
| Allomorphite |
Alomorfit (anhidritin psöydomorfu olarak baritten oluşan bir mineral) |
| Allophone(veye kandit) |
Allofan (kaolinit grubuna ait bir kil minerali) |
| Allotropy |
Allotropi |
| Allowable |
İzin verilebilir; Tolere edilebilir |
| Allowable bearing capacity |
İzin verilebilir taşıma gücü |
| Allowable settlement |
İzin verilebilir oturma |
| Alloy |
Alaşım |
| Alluvial |
Alüvyal; Nehir ile alakalı ortam, işlem yada sediment |
| Alluvial fun |
Alüvyal yelpaze |
| Alluvial horizon |
Alüvyal horizon |
| Alluvial ore deposit |
Alüvyal cevher yatağı |
| Alluvial soil |
Alüvyal zemin; Alüvyal toprak; Nehirle taşınmış toprak |
| Alluviation |
Nehirle taşınma |
| Alluvium |
Aluviyal çökel; Nehirle taşınıp çökelmiş malzeme yada arazi |
| Alluvion |
Alüvyon; Nehir suyu etkinliği ile taşınmış malzeme |
| Almandine |
Almandin (granat grubu minerallerinden biri) |
| Almerite |
Almerit |
| Alnoite |
Alnöyit |
| Alpha decay |
Alfa bozuşması |
| Alpha quartz (low quartz) |
Alfa kuvars; Alçak (sıcaklık) kuvars(ı) |
| Alpha radiation |
Alfa ışıması |
| Alpine Orogenesis |
Alp Orojenezi; Alpin Dağ-oluşumu |
| Alpine Triassic |
Alplerdeki Trias |
| Alpine-Himalayan Orogeny |
Alp-Himalaya Orojenezi |
| Alportian |
Alportiyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat) |
| Alsbachite |
Alsbakit (Na-plajiyoklas, kuvars ve az miktarda ortoklaz ile aksesuar granat, biyotit ve muskovitten oluşan
bir plütonik kayaç) |
| Altaite |
Altayit (kalay-beyazı renkte kurşun telluryum minerali) |
| Alteration |
Değişim; Alterasyon; Bozulma |
| Alteration halo |
Alterasyon hâlesi |
| Altered rock |
Altere olmuş kayaç; Değişime uğramış kayaç |
| Altimeter |
Altimetre; Yükseklik-ölçer |
| Altonian |
Altoniyen (Y. Zelanda üst Tersiyer’inde bir kat) |
| Aluminite |
Alüminit |
| Alumstone |
Alümtaşı (alünit) |
| Alunite |
Alünit (potasyum-alüminyum sülfat minerali) |
| Alunogen |
Alünojen (sulu alüminyum sülfat minerali) |
| Alurgite |
Alürjit (mangan-içeren bir muskovit çeşidi) |
| Amalgam |
Amalgam (civanın bir veya daha fazla metalik elementle olan alaşımı) |
| Amalthea |
Amelteya (Jüpiter’in Jüpiter V kod isimli uydusu) |
| Amanthus |
Amantus (asbest çeşidi bir mineral) |
| Amarantite |
Amarantit (sulu bazik demir sülfat minerali) |
| Amarassian |
Amarasiyen (Kangksinjiyen’e karşılık gelen Y. Zelanda’da bir kat) |
| Amarillite |
Amarilit (sulu sodyum-demir sülfat minerali) |
| Amazonite |
Amazonit (parlak yeşil renkli mikroklin türü) |
| Amazonstone |
Amazontaşı (amazonit) |
| Amber |
Kehribar; Amber |
| Ambient |
Çevre; Ortam |
| Ambient air |
Bir bölgenin havası; Ortam havası |
| Ambient conditions |
Çevre koşulları; Ortam koşulları |
| Ambient noise |
Çevresel gürültü |
| Amblygonite |
Ambligonit (bazik Li-Na-Al-fosfat minerali) |
| Ambonite |
Ambonit (kordiyerit içeren herhangi bir hornblend-biyotit grubu) |
| Ambrite |
Ambrit |
| Ambrosine |
Ambrozin (bir amber çeşidi) |
| Ambulacral groove |
Ambulakral oluk |
| Ambulacral |
Ambulakral; Ambulakra ait |
| Ambulacrum |
Ambulakrum |
| Amersfoort |
Amersfort |
| Amesite |
Amesit |
| Amethyst |
Ametist; Mor kuvars |
| Amino acid |
Amino asit |
| Amino group |
Amino grubu |
| Ammonia |
Amonyak |
| Ammonification |
Amonyaklama |
| Ammonifying bacteria |
Amonyaklayıcı bakteriler |
| Ammonioborite |
Amonyoborit |
| Ammoniojarosite |
Amonyojarosit |
| Ammonites |
Ammonitler |
| Ammonoidea |
Ammonoidler |
| Amniotic |
Amniyotik |
| Amorphous |
Amorf; Kristal yapısı olmayan |
| Amorphous mineral |
Amorf mineral |
| Amosite |
Amosit (Fe-zengini monoklinik amfibol çeşidi) |
| Ampelite |
Ampelit (bir tür granat-şist) |
| Ampferer subduction |
Ampferer yitimi |
| Amphibia |
Amfibiler; Hem karada hem suda yaşayan canlılar |
| Amphibole |
Amfibol |
| Amphibolite |
Amfibolit |
| Amphibolite facies |
Amfibolit fasiyesi |
| Amphineura |
Amfinörler |
| Amphoteric |
Amfoterik |
| Ample |
Yayvan |
| Amplifier |
Yükseltici; Amplifikatör |
| Amplitude |
Genlik |
| Amygdale |
Amigdal; Bademsi |
| Amygdaloidal basalt |
Bademsi bazalt; Amigdaloyidal bazalt |
| Anaerobe |
Anaerob; Aerob olmayan; Oksijensiz |
| Anaerobic |
Anaerobik; Aerobik olmayan; Oksijensiz (ortam, canlı veya işlem) |
| Anaerobic decomposition |
Anaerobik bozuşma; Anaerob çürüme; Oksijensiz çürüme |
| Anaerobic digestion |
Anaerobik sindirme; Anaerobik çürüme; Oksijensiz sindirim |
| Analcime |
Analsim (sulu sodyum-alüminyum-silikat minerali) |
| Analcite |
Analsit (analsim için kullanılan alternatif ad) |
| Analcite-basanite |
Analsit-bazanit |
| Analcitite |
Analsitit (analsitçe zengin bir kor kayaç) |
| Analog data |
Analog veriler |
| Analog image |
Analog görüntü; Analog imaj |
| Analyser |
Analiz edici; Çözümleyici; Analizör |
| Analysis |
Analiz; Çözümleme |
| Anamorphism |
Anamorfizma; Bir kayacın daha sade bileşime geçmesini sağlayan başkalaşım |
| Ananke |
Jüpiter XII kod isimli uydu |
| Anaoxia |
Oksijen eksikliği |
| Anapsida |
Anapsidler; Bir sürüngen çeşidi |
| Anastomosing river |
Anastomoz-yapan nehir; Ağızlaşan nehir |
| Anatase |
Anataz (tetragonal titanyum dioksit minerali) |
| Anatexis |
Anateksi; Anaergime; Kayaçların Yeryuvarı derinliklerinde tamamen ergimesi |
| Anauxite |
Anoksit |
| Anchor |
Ankor; Demir; Lenger |
| Anchor ice |
Ankor buzu |
| Anchor pile |
Ankraj kazığı |
| Anchor rod |
Ankraj çubuğu |
| Anchorage |
Ankraj |
| Anchorite |
Ankorit (bir tür diyorit) |
| Anclite |
Anklit (stronsiyum ve seryumun sulu bazik karbonat minerali) |
| Andalusite |
Andalüzit; Endülüs taşı |
| Andean Orogenic Belt |
And Orojenik Kuşağı |
| Andersonite |
Andersonit (sulu Na-Ca-U-karbonat minerali) |
| Andesine |
Andezin (bir tür plajiyoklas) |
| Andesite |
Andezit (nötür volkanik kayaç) |
| Andino-type margin |
Andino-tipi kenar |
| Andisols |
Andisol toprakları |
| Andradite |
Andradit (granat grubuna ait bir mineral) |
| Andrewsite |
Andrevsit (demir ve bakırın bazik fosfat minerali) |
| Anemometre |
Anemometre; Rüzgâr hızını ölçen alet |
| Angaralite |
Angaralit (klorit grubuna ait bir mineral) |
| Angle of dip |
Eğim açısı; Dalım açısı |
| Angle of friction |
Sürtünme açışı |
| Angle of internal friction |
İçsel sürtünme açışı |
| Angle of repose |
Yığın açışı |
| Angle of shearing resistance |
Makaslama/kesme direnci açışı |
| Angle of sliding |
Kayma açışı |
| Anglesite |
Anglezit (kurşun sülfat minerali) |
| Anglian |
Angliyen (Britanya orta Pleistosen’inde bir buzul evresi) |
| Angular |
Açısal |
| Angular distortion |
Açısal çarpılma |
| Angular momentum |
Açısal momentum |
| Angular unconformity |
Açısal uyumsuzluk |
| Anhedral |
Anhedral; Öz-şekilsiz |
| Anhydrite |
Anhidrit (kalsiyum sülfat minerali) |
| Anhydrous |
Susuz |
| Animikian |
Animikiyen (erken Proterozoyik’te bir sistem) |
| Anion |
Anyon |
| Anisian |
Anisiyen (orta Triyas’ta bir çağı) |
| Anisograptidae |
Anisograptidler |
| Anisotropic |
Anizotropik; Yönlere bağımlı |
| Anisotropy |
Anizotropi; Yönlere bağımlılık |
| Ankaramite |
Ankaramit (ojitçe zengin bir bazalt türü) |
| Ankerite |
Ankerit (Ca-Mg-Fe-karbonat minerali) |
| Anklave |
Anklâv |
| Ankylosaurus |
Ankilozorlar; Kretase dinozorlarının bir cinsi |
| Annabergite |
Anaberjit (sulu nikel-kobalt-arsenat minerali) |
| Annealing |
(sıcaklık muamelesi ile) Tavlamak |
| Annelida |
Anelidler; Halkalı kurtlar |
| Annual release limit |
Yıllık boşaltım sınır |
| Anod |
Anot |
| Anomaly |
Anormallık; Aykırılık; Anomali |
| Anorogenic granite |
Anorojenik granit; Oluşumu orojenik-olmayan granit |
| Anorogenic |
Anorojenik; Orojenik olmayan |
| Anorthite |
Anortit (Ca-plajiyoklas) |
| Anorthoclase |
Anortoklaz (Na-zengini mikroklin) |
| Anorthosite |
Anortozit (hemen hemen tamamen plajiyoklastan ibaret bir kor kayaç) |
| Anoxia |
Oksijen yetersizliği |
| Anoxic |
Anoksik; Oksijensiz |
| Antagonistic effect |
Bir bileşkenin parçalarının birbirine göre daha az etkili olması |
| Antarctic meteorites |
Antartika meteoritleri (Antartika’ya düşen meteoritler) |
| Antarctic Plate |
Antartika Levhası |
| Antecambrian |
Kambriyen öncesi |
| Antecedent drainage |
Jeolojik bir yapıyı kesen bir drenaj yada vadi yatağının, sözkonusu jeolojik yapıdan daha genç olduğunu
ifade eden hipotez |
| Antecedent valley |
Dağ yükseliminde ilksel yatağını değiştirmeksizin yatağını derinleştirerek akan nehir oluşturduğu, dağ-yaran
vadi |
| Anthoinite |
Antoyinit (sulu bazik alüminotungstat minerali) |
| Anthopyllite |
Antofilit (kalsiyumca-fakir bir amfibol) |
| Anthozoa |
Anthozo’lar ; Deniz şakayıkları |
| Anthracite |
Antrasit (en yüksek metamorfizma derecesine sahip kömür) |
| Anthropogene |
Kuvaterner |
| Anthropogenic |
Antropojenik |
| Anthropogenically-emitted |
İnsandan kaynaklanan; İnsandan kaynaklanarak yayılan |
| Anthropoidea |
Antropoidler; Maymun ve insan gibi primatları içeren alt-ordo |
| Anticlinal axis |
Antiklinal ekseni |
| Anticline |
Antiklinal |
| Anticline trap |
Antiklinal kapan |
| Anticline valley |
Antiklinal vadis |
| Anticlinorium |
Antiklinoryum; Bir dizi küçük antiklinal ve senklinalden oluşan yapı |
| Anti-clockwise |
Saat dönüş yönüne ters yönde |
| Antifoamants |
Köpük giderici; Köpük oluşumunu engelleyen |
| Antiform |
Yukarı doğru kapanan yay-şekilli kayaç yapısı |
| Antigorite |
Antigorit (bir serpantin minerali) |
| Anti-knock |
Benzine eklenen katkı maddesi; Vuruntu önleyici |
| Antimicrobial |
Antimikrobiyal |
| Antimonite |
Antimonit (stibnit veya antimon sülfit) |
| Antimony |
Antimon (veya antimuan) |
| Antiperthite |
Antipertit (bir çeşit alkali feldispat) |
| Antistress mineral |
Antistres minerali |
| Apatite |
Apatit (Ca-fosfat minerali) |
| Apatosaurus |
Apatozorlar (üst Kretase’de kaydedilen Sorisçiyen (Saurischian) dinozoru) |
| Aperture |
Açıklık; Apertür |
| Apex |
Doruk |
| Aphanitic |
Afanitik |
| Aphebian |
Afebiyen; Kanada en-alt Proterozoik’inde bir kat |
| Aphelion |
Afeliyon; Dünya’nın elipsoyidal yörüngesinde Güneş’ten en uzakta olduğu nokta |
| Aphyric |
Afirik |
| Aplite |
Aplit |
| Apophsis |
Apofiz |
| Appalachian Orogenic Belt |
Apalaş Orojenik Kuşağı |
| Apparatus |
Aygıt; Cihaz; Alet |
| Apparent age |
Görünür yaş |
| Apparent cohesion |
Görünür kohezyon |
| Apparent dip |
Görünür dalım; Görünür eğim |
| Apparent |
Aşikâr; Görünür; Belirgin |
| Application |
Aplikasyon; Jeodezide, plan ve projeler üzerindeki bilgilerin arazide işaretlenmesi işlemi |
| Approximate stress distribution |
Yaklaşık gerilim dağılışı |
| Aptian |
Aptiyen (Erken Kretase’ye ait bir çağ) |
| Aquaculture |
Yapay yollarla tatlı ve tuzlu sularda akuatik canlı üretimini arttırma |
| Aquamarine |
Akuamarin |
| Aquatic ecosystem |
Akuatik ekosistem; Su ile alakalı canlı sistemi; Su ekosistemi |
| Aquifer |
Akifer; Sutaşır |
| Aquifuge |
Akifüj; Sutaşımaz |
| Aquitanian |
Akuitaniyen (Miyosen Dönemi’nin en erken çağı) |
| Aquitard |
Akitard |
| Arabian Plate |
Arap Levhası |
| Aragonite |
Aragonit |
| Aragonit mud |
Aragonit çamuru |
| Aratauran |
Aratoran |
| Arch |
Kemer |
| Arch dam |
Kemer baraj |
| Archaebacteria |
Arkeobakteriler |
| Archaeogastropoda |
Arkeogastropodlar |
| Archaeosyatha |
Arkeosiyatlar |
| Archaic |
Arkaik |
| Archean |
Arkeen |
| Archeozoic |
Arkeozoik |
| Arching |
Kemerlenme; Kemer şeklini alma |
| Archinig tendency |
Kemerlenme eğilimi |
| Archosauria |
Arkozorlar |
| Arctic air |
Kutup havası |
| Arcuate |
Kavisli; Yay-şekilli |
| Arcuate distribution |
Kavisli dağılım |
| Arcuate fault |
Kavisli fay |
| Area ratio |
Alan oranı |
| Areal extent |
Alansal kapsam/uzanım |
| Arenaceous |
Arenalı |
| Arenig |
Arenig |
| Arenigian |
Arenijiyen (Üst alt-Ordovisyen) |
| Arenite |
Arenit |
| Areology |
Areoloji |
| Arfvedsonite |
Arfvedsonit |
| Argentite |
Arjantit |
| Argillaceous |
Arjilli; Arjilik; Kil içeren |
| Argillaceous limestone |
Arjilli kireçtaşı |
| Argillic horizon |
Arjilik zon |
| Argillite |
Arjilit |
| Argon-40 |
Argon-40 izotopu |
| Aridisol |
Aridisol |
| Ariel |
Uranus I kod adlı uydu |
| Arkose |
Arkoz |
| Arkosic arenite |
Arkozik arenit |
| Arkosic wacke |
Arkozik vake |
| Arnsbergian |
Arnsberjiyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat) |
| Arrester |
Tutucu |
| Arrival time |
Ulaşma zamanı; Varış zamanı |
| Arrowhanan |
Arovhanan (Rokumara serisinde bir kat) |
| Arsenopyrite |
Arsenopirit (Fe-As-sülfit) |
| Arterite |
Arterit (bir tür migmatit) |
| Artesian |
Artezyen; Basınçlı su |
| Artesian aquifer |
Artezyen akifer |
| Artesian basin |
Artezyen havzası; Basınçlı su havzası |
| Artesian pressure |
Artezyen basıncı |
| Artesian water |
Artezyen su; Basınclı yeraltı suyu |
| Artesian well |
Artezyen kuyusu; Basınçlı su kuyusu |
| Arthropoda |
Artopodlar; Eklemli-kanatlılar |
| Articulata |
Artikulatlar; Brakiyopodların bir sınıfı |
| Artifact |
İnsan eseri; İnsan yapıtı |
| Artifical water bodies |
Yapay su yapıları |
| Artinskian |
Artinskiyen; Permiyen Dönemi’nde bir çağ |
| Arundian |
Arundiyen; Vizeyen Dönemi’nde bir kat |
| Asbestos |
Asbest |
| Asbestos pollution |
Asbest kirliliği |
| Asbian |
Asbiyen (Vizeen Dönemi’nde bir kat) |
| Aseismic |
Asismik; Sismik olmayan |
| Aseismic margin |
Asismik kenar; Sismik olmayan kenar |
| Aseismic region |
Asismik bölge; Sismik olmayan bölge |
| Aseismic ridge |
Asismik sırt; Sismik olmayan sırt |
| Ash |
Kül (volkanik) |
| Ash-flow |
(Volkanik) Kül-akıntısı |
| Ash |
(Volkanik) Kül |
| Ashgill |
Aşgil veya Aşjil; Ordovisyen’de bir seri |
| Asiderite |
Asiderit |
| Asperity |
Çıkıntı; Pürüzlülük; Kabalık |
| Asphalt |
Asfalt |
| Asphaltite |
Asfaltit |
| Asselian |
Aseliyen; Erken Permiyen’de bir çağ |
| Assemble |
Kurmak; Monte etmek; Bir araya getirmek |
| Assembly |
Montaj; Takım; Birlik; Asemble |
| Assimilasyon |
Asimilasyon; Özümseme; Hazmetme |
| Assimilation-fractional crystallization |
Özümseme-kesirli kristallenme |
| Assimilative capacity |
Özümseme kapasitesi |
| Associated flow rule |
İlintili akma kuralı |
| Asteroid |
Asteroid |
| Asterozoa |
Asterozolar; Ekhinodermelerin denizyıldızlarını içeren alt-filumu |
| Asthenosphere |
Astenosfer; Zayıflık küresi |
| Astrogeology |
Astrojeoloji |
| Astronomical unit (AU) |
Astronomik birim; Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklık olup yaklaşık 150 milyon km’ye eşittir |
| Asymmetric fold |
Asimetrik kıvrım |
| Asymmetrical fold |
Asimetrik kıvrım |
| Atdabanian |
Atdabaniyen (alt Kambriyen’de bir kat) |
| Atlantic Ocean |
Atlantik (Atlas) Okyanusu |
| Atlantic Province |
Atlantik Provinzi/Bölgesi |
| Atlantic suite |
Atlantik takımı |
| Atlantic-type coast |
Atlantik-tipi kıyı |
| Atlantic-type margin |
Atlantik-tipi kenar |
| Atmophile |
Atmofil; Atmosferde bulunan |
| Atmosphere |
Atmosfer |
| Atmospheric dustiness |
Atmosfer tozluluğu |
| Atmospheric lapse rate |
Atmosferik geçiş oranı |
| Atmospheric pollution |
Atmosfer kirlenmesi |
| Atmospheric pressure |
Atmosferik basınç; Atmosfer basıncı |
| Atmospheric structure |
Atmosferik yapı |
| Atmospheric turbidity |
Atmosfer bulanıklılığı |
| Atmospheric water |
Atmosfer suyu |
| Atokan |
Atokan; K. Amerika Pensilvaniyen’inde bir seri |
| Atoll |
Atol (bir resif türü) |
| Atomic Adsorption Spectrometry |
Atomik Adsorpsiyon Spektrometrisi |
| Atomic energy |
Atom enerjisi |
| Atomic number |
Atom numarası |
| Atomization |
Atomizasyon; Atom haline gelme |
| Atrio |
Çember yayı şekilli çukur |
| Atrophy |
Dumur; Körelme |
| Attenuation |
Güç yitimi; Zayıflama; Sönümlenme |
| Atterberg Limits |
Atterberg Limitleri; Kıvam limitleri |
| Attitude |
Duruş |
| Attribute |
Sıfat; Vasıf; Nitelik |
| Auger |
Burgu |
| Auger boring |
Ojey delgisi; Burgu ile delme |
| Auger electron specktroscopy |
Auger (Ojey) elektron spektroskopisi |
| Augite |
Ojit (piroksen grubuna ait bir mineral) |
| Authigenic minerals |
Otijen mineraller; Yerinde oluşan mineral |
| Autochthonous |
Otokton; Yerli |
| Autochthonous granite |
Otokton granit; Yerli granit |
| Autochthonous massif |
Otokton masif; Yerli masif |
| Autocorrelation |
Otokorelasyon |
| Autotroph |
Ototrof; Kendi-kendine beslenebilen (bitki) |
| Auxiliary drive |
Yardımcı galeri; Tali galeri |
| Available nutrient |
Elde edilebilir besin ; Kullanılabilir besin |
| Avalonian Orogeny |
Avaloniyen Orojenezi |
| Average |
Ortalama |
| Avogadro Constant |
Avogadro Sabiti |
| A-weighted sound level |
A-ağırlıklı ses düzeyi |
| Axial |
Eksensel; Eksenel; Eksenle ilgili |
| Axial culmination |
Eksensel doruk; Eksen yükselimi |
| Axial depression |
Eksensel çöküntü |
| Axial hinge surface |
Eksen eklemi yüzeyi |
| Axial plane |
Eksen düzlemi |
| Axial plane cleavage |
Eksen düzlemi dilinimi |
| Axial rift |
Eksen rift |
| Axial surface |
Eksen yüzeyi |
| Axial tilt |
Eksensel eğim |
| Axial trace |
Eksen izi |
| Axinite |
Aksinit (nadir toprak-borosilikat minerali) |
| Axis |
Eksen |
| Axis of rotation |
Dönme ekseni |
| Axis of folding |
Kıvrımlanma ekseni |
| Axisymmetry |
Eksenel simetri |
| Azimuth |
Azimut |
| Azoic |
Azoyik |
| Azonal soil |
Azonal toprak; Zonsuz toprak |
| Azurite |
Azurit (sulu bakır-karbonat minerali) |
| B horizon |
B zonu (toprakta) |
| B-layer |
B-tabakası (sismik bir seviye olup, Yeryuvarı mantosunun en üst kısmına karşılık gelir) |
| B-subduction |
B-yitimi |
| B-tectonite |
B-tektonit |
| B-type lead |
B-tipi kurşun |
| B-zone |
B-zonu (toprakta) |
| Bacillariophyceae |
Basillaryofiseler; Diyatomlar |
| Back analysis |
Geriye dönük çözümleme; Geriye dönük çözümleme analiz |
| Back land |
Arka kara; Arkada bulunan kara |
| Back pressure |
Geri basınç |
| Back-crown-roof |
Tünel tavanı veya tepesi |
| Backfill |
Ayak dolgusu |
| Backland |
Arka bölge |
| Back-packing |
Gerisini dolgulama |
| Back-reflection photography |
Geri-yansıma fotografisi |
| Backscatter |
Gerisaçılım |
| Backscattered ultraviolet |
Geri saçılmış morötesi |
| Bactariogenic |
Bakteriyojenik; Bakteri-kökenli |
| Bacteria |
Bakteriler |
| Bacterial chemosynthesis |
Bakteri kemosentezi |
| Baddeyite |
Badeyit (zirkonyum-dioksitten oluşan bir mineral) |
| Badlands |
Yarıntılı bayır |
| Baestnaesite |
Baestnesit (Ce-La-karbonat minerali) |
| Bafflestone |
Engeltaşı |
| Bahamite |
Bahamit; Pelet-benzeri karbonat çamuru agregasından oluşan, Holosen yaşlı Bahama çökellerine benzeyen daneli
kireçtaşı |
| Bahiaite |
Bahiayit (çoğunlukla hiperstenden oluşan bir kor kayaç) |
| Baikerite |
Bayikerit (çoğunlukla ozoseritten oluşan bir organik bileşik) |
| Bailing |
Balya yapmak; Paketleyip balyalamak |
| Bairnsdalian |
Bayirnsdaliyen (GD Avustralya üst Tersiyer’inde bir kat) |
| Bajocian |
Bajosiyen (Avrupa orta Jura’sında bir kat) |
| Bakerite |
Bakerit (sulu kalsiyum borosilikattan oluşan bir mineral) |
| Balance |
Denge; Terazi |
| Balance weight |
Denge ağırlığı |
| Balanidae |
Balanidler (Thoracica takımı ve Balanomorpha alt-takımına ait, ışınsal simetrili, balanomorf (dibe-bağlı
yaşayan, simetrik şekilli) barnakıllarının bir familyası) |
| Balcombian |
Balkombiyen (GD Avustralya üst Tersiyer’inde bir kat) |
| Balfour |
Balfor (Y. Zelanda üst Triyas’ında bir seri) |
| Ball test |
Top testi |
| Baltica |
Baltık |
| Banakite |
Banakit (sanidin içeren bir alkali bazalt) |
| Band silicate |
Bant (şekilli) silikat |
| Band |
Bant |
| Bandaite |
Bandayit (hipersten ve labradoritten oluşan bir tür dasit) |
| Banded |
Bantlı |
| Banded iron formation (BIF) |
Bantlı demir formasyonu (BDF) |
| Banded ore |
Bantlı cevher |
| Banded structure |
Bantlı yapı |
| Bandylite |
Bandilit (sulu bakır borat-klorür minerali) |
| Bar |
1. Basınç birimi; 2. Jeomorfolojik terim |
| Barbados earth |
Barbados toprağı |
| Barberite |
Barberit (sentetik bir Na-feldispat) |
| Barbertonite |
Barbertonit (Mg ve Cr’un sulu karbonat-hidroksit minerali) |
| Barchan |
Barkan |
| Barchanoid |
Barkanoyid |
| Barite rosette |
Barit gülü |
| Barite |
Barit (Ba-sülfat) |
| Barkevikite |
Barkevikit (amfibol grubuna ait bir mineral) |
| Barometer |
Barometre |
| Barremian |
Baremiyen; Erken Kretase’de bir çağ |
| Barrier |
Set; Bariyer |
| Barrier reef |
Set resif; Bariyer resif |
| Barranca |
Baranka; Bir yanardağ ağzından eteklerine kadar inen nispeten derin ve geniş oluk-benzeri yarık |
| Barrovian-type metamorphism |
Barroviyen-tipi metamorfizma |
| Bartonian |
Bartoniyen (orta Eosen’de bir çağ) |
| Barysphere |
Barisfer; Yeryuvarının iç kısmı; Çekirdek |
| Baryte |
Barit |
| Barytocalcite |
Baritokalsit |
| Basal cleavage |
Bazal dilinim; Taban dilinimi; Tabana-paralel dilinim |
| Basal conglomerate |
Taban konglomerası |
| Basal pinacoid |
Bazal pinakoid |
| Basalt |
Bazalt (mafik volkanik kayaç) |
| Basalt glass |
Bazalt camı |
| Basaltic dome |
Bazaltik dim |
| Basaltic hornblende |
Bazaltik hornblend |
| Basaltic lava |
Bazaltik lâv |
| Basaltic layer |
Bazaltik katman |
| Basaltic magma |
Bazaltik magma |
| Basaltic meteorites |
Bazaltik meteoritler |
| Basaltic rock |
Bazaltik kayaç |
| Basaltine |
Bazaltin (bir hornblend türü) |
| Basanite |
Bazanit (bol feldispatoid içeren bir tür mafik volkanit) |
| Base |
Baz |
| Base failure |
Taban yenilmesi |
| Base level of erosion |
Erozyon taban seviyesi |
| Base metal |
Baz metal |
| Base peak |
Baz pik; Referans pik |
| Base pressure distribution |
Taban basıncı dağılışı |
| Base rock |
Temel kayacı; Taban kayacı |
| Baseline profile |
Esas alınan hat profili; Baz hattı profili; Temel profil |
| Basement |
Taban; Temel |
| Basetite |
Basetit (sulu uranyum fosfattan oluşan bir mineral) |
| Bashkirian |
Başkiriyen; Pensivaniyen’de en erken dönem |
| Basic |
Bazik |
| Basic rock |
Bazik kayaç |
| Basic schist |
Bazik şist |
| Basic soil |
Bazik toprak |
| Basin |
Basen; Havza; Çanak |
| Basin modelling |
Havza modelleme |
| Basleoan |
Baslöan (Y. Zelanda geç Permiyen’inde bir kat) |
| Bassanite |
Basanit (sulu kalsiyum sülfattan oluşan bir mineral) |
| Bat dropping |
Yarasa dışkısı |
| Bat guano |
Yarasa guanosu |
| Batesfordian |
Batesfordiyen (GD Avustarlya üst Tersiyer’inde bir kat) |
| Batholith |
Batolit (>100 km2’den büyük magmatik sokulum) |
| Bathonian |
Batoniyen (Orta Jura’da bir kat) |
| Bathvillite |
Batvilit (oksijenlenmiş bir hidrokarbon bileşiği) |
| Bathyal |
Batiyal |
| Bathyal environment |
Batiyal ortam |
| Bathyal zone |
Batiyal kuşak |
| Baumhauerite |
Bomhoerit (kurşun arsenik sülfit minerali) |
| Bauxite |
Boksit |
| Baventian |
Baventiyen (alt Pleistosen; soğuk çağ) |
| B-axis |
B-ekseni |
| Bayldonite |
Bayldonit (bakır ve (bazen) kurşunun bazik arsenatı) |
| Bayleyite |
Bayleyit |
| Baymouth barrier |
Koyağzı set |
| Bazzite |
Bazit (skandiyum-berilyum-silikat minerali) |
| BDF |
Bantlı Demir Formasyonu |
| Beach |
Kumsal |
| Beam |
Kiriş; Işık hüzmesi |
| Bearing |
Semt açısı; Bir doğrunun grid kuzeyden saat yönünde olan açısal uzanımı; Yön |
| Bearing capacity |
Taşıma kapasitesi |
| Beaverite |
Beaverit (Pb-Cu-Fe-Al’un bazik sülfatı) |
| Becke line test |
Becke çizgi testi |
| Becquerelite |
Bekerelit (kalsiyum ve uranyumun sulu oksiti) |
| Bed |
Takabak; Katman |
| Bed rock |
Taban kayacı; Anakaya |
| Bed separation |
Tabaka ayrılması |
| Bedded |
Tabakalı |
| Bedding |
Tabakalanma; Katmanlanma |
| Bedding plane |
Tabakalanma düzlemi |
| Bedrock |
Ana kayaç |
| Beegerite |
Begerit veya Bejerit (kurşun bizmut-sülfit minerali) |
| Beekmantownian |
Bekmantovniyen (K. Amerika Kanada Serisi Ordovisyen’inde bir kat) |
| Behaviour |
Davranış |
| Beidellite |
Beidellit (smektit grubu kil minerallerinin alüminyumca-zengin bir üyesi) |
| Belemnitida |
Belemnitidler (nesli tükenmiş sefalopodların bir ordosu) |
| Belinda |
Uranus XIV kod adlı uydu |
| Belled pier |
Ucu genişletilmiş ayak |
| Bellingerite |
Belingerit veya Belinjerit |
| Below detection limit |
Saptama sınırı altı |
| Bench mark |
Sabit yükseklik noktası |
| Bench |
Basamak |
| Bend |
Büklüm; Bükülme |
| Bendigonian |
Bendigoniyen (Avsutralya alt Ordovisyen’inde bir kat) |
| Bending |
Eğilme; Bükülme |
| Bending moment |
Eğilme momenti |
| Bending strength |
Eğilme dayanımı |
| Bending test |
Eğilme deneyi; Eğilme testi |
| Beneficical use |
Yararlı kullanım |
| Benioff Zone |
Benioff Zonu |
| Benitoite |
Benitoyit (baryum-titanyum-silikat minerali) |
| Benjamite |
Benjamit |
| Benmoreite |
Benmoreit (alkali bazaltik türü) |
| Benthic region |
Deniz dibi bölgesi; Bentik bölge |
| Benthic storm |
Bentik akıntı |
| Benthonic |
Bentonit içeren |
| Benthos |
Bentos; Denis dibinde yaşıyan |
| Bentonite |
Bentonit |
| Bentonite slurry |
Bentonit şerbeti |
| Benzene |
Benzin |
| Benzene soluble organics |
Benzende çözünebilen organik maddeler |
| Beraunite |
Beronit (ferrik ve ferrüs demirin sulu bazik fosfatı) |
| Beriasian |
Beriaziyen (Avrupa Alt Kretase’sinde bir kat) |
| Berlinite |
Berlinit |
| Berm |
Palye; Dar basamak |
| Bern |
İnsan-yapımı taraça |
| Berthierite |
Bertiyerit (demir-antimon-sülfit minerali) |
| Berthonite |
Bertonit |
| Bertrand Lens |
Bertrand Merceği |
| Bertrandite |
Bertrandit (berilyum-silikat) |
| Beryl |
Beril |
| Beryllium |
Berilyum |
| Beryllonite |
Berillonit |
| Berzelianite |
Berzelyanit (bakır-selenit minerali) |
| Besshi-type massive sulfide deposit |
Beşi-tipi masif sülfit yatak |
| Best available technology |
En iyi kullanılabilir teknoloji; En iyi hazır teknoloji |
| Best practicable environmental option |
En kullanışlı çevresel seçenek |
| Beta decay |
Beta bozuşması |
| Beta diagram |
Beta diyagramı |
| Beta quartz |
Beta kuvars |
| Beta radiation |
Beta ışıması |
| Beudantite |
Bödantit (Pb-Fe-sülfat minerali) |
| Beyerite |
Beyerit (kalsiyum-kurşun-bizmut-karbonat) |
| Bianca |
Biyanka (Uranüs VIII kod adlı uydu) |
| Bianchite |
Biyançit |
| Biaxial |
Biaks; İki-eksenli |
| Biaxial state of stress |
İki eksenli gerilim durumu |
| Bicarbonate |
Bikarbonat |
| Biconical |
Bikonik; İki-koniden oluşan |
| Bieberite |
Biyeberit (sulu kobalt-sülfat minerali) |
| Big Bang Theory |
Büyük Patlama Teorisi |
| Bilinear |
İki doğrusal |
| Bilinite |
Bilinit (Demir-II ve demir-III’ün sulu sülfatı) |
| Bimodal distribution |
Bimodlu (iki-şekilli) dağılım |
| Binary system |
İki-bileşenli sistem |
| Bindheimite |
Bindheyimit (sulu kurşun antimonat) |
| Bindstone |
Bağlamtaşı |
| Bio- |
Biyo-; “İnsan hayatı“ anlamına gelenYunanca bios kelimesinden türetilmiş, canlı organizmalar veya işlemlere
ilişkin olarak kullanılan önek. |
| Bioaccumulation |
Biyobirikim; Biyoyoğunlaşma |
| Bioassay |
Biodeneme |
| Biochemical oxygen demand |
Biokimyasal oksijen ihtiyacı |
| Biochron |
Biyokron |
| Biochronology |
Biyokronoloji |
| Biocides |
Biyosidler; Organizma öldürücü kimyasal madde |
| Bioclast |
Biyoklast |
| Bioconcentration factor |
Biyo yoğunlaşma faktörü |
| Biodegradable |
Biyolojik olarak çürüyebilir |
| Bioenergetic |
Bioenerjetik |
| Biofacies |
Biyofasiyes |
| Biogenetic cycle |
Biyojenetik döngü |
| Biogenic |
Biyojenik |
| Biogeochemical cycling |
Biyojeokimyasal döngü |
| Biogeochemical oxygen demand |
Biyojeokimyasal oksijen talebi |
| Biogeochemistry |
Biyojeokimya |
| Bioherm conglomerate |
Biyoherm konglomerası |
| Bioherm |
Biyoherm |
| Biohorizon |
Biyohorizon |
| Biolithite |
Biyolitit; Yerinde büyüyen ve sağlam, dayanıklı kayaç oluşturan organik yapılardan oluşan kireçtaşı |
| Biological balance |
Biyolojik denge |
| Biological diversity |
Biyolojik çeşitlilik |
| Biological magnification |
Biolojik büyüme/yükselme |
| Biological oil spill control |
Biyolojik yağdöküntü denetimi |
| Biological shield |
Biyolojik kalkan |
| Biological treatment |
Biyolojik arıtma/işlem |
| Biomagnetism |
Biyomanyetizma |
| Biomass |
Biokütle |
| Biomass energy |
Biokütle enerjisi |
| Biome |
Biyom |
| Biometry |
Biyometri |
| Biomicrite |
Biyomikrit; Mikritik matriks içinde iskelet parçaçıklarından oluşan kireçtaşı |
| Biomineralization |
Biyomineralizasyon; Biyomineralleşme |
| Biomonitoring |
Biyoizlem |
| Biophile |
Biyofil |
| Biosparite |
Biyosparit; Spari kalsit çimentosu ile iskelet parçaçıklarından oluşan kireçtaşı |
| Biosphere |
Biyosfer; Canlıküre |
| Biostrome |
Biyostrom; In-situ organizmaların tabakalı birikimi |
| Biostratigraphic Interval Zone |
Biyostratigrafik |
| Biostratigraphic unit |
Biyostratigrafik birim |
| Biostratigraphic zone |
Biyostratigrafik Zon |
| Biostratigraphy |
Biyostratigrafi |
| Biostrome |
Biyostrom |
| Biota |
Biyota |
| Biotic |
Biyotik |
| Biotic potential |
Biyolojik potansiyel |
| Biotite |
Biyotit (siyah mika minerali) |
| Biotite schist |
Biyotit şist |
| Biotope |
Yaşam mekanı |
| Bioturbation |
Biyokarıştırma; Biyotürbasyon |
| Biozone |
Biyozon |
| Bipyramid |
Bipiramit (İki-piramit) |
| Birds-eye fabric |
Kuş-gözü doku |
| Bireflectance |
Çift-yansıma |
| Birefringence |
Çift-kırılma |
| Birefringence chart |
Çift-kırılma grafiği |
| Birrimian Orogeny |
Birimiyen Orojenezi |
| Birth rate |
Doğum hızı |
| Bischofite |
Bişofit (sulu magnezyum-klorür minerali) |
| Biserial |
İki-serili |
| Bismite |
Bizmit (bizmut-trioksitten oluşan nabit bizmut cevheri) |
| Bismuth |
Bizmut |
| Bismuthinite |
Bizmutinit (bizmut-sülfit minerali) |
| Bismutite |
Bizmutit (bazik bizmut-karbonat minerali) |
| Bismutotantalite |
Bizmutotantalit |
| Bisulcate |
Bisülkat |
| Bit |
Matkap ucu |
| Bitaunian |
Bitoniyen (Artinskiyen katının Y. Zelanda eşleniği) |
| Bitheka |
Biteka (İki-teka) |
| Bitter lake |
Acı göl |
| Bitume |
Bitüm (katı veya yarı-katı hidrokarbon) |
| Bitumen |
Bitüm; Zift |
| Bituminous coal |
Bitümlü kömür; Taşkömür |
| Bituminous schist |
Bitümlü şist |
| Bituminous shale |
Bitümlü şeyl |
| Bivalvia |
İki-kapaklılar; İki-kavkılılar |
| Bixbyite |
Biksibit |
| Black oil |
Siyah yağ |
| Black rain |
Siyah yağmur |
| Black smoke |
Siyah duman |
| Black snow |
Siyah kar |
| Black tide |
Siyah gelgit |
| Blackriverian |
Blakriveriyen |
| Blade |
Bıçak-ağzı |
| Bladed |
(Kristallerde) Bıçak-ağzı habitüs; Boy-genişlik oranı 1.5/1 – 6/1 arasında olan kristal şekli |
| -blast |
Metamorfizma sırasında in situ kristal büyümesini göstermek için kullanılan bir sonek |
| Blastability |
Patlatılabilirlik |
| Blasthole |
Patlatma deliği; Lağım deliği |
| Blasthole drilling |
Lağım deliği delme |
| Blasting pattern |
Patlatma düzeni |
| Blasting |
Patlatma |
| Blastozoa |
Blastozolar |
| Blind shaft |
Kör kuyu; Kör şaft |
| Block caving |
Blok göçertme |
| Block punch index test |
Makaslama indeks deneyi |
| Blocking |
Tıkama; Bloklama |
| Blocky lava |
Bloklu lâv |
| Blocky rock |
Bloklaşmış kaya; Blok-şekilli kaya |
| Bloedite |
Blödit |
| Bloodstone |
Kantaşı |
| Blow-out |
Kaçak |
| Blow-out preventer |
Kaçak önleyici |
| Bluegiant star |
Mavidev yıldız (yüksek parlaklıkta ve yüzey sıcaklığında masif yıldız) |
| Bobierite |
Bobiyerit |
| Body |
Gövde; Vücut |
| Body chamber |
Gövde/vücut odası; Gövde locası |
| Body force |
Cisim kuvveti |
| Body wave |
Bünye (vücut) dalgası |
| Body-centered lattice |
Kütle-merkezli kafes |
| Boehmite |
Böhmit (Al-hidroksit) |
| Bog |
Bataklık; Bataklık-benzeri yer |
| Boleite |
Boleyit (kurşun-bakır ve gümüşün hidroksit-klorürü) |
| Bolindian |
Bolindiyen (Avustralya üst Ordovisyen’inde bir kat) |
| Bolt |
Cıvata |
| Boltwoodite |
Boltvodit (sulu bazik potasyum-uranil-silikat) |
| Boltzmann Constant |
Boltzmann Sabiti |
| Bomb |
(Volkanik) Bomba |
| Bonanza |
Bonanza; Zengin maden damarları yada yatakları için ABD’de de kullanılan terim |
| Bond |
Bağ; Yapışma |
| Bond strength |
Yapışma dayanımı; Bağ dayanıklılığı |
| Bone bed |
Kemik yatağı; İçinde bolca taşlaşmış kemik parçaları bulunan seviye |
| Boothite |
Botit |
| Boracite |
Borasit |
| Borax |
Boraks |
| Boreal |
Boreal |
| Bored pile |
Sondaj kazığı |
| Borehole |
Sondaj deliği |
| Borehole pressure |
Delik içi basıncı |
| Borickite |
Borikit (kalsiyum ve demirin sulu bazik fosfatı) |
| Boring |
Sondaj yapma |
| Boring depth |
Sondaj derinliği |
| Boring log |
Kuyu, sondaj logu |
| Boring machine |
Sondaj makinası |
| Boring rig |
Sondaj aleti |
| Bornite |
Bornit (bakır-demir-sülfit minerali) |
| Boroarsenate |
Boroarsenat |
| Borrow |
Alıntı |
| Bortonian |
Bortoniyen (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat) |
| Botallackite |
Botalakit (sulu bazik bakır-klorür) |
| Bothriocidaroida |
Botriyosidaroyidler (ekinodermlerin küçük bir ordosu) |
| Botrygen |
Botrijen (magnezyum ve demir (III)’ün sulu bazik sülfatı) |
| Botryoidal |
Batriyoidal; Böbrek-benzeri ve kabuk şeklinde oluşmuş cevher yapısı |
| Bottom heave |
Taban kabarması |
| Bottom lands |
Alçak araziler |
| Bottom subsidence |
Taban subsidansı; Taban gömülmesi |
| Boudinage |
Budinaj; Sucuk yapısı; Sucuklanma |
| Bouguer anomaly |
Bouger (Boger) anomalisi |
| Bouguer correction |
Bouger (Boger) düzeltmesi/indirgemesi |
| Bouguer cylinder |
Bouguer silindiri |
| Bouguer effect |
Bouger (Boger) etkisi |
| Bouguer gravity |
Bouguer gravitesi (bir referans yüzeydeki teorik bir gravite değerine serbest-hava gravite düzeltmesi ve
Bouguer gravite düzeltmesi eklenerek elde edilen, yüzeyde bir P noktasındaki gravite değeri) |
| Bouguer plate |
Bouguer levhası |
| Boulangerite |
Bolanjerit (kurşun-antimon-sülfit minerali) |
| Boulder |
Blok boyutunda parça; Büyük parça; İri çakıl |
| Bouma sequence |
Bouma sekansı; Bouma istifi |
| Boundary condition |
Sınır koşulu |
| Boundary constraint |
Sınır kısıtlaması |
| Boundary element |
Sınır elemanı |
| Boundary value |
Sınır değeri |
| Bournonite |
Burnonit veya Bornonit |
| Boussingaultite |
Bousingoltit (amonyum ve magnezyumun sulu sülfatı) |
| Bowen’s reaction series |
Bowen reaksiyon serisi |
| Box caisson |
Yüzen keson |
| Box fold |
Kutu (şekilli) kıvrım |
| Boxwork |
Boksvörk |
| Braced excavation |
Kaplanmış kazı (çukur) |
| Brachia |
Brakiya |
| Brachial plates |
Brakiyal plak |
| Brachiole |
Brakiyol |
| Brachiopoda |
Brakiyopodlar |
| Brachiosaurus |
Brakiyozorlar; Soropodlar |
| Brachyanticline |
Brakiantiklinal; Kısa-kemer şekilli antiklinal; Bodur antiklinal |
| Brachysyncline |
Brakisenklinal; Kısa-tekne şekilli senklinal; Bodur senklinal |
| Brackebuschite |
Brakebuşit (kurşun-manganez-demirin sulu vanadatı) |
| Brackish |
Acı su; Hafif tuzlu su |
| Bradfordian |
Bradfordiyen |
| Bradleyite |
Bradleyit (sodyum ve magnezyumun fosfat ve karbonatı) |
| Bragg Equation |
Bragg Eşitliği |
| Bragg Law |
Bragg Yasası |
| Braggite |
Bragit (platinyum-sülfit minerali) |
| Braiding |
Örgü |
| Branching decay |
Dallanan bozuşma |
| Brandtite |
Brandtit (kalsiyum ve manganezin sulu arsenatı) |
| Brannerite |
Branerit |
| Braunite |
Bronit (mangenez-oksit minerali) |
| Bravais lattice |
Bravais kafesi |
| Bravais rule |
Bravais kuralı |
| Bravoite |
Bravoyit (nikel ve demirin sülfit minerali) |
| Brazilianite |
Brazilyanit (sodyum ve alüminyumun bazik fosfatı) |
| Breccia |
Breş |
| Breeder |
Üretim reaktörü |
| Breit |
Yayvan |
| Breithauptite |
Breyithoptit (nikel-antimonit minerali) |
| Breunnerite |
Brünerit (magnezyum-demir-manganez karbonat) |
| Brewserite |
Brevserit (zeolit grubuna ait bir mineral) |
| Bridging |
Köprüleme |
| Brioverian |
Briyoveriyen (Britanya üst Proterozoiğinde bir kat) |
| Britholite |
Britolit (nadir toprak element-fosfat minerali) |
| British classification of particle size |
İngiliz dane-boyu sınıflaması |
| Brittle |
Gevrek; Kırılgan |
| Brittle deformation |
Gevrek (kırılgan) deformasyon |
| Brittle rock |
Gevrek kayaç; Kırılgan kayaç |
| Brittleness |
Gevreklik; Kırılganlık |
| Broad |
Geniş; Yayvan |
| Brochanite |
Brokanit (bazik bakır-sülfat) |
| Bromlite |
Bromlit (baryum ve kalsiyum karbonat minerali) |
| Bromyrite |
Bromirit (gümüş-bromür minerali) |
| Brontosaurus |
Brontozorlar; Apatozorlar |
| Bronze |
Bronz (bakır-kalay alaşımı) |
| Bronzite |
Bronzit (ortopiroksen grubuna ait bir mineral) |
| Brookite |
Brokit (Ti-dioksit minerali) |
| Brown coal |
Linyit; Esmer kömür; Kahverengi kömür |
| Brown earth |
Kahverengi toprak |
| Brown podzolic soil |
Kahverengi podzolik toprak |
| Brown smoke |
Kahverengi duman |
| Brucite |
Brusit (magnezyum-hidroskit minerali) |
| Brugnatellite |
Brugnatelit |
| Brunhes |
Brunes ; Kuvaterner’de son normal polarite kronu |
| Brunton Compass |
Brunton Pusulası |
| Brushite |
Bruşit (sulu asidik kalsiyum fosfat minerali) |
| Bryozoa |
Bryozolar |
| Buckle folding |
Flambaj (Bukle) kıvrımlanma |
| Buckling |
Büklüm; Burkulma; Belverme |
| Buckling failure |
Burkulma yenilmesi |
| Buckminsterfullerene |
Bukminsterfuleren |
| Buetschliite |
Bütşilit |
| Buganda-Toro-Kibalian Orogeny |
Buganda-Toro-Kibaliyen Orojenezi |
| Buildable |
İnşaata elverişli |
| Buildable area |
İnşaata elverişli alan |
| Building pit |
Temel çukuru |
| Built environment |
Mamur çevre |
| Bulitian |
Bulitiyen |
| Bulk |
Kütle halinde; Yığın |
| Bulk density |
Hacim yoğunluk; Kütle/yığın yoğunluğu |
| Bulk minerals |
Hacim mineralleri |
| Bulk modulus |
Hacim modülü |
| Bulk modulus |
Hacimsel modül |
| Bulk unit weight |
Kütle birim hacim ağırlığı |
| Bulkhead |
Palplanş perdesi |
| Bulking coefficient |
Hacimce artış katsayısı |
| Bullard Discontinuity |
Bullard Süreksizliği |
| Bullet train |
Sürat treni |
| Bump |
Patlama |
| Bunsenite |
Bunsenit (nikel-monoksit minerali) |
| Buoyancy |
Yüzme yeteneği; Boyansi |
| Burden |
Örtü kalınlığı |
| Burdigalian |
Burdigaliyen; Erken Miyosen’de bir çağ olup 21.5-16.3 My aralığını kapsar |
| Burial metamorphism |
Gömülme metamorfizması |
| Buried soil |
Gömülü toprak |
| Burkeite |
Burkeyit (sodyumun sülfat ve karbonatı) |
| Burrow |
Organizmaların beslenme, yaşama ve göç faaliyetleri sırasında oluşturdukları fosil iz |
| Burst |
Patlama; Püskürme |
| Buttress |
Topuk |
| Burzyan |
Burziyan |
| Butlerite |
Butlerit |
| Butte |
Aşınma nedeniyle bağlantısız kalmış, tepesi düzleşmiş tepe; Şahin tepesi |
| Buttgenbachite |
Butgenbakit veya Butjenbakit |
| Bypass |
Yan geçit |
| Bysmalith |
Bismalit; Yaklaşık silindirik şekilli plüton; Plüton tıpası |
| Bytownite |
Bitovnit (plajiyoklaz serisinde bulunan bir mineral) |
| C-14 |
Karbon 14 izotopu |
| C-14 dating |
C-14 yaş tayini |
| C-horizon |
(Toprakta) C-zonu |
| C-layer |
C-tabakası |
| Cable |
Kablo; Halat |
| Cable drilling |
Darbeli sondaj; Kablo sondajı |
| Cabot control |
Kabot denetimi |
| Cacoxenite |
Kakoksenit (sulu bazik demir-fosfat minerali) |
| Cadastral map |
Kadastral harita (arazi parsellerinin büyüklüğünü ve sınırlarını hassas bir şekilde gösteren harita) |
| Cadwaladerite |
Kadvaladerit (sulu bazik alüminyum-klorür minerali) |
| Caerfai |
Kaerfayi (Kronostratigrafide Kambriyen devrine ait en erken dönem) |
| Cafemic |
Kafemik (kalsiyum, demir ve magnezyum içeren magma veya bir kor kayaç için kullanılan simgesel bir terim)
|
| Cahnite |
Kahnit (kalsiyum-borat ve arsenat minerali) |
| Cairngorm |
Kairngorm (bir tür topaz minerali) |
| Caisson |
Keson |
| Calabrian |
Kalabriyen (erken Pleistosen katı) |
| Calaite |
Kalayit (türkuaz için kullanılan alternatif ad) |
| Calamine |
Kalamin (smitsonit için kullanılan alternatif ad) |
| Calc-alkali rock |
Kalk-alkali kayaç |
| Calc-alkaline |
Kalk-alkali |
| Calcarea |
Kalsi-süngerler; Süngerlerin Kambriyen’den günümüze uzanan bir sınıfı |
| Calcarenite |
Kalkarenit; Çoğunlukla kum-boyutunda kalsiyum karbonat danelerinden (karbonat kumu) oluşan kireçtaşı |
| Calcareous ooze |
Kalkerli çamur |
| Calcareous soil |
Kalkerli toprak |
| Calceolid |
Bireysel yaşayan bir mercan |
| Calcic horizon |
Kalsik zon |
| Calcic series |
Kalsik seri |
| Calcichordates |
Kalkerli dış iskelete sahip bir grup Paleozoik hayvanı |
| Calcification |
Kalsifikasyon |
| Calcilutite |
Kalsilütit; Taşlaşmış kalker çamurundan (kireç çamuru) oluşan kireçtaşı |
| Calcioferrite |
Kalsiferrit |
| Calciovolborthite |
Kasiyovolbortit |
| Calcirudite |
Kalsirüdit; Esas olarak kum-boyutundan daha büyük kalsiyum karbonat parçalarından (=karbonat konglomerası)
oluşan kireçtaşı |
| Calcisiltite |
Kalsisiltit |
| Calcisphere |
Kalsisfer; Büyük ihtimalle alg sporlarından oluşan, silt- veya kum- boyutunda berrak spari kalsit küreleri
|
| Calcispongea |
Kalsi-süngerler; Süngerlerin Kambriyen’den günümüze uzanan bir sınıfı |
| Calcite compensation depth (CCD) |
Kalsit dengeleme derinliği |
| Calcite |
Kalsit (Ca-karbonat minerali) |
| Calcium feldspar |
Kalsiyum feldispat |
| Calcium hydroxide |
Kalsiyum hidroksit |
| Calclacite |
Kalklasit (kalsiyum sulu klorasetat minerali) |
| Calclithite |
Kalklitit; Daha yaşlı, taşlaşmış kireçtaşlarının parçalarından oluşankayaç |
| Calcrete uranium |
Kalkrit uranyum |
| Calcrete |
Kalkrit; Kaliş |
| Calc-silicate |
Kalk-silikat |
| Calc-sinter |
Kalk-sinter |
| Caldera |
Kaldera; 1-100 km çapında dairemsi volkanik çöküntü bacası |
| Caledonian Orogeny |
Kaledoniyen Orojenezi; Norveç’ten İskoçya’ya kadar etkin olmuş olan Devoniyen öncesi dağ oluşumu |
| Caledonite |
Kaledonit |
| Calendonides |
Kalendonidler |
| Calibration |
Kalibrasyon; Ayarlama |
| Caliche |
Kaliş; Kalkrit |
| Caliche conglomerate |
Kaliş konglomerası |
| Calichnia |
Üreme amaçlı bırakılmış fosil iz yapısı |
| California bearing ratio |
Kaliforniya taşıma oranı |
| Californite |
Kalifornit (yeşime benzeyen vezüviyanitin bir çeşidi) |
| Callaverite |
Kalaverit (Au-tellürit minerali) |
| Callisto |
Kalisto; Jüpiter IV kod adlı uydu |
| Callovian |
Kaloviyen (Avrupa orta Jura’sında bir kat) |
| Calorific value |
Kalorifik değer |
| Calsification |
Kalsitleşme |
| Calypso |
Kalipso; Satürn XIV kod adlı uydu |
| Calyptoptomida |
Kaliptoptomidler |
| Calyx |
Kaliks; Pelmatozoan ekinodermlerin plakla kaplı fincan şekilli gövdesi |
| Cambic horizon |
Kambik zon |
| Cambrian |
Kambriyen; Paleozoyik zamanın 570-510 My aralığını kapsayan altı devrinden ilki |
| Camera |
Kamera |
| Cameral Fluid |
Kamera sıvısı |
| Camerata |
Crinoidlerin bir alt-sınıfı |
| Camouflage |
Kamuflaj |
| Campanian |
Kampaniyen; Kretase’de bir kat olup 83-74 My aralığını kapsar |
| Camptonite |
Kamptonit (esas olarak plajiyoklas ve barkevikitten oluşan, koyu-renkli, orta-kristalli bir kor kayaç) |
| Canada balsam resin |
Kanada balzam reçinesi |
| Canadian |
Kanadiyen; K. Amerika alt Ordovisyen’inde bir seri |
| Cannel shale |
Kanal şeyli |
| Cantilever sheet pile |
Konsol panplanş perdesi |
| Cantilever walk |
Konsol duvar (betonarme) |
| Canyon |
Kanyon; Derin vadi |
| Capacity |
Kapasite |
| Capillarity |
Kılcallık; Kapilarite |
| Capillary |
Kılcal |
| Capillary action |
Kılcal etkinlik; Kılcal aksiyon |
| Capillary head |
Kapilar yük |
| Capillary moisture |
Kılcal nemlilik |
| Capillary presure |
Kılcal basınç |
| Capillary rise |
Kapilar yükselim |
| Capillary water |
Kılcal su |
| Capillary zone |
Kılcal zon |
| Capitanian |
Kapitaniyen (Zekştayn (Zechstein) döneminde bir kat) |
| Cappelenite |
Kapelenit |
| Capped earth pillars |
Peribacaları |
| Caradoc |
Karadok (üst Ordovisyen’de bir seri) |
| Carat |
Karat |
| Carbide |
Karbit |
| Carbon |
Karbon |
| Carbon absorption |
Karbon soğurması |
| Carbon cycle |
Karbon döngüsü |
| Carbon dioxide |
Karbon dioksit |
| Carbon isotops |
Karbon izotopları |
| Carbon monoxide |
Karbon monoksit |
| Carbon steel |
Karbon çelik |
| Carbonaceaus chondrite |
Karbonlu kondrit |
| Carbonado |
Karbonado (koyu-renkli, ince-daneli elmas agregası) |
| Carbonate |
Karbonat |
| Carbonation |
Karbonasyon; Karbonatlaşma |
| Carbonatite |
Karbonatit (kalsit ve diğer karbonat-minerallerince zengin, manto kökenli olduğu kabul edilen nadir kor bir
kayaç) |
| Carbon-dating |
Karbon yaş-tayini |
| Carboniferaus |
Karbonifer |
| Carbonization |
Karbonizasyon |
| Carcinogenes |
Kanser yapıcı |
| Cardinal |
Kardinal |
| Caribbean Plate |
Karayip Levhası |
| Carlsbad twin |
Karlsbad ikizi |
| Carlsberg Ridge |
Karlsberg Sırtı |
| Carme |
Karme (Jüpiter XI kod adlı uydu) |
| Carminite |
Karminit (kurşun ve demirin bazik arsenat minerali) |
| Carnallite |
Karnalit (sulu potasyum ve magnezyum klor minerali) |
| Carnian |
Karniyen (Triyas’a ait bir çağ) |
| Carnivora |
Etçiller; Karnivorlar |
| Carnivore |
Etçil |
| Carnosaur |
Karnozor |
| Carnotite |
Karnotit (potasyum ve uranyumun sulu vanadatı) |
| Carpentarian |
Karpentariyen |
| Carpholite |
Karfolit (sulu manganez-alüminyum-silikat minerali) |
| Carphosiderite |
Karfosiderit |
| Carrara marble |
Karara mermeri |
| Carrying capacity |
Taşıma kapasitesi |
| Cartesian coordinates |
Kartezyen koordinatlar |
| Cartography |
Kartografi |
| Caryinite |
Karyinit |
| Cased hole |
Kaplanmış sondaj kuyusu (deliği) |
| Casing |
Kaplama; Kutu içine alma; Çevirme |
| Cassadagon |
Kasadagon (Jeolojik zamanda Orta-Üst Devoniyen) |
| Cassidyite |
Kasidyit (kalsiyum-nikel-magnezyumun sulu fosfatı) |
| Cassiterite |
Kasiterit (kalay dioksit minerali) |
| Cast in-place concrete pile |
Yerinde dökülen beton kazık |
| Cast iron |
Dökme demir |
| Castalia |
Kastalya (Güneş sisteminde yeryuvarına-yakın bir asteroid) |
| Castlecliffian |
Kastelklifiyen (Y. Zelanda Kuvaterner’inde bir seri) |
| Castlemainian |
Kastelmayiniyen (Avustralya alt Ordovisyen’inde bir kat) |
| Cat’s eye |
Kedigözü |
| Cataclasis |
Kataklaz |
| Cataclasite |
Kataklasit |
| Cataclastic |
Kataklastik |
| Catalytic converter |
Katalitik dönüştürücü |
| Catalytic mufflers |
Katalitik susturucu |
| Catapleiite |
Katapleit (Na-Ca-Zr’un sulu silikat minerali) |
| Catch basin |
Tutma hücresi |
| Catchment area |
Hizmet alanı |
| Catchment basin |
(Su) Tutma havzası |
| Cathode |
Katod |
| Cathodic protection |
Katodik koruma |
| Cathodoluminescence |
Katodoluminesans |
| Cation exchange |
Katyon değişimi |
| Cation |
Katyon |
| Cation-exchange capacity (CEC) |
Katyon-değişim kapasitesi |
| Cautleyan |
Kotleyan; Ordovisyen’de bir kat |
| Cavability |
Göçebilirlik |
| Cave |
Mağara; Oyuk |
| Cavern |
Oyuk; Geniş yeraltı açıklığı |
| Caving |
Göçme; Göçertme |
| Cavity |
Boşluk; Oyuk |
| Cay |
Kay; Mercan yada kumdan oluşmuş küçük, düz deniz adası |
| Cayugan |
Kayugan; K. Amerika Siluriyen’inde bir seri |
| CBS |
Coğrafik Bilgi Sistemi |
| CCD |
Kalsit Dengeleme Derinliği |
| CEC |
Katyon Değişim Kapasitesi |
| Cell |
Hücre |
| Cell pressure |
Hücre basıncı |
| Cellular cofferdam |
Hücreli batardo |
| Cellular dolomite |
Boşluklu/gözenekli dolomit |
| Cement stabilization |
Çimento stabilizasyonu |
| Cement |
Çimento |
| Cementation |
Çimentolanma |
| Cenozoic |
Senozoyik |
| Census |
Nüfus sayımı |
| Central |
Merkezi; Merkezsel |
| Central business district |
Merkezi iş bölgesi |
| Central massif |
Merkez masif |
| Central nervous system |
Merkezi sinir sistemi |
| Centrally loaded footing |
Birleşik temel |
| Centric loading |
Merkezi yükleme |
| Centroceratida |
Sentroseratidler (sefalopodların bir ordosu) |
| Centrum |
Merkez; Orta |
| Cephalopoda |
Sefalopodlar |
| Ceratites |
Seratitler |
| Ceratoid |
Seratoid |
| Ceratopsida |
Seratopsidler |
| Cesspool |
Lağım çukuru |
| C.G.S. System |
C.G.S. Sistemi |
| Chadian |
Çadiyen/Kadiyen (Vizeyen Döneminde bir çağ) |
| Chain of volcanoes |
Volkan zinciri |
| Chalcedony |
Kalsedon (kriptokristalin silika) |
| Chalchanthite |
Kalkantit (sulu bakır-sülfat minerali) |
| Chalcoalumite |
Kalkoalümit (bakır ve alüminyumun sulu bazik sülfatı) |
| Chalcocite |
Kalkosit (bakır-sülfit minerali) |
| Chalcocyanite |
Kalkosiyanit (bakır-sülfat minerali) |
| Chalcolite |
Kalkolit (ikincil bakır-uranyum sulu fosfat minerali) |
| Chalcomenite |
Kalkomenit (sulu bakır-selenit minerali) |
| Chalcophanite |
Kalkofanit (sulu çinko-demir-manganez-oksit minerali) |
| Chalcophile |
Kalkofil; Kükürde duyarlı |
| Chalcopyrite |
Kalkopirit (bakır-demir-sülfit minerali) |
| Chalcopyrrohite |
Kalkopirotit/kalkopirotin (demir-sülfit minerali) |
| Chalcosiderite |
Kalkosiderit (Cu-Fe-Al’un sulu bazik fosfat minerali) |
| Chalcosine |
Kalkosin/kalkosit |
| Chalcostibite |
Kalkostibit (bakır-antimon-sülfit minerali) |
| Chalk |
Tebeşir (taşı); Esas olarak kokolit ve foraminiferler gibi mikroorganizmaların kalkerli iskeletlerinden
oluşan ince-daneli ve gözenekli bir kayaç |
| Chalybdite |
Kalibdit (sideritin diğer adı) |
| Chamber |
Oda; Loca |
| Chamosite |
Kamosit (klorit grubunun bir üyesi) |
| Chamovnicheskian |
Kamovniçeskiyen (Kasimoviyen Döneminde bir kat) |
| Champlainian |
Kamplayiniyen (K.Amerika orta Ordovisyen’inde bir seri) |
| Chandler wobble |
Chandler yalpalaması |
| Changxingian |
Kangksinjiyen; Geç Permiyen Devri’nde son çağ |
| Channel and vug porosity |
Kanal ve boşluk gözenekliliği |
| Channel fill |
Kanal dolgusu |
| Channel |
Kanal; Dar akıntı yatağı; Dar geçiş yolu |
| Channelization |
Kanal oluşması |
| Chaos |
Kaya karmaşığı |
| Characteristic |
Karakteristik; Özyapısal |
| Characteristic curve |
Karakteristik eğri |
| Charniodiscus |
Karniyodiskus (bir Ediakara (Avustralya) fosili) |
| Charon |
Plüto’nun uydularından birisi |
| Charophyceae |
Yosunlara ait bir sınıf |
| Chart |
Abak |
| Chattian |
Katiyen/Çatiyen (Oligosen Dönemi’nde son çağ) |
| Chautauquan |
Kotokuan (K. Amerika üst Devoniyen’inde bir seri) |
| Chazyan |
Kazyan (K. Amerika orta Kamplayiniyen Ordovisyen’inde bir kat) |
| Check dam |
Kontrol bendi |
| Chelate |
Şelat |
| Chelation |
Şelasyon veya Şelat oluşumu |
| Chemical mutagens |
Kimyasal mutagenler |
| Chemical oxygen demand |
Kimyasal oksijen ihtiyacı |
| Chemical pollution |
Kimyasal kirlenme |
| Chemical treatment |
Kimyasal mumamele; Kimyasal işlem |
| Chemical weathering |
Kimyasal ayrışma; Kimyasal bozunma |
| Chemocline |
Kemoklin |
| Chemosynthesis |
Kemosentez |
| Chenevixite |
Çeneviksit (bakır ve demirin sulu bazik arsenat minerali) |
| Cheremshanskian |
Çeremşanskiyen; Başkiriyen Dönemi’nde bir kat |
| Chernozem |
Çernozem; Siyah toprak; Ilıman kuşaklarda oluşan Molisol grubunda bir toprak |
| Chert |
Çört |
| Chert nodule |
Çört yumrusu/nodülü |
| Chestarian |
Çestariyen; K.Amerika Misisipiyen’inde bir seri |
| Chevkinite |
Çevkinit (Fe-Ca-nadir toprak elementlerin silikotitanat minerali) |
| Chevron fold |
Şevron kıvrımı; Akordiyon kıvrım; Zik-zak kıvrım ; V biçimli kıvrım |
| Chewtonian |
Çevtoniyen; Avustralya alt Ordovisyen’inde bir kat |
| Chiastolite |
Çiyastolit; Andalüzit |
| Childproof |
Çocuklara dokunmaz; Cocuklara zararsız; Cocuklara tehlikesiz |
| Childrenite |
Çildrenit (sulu bazik Fe-Mg-Al-fosfat minerali) |
| Chimney |
Baca |
| Chimney effect |
Baca etkisi |
| Chimney rock |
Peribacası |
| China clay |
Çin kili |
| Chinastone |
Çintaşı |
| Chiolite |
Çiyolit (kriyolite benzeyen bir mineral) |
| Chiron |
Çiron; Güneş sisteminde bir asteroid |
| Chiroptera |
Uçan memeliler ordosu ; Yarasalar |
| Chisel |
Keski |
| Chisel bit |
Keski ucu |
| Chitin |
Kitin |
| Chitinodendron Fransonianum |
Prekambriyen’den bilinen tek-hücreli organizmalar |
| Chiviatite |
Çiviatit (kurşun ve bizmut-sülfit minerali) |
| Chloanthite |
Kloantit (nikel-arsenit minerali) |
| Chlomangaokalite |
Klomangoakalit (K-Mn-klorür minerali) |
| Chloralgal |
Yeşil alglerle ilişkili |
| Chlorapatite |
Klorapatit |
| Chlorination |
Klorlama |
| Chlorine demand |
Klor gereksinimi |
| Chlorine residual |
Klor kalıntısı |
| Chlorine |
Klor |
| Chlorite |
Klorit (filosilikat mineral grubu) |
| Chloritoid |
Kloritoyit (nezosilikatların bir üyesi) |
| Chlorocalcite |
Klorokalsit (K-Ca-klorür minerali) |
| Chlorofluorocarbon |
Kloroflüorokarbon |
| Chlorofluorocarbons CFC’s |
Klorofluorokarbon |
| Chloromagnesite |
Kloromanyezit |
| Chlorophoenicite |
Klorofonisit |
| Chlorophyll |
Klorofil |
| Chlorophyta |
Yeşil algler |
| Chlorothionite |
Klorotiyonit |
| Chloroxiphite |
Kloroksifit |
| Chlorozoan |
Yeşil alg, molüsk ve hermatipik mercan birlikteliği |
| Chock |
Domuzdamı |
| Chokierian |
Kokiyeriyen (Serpukhoviyen Dönemi’nde bir kat) |
| Chondrite |
Kondrit (taşsı meteorit) |
| Chondritic unfractionated reservoir (CHUR) |
Kondritik kesirlenmemiş hazne |
| Chondritik model (veya Condritic earth model) |
Kondritik model |
| Chondrodite |
Kondrodit (hümit grubu minerallerin bir üyesi) |
| Chondrule |
Kondrül |
| Choquette and Pray Classification |
Choquette ve Pray Sınıflaması |
| Chordata |
Notokorda (bükülür çubuk şekilli doku) sahip organizmaları içeren geniş bir filum |
| Cohort |
Kohort |
| Chromatography |
Kromatografi |
| Chrome diopside |
Krom diyopsit |
| Chromite |
Kromit (Fe-Cr-oksit) |
| Chromosome |
Kromozom |
| Chron |
Kron |
| Chronostratigrafik unit |
Kronostratigrafik birim |
| Chronostratigraphic scale |
Kronostratigrafik ölçek |
| Chronozone |
Kronozon; Çağ kuşağı |
| Chronstratigraphy |
Kronostratigrafi |
| Chrysoberyl |
Krizoberil |
| Chrysocolla |
Krizokol |
| Chrysophyceae |
Altın renkli algler |
| Chrysoprase |
Krisopraz |
| Chrysotile |
Krizotil (serpantin grubuna ait bir mineral) |
| Churchillian Orogeny |
Churchillian Orojenezi |
| Chute |
Oluk |
| Cinder cone |
Dışık (sinder) konisi |
| Cinder |
Sinder; Dışık |
| Cinnabar |
Zinober (Hg-sülfit minerali) |
| CIPW norm calculation |
CIPW norm hesabı |
| Circuit |
Devre |
| Circular failure |
Dairesel yenilme; Dairesel kayma |
| Circular process |
Dairesel işlem; Dairesel proses |
| Circulation system |
Dolaşım sistemi; Sirkülasyon sistemi |
| Cirque |
Sirk (buzyalağı) |
| Cirripedia |
Siripedler (krustaselerin bir sınıfı) |
| Cistern |
Sarnıç |
| City core |
Kent merkezi |
| Clarain |
Klarin (bir kömür maserali) |
| Clarence |
Klarens (Y.Zelanda alt Kretase’sinde bir seri) |
| Clarification |
Durultma |
| Clarke of concentration |
Konsantrasyon klarkı |
| Clarkeite |
Klarkeyit (sulu Na-Ca-Pb-U-oksit minerali) |
| Class action |
Grup davası |
| Classification of soils |
Zeminlerin sınıflandırılması; Toprakların sınıflandırılması |
| Classification |
Sınıflandırma; Sınıflama |
| Clast |
Klast; Parça; Kırıntı |
| Clastic rock |
Klastik kayaç; Kırıntılı kayaç |
| Clastic sediments |
Klastik sedimentler; Kırıntılı sedimentler |
| Claudetite |
Klodetit (arsenik-oksit minerali) |
| Clausthalite |
Klostalit (kurşun-selenit minerali) |
| Clay |
Kil |
| Clay mineral |
Kil minerali |
| Clay-bearing |
Kil-içeren; Kil-taşıyan |
| Clayey |
Killi |
| Claystone |
Kiltaşı |
| Clean sand and gravel |
Temiz kum ve çakıl |
| Clean technologies |
Temiz teknolojiler |
| Clearance angle |
Boşluk açışı |
| Clearence |
Açıklık; Boşluk |
| Cleavage |
Dilinim; Klivaj |
| Cleavage fan |
Dilinim yelpazesi; Klivaj yelpazesi |
| Cleavage foliation |
Dilinim yapraklanması; Klivaj foliasyonu |
| Cleavage plane |
Dilinim düzlemi; Klivaj düzlemi |
| Cleavelandite |
Kleavelandit (albitin bir türü) |
| Cliachite |
Kliyaçit |
| Clifdenian |
Klifdeniyen; Y. Zelanda üst Tersiyer’inde bir kat |
| Cliff |
Yar; Uçurum |
| Climate Classification |
İklim Sınıflaması |
| Clinker |
Dışık; Cüruf |
| Clino |
Klino- |
| Clinoamphibole |
Klinoamfibol (monoklinik amfibol) |
| Clinochlore |
Klinoklor |
| Clinoclase |
Klinoklaz |
| Clinoenstatite |
Klinoenstatit |
| Clinoferrosilite |
Klinoferrosilit |
| Clinohedrite |
Klinohedrit |
| Clinohumite |
Klinohümit |
| Clinometer |
Klinometre; Eğim ölçer |
| Clinoptilolite |
Klinoptilolit |
| Clinopyroxene |
Klinopiroksen |
| Clinozoisite |
Klinozoisit |
| Clinton Ironstone |
Klinton Demirtaşı |
| Clintonite |
Klintonit |
| Clockwise |
Saat dönüşü yönünde |
| Close-joints cleavage |
Sık eklemli dilinim |
| Closed basin |
Kapalı havza |
| Closed-end caisson |
Kapalı uçlu (yüzen) keson |
| Closed fold |
Kapalı kıvrım |
| Closed system |
Kapalı sistem |
| Closure |
Kapanma; Kapanım |
| Cloud classification |
Bulut sınıflaması |
| Cloud seeding |
Bulut tohumlama |
| Cluster development |
Küme imar; Küme gelişimi |
| Cnidaria |
Sölenteralar |
| Coagulation |
Pıhtılaştırma |
| Coal |
Kömür |
| Coal bump |
Kömür pallaması |
| Coal face |
Kömür aynası |
| Coal lithotype |
Kömür litotipi |
| Coal maceral |
Kömür maseralı |
| Coal measures |
Kömür yan kayaçları |
| Coal-maceral group |
Kömür-maseral grubu |
| Coal rank |
Kömür kalitesi |
| Coal seam |
Kömür seviyesi; Kömür damarı |
| Coal-water mixture |
Kömür- su karışımı |
| Coalification |
Kömürleşme |
| Coarse |
İri; kaba |
| Coarse particulate organic matter |
İri-parçacıklı organik madde; İri-daneli organik madde |
| Coarse sand |
Kaba-daneli kum; İri-daneli kum |
| Coarse-grained |
İri daneli |
| Coarse-grained soil |
İri daneli zemin |
| Coastal watershed |
Kıyı su bendi |
| Coastal zone management |
Kıyı bölgesi yönetimi |
| Coating |
Kaplama; Sıvama |
| Coaxial |
Aynı eksenli |
| Cobalt |
Kobalt |
| Cobalt ocher |
Kobalt okr |
| Cobalt pyrites |
Kobalt pirit |
| Cobaltic |
Kobaltik (Co (III) için alternatif isim) |
| Cobaltite |
Kobaltit (kobalt-arsenik-sülfit minerali) |
| Cobaltocalcite |
Kobaltokalsit |
| Cobaltomenite |
Kobaltomenit |
| Cobaltous |
Kobaltoz |
| Cobble |
Çakıl; İri taş |
| Cobellite |
Kobelit (kurşun-antimon-bizmut-sülfit minerali) |
| Coccolithophorids |
Kokolitoforidler; Tek-hücreli, denzel, planktonik alglere ait bir grup |
| Coccoliths |
Kokolitler |
| Cochiti |
Gilbert terslenmiş kronunda normal polarite alt-kronu |
| Cocinerite |
Kosinerit |
| Cocos Plate |
Kokos Levhası |
| Codisposal |
Aynı-anda tasfiye; Birleşik tasfiye |
| Coefficient |
Katsayı |
| Coefficient of active earth pressure |
Aktif toprak basıncı katsayısı |
| Coefficient of compressibility |
Sıkışma katsayısı |
| Coefficient of consolidation |
Konsolidasyon katsayısı |
| Coefficient of curvature |
Eğrilik katsayısı |
| Coefficient of earth pressure at rest |
Sükunetteki toprak basıncı katsayısı |
| Coefficient of gradation |
Boylanma katsayısı |
| Coefficient of friction |
Sürtünme katsayısı |
| Coefficient of permeability |
Geçirgenlik katsayısı; Geçirimlilik katsayısı |
| Coefficient of haze |
Sis katsayısı |
| Coefficient of passive earth pressure |
Pasif toprak basıncı katsayısı |
| Coefficient of permeability |
Geçirimlilik katsayısı |
| Coefficient of uniformity |
Tekdüzelik katsayısı |
| Coefficient of viscosity |
Viskozite katsayısı; Ağdalılık katsayısı |
| Coefficient of volume change |
Hacimsel değişim katsayısı |
| Coefficient of determination |
Belirleme katsayısı |
| Coelenterata |
Sölenteralar |
| Coelophysis |
Kölofiz (K. Amerika Geç Jura’sında kaydedilen ilk etçil dinozor) |
| Coelurosauria |
Kölurozorlar (Teropod dinozorlarına ain bir alt-ordo) |
| Coesite |
Koesit/sözit (kuvarsın yüksek basınçlarda oluşan bir çeşidi) |
| Cofactor |
Eş çarpan |
| Coffinite |
Kofinit (uranyum-silikat minerali) |
| Cogeneration |
Aynı-anda üretim; Birleşik üretim; Birleşik türeme |
| Cohenite |
Kohenit (demir-nikel-kobalt-karbit minerali) |
| Cohesion |
Kohezyon |
| Cohesionless |
Kohezyonsuz |
| Cohessionless soil |
Kohezyonsuz zemin |
| Cohesive |
Kohezyonlu |
| Cohesive soil |
Kohezyonlu zemin |
| Cohort |
Grup |
| Cohort survival method |
Grup yaşamlılık yöntemi |
| Coke |
Kok |
| Coking coal |
Kok kömürü |
| Cold fumarole |
Soğuk tüten; Soğuk fümarol |
| Colemanite |
Kolemanit (sulu kalsiyum-borat minerali) |
| Coliform bacteria |
Koliform bakteriler |
| Collapse |
Çökme; Göçme |
| Collapsing soil |
Çöken zemin |
| Collection network |
Toplama şebekesi |
| Collectors |
Kollektör; Toplayıcı |
| Collinite |
Kolinit (vitrinit grubunda bir maseral) |
| Collinsite |
Kolinzit (kalsiyum-magnezyum-demir-fosfat minerali) |
| Colloform banding |
Kolloform bantlanma |
| Colloid |
Koloyid |
| Collophane |
Kolofan |
| Colluvial |
Kolüviyal |
| Colluvium |
Kolüviyum |
| Color index |
Renk indeksi; Renk indisi |
| Color indices |
Renk indeksleri; Renk indisleri |
| Colorimetric Analysis |
Kolorimetrik Analiz |
| Columbite |
Kolumbit (Fe-Mn-Ta-Nb-oksit minerali) |
| Columella |
Kolumela |
| Column |
Kolon; Direk; Sütun |
| Columnar |
Kolumnar ; Kolonsu |
| Columnar jointing |
Sütunsal eklemlenme; Kolonsal çatlama; Kolumnar eklemlenmesi |
| Columnar section |
Kolon kesit |
| Colusite |
Kolüzit (Cu-As-V-Fe-Te-sülfit minerali) |
| Comanchean |
Komançeyan (K. Amerika alt Kretase’sinde bir seri) |
| Combined footing |
Birleşik temel |
| Combined sewer |
Birleşik kanalizasyon |
| Comely Epoch |
Komeli Dönemi |
| Comet |
Kuyruklu yıldız |
| Commercial quality |
Ticari kalite |
| Comminution |
Ufalama |
| Common lead |
Yaygın kurşun |
| Common strontium |
Yaygın stronsiyum |
| Community |
Topluluk |
| Compactness |
Sıkılık |
| Compacted |
Sıkıştırılmış |
| Compaction pile |
Kompozit kazık |
| Compaction test |
Kompaksiyon deneyi |
| Compaction |
Kompaksiyon; Sıkıştırma |
| Compartment |
Bölme |
| Compass bearing |
Pusula yönü |
| Compatibility |
Uyumluluk |
| Competence |
Sertlik; Sağlamlık |
| Competent |
Dayanımlı; Sağlam; Sert |
| Competent bed |
Dayanımlı tabaka; Sağlam tabaka; Sert tabaka |
| Competent rock |
Dayanımlı kayaç; Sağlam kayaç; Sert kayaç |
| Complex |
Karmaşık; Karmaşa; Kompleks |
| Complex organic mixture |
Karmaşık organik karışım |
| Complex twins |
Kompleks ikizler |
| Complex variables |
Karmaşık değişkenler |
| Compliance |
Uygunluk |
| Component |
Bileşen |
| Composite noise rating |
Bileşik gürültü ölçümü |
| Composite sill |
Bileşik sil |
| Composite stock |
Bileşik stok |
| Composite volcano |
Bileşik volkan; Kompozit volkan |
| Composition |
Bileşim |
| Composting |
Kompostlama; Atıkların gübreye dönüştürülmesi |
| Compound corals |
Bileşik mercanlar |
| Compound fold |
Bileşik kıvrım |
| Compressed air |
Basınçlı hava |
| Compressibility |
Sıkışabilirlilik |
| Compressibility modules |
Sıkıştırabilme modülü; Kompressibilite (bulk) modülü; Sıkışma modülü |
| Compression |
Basınç; Sıkışma |
| Compression index |
Sıkışma indeksi |
| Compression ratio |
Sıkıştırma oranı |
| Compressional wave velocity |
Boyuna dalga hızı; P dalga hızı |
| Compressive |
Sıkıştırıcı |
| Compressive force |
Sıkıştırıcı kuvvet |
| Compressive strength |
Sıkışma dayanımı; Basınç direnci |
| Compressive stress |
Sıkışma (serbest basınç) gerilmesi |
| Computation |
Hesaplama |
| Concave |
İç bükey |
| Concentrated load |
Nokta yük; Bir noktaya yoğunlşmış yük |
| Concentration |
Konsantrasyon; Derişim |
| Concentration clarke |
Konsantrasyon klarkı |
| Concentration factor |
Konsantrasyon faktörü |
| Concentric |
Konsantrik; İç-içe; Ortak merkezli |
| Concentric fold |
Konsantrik kıvrım; İç-içe kıvrım; Ortak merkezli kıvrım |
| Concertina folds |
Akordiyon kıvrımlar |
| Concertina structure |
Akordiyon yapısı |
| Conchoidal fracture |
Konkoidal kırık |
| Concordant |
Konkordant; Uyumlu |
| Concordant age |
Konkordant yaş |
| Concordant injection |
Uyumlu enjeksiyon |
| Concordia diagram |
Konkordiya diyagramı |
| Concrete |
Beton |
| Concrete dam |
Beton baraj |
| Concrete lining |
Beton kaplama |
| Concrete pile |
Beton (arme) kazık |
| Concreting |
Betonlama |
| Concretion |
Konkresyon (kabaca küresel veya elipsoyidal yumru) |
| Concrinite |
Konkrinit (feldispatoid grubu üyesi bir mineral) |
| Condenser |
Kondensör |
| Condobolinian |
Kondoboliniyen (Avustralya Deviniyen’inde bir kat) |
| Conducdivity |
İletkenlik |
| Conductor pile |
Kondüktör boru |
| Cone in cone |
Koni içinde koni |
| Cone indenter |
Konik delici |
| Cone penetration resistance |
Koni penetrasyon direnci |
| Cone penetrometer test |
Koni penetrasyon deneyi |
| Cone sheet |
Koni yaygısı; Konik yaygı |
| Confined |
Sınırlanmış; Çevrelenmiş |
| Confined aquifer |
Sınırlanmış akifer |
| Confined ground water |
Sınırlanmış yeraltı suyu |
| Confining pressure |
Yanal basınç; Çevresel basınç; Sınırlayan basınç |
| Conformable |
Uyumlu; Konkordanslı |
| Conformity |
Uyumluluk |
| Congealed crust |
Lâv akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk |
| Conglomerate |
Konglomera |
| Congruent dissolution |
Kongruent çözünme; Uyumlu çözünme |
| Coniacian |
Koniasiyen (Avrupa üst Kretase’sinde bir kat) |
| Conichacite |
Konikasit (kalsiyum ve bakırın bazik arsenatı) |
| Conjugate folds |
Birleşik kıvrımlar; Konjuge kıvrımlar; Eşlenik kıvrımlar |
| Conjugate system |
Eşlenik sistem |
| Connarite |
Konarit (sulu nikel-silikat minerali) |
| Connate water |
Sedimanter su; Gözenek suyu ; Konat su |
| Connellite |
Konelit (bakırın sulu bazik sülfat ve klorür minerali) |
| Conodonts |
Konodontlar (Kambriyen’ den Triyas’a kadar var olan fosfatik fosil dişler) |
| Conoscopic |
Konoskopik |
| Conrad Discontinuity |
Conrad Süreksizliği; Yeryuvarı kıta kabuğunda, sismik olarak tesbit edilebilen ve 10-12 km derlikte bulunan
bir süreksizlik |
| Consequent valley |
Yeni oluşmuş karada topoğrafya nedeniyle oluşan vadi |
| Conservation |
Koruma |
| Conservative margin |
Koruyucu kenar; Konservatif kenar |
| Consistency |
Kıvam; Tutarlılık; Süreklilik |
| Consistency index |
Kıvam indeksi |
| Consistency limits |
Kıvam sınırları |
| Consolidated-drained test (CD) |
Konsolidasyonlu- drenajlı deney |
| Consolidated-undrained test (CU) |
Konsolidasyonlu-drenajsız deney |
| Consolidation |
Konsolidasyon; Pekiştirme |
| Consolidation ring |
Konsolidasyon halkası |
| Consolidation test |
Konsolidasyon deneyi |
| Constant |
Sabit; Değişmez |
| Constant head permeability test |
Sabit seviyeli geçirimlilik deneyi |
| Constant head |
Sabit seviye |
| Constraction |
Yapı; İnşaat |
| Constraint |
Kısıtlayıcı; Kısıtlama |
| Constructive margin |
Konstraktif sınır |
| Consumer |
Tüketici |
| Contact |
Değme; Kontak; Temas; Dokanak |
| Contact aureole |
Kontak hâlesi |
| Contact metamorphism |
Kontak metamorfizması |
| Contact metamorphic deposit |
Kontak metamorfik yatak |
| Contact spring |
Dokanak kaynağı/gözesi |
| Contact twin |
Kontak ikizi |
| Contact zone |
Dokanak kuşağı |
| Container |
Taşıyıcı; Kap |
| Contaminant |
Kirletici |
| Contamination |
Kirlenme |
| Contemporaneous |
Çağdaş; Eş yaşlı ; Yaştaş |
| Content |
İçerik |
| Continental |
Kıtasal; Kıtaya ait |
| Continental borderland |
Kıtasal sınır-karası |
| Continental crust |
Kıtasal kabuk |
| Continental displacement |
Kıtasal yerdeğiştirme |
| Continental drift |
Kıtasal sürüklenme; Kıta seyri |
| Continental margin |
Kıtasal kenar |
| Continental rise |
Kıtasal yükselti |
| Continental shelf |
Kıtasal şelf |
| Continental slope |
Kıtasal yamaç |
| Continuity |
Süreklilik |
| Continuous |
Devamlı; Sürekli |
| Continuous cleavage |
Devamlı dilinim; Devamlı klivaj |
| Continuous footing |
Şerit temel |
| Continuous reaction series |
Devamlı reaksiyon serisi |
| Continuum |
Sürekli ortam |
| Contour |
Kontur; Çevre çizgisi |
| Contour current |
Kontur akıntısı |
| Contour strip mining |
Kontur şeridi madenciliği |
| Contourites |
Konturitler |
| Contracting Earth Hypothesis |
Büzüşen Yeryuvarı Hipotezi |
| Contraction |
Kontraksiyon; Büzüşme; Çekme |
| Contraction limit |
Kontraksiyon sınırı |
| Contraction theory |
Kontraksiyon teorisi |
| Controlled blasting |
Denetimli patlatma |
| Controlled burn |
Denetimli yanma |
| Conulariid |
Konularid (orta Kambriyen’den alt Triyas’a kadar var olmuş olan nesli tükenmiş bir denizel canlı gurubu)
|
| Conurbation |
Kümekent |
| Convection |
Konveksiyon; Çevirim |
| Convection current |
Konveksiyon akıntıları; Çevirim akıntıları |
| Convective cell |
Çevirim hücresi; Konvektif hücre |
| Conventional theory |
Geleneksel teori; Geleneksel yöntem |
| Convergence |
Konverjans; Kapanma |
| Convergent margin |
Konverjan kenar; Yaklaşan kenar |
| Conversion table |
Çevrim çizelgesi |
| Conversion |
Çevrim; Dönüşüm |
| Convex |
Dış bükey; Konveks |
| Convolute |
Konvolut (bir gastropod kavkı yapısı) |
| Convolute bedding |
Konvolut tabakalanma; Sedimanter laminelerin geniş (yayvan) senklinallerce ayrılan bir dizi antiklinal
oluşturacak şekilde bükülmesi |
| Cooling |
Soğutma; Soğuma |
| Cooling pond |
Soğutma havuzu |
| Cooling tower |
Soğutma kulesi |
| Coordination number |
Koordinasyon sayısı |
| Copiapite |
Kopiapit (demirin sulu bazik-sülfat minerali) |
| Copper |
Bakır |
| Copper glance |
Bakır parıltısı |
| Copper pyrites |
Bakır priti |
| Co-product |
Beraber-ürün |
| Coprolite |
Koprolit (fosil dışkı veya salgı) |
| Coquimbite |
Kokuimbit (sulu demir (III) sülfat minerali) |
| Coquina |
Kavkı-kayaç |
| Coquinoid |
Kokuinoyid (taşlaşmış kokuin) |
| Coral |
Mercan |
| Coral reef |
Mercan resifi |
| Corallite |
Koralit |
| Coralloid |
Koraloid (kelime anlamıyla mercan-benzeri) |
| Corallum |
Koralum |
| Cordelia |
Kordelya (Uranüs VI kod adlı uydu) |
| Cordierite |
Kordiyerit (halka silikat grubunun demirce-zengin bir üyesi) |
| Cordillera breccia |
Kordilera breşi |
| Cordillera |
Kordilera (yıkıcı levha sınırlarında oluşan farklı yaştaki orojenik kuşaklara ait geniş dağ dizisi birliği)
|
| Cordylite |
Kordilit (seryum- lantanyum-baryum-karbonat minerali) |
| Core |
Karot; Çekirdek; Merkez |
| Core catcher |
Karot tutucu |
| Core diameter |
Karot çapı; Çekirdek çapı |
| Core drilling |
Karotlu sondaj |
| Core extractor |
Karot çıkarıcısı |
| Core length |
Karot boyu |
| Core logging |
Karot loglama |
| Core orienter |
Karot konumlandrıcı; Karot yönlendirici |
| Core recovery |
Karot verimi |
| Core sample |
Karot örneği |
| Corneite |
Korneyit (biyotit-boynuz taşı) |
| Corners of crystal |
Kristale ait köşeler |
| Cornetite |
Kornetit (bazik bakır-fosfat minerali) |
| Cornwallite |
Kornvalit (sulu bazik bakır-arsenat minerali) |
| Corona |
Korona (iç-içe mineral veya mineraller halkası) |
| Coronadite |
Koronadit (kurşun ve manganez-oksit minerali) |
| Corrosion |
Kimyasal aşınma; Korozyon; Paslanma; Metal oksitlenmesi |
| Correction |
Düzeltme |
| Correction factor |
Düzeltme katsayısı |
| Correlation |
Deneştirme; İlişki; Korelasyon |
| Correlation coefficient |
Deneştirme katsayısı; İlişki katsayısı |
| Corridor development |
Koridor gelişimi |
| Corundum |
Korund (alüminyum oksit minerali) |
| Corvusite |
Korvuzit (sulu vanadyum-oksit minerali) |
| Corynexochida |
Kambriyen’den orta Devoniye’e var olan bir Trilobit ordosu |
| Cosalite |
Kozalit (kurşun-bizmut-sülfit minerali) |
| Cosmic abundance of elements |
Elementlerin kozmik bolluğu |
| Cosmic dust |
Kozmik toz |
| Cosmic radiation |
Kozmik ışıma |
| Cosmic rays |
Kozmik ışınlar |
| Cosmic water |
Kozmik su |
| Cosmology |
Kozmoloji |
| Cosmopolitan species (Pandemic distribution) |
Bir organizmanın dünya genelinde olan dağılımı |
| Cost-benefit analysis |
Maliyet-fayda analizi |
| Cost-effectiveness analysis |
Maliyet etkinliği analizi |
| Costonian |
Kostoniyen (Alt Koradok Ordovisyen’inde bir kat) |
| Cotunnite |
Kotunit (kurşun-klorür minerali) |
| Counter weight |
Karşı ağırlık |
| Countercurrent chromatography |
Ters-akıntı (akıntıya-ters) kromatografisi |
| Counterfort (buttressed) wall |
Payandalı istinat duvarı |
| Country rock |
Cıvar kayak; Yöre kayacı |
| Coupled substitution |
Eşli yer-değiştirme |
| Coupling |
Bağlama; Birleştirme; Kavrama |
| Couvanian |
Kovaniyen (Ayfeliyen için kullanılan alternative bir ad) |
| Covalent bond |
Kovalent bağ |
| Covalent radius |
Kovalent yarıçap |
| Covariance |
Eşdeğişki; Kovaryans |
| Covelline |
Kovelin/kovelit |
| Covellite |
Kovelit/kovelin (bakır-sülfit minerali) |
| Cover material |
Örtü malzemesi |
| Coverage |
Kapsam |
| Coze |
Yumuşak derin deniz tortulu |
| Crack |
Çatlak; Çatlak başlangıcı |
| Crandallite |
Krandalit (kalsiyum ve alüminyumun sulu fosfatı) |
| Craniata |
Omurga ve (kemik yada kıkırdak) kafatasına sahip canlılar; Vertabrata |
| Cranium |
Kafatası |
| Crater |
Krater |
| Crater lake |
Krater gölü |
| Craton |
Kraton |
| Crednerite |
Krednerit (bakır-manganez-oksit minerali) |
| Creedite |
Kredit (sulu kalsiyum-alüminyum florür ve sülfat minerali) |
| Creep |
Sünme; Krip; Akma |
| Creep mechanism |
Akma mekanizması |
| Crenulation |
Buruşuklanma; Tırtıklanma |
| Crenulation cleavage |
Büklüm dilinimi |
| Cressida |
Kresida; Uranus’un Uranus IX kod isimli uydusu |
| Crest |
Doruk; Sivri |
| Crest line |
Tepe çizgisi |
| Crestal surface |
Doruk yüzeyi; Sivri yüzey |
| Cretaceous |
Kretase |
| Crevasse |
Buzul-yarığı; Krevase |
| Crevasse deposit |
Krevase yatağı |
| Crib |
Domuzdamı |
| Crinoidal limestone |
Crinoidli kireçtaşı |
| Crinoidea |
Krinoidler |
| Cristobalite |
Kristobalit |
| Criteria |
Ölçütler; Kriterler |
| Criterion |
Ölçüt; Kriter |
| Critical angle |
Kritik açı |
| Critical areas |
Kritik alanlar |
| Critical hydraulic gradient |
Kritik hidrolik eğim |
| Critical point |
Kritik nokta |
| Critical pressure |
Kritik basınç |
| Critical void ratio |
Kritik boşluk oranı |
| Crocidolite |
Krokidolit veya Krosidolit |
| Crocodilia |
Krokodiller (sürüngenlerin timsahları kapsayan sınıfı) |
| Crocoisite |
Krokoyisit (kurşun-kromat minerali) |
| Crocoite |
Krokoyit (kurşun-kromat minerali) |
| Cro-Magnon Man |
Kro-Magnon İnsanı |
| Cromerian |
Kromeriyen (bir K. Avrupa buzularası evresi) |
| Crommelin |
Kromelin (Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız) |
| Cronstedtite |
Kronstedit (sulu demir-silikat minerali) |
| Crookesite |
Krokezit (bakır-talyum-gümüş-selenit minerali) |
| Crop |
Mostra; Yüzlek |
| Cross bedding |
Çapraz tabakalanma |
| Cross fault |
Çapraz fay; Enine fay |
| Cross folds |
Çapraz kıvrımlar |
| Cross joint |
Çapraz eklem; Enine eklem |
| Cross section |
Çapraz kesit; Enine kesit |
| Cross stratification |
Çapraz tabakalanma |
| Crosscut |
Çapraz kesme; Birbirini kesme |
| Crossed nikols (veya crossed polars) |
Çapraz nikollar |
| Crosshole scan |
Delikler arası tarama |
| Cross-sectional area |
Enkesit alanı |
| Crown |
Taç; Bir tünel kesitindeki en yüksek nokta |
| Croxian |
Kroksiyen (K.Amerika üst Karbonifer’inde bir seri) |
| Crudinian |
Krudiniyen (Avustralya Devoniyen’inin taban katı) |
| Crumbly rock |
Kırıklanan kayaç; Ufalanan kayaç |
| Crushing |
Kırma; Ezme; Ufalama |
| Crushing strength |
Parçalanma dayanımı |
| Crust |
Kabuk |
| Crustacea |
Krustaseler (böcekleri de içeren kabuklu canlılar) |
| Crustal abundance of elements |
Elementlerin kabuksal bolluğu |
| Cruziana |
Kruziyan; Bir çeşit fosil iz |
| Cryolite |
Kriyolit (sodyum ve alüminyumun florür minerali) |
| Cryolithionite |
Kriyolitiyonit (bir spodümen çeşidi) |
| Cryosphere |
Kriyosfer |
| Cryptocrystalline |
Kriptokristalin |
| Cryptoexplosion structure |
Gizli patlama yapısı |
| Cryptohalite |
Kriptohalit (amonyum-silisyum-florür minerali) |
| Cryptomelane |
Kriptomelan (sulu potasyum-manganez-oksit minerali) |
| Cryptoperthite |
Kriptopertit |
| Cryptovolcanic structure |
Kriptovolkanik yapı |
| Cryptozoic |
Kriptozoik |
| Crystal |
Kristal; Billur |
| Crystal axes |
Kristal ekseni |
| Crystal class |
Kristal sınıfı |
| Crystal elements |
Kristal elemanları |
| Crystal face |
Kristal yüzü |
| Crystal fractionation |
Kristal fraksiyonlaşması |
| Crystal group |
Kristal grubu |
| Crystal habit |
Kristal habitüsü |
| Crystal lattice |
Kristal ağı; Kristal kafesi |
| Crystal symmetry |
Kristal simetrisi |
| Crystal system |
Kristal sistemi |
| Crystal twinning |
Kristal ikizlenmesi |
| Crystal zonning |
Kristal zonlanması |
| Crystalline |
Kristalin; Kristalli yapıya sahip |
| Crystalline carbonate |
Kristalin karbonat |
| Crystalline limestone |
Kristalin kireçtaşı |
| Crystallinity |
Kristallilik |
| Crystallite |
Kristalit |
| Crystallization |
Kristalleştirme; Kristallenme |
| Crystalloblastic |
Kristaloblastik |
| Crystallographic axes |
Kristalografik eksenler |
| Crystallography |
Kristalografi |
| Crytic |
Kritik |
| Crytodonta |
Kritodontlar; İki-kavkılı mollüsklerin bir alt-sınıfı |
| Cubanite |
Kübanit (bakır-demir-sülfit minerali) |
| Cube |
Küp |
| Cubic/isometric |
Kübik; İzometrik (küp-şekilli) |
| Cubic cleavage |
Kübik dilinim/klivaj |
| Cumberlandite |
Kumberlandit (bir tür ultramafik kayaç) |
| Cumbraite |
Kumbrayit (bir tür dasit veya riyodasit) |
| Cumengite |
Kumenjit (sulu bazik kurşun-bakır-klorür minerali) |
| Cummingtonite |
Kumingtonit (Mg-zengini bir amfibol minerali) |
| Cumulate |
Kümülat (yerçekimi-çökelmesi sonucu kristallerin birikmesi ile oluşan sokulum kor kayaçlarına uygulanan bir
terim) |
| Cunninghamian |
Kuninghamiyen (Avustralya Devoniyen’inde bir kat) |
| Cupric |
Kuprik (Cu (II) için alternatif isim) |
| Cuprite |
Kuprit (bakır-oksit minerali) |
| Cuprocopiapite |
Kuprokopiapayit (bakır ve demirin sulu bazik sülfatı) |
| Cuprotungstite |
Kuprotungstit (sulu bakır-tungstat minerali) |
| Cuprous |
Kuproz (Cu1+) |
| Curie temperature |
Curie sıcaklığı; Küri sıcaklığı |
| Curite |
Kürit (sulu kurşun-uranyum-oksit minerali) |
| Curvature |
Eğrilik |
| Curve |
Eğri |
| Curved fault |
Kavisli fay |
| Curvilinear |
Kıvrık; Eğrisel |
| Customary analyses |
Geleneksel analiz |
| Cut |
Yarma |
| Cut-and-cover |
Kaz ve kapa; Aç-kapa |
| Cut-and-fill |
Kaz ve doldur |
| Cut slopes |
Kazı şevleri |
| Cut-off (veya oxbow) |
Kopuk nehir kolu |
| Cuticle |
Kütikül |
| Cutin |
Kütin |
| Cutinite |
Kütinit |
| Cuttability |
Kesilebilirlik |
| Cutter |
Keski; Kesici |
| Cutting angle |
Kesme açışı |
| Cuttings |
Kırıntılar |
| Cyanide |
Siyanür |
| Cyanobacteria |
Siyanobakteriler; Oksijen ve hava varlığında fotosentez yapabilen bakteriler |
| Cycle |
Çevrim; Döngü |
| Cycle of erosion |
Erozyon döngüsü |
| Cyclic |
Çevrimsel; Döngüsel |
| Cyclic sedimantation |
Döngüsel sedimantasyon |
| Cyclone collector |
Siklon toplayıcı |
| Cyclosilicate |
Siklosilikat; Halka-silikat |
| Cyprus-type massive sulfide deposit |
Kıbrıs-tipi masif sülfit yatak |
| Cyrenoid |
Sirenoid (iki kavkılı mollüsklerde rastlanan bir çeşit heterodont diş yapısı) |
| Cystoidea |
Sistoidler (Alt Ordovisyen’den üst Devoniye’e var olmuş olan, bir grup nesli tükenmiş ekinoderm) |
| Cystoids |
Sistoidler |
| D/H ratio |
D/H oranı |
| D-layer |
D-tabakası (alt mantodan çekirdek sınırına kadar uzanan sismik bir kuşak) |
| D-spacing |
(Kristallerde) D-aralığı; D-mesafesi; D-uzaklığı |
| Dachiardite |
Dakiardit |
| Dacite |
Dasit (felsik volkanik bir kayaç) |
| Dacitoid |
Dasitoid (kuvarsın görülmediği dasitik kayaç) |
| Dactylodites ottoi |
Fosil J-şekilli beslenme oyuğu |
| Daily cover |
Günlük örtü |
| Dalmation-type coast |
Dalmasyon-tipi kıyı |
| Dalradian |
Dalradiyen (İskoçya ve İrlanda Prekambriyen’inde son veya en genç stratigrafik bir birim) |
| Dalslandian |
Dalslandiyen (Orta-Üst Proterozoyik’te bir kat) |
| Dalslandian Orogeny |
Dalslandiyen Orojenezi |
| Dam |
Baraj |
| Danalite |
Danalit (demir-manganez-çinko-berilyum silikat ve sulfite minerali) |
| Danburite |
Danburit (kalsiyum-borosilikat minerali) |
| Dangerous ultraviolet |
Tehlikeli ultraviyole (morötesi) |
| Danian |
Daniyen (Paleosen Dönemi’nin iki çağından erken olanı) |
| Dannemorite |
Danemorit (bazik Fe-Mn-Mg-silikat minerali) |
| Daphnite |
Dafnit (klorit grubunda bir mineral) |
| Darapskite |
Darapskit (sodyumun sulu nitrat ve sülfatı) |
| Darcy Law |
Darcy Yasası |
| Dark mineral |
Koyu mineral |
| Darriwilian |
Dariviliyen (Avustralya orta Ordovisyen’inde bir kat) |
| Dashkesanite |
Daşkezanit (amfibol grubuna ait bir mineral) |
| Dasycladales |
Yeşil alglere ait bir ordo |
| Data |
Veriler |
| Datolite |
Datolit (bazik Ca-B-silikat minerali) |
| Datsonian |
Datsoniyen (Avustralya alt Ordovisyen’inde bir kat) |
| Datum |
Veri |
| Daubrecite |
Dobresit (demir-krom-sülfit minerali) |
| Daughter element |
Evlat element; Yavru element |
| Daughter mineral |
Evlat mineral; Yavru mineral |
| Davidite |
Davidit (birincil bir pegmatitik uranyum minerali) |
| Daviesite |
Daviyezit (kurşun-oksiklorür minerali) |
| Davisonite |
Davisonit (sodyum-alüminyum-hidroksikarbonat minerali) |
| Dawsonite |
Davsonit |
| Day length |
Gün uzunluğu |
| Dead load |
Ölü yük |
| Dead Valley |
Ölü Vadi |
| Death rate |
Ölüm hızı; Ölüm oranı |
| Debris |
Döküntü; Moloz |
| Debris cone |
Moloz konisi |
| Debris slide |
Moloz kayması |
| Decalsification |
Dekalsitleşme; Ortamın kalsiyumca fakirleşmesi |
| Decay constat |
Bozuşma sabiti |
| Decay curve |
Bozuşma eğrisi |
| Decay series |
Bozuşma serisi |
| Decay time |
Bozunma süresi |
| Deccan Basalt |
Dekan (Hindistan) Bazaltı |
| Decibel |
Desibel (dB); Uluslararası ses şiddeti birimi |
| Decision |
Karar |
| Decision rule |
Karar kuralı |
| Declination |
Deklinasyon; İğne sapması |
| Décollement |
Kurtulma |
| Decomposers |
Ayrıştırıcılar; Yapı bozucular |
| Decomposition |
Ayrışma; Bozunma |
| Dedolomite |
Dedolomit |
| Dedolomitisation |
Dedolomitleşme; Dolomit-içeren bir kayacın kalsit-içeren bir kayaca dönüşmesi işlemi |
| Deep compaction |
Derin kompaksiyon |
| Deep focus |
Derin odak |
| Deep foundation |
Derin temel |
| Deep mining |
Derin ocak madenciliği |
| Deep well |
Derin kuyu |
| Deep-Sea Drilling Programme (DDSP) |
Derin-Deniz Sondaj Programı |
| Deep-sea fan |
Derin-deniz yelpazesi |
| Deep-sea trench |
Derin-deniz hendeği/çukuru |
| Defect |
Kusur; Noksanlık |
| Deflation basin |
Deflasyon baseni; Rüzgâr süpürme havzası |
| Deflection |
Sapma |
| Defoamant |
Köpürmeyi azaltan kimyasal |
| Defoliants |
Yaprak dökücüler |
| Deforestation |
Ormansızlaştırma |
| Deformability |
Şekil değiştirebilirlik; Deformasyon olabilme |
| Deformation |
Şekil değişikliği; Deformasyon |
| Deformation lamella |
Deformasyon lameli |
| Deformation modulus |
Deformasyon modülü |
| Deformation twinning |
Deformasyon ikizlenmesi |
| Degradation |
Örselenme |
| Degree of accuracy |
Doğruluk derecesi |
| Degree of consolidation |
Konsolidasyon derecesi |
| Degree of saturation |
Doygunluk derecesi |
| Degrees of freedom |
Serbestlik derecesi |
| Dehrnite |
Dehrnit (kalsiyum-sodyum-potasyumun bazik fosfatı) |
| Dehydration |
Dehidrasyon (özellikle ısı ile bir kimyasal bileşimden suyun alınması/ayrılması) |
| Dejective folding |
Dar senklinallerle ayrılmış geniş antiklinal; Geniş kemerli yapı |
| Delafossite |
Delafosit (bakır ve demir-oksitten oluşan bir mineral) |
| Delay time |
Gecikme zamanı |
| Delayed blasting |
Gecikmeli patlatma |
| Deleterious |
İstenmeyen; Zararlı |
| Delmontian |
Delmonsiyen (K. Amerika batı sahili üst Tersiyer’inde bir kat) |
| Delta |
Delta |
| Delta front |
Delta cephesi; Delta önü |
| Deltatheridium |
Üst Kretase’de bilinen küçük etçil memeli bir hayvan |
| Delvauxite |
Delvoksit (demirin sulu bazik fosfatı) |
| Demantoid |
Demantoyid (bir tür andradit) |
| Demographic transition |
Demografik geçiş |
| Demography |
Demografi |
| Demospongea |
İlk Kambriyen’de ortaya çıkmış olan bir sünger sınıfı |
| Dendritic |
Dendritik |
| Dendritic drainage |
Dendritik drenaj |
| Dendritic texture |
Dendritik doku |
| Dendrochronology |
Dendrokronoloji |
| Dendroclimatology |
Dendroklimatoloji |
| Dendrogeomorphology |
Dendrojeomorfoloji |
| Dendroid |
Mercan ve graptolitlerde koloni |
| Dendroidea |
Dendroidler (orta Kambriyen’den alt Karbonifer’e var olan bir graptolit takımı) |
| Denitrification |
Nitrat giderme |
| Dense |
Yoğun; Sıkı |
| Density |
Yoğunluk |
| Density meter |
Yoğunluk ölçer |
| Density of particles |
Dane birim hacim ağırlığı |
| Density-dependent factor |
Yoğunluğa bağlı faktör |
| Density-independent factor |
Yoğunluktan bağımsız faktör |
| Deodorization |
Koku giderme |
| Depletion |
Tüketilme; Yenme |
| Deposit |
Çökel; Yatak |
| Deposited moraine |
Yataklanmış moren |
| Deposition of sediment |
Sediment çökelmesi; Sediment yataklanması |
| Depressed area |
Çökmüş alan; Az gelişmiş alan |
| Depth of boring |
Sondaj derinliği; Delme derinliği |
| Depth |
Derinlik |
| Derbylite |
Derbilit |
| Derelict land |
Metruk arazi |
| Derivation |
Derivasyon; Çevirme |
| Derivation-tunnel |
Çevirme tüneli; Derivasyon tüneli |
| Desalination |
Tuzunu giderme |
| Desdemona |
Uranüs X kod isimli uydu |
| Desert |
Çöl |
| Desert rose |
Çöl gülü |
| Desert varnish |
Çöl cilâsı |
| Desertification |
Çölleşme |
| Desiccation craks |
Kuruma çatlakları; Desikasyon çatlakları |
| Design |
Tasarım; Dizayn |
| Desk study |
Büro çalışması |
| Desmodont |
Belli iki-kavkılı canlılarda dişlerin ya çok az ya da hiç gelişmediği durum |
| Desmonesion |
Desmonesiyen; K. Amerika Pensilvaniyen’inde bir seri |
| Desorption |
Koyuverme |
| Despina |
Neptün V kod adlı uydu |
| De-stress |
Gerilme kaldırılmasi; Gerilim boşalması |
| Destructive margin |
Yıkıcı kenar; Destrüktif kenar |
| Desulfurization |
Kükürtsüzleştirme |
| Detachment fault |
Ayırma fayı; Detaşman fay; Sökülme fayı |
| Detection limit |
Tesbit sınırı |
| Detection |
Algılama; Tesbit |
| Detention basin |
Bekletme havzası; Tutma baseni |
| Detention period |
Bekletme süresi |
| Detergent |
Deterjan |
| Determinant |
Belirteç; Belirleyici |
| Detonation |
İnfilak; Patlama; Patlatma |
| Detonation presure |
İnfilak basıncı; Patlama basıncı |
| Detonation velocity |
İnfilak hızı; Patlatma hızı |
| Detonator |
Patlatıcı; Kapsül |
| Detrital |
Mekanik ayrışma ile önceden mevcut kayaçlardan türeyen malzemeye ait |
| Detritus |
Mekanik ayrışma ile önceden mevcut kayaçlardan türeyen malzeme |
| Deuteric alteration |
Döterik alterasyon |
| Deuteric reaction |
Döterik reaksiyon |
| Development |
Gelişme; Hazırlık |
| Devensian |
Devensiyen; Britanya’da son buzul evresi |
| Deviation |
Sapma |
| Deviator stress |
Deviatör (fark) gerilme |
| Devillite |
Devilit (bakır ve kalsiyumun sulu bazik sülfatı) |
| Devitrification |
Devitrifikasyon |
| Devonian |
Devoniyen |
| Dewater |
Susuzlandırma; Suyunu alma; Susuzlaşma |
| Dewatered sludge |
Susuzlaştırılmış çamur |
| Dewatering |
Su atımı; Susuzlaştırma |
| Deweylite |
Deveylit (klinokrizolit ile stevensitin bir karışımı) |
| Dewindtite |
Devindit (kurşun ve uranyumun sulu fosfatı) |
| Dextral fault |
Sağ-yanal fay; Dekstral fay |
| Diabantite |
Diyabantit (klorit grubunda bir mineral) |
| Diabase |
Diyabaz (dolerit için kullanılan alternatif bir ad) |
| Diaboleite |
Diyaboleyit (kurşun ve bakırın bazik klorürü) |
| Diadochite |
Diyadokit (demir (III)’ün sulu bazik fosfat ve sülfatı) |
| Diadochy |
Diyadohi veya Diyadoki (iyonik yer değiştirme) |
| Diagenesis |
Diyajenez (sediment veya sedimanter kayaçların çökelmeden sonra maruz kaldıkları değişimler olup
metamorfizma olarak adlandırılan yüksek sıcaklık ve basınç değişimlerini kapsamaz) |
| Diagonal fault |
Diyagonal fay; Oblik fay; Tabakaları, doğrultusu boyunca kesen kırık |
| Diagram |
Diyagram |
| Dial gauge |
Mikrometre, deformasyon saati |
| Diallage |
Diyalaj; Piroksen grubuna ait bir mineral |
| Dialysis |
Diyaliz |
| Diamagnetism |
Diyamanyetizma |
| Diamictite |
Diyamiktit |
| Diamond |
Elmas |
| Diamond drilling |
Elmaslı delme; Elmaslı sondaj |
| Diaphorite |
Diyaforit (kurşun-gümüş-antimon-sülfit minerali) |
| Diaphragm wall |
Diyafram duvarı |
| Diapir |
Diyapir |
| Diapiric fold |
Diyapirik kıvrım; Tuz domu veya intrüsif bir sokulumun diyapirik yükselmesi sırasında çevre kayaçlarında
oluşrurdukları kıvrım yapısı |
| Diapirism |
Diyapirizm |
| Diapsid |
Sürüngenlerde bir kafatası yapısı çeşidi |
| Diaspore |
Diyaspor; Alüminyum hidroksit |
| Diastrophism |
Dağ ve kıta oluşumu; Diyastrofizma |
| Diatom |
Diyatom |
| Diatom core |
Diyatom çekirdek |
| Diatom ooze |
Diyatom çamuru |
| Diatomaceous earth |
Diyatomlu toprak |
| Diatomite |
Diyatomit |
| Diatreme |
Diyatrem; Valkanik patlama ile oluşan, yaklaşık havuç-şekilli volkanik baca |
| Dichograptid |
Graptolitlerde bir familya |
| Dichroic |
Dikroik |
| Dichroism |
Dikroizm (plökroizmanın bir türü) |
| Dicke rock |
Damar kayacı |
| Dickinsonia |
Geç Prekabriyen yaşlı Avustralya’da bulunan bir Ediakara fosili |
| Dickinsonite |
Dikinsonit (sulu asidik sodyum-magnanez-demir-kalsiyum-manezyum-fosfat minerali) |
| Dickite |
Dikit (kaolinit kil grubuna ait bir kil minerali) |
| Dictyonema Flabelliforme |
Graptolit türü |
| Didymolite |
Didimolit (kalsiyum-alüminyum-silikat minerali) |
| Dielectric |
Dielektrik |
| Dielectric constant |
Dielektrik sabit |
| Dietrichite |
Diyetriçit/diyetrişit (sulu Zn-Fe-Mg-Al-sülfatı minerali) |
| Dietzeite |
Diyetzeyit (kalsiyumun iyodat ve kromatı) |
| Diffaraction pattern |
Difraksiyon şekli; Kırınım şekli |
| Differential |
Diferansiyel; Farklı özelliği olan; Farklı |
| Differantial stress |
Diferansiyel stres |
| Differential settlement |
Farklı oturma |
| Differential thermal analysis (DTA) |
Diferansiyel ısısal analiz; Diferansiyel termal analiz |
| Diffusion |
Yayınım; Difüzyon |
| Differentiated sill |
Farklılaşmış sil |
| Differentiated stock |
Farklılaşmış stok |
| Differentiation |
Ayrımlaşma; Diferansiyasyon; Farklılaşma |
| Diffraction spacing |
Difraksiyon mesafesi; Kırınınım mesafesi |
| Diffraction |
Difraksiyon; Kırınım |
| Diffuser |
Yayıcı; Dökücü; Dağıtıcı; Difüzör |
| Diffusion |
Dağılma; Difüzyon |
| Dig |
Kazmak; Sıyırmak |
| Digenite |
Dijenit (bakır-sülfit minerali) |
| Digestion |
Çürüme; Sindirme; Çürütme |
| Digger |
Kazıcı |
| Digital image |
Sayısal görüntü; Dijital görüntü |
| Digital number |
Sayısal numara; Dijital numara |
| Digital photogrammetry |
Sayısal fotogrametri |
| Digitizer |
Sayılaştırıcı |
| Digitizing |
Sayısal hale getirme |
| Dihedron |
(Kristallerde) İki yüz |
| Dilatancy |
Genleşim; Hacimsel genişleme |
| Dilatation |
Genleşme; Dilasyon; Hacim değişimi; Dilatasyon |
| Dilatational wave |
Genleşmeli dalga |
| Dilatometer |
Dilatometre; Genleşme ölçer |
| Dilution |
Seyreltim; Seyreltme; Derişim |
| Dimension |
Boyut; Ölçü |
| Direct |
Doğrudan; Direk |
| Dimetrodon angelensis |
K. Amerika alt Permiyen’inden bilinen büyük, gelişmiş, etçil bir sürüngen |
| Dimorphism |
Dimorfizm (aynı kimyasal bileşiğin iki kristal sistemi halinde kristallenmesi) |
| Dimorphite |
Dimorfit (arsenik-sülfit minerali) |
| Dinantian |
Dinansiyen (Batı Avrupa’da alt Karbonifer’in alt-sistemi) |
| Dinoflagellate |
Dinoflagellatlar (tek hücreli ve boyca eşit olmayan iki kamçıya sahip alg sınıfı) |
| Dinophyceae |
Dinofase (tek hücreli ve boyca eşit olmayan iki kamçıya sahip alg sınıfı) |
| Dinosaur |
Dinozor |
| Diogenite |
Diyojenit (akondritik taşsı bir meteorit) |
| Dione |
Diyon (Satürn IV kod adlı uydu) |
| Diopside |
Diyopsit (piroksen grubuna ait bir mineral) |
| Dioptase |
Diyoptaz (sulu bakır-silikat minerali) |
| Dioptry device (veya diopric measurement device) |
Diyoptri aleti; Jeodezide dik açıların aplikasyonunda kullanılan, mimari gönye olarak da bilinen, kesik koni
şeklinde bir kutuya benzeyen ölçüm aleti |
| Diorite |
Diyorit (ortaç derinlik kayacı) |
| Dip |
Eğim; Dalım; Eğilmek; Eğilmiş bulunmak |
| Dip fault |
Eğim fayı |
| Dip joint |
Eğim eklemi |
| Diplichnites |
Hayvanların sürünürken yüzeyde bıraktıkları fosilleşmiş hayvan izi çeşidi |
| Diplocraterion |
Organizmalarca kazılan U-şekilli oyuk |
| Diplograptids |
Diplogratidler (Llanvirn’den en alt Siluriyen’e var olmuş olan graptolitlere ait bir familya) |
| Diploid |
Diployid |
| Diplopleurozoa |
Nesli tükenmiş, sadece Kambriyen’den bilinen, Cnidaria dalına (filum) ait primitif sınıf |
| Diploporita |
Sistoidlerin nesli tükenmiş bir sınıfı |
| Dipole |
Dipol; İki kutup |
| Dipping bed |
Dalan tabaka; Eğimli tabaka |
| Dip-slip fault |
Eğim-atımlı fay |
| Dipyramid |
Dipiramit |
| Direct shear test |
Doğrudan makaslama deneyi |
| Direction |
Yön; Doğrultu |
| Discharge |
Boşaltmak; Debi; Boşaltım |
| Discharge velocity |
Filtre hızı |
| Discocyclinid |
Ortofragminid foraminifer |
| Discoid |
Disk-benzeri; Diskoid |
| Disconformity |
Uyumsuzluk |
| Discontinuity surface |
Süreksizlik yüzeyi |
| Discontinuity |
Süreksizlik |
| Discontinuous reaction series |
Kesikli (süreksiz) reaksiyon serisi |
| Discordance |
Uyumsuzluk; Diskordans |
| Discordant |
Diskordant; Uyumsuz |
| Discordant pluton |
Uyumsuz plüton |
| Discrete |
Belirli; Açıkça; Ayrık |
| Discrete element |
Ayrık eleman |
| Discrete phase |
Ayrık faz |
| Disepiment |
1. Mercanlarda, küçük, yatay dom yapılı levhalardan biri ; 2. Graptolitlerde, bir dendroid kolonisi içinde
yanyana bulunan dalları birbirine bağlayan kitinli maddenin oluşturduğu bir bağ |
| Disphenoid |
İki sfenoidi içeren bir kristal şekli |
| Disharmonic fold |
Disharmonik kıvrım; Simetri, şekil ve dalga boyunda keskin değişimler gösteren kıvrım |
| Disinfection |
Dezenfeksiyon |
| Disintegrate |
Ayrışmak; Ufalanmak |
| Disintegration |
Parçalanma; Parçalara ayrılma |
| Dislocation |
Ayrılma; Kayma; Yerinden oynama; Yerinden çıkma |
| Dislodged slices |
Kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar |
| Dismicrite |
Dismikrit; Örselenmiş/bozulmuş mikrit |
| Dispersion |
Dağılma |
| Disphenoid |
Disfenoid |
| Displacement discontinuity |
Yer değiştirme süreksizliği |
| Dispose |
Ortadan kaldırma |
| Displacement |
Yer değiştirme |
| Displacement pile |
Sıkıştıran kazık |
| Disposable |
Tek kullanmalık |
| Disposal |
Tasfiye |
| Disseminated deposit |
Dissemine yatak; Saçınımlı yatak |
| Dissolve |
Çözülme; Çözünme; Erime |
| Dissolved inorganic carbon |
Çözünmüş organik karbon |
| Dissolved inorganic phosphorus |
Çözünmüş organik fosfor |
| Dissolved organic matter |
Çözünmüş organik madde |
| Dissolved oxygen |
Çözünmüş oksijen |
| Distal |
Kaynaktan oldukça uzakta bulanan çökelme alanı yada havzasına ait |
| Disten |
Disten; Kiyanit |
| Distillation |
Damıtma; Distilasyon |
| Distillation plant |
Damıtma tesisi |
| Distortion |
Biçim değiştirme; Çarpıklık/distorsiyon (bir tür aberasyon olup, görüntünün ölçeğinde bir noktadan başka bir
noktaya farklılığa neden olur) |
| Distrubution |
Dağılım |
| Distribution coefficient |
Dağılım katsayısı |
| Distributive fault |
Dağıtımlı fay |
| Disturbed |
Örselenmiş; Rahatsız edilmiş |
| Disturbed sample |
Örselenmiş örnek |
| Ditomopyge |
Paleozoik sonu itibari ile sönen trilobitlere ait bir grup |
| Divergence |
Iraksaklık |
| Diversion dam |
Saptırma bendi |
| Dixenite |
Diksenit (sulu manganez-arsenit ve silikat) |
| Djerfisherite |
Dijerfişerit (potasyum-bakır-demir-sülfit minerali) |
| Dodecahedron |
Dodekaeder |
| Dogger |
Doger (Orta Jura Dönemi’nin alternatif ismi) |
| Dolerite |
Dolerit (mafik yarı-derinlik kayacı) |
| Dolerophanite |
Dolerofanit (bazik bakır-sülfat minerali) |
| Dolgellian |
Dolgeliyen (Üst Kambriyen’in bir katı) |
| Doline |
Dolin (büyük boyutlu karst yapısı) |
| Dololithite |
Dololitit (detrital dolomit parçalarından oluşan dolomit) |
| Dolomite |
Dolomit (Ca-Mg-karbonat minerali) |
| Dolomitization |
Dolomitleşme; Dolomitizasyon |
| Domain |
Alan; Saha |
| Dome |
Dom; Doma; Kubbe |
| Domestic sewage |
Evsel atık su |
| Domeykite |
Domeykit (bakır-arsenat minerali) |
| Domichnia |
Yuva yapan organizmalar tarafından bırakılan izleri kapsayan fosil iz kategorisi |
| Dominian reef |
Dominiyen resif |
| Domite |
Domit (hololökokrat trakiandezit) |
| Domurtierite |
Domurtiyerit (sillimanit grubuna ait alumina-borat- oksisilika minerali) |
| Donau/Günz Interglacial |
Tuna/Günz Buzularası |
| Dorogomilovskian |
Doromilovskiyen; Kasimoviyen Dönemi’nde bir kat |
| Dorsal |
Bir organizmanın üst yüzeyine (sırta) doğru kısım; Omurgalılarda omurgaya yakın olan sırt tarafı; Ventralın
zıttı |
| Doctrine of descent |
Evrim teorisi; Türlerin, ortamın şartları nedeniyle |
| Dott Classification |
Dott Sınıflaması |
| Double acting hammer |
Çift etkili tokmak/çekiç |
| Doubly polished thin section |
Çift tarafı parlatılmış ince kesit |
| Douglasite |
Douglazit (sulu potasyum-demir-klorür minerali) |
| Down hill |
Tepe aşağı |
| Down slope |
Yamaç aşağı |
| Downstream |
Nehir aşağı; Dere boyu (akış yönünde); Akış aşağı |
| Downstream slope |
Akış yönü (mansap) şevi |
| Downthrown |
Aşağı inmiş; Düşmüş |
| Downthrown block |
Düşmüş blok; Düşen blok |
| Drag |
Sürüklemek |
| Drag fold |
Sürüme kıvrım |
| Drain pipe |
Drenaj borusu |
| Drainage |
Drenaj; Ağaçlama |
| Drainage basin |
Su toplama havzası |
| Drainage network |
Drenaj ağı |
| Drainage pattern |
Drenaj şekli |
| Drainage retic |
Belli bir alanda, belli süreli yağış yağışlarla belli süredeki akışlar arasındaki oran |
| Drained test |
Drenajlı deney |
| Dravite |
Dravit (turmalin minerali) |
| Dresbachian |
Dresbakiyen; K. Amerika Kroiksiyen Serisi’sinde Cambriyen’e ait bir kat |
| Drill bit |
Sondaj matkabı |
| Drill hole |
Sondaj deliği |
| Drill pattern |
Delik düzeni |
| Drillability |
Delinebilirlik |
| Drilling |
Delme; Sondaj |
| Drilling mud |
Sondaj çamuru |
| Drilling pier |
Sondaj ayağı; Sondaj payandası veya iskelesi |
| Drilling pressure |
Delme basıncı |
| Drilling rate |
Delme hızı |
| Drilling rig |
Sondaj aleti |
| Drilling water |
Sondaj suyu |
| Dripstone |
Damlataşı |
| Driven pile |
Çakılan (hazır) kazık |
| Driving force |
Hareket ettirici kuvvet; Kaydırıcı kuvvet |
| Driving moment |
Deviren moment |
| Drop hammer |
Serbest düşmeli tokmak |
| Drought |
Kuraklık |
| Drumlin |
Drumlin |
| Dry density |
Kuru yoğunluk |
| Dry ice |
Kuru buz |
| Dry matter |
Kuru madde; Kuru malzeme |
| Dry melt |
Kuru eriyik |
| Dry unit weight |
Kuru birim hacim ağırlığı |
| Drying bed |
Kurutma yatağı |
| DTA |
Diferansiyel Termal (Isısal) Analiz |
| Ductile |
Sünek |
| Ductile behavior |
Kırılgan davranış; Gevrek davranış |
| Ductility |
Sünumlülük; Süneklik |
| Dufranoysite |
Dufranoysit |
| Dufrenite |
Dufrenit (demir (III) fosfat minerali) |
| Duftite |
Duftit (bazik kurşun-bakırın-arsenat minerali) |
| Dumontite |
Dumontit (sulu uranium-kurşun-fosfat minerali) |
| Dumortierite |
Dumortiyerit |
| Dump site |
Atık sahası; Yığın sahası; Döküm sahası |
| Dump |
Yığın; Döküm; Atık |
| Dumping |
Yığmak; Boşaltmak; Atmak |
| Dundasite |
Dundasit (sulu bazik kurşun-alüminyum-karbonat minerali) |
| Dune |
Kumul |
| Dunham Classification |
(Kireçtaşları için) Dunham Sınıflaması |
| Dunite |
Dünit (esas olarak olivinden oluşan, iri-kristalli bir kor kayaç) |
| Duntroonian |
Duntroniyen (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat) |
| Duplexite |
Dupleksit (sulu kalsiyum-berilyum-alüminosilikat minerali) |
| Durangite |
Duranjit (sodyum-alüminyum-floroarsenat minerali) |
| Durain |
Düren (kömür maseralı) |
| Durite |
Dürit (%90’dan fazla mikrinitten oluşan kömür) |
| Dussertite |
Dusertit (sulu bazik baryum-demir-arsenat minerali) |
| Dust |
Toz |
| Dutch cone test |
Hollanda koni deneyi |
| Dyke |
Dayk; İnjeksiyon damarı |
| Dynamic consolidation |
Derin kompaksiyon (dinamik konsolidasyon) |
| Dynamic formula |
Dinamik kazık formülü |
| Dynamic geology |
Dinamik jeoloji |
| Dynamic metamorphism |
Dinamik metamorfizma |
| Dyne |
1 g’lık bir kütleye sn’de 1 cm’lik ivme kazandıran kuvvet (Dyne c.g.s. birimler sisteminde bir kuvvet
birimidir) |
| Dynomometamorphism |
Dinamometamorfizma |
| Dysanalyte |
Disanalit (perovskit minerali çeşidi) |
| Dyscrasite |
Diskrazit (gümüş ve antimonun bir alaşımı) |
| Dysodont |
Belli iki kavkılı organizmalarda bulunan, basit ve küçük diş içerenler diş yapısı çeşidi |
| Dysaerobic |
1 litre suda 0.1-1 ml çözünmüş oksijen içeren çökelme ortamı |
| Dystrophic lakes |
Distrofik göller; Çok düşük kireç ve yüksek humus içeriğine sahip, bu nedenle de kahverengi renkli suya
sahip göller |
| E-layer |
E-tabaksı; Yeryuvarı dış çekirdeğine karşılık gelen sismik kuşak |
| Eamian |
Eamiyen; K Avrupa’da bir buzul arası kat (100.00-70.000 yıl). Alplerin Riz/Vürm buzularasına eşit olabilir
|
| Earlandite |
Earlandit (sulu kalsiyum sitrat minerali) |
| Early |
Erken |
| Earth |
Yeryuvarı; Toprak |
| Earth dam |
Toprak (dolgu) baraj |
| Earth fill |
Toprak dolgu |
| Earth pillar |
Peribacası |
| Earth pressure at rest |
Sükuneteki toprak basıncı |
| Earth pressure |
Zemin basıncı; Toprak basıncı |
| Earth’s core |
Yeryuvarı çekirdeği |
| Earth’s crust |
Yeryuvarı kabuğu |
| Earthquake |
Deprem |
| Earthquake energy |
Deprem enerjisi |
| Earthquake hazard mitigation |
Deprem zararlarının azaltılması |
| Earthquake indensity |
Deprem şiddeti |
| Earthquake magnititude |
Deprem büyüklüğü |
| Earthquake mechanisms |
Deprem mekanizmaları |
| Earthquake prediction |
Deprem tahmini; Ön kestirim |
| Earthquake-proof constructions |
Depreme dayanıklı yapılar |
| Earthwatch |
Yeryüzünün izlenmesi |
| East Pasific Rise |
Doğu Pasifik Yükseltisi |
| Eastern |
Doğuya ait; Doğuda olan |
| Eastern Pontides |
Doğu Pontidler |
| Eastonian |
Eastoniyen (Avustralya üst Ordovisyen’inde bir kat) |
| Eastonite |
Eastonit (bazik potasyum-magnezyum-alüminyum-silikat minerali) |
| Ebb tide |
Ebb fazı; Cezir; İnik deniz |
| Eburonian |
Eburoniyen; K. Avrupa’da bir kat |
| Ecardines |
Brakiyopodların eklemsizler (inarticulata) sınıfı için kullanılan alternatif isim |
| Eccentrically loaded footing |
Eksantirikyüklü temel |
| Eccentricity |
Eksantrisite (eksantriklik); Dairesellikten uzaklık |
| Ecdemite |
Ekdemit (kurşun-arsenik-oksiklorür minerali) |
| Echinodermata |
Ekinodermler |
| Echinoidea |
Ekinoidler (suda serbest yaşayan ekinoderm sınıfı) |
| Eckermannite |
Ekermanit (amfibol grubu bir mineral) |
| Ecliptic |
Ekliptik; Yeryuvarı’nın Güneş etrafındaki yörünge düzlemi |
| Eclogite |
Eklojit (çok nadir, iri-kristalli, bazalt kimyasal bileşimine benzer ancak belirgin nadir, parlak yeşil
piroksen omfasit ve kırmızı almandin-pirop granat içeriğine sahip bir kor kayaç) |
| Eclogite facies |
Eklojit fasiyesi |
| Ecologic reef |
Ekolojik resif |
| Ecology |
Ekoloji |
| Economic Geology |
Ekonomik Jeoloji |
| Ecosphere |
Ekosfer |
| Ecostratigraphy |
Ekostratigrafi |
| Ecosystem |
Ekosistem |
| Ecotone |
Ekoton |
| Ectoprocta |
Bryzoanların ana alt filumu |
| Ectotherm |
Ektoterm (vücut ısısı çok dar bir aralıkta değişen bir organizmalarda, vücut ısısının düzenlenmesi
davranışsal yöntemlerle (ektoterm) gerçekleştirilir. |
| Edaphic |
Edafik |
| Eddy |
Girdap; Anafor |
| Eddy diffusion |
Girdap yayılması |
| Edenian |
Edeniyen (K. Amerika alt Sinsinatiyen Ordovisyen’inde bir kat) |
| Edges of crystal |
Kristal kenarları |
| Ediacara |
Ediakara (üst Proterozoik’te bir seri) |
| Ediacaran Fossils |
Ediakara (Avustralya) Fosilleri |
| Edingtonite |
Edingtonit (sulu baryum-alüminosilikat minerali) |
| Effect |
Etki; Tesir |
| Effective |
Etkin; Efektif |
| Effective concentration |
Etkin konsantrasyon |
| Effective diameter |
Efektif çap |
| Effective porosity |
Etkin gözeneklilik |
| Effective stress |
Etkin gerilme; Etkin gerilim |
| Efflorescence |
Çökeltilerin buharlaşmasıyla, kayaçların üzerinde oluşan toz benzeri çökel |
| Effluent |
Akışkan atık |
| Effusion |
Efüzyon |
| Effusive rocks |
Efüzif kayaçlar |
| Eficiency |
Verim; Verimlilik |
| Eglestonite |
Eglestonit (civa-klorosit minerali) |
| Egueite |
Egueyit (kalsiyum ve demirin sulu bazik fosfat minerali) |
| Eifelian |
Ayfeliyen (Orta Devoniyen Dönemi’nde bir çağ) |
| Eigirine |
Eygirin/eyjirin (piroksen grubuna ait bir mineral) |
| Eildonian |
Eyildoniyen (GD Avustralya orta Siluriyen’inde bir kat) |
| Ejection |
Fırlatma, Dışarı atma; Çıkarma; Çıkarılan şey; Fışkıran şey |
| Ejective folding |
Etkin kıvrımlanma |
| Ekistics |
Ekistik; İnsan yerleşimlerini inceleyen bilim dalı |
| Ekman layer |
Ekman tabakası |
| Ekology |
Ekoloji |
| El Nino |
Peryodik olarak Ekvatorun sahili boyunca güneye doğru akan bir sıcak su akıntısı |
| Elara |
Jüpiter VII kod adlı uydu |
| Elastic constant |
Elastik sabit |
| Elastic deformation |
Elastik deformasyon |
| Elastic limit |
Elastik limit; Elastik sınır |
| Elastic properties |
Elastik özellikler |
| Elastic state of equilibrium |
Elastik denge durumu |
| Elastic wave |
Elastik dalga |
| Elasticity |
Elastisite; Esneklik |
| Elasto-plastic |
Elasto-plastik |
| Elastoviscous behavior |
Elastoviskoz davranış |
| Elbaite |
Elbait (bir turmalin grubu minerali) |
| Electrical charge |
Elektriksel yük |
| Electrical conductivity |
Elektriksel iletkenlik |
| Electrodialysis |
Elektrodiyaliz |
| Electrolyte |
Elektrolit |
| Electromagnetic methods |
Elektromanyetik yöntemler |
| Electromagnetic radiation |
Elektromanyetik ışıma; Elektromanyetik radyasyon |
| Electromagnetic spectrum |
Elektromanyetik spektrum |
| Electromagnetic wave |
Elektromanyetik dalga |
| Electron |
Elektron |
| Electron capture |
Elektron yakalama; Elektron tutma |
| Electron capture detector |
Elektron tutma detektörü |
| Electronegativity |
Elektronegatiflik; Elektronegativite |
| Electron-probe microanalyser (EPMA) |
Elektron-prob mikroanalizör |
| Electropositive element |
Elektropozitif element |
| Electrostatic precipitator |
Elektrostatik çöktürücü |
| Electrum |
Elektrum; Altın ve gümüşün doğal alaşımı |
| Elevation |
Yükseklik/rakım |
| Ellsworthite |
Elsvortit |
| Elongation |
Uzama |
| Elpidite |
Elpidit |
| Elsterian |
Elsteriyen (K. Avrupa’da bir buzul devri) |
| Elutriation |
Yıkayarak tasviye |
| Eluvial deposit |
Elüviyal yatak; Elüviyal çökel; Cevher minerallerinin taşınmaksızın köken kaya üzerinde kalıntı şeklinde
birikmesi ile oluşan yatak |
| Eluvium |
Elüviyum; Kayaçların parçalanmasıyla bulunduğu yerde oluşmuş ve bazı bileşenleri cözünüp ortamdan
ayrıldıktan sonar kalıntı olarak oluşmuş toprak |
| Emanation deposit |
Yeryuvarı yüzeyinde magma gazlarından çökelen cevher |
| Embankment |
Set; Bend; Toprak set |
| Embolite |
Embolit (nabit gümüş-klorür ve gümüş-bromür) |
| Emergence |
Ortaya çıkma; Yüzeye çıkma; Deniz dibinin su üstüne çıkması |
| Emergence angle |
Çıkış açısı; Deprem dalgasının yeryüzü ile yaptığı açı |
| Emission |
Yayma; Salım; Emisyon |
| Emission factor |
Emisyon etkeni; Emisyon factorü |
| Emission inventory |
Emisyon envanteri |
| Emission standard |
Emisyon standardı |
| Emory and Clovan Classification |
Embry ve Clovan Sınıflaması |
| Empirical |
Görgul; Ampirik; Deneysel |
| Emplacement |
Yerleşme |
| EMR |
Elektromanyetik Işıma |
| Emulsion |
Emülsiyon |
| En échelon |
Basamak-benzeri dizilme |
| En échelon folds |
Aralıklı ve aşamalı kıvrımlar |
| En échelon structure |
Aralıklı ve aşamalı yapı |
| Enargite |
Enarjit (bakır-arsenik-sülfit minerali) |
| Enceladus |
Enseladus; Satürn’ün Satürn II kod adlı uydusu |
| Encke |
Güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız |
| End bearing pile |
Uç kazığı |
| End moraine |
Son moren; Moren sonu |
| End wall |
Kenar şevi; Nihai şev |
| Endangered species |
Nesli tükenen türler; Tehdit altındaki türler |
| Endellite |
Endelit (haloysitin daha sulu bir şekli ve eş anlamlısıdır) |
| Endemic |
Endemik (bir bölgeye veya gruba özgü) |
| Endichnia |
Sedimanter yapının (katman yada çökel) içine yapılan oyuk şeklindeki iz fosiller |
| Endogenic energy |
Endojenik enerji |
| Endogenous |
Endojen (Yeryuvarı’nın içinde geçen veya içinden kaynaklanan) |
| Endogenous dome |
Endojen dom |
| Endogenous respiration |
İç solunum |
| Endotherm |
Vücut ısısının dar aralıkta değişmesini düzenley iç mekanizma |
| Endolith |
Endolit |
| Endomorphism |
İç-başkalaşım; İçbaşkalaşım; Komşu kayaç parçalarının asimilasyonu yada kayaç çeperi etkisi ile sokulum
yapan kayaçta oluşan başkalaşma |
| Endopunctate |
İç-noktalı; Endopunktat |
| Endoskeleton |
İç-iskelet |
| Endothermic |
Endotermik; Oluşması için enerji gereken tepkimelere ait |
| Endrin |
Endrin |
| Energy conservation |
Enerjinin korunması |
| Energy conversion |
Enerji dönüşümü |
| Engineering Geology |
Mühendislik Jeolojisi |
| Englishite |
Englişit (sulu bazik potasyum-kalsiyum-alüminyum-fosfat minerali) |
| Enigmatite |
Enigmatit (sodium-demir-titanyum-silikat minerali) |
| Enrichment factor |
Zenginleşme etkeni |
| Ensialic geosyncline |
Jeosenklinal prizması sialik bir kabuk üzerinde biriken ve klastikler içeren jeosenklinal |
| Ensimatic geosyncline |
Jeosenklinal prizması simatik bir kabuk üzerinde biriken ve çoğunlukla volkanik veya volkanitlerin
sedimentlerini içeren jeosenklinal |
| Ensimatic arc |
Ensimatik (volkanik) yay; Simatik bir kabuk üzerinde oluşan volkanik yay |
| Enstatite |
Enstatit |
| Entalphy |
Entalpi |
| Entisols |
Entisollar |
| Entoprocta |
Entopraktlar; Tatlı su bryzoanlarına ait alt filum |
| Entrenched meander |
Gömülü menderes |
| Entropy |
Entropi; Termodinamikte bir sistemin düzensizliğinin ölçüsü |
| Entry |
Giriş |
| Envelope |
Zarf |
| Environment |
Ortam; Çevre |
| Environment protection |
Çevre koruma |
| Environment quality objective |
Çevre kalite amacı |
| Environmental |
Çeyreye ait; Ortamla ilişkili |
| Environmental analysis |
Çevre analizi |
| Environmental assessment |
Çevre değerlendirmesi |
| Environmental concentration |
Çevresel yoğunlaşma |
| Environmental Engineering |
Çevre Mühendisliği |
| Environmental Geology |
Çevre Jeolojisi |
| Environmental geotechnics |
Çevre jeotektoniği |
| Environmental impact assessment |
Çevresel etki değerlendirmesi |
| Environmental impact statement |
Çevresel etki raporu |
| Environmental impairment liability |
Çevre bozulmasına karşı sorumluluk |
| Environmental management |
Çevre yönetimi |
| Environmental protection agency |
Çevre koruma ajansı |
| Environmental quality objective |
Çevre kalite hedefi |
| Environmental quality standard |
Çevre kalite standardı |
| Environmentally sensitive area |
Çevre yönünden duyarlı alan |
| Environment-friendly |
Çevre ile dost |
| Enzyme |
Enzim |
| Eocene |
Eosen (Tersiyer’de Paleosen-Oligosen arası dönem) |
| Eocrinoidae |
Eokrinodler (alt Kambriyen’den orta Siluriye’e kadar bulunan, nesli tükenmiş, sistoid-benzeri ekonoderm
sınıfı) |
| Eogenetic |
Öjenetik; Henüz oluşmuş sediment veya kayacın son çökelme ve gömülme safhaları arasındaki süreçte oluşan
|
| Eolian environment |
Eoliyen ortamı |
| Eonothem |
Eonotem |
| Eosphorite |
Eosforit |
| Epeiric sea |
Epirik deniz; Epikontinental deniz; Kıta içlerine kadar uzanan sığ deniz |
| Epeirogenesis |
Epirojenez; Karasal yada denizel alanların büyük ölçekli aşağı-yukarı doğru hareketi |
| Epi- |
Yunanca “epi” (üzerinde, ilâveten veya yukarısında) kelimesinden türetilen önek |
| Epibol (peak zone; acmezone) |
Pik zonu; Bir veya daha fazla taksonun relatif bolluklarının belirgin bir hal almasıyla belirlenen kaya
topluluğu |
| Epicenter |
Merkezüssü; Episantır |
| Epicentral area |
Merkezüssel alan |
| Epichnia |
Sedimanter yapının (katman yada çökel) yüzeyinde yapılan oyuk yada sırt şeklindeki iz fosiller |
| Epiclast |
Epiklast |
| Epicontinental sea |
Epirik deniz; Epikontinental deniz; Kıta içlerine kadar uzanan sığ deniz |
| Epicratonic |
Epikrotonik; Kratonun yüzeyinde etkin olan işlemler yada bunların ürünlerine ait |
| Epidemiology |
Epidemioloji; Topluluklardaki hastalıkların sıklığı ve yaygınlığını konu edinen tıp bilmi |
| Epidiorite |
Epidiyorit (daneli metamorfik kayaç olup, bazik bir kor kayaçtan türemiştir ve diyorit minerallerini yani
hornblend ve ortaç plajiyoklazı içerir) |
| Epidosite |
Epidosit (epidot ve kuvarstan oluşan nadir bir metamorfik kayaç) |
| Epidote |
Epidot; Pistasit (epidot grubunun ana minerali) |
| Epigenetic |
Epijenetik; İçerildiği kayaçtan (hazne kayaç) sonra oluşan oluşumlarla ilgili |
| Epigenetic ore deposit |
Epijenetik cevher yatağı |
| Epigenite |
Epijenit (bakır-demir-arsenik-sülfit minerali) |
| Epilimnion |
Epilimniyon (yazları sıcaklık tabakalanması gösteren göllerde üst, ılık ve karışan zon) |
| Epimetheus |
Epimetös (Satürn XI kod adlı uydu) |
| Epirogeny |
Epirojeni; Karaoluşumu; Geniş alanları etkileyen, yükselim ve açılım (havza oluşumu) içeren, uzun süreli
yerkabuğu haraketleri |
| Epistilbite |
Epistilbit (zeolit grubu bir mineral) |
| Episyenite |
Episiyenit (altere diyorit ve gabro) |
| Epitaxy |
Epitaksi |
| Epithermal |
Epitermal |
| Epizone |
Üstkuşak (metamorfik kayaçların oluştuğu en üst kuşak) |
| Epoch |
Dönem; Devre; Epok |
| Epsomite |
Epsomit |
| Equal-area net |
Eşit-alan ağı |
| Equal-area projection |
Eşit alanlı izdüşüm |
| Equant |
Eni-boyu aynı; Ekuant |
| Equation |
Eşitlik; Denklem |
| Equation of state |
Hal denklemi; Durum denklemi |
| Equigranular texture |
Eş dane boylu-danesel doku |
| Equilibrium |
Denge |
| Equilibrium population |
Dengeli nüfus |
| Equipment |
Donanım; Ekipman |
| Equipotential line |
Eşpotansiyel çizgisi |
| Equivalence |
Denklik; Eşdeğerlik |
| Equivalent point load |
Eşdeğer tekil yük |
| Era |
Birden fazla devirden oluşan jeolojik zaman birimi |
| Erathem |
Eratem |
| Erian |
Eriyen; K. Amerika orta Devoniyen’inde bir seri |
| Erinite |
Erinit (bazik bakır-arsenat minerali) |
| Erionite |
Eriyonit (zeolit grubuna ait bir şabazit minerali) |
| Eritosiderite |
Eritosiderit (sulu potasyum-demir-klorür minerali) |
| Eros |
Güneş sisteminde bulunan bir asteroid |
| Erosion |
Aşınma; Erozyon |
| Erosion columns |
Peribacaları |
| Erosion surface |
Erozyon yüzeyi |
| Erratic boulder |
Orijinal yerinden buzullarla taşınıp bulundukları yere getirilmiş olan yabancı kaya parçaları/blokları |
| Error |
Hata |
| Eruption |
Püskürme (volkanik) |
| Eruption center |
Püskürme merkezi |
| Eruptive rock |
Erüptif kayaç; Püskürük kayaç |
| Erythrine |
Eritrin (kobalt ve nikelin birincil minerallerinin oksidasyonu ürünü) |
| Erythrite |
Eritrit (eritrin) |
| Eschynite |
Eşinit (selenyum-titanyum ve diğer metallerin nadir oksit minerali) |
| Eskebornite |
Eskebornit (bakır ve demir-selenitten oluşan bir mineral) |
| Esker |
Esker |
| Essential mineral |
Elzem mineral; Esas mineral |
| Essexite |
Eseksit (bir tür alkali gabro) |
| Estuary |
Haliç |
| Etching figures |
Dağlama şekilleri |
| Ethane |
Etan |
| Ettringite |
Etrinjit |
| Eubacteria |
Öbakteriler; Gerçek bakterileri içeren bakteri alemi |
| Eucaryota |
Bitkiler, mantarlar ve hayvanlar gibi gerçek ökaryotik alemleri kapsayan alan |
| Eucrite |
Ökritler; Bazaltik bileşimli meteorit çeşidi |
| Euechinoidea |
Deniz-kestanelerinin (ekinoidler) bir alt-sınıfı |
| Eugeosyncline |
Öjeosenklinal; Jeosenklinalin bir parçası olup volkanizma ve plütonizma varlığı ile karekteristiktir |
| Euhaline water |
Öhalin su; %1.65-2.2 arası klor içeren tuzluluk kuşağı |
| Euhedral |
Öhedral; İdiyomorfik; Öz şekilli |
| Euler pole |
Euler kutbu; Levha tektoniğinde levha hareketlerinin çalışılmasında kullanılan teorik bir dönme kutbu |
| Eulite |
Ölit; Ortopiroksen minerali |
| Euparkeria |
İki-ayaklı tekodont diş yapısına sahip bir sürüngen |
| Euphotic zone |
Işık alan su tabakası ; Öfotik kuşak |
| Eurasian Plate |
Avrasya Levhası |
| Europa |
Jüpiter II kod adlı uydu |
| Europe |
Avrupa (kıta) |
| Europium anomaly |
Öropiyum anomalisi |
| Euryapsida |
Öryapsidler; Bir sürüngen türü |
| Euryhaline |
Geniş bir tuzluluk aralığını tolere edebilen |
| Eurythermal |
Geniş bir sıcaklık aralığını tolere edebilen |
| Eurytopic |
Değişik faktörleerin değişimini tolere edebilen |
| Eustasy |
Östazi; Tektonik hareketler yada buzullarla alakalı olarak gelişen, deniz seviyesinde küresel (global)
değişimler |
| Eustatic movements |
Östatik hareketler; Yükselme alçalma hareketleri; Karaları etkileyen deniz yüzeyindeki alçalma ve
yükselmeler |
| Eutrophication |
Ötrofikasyon |
| Evaporation pond |
Buharlaşma havuzu |
| Evaporite |
Evaporit |
| Evapotranspiration |
Su kaybı; Buharlaşma-terleme |
| Evjite |
Evjit (bir tür hornblend gabro) |
| Evolution |
Evrim |
| Evonsite |
Evonsit (sulu bazik alüminyum-fosfat minerali) |
| Excavation |
Kazı |
| Excess |
Aşırı |
| Exchange capacity |
Değişim kapasitesi |
| Excitation |
Uyarılma; Uyarma; Heyecanlandırma; Eksitasyon |
| Exfoliation |
Eksfoliasyon; Soğan kabuğu gibi soyulma; Yaprak yaprak (pul pul) dökülme |
| Exhalation |
Eksalasyon; Aktif volkanik sahalardan buhar yada gazların çıkması |
| Exinite |
Eksinit (kömür maseral grubu) |
| Exomorphism |
Eksomorfizma (kontak başkalaşması) |
| Exoskeleton |
Dış iskelet |
| Exotic |
Ekzotik (yabancı, havza dışından kaynaklanan/gelen) |
| Expansion |
Genişleme |
| Expencive soil |
Şişen zemin |
| Experimental Petrology |
Deneysel Petroloji |
| Explicit |
Belirtik; Açık şekilde |
| Exploration |
Arama |
| Explosion |
Patlama |
| Explosive |
Patlayıcı |
| Explosive charge |
Patlayıcı yükü |
| Exponential |
Üstel |
| Exposed rock |
Açığa çıkmış kayaç; Mostra veren kayaç |
| Exposure |
Teşhir olma; Mostra; Çıkma |
| Exsolution |
Eksolüsyon; Kusma yapısı |
| Extension |
Uzama; Esneme |
| Extensometer |
Uzama/kısalma ölçer; Ekstansometre |
| External forces |
Dış kuvvetler |
| External mould |
Dış kalıp |
| Externalities |
Dışsallıklar |
| Extinct species |
Nesli tükenmiş tür |
| Extinct volcano |
Sönmüş volkan |
| Extinction |
Sönme; Nesli tükenme; Yok olma; Ortadan (sürekli olarak) kalkma; Ekstinksiyon |
| Extraclast |
Ekstraklast; Çökelme ortamına dışarıdan gelen kırıntı |
| Extraction |
Çıkarma; Öz; Belli elementlerin kayaçlardan eriyiklerce alınması |
| Extraordinary ray |
Ekstraordiner ışın |
| Extrapolation |
Dışdeğerbiçim; Ekstrapolasyon |
| Extrusion |
Ekstrüzyon; Püskürme |
| Extrusive |
Ekstrüsif; Püskürük |
| Extrusive rocks |
Püskürük kayaç; Volkanik kayaç |
| Exundation |
Deniz tabanının yükselerek kara haline gelmesi |
| F-layer |
F-tabakası; Sıvı dış çekirdek ile katı iç çekirdek arasında geçiş zonuna karşılık gelen sismik zon |
| Fabric |
Fabrik; Doku; Yapı; Kumaş |
| Fabric analysis |
Doku analizi; Fabrik analizi |
| Fabric axis |
Fabrik ekseni |
| Fabric element |
Fabrik elemanı |
| Fabric filter |
Bez filtre |
| Fabrosaurus australis |
Kaydedilen en yaşlı dinozorlardan biri |
| Face |
Ayna; Ayak; Yüz |
| Face gradient |
Ayna eğimi; Ayna gradyanı |
| Face length |
Ayna uzunluğu |
| Facies |
Fasiyes |
| Facies fossil |
Fasiyes fosili |
| Facies of border |
Sınır fasıyesi |
| Factor of safety |
Güvenlik katsayısı |
| Facultative bacteria |
Uyumlu bakteriler |
| Faecal coliform organisms |
Dışkı organizmaları |
| Faecal pellet |
Fekal pellet |
| Failure |
Kopma; Kırılma; Yenilme |
| Failure criterion |
Yenilme ölçütü; Yenilme kriteri |
| Failure envelope |
Yenilme zarfı |
| Fairchildite |
Fairçildit (potasyum-kalsiyum-karbonat minerali) |
| Fall |
Düşme; Göçme |
| Falling head permeability test |
Düşen seviyeli geçirimlilik deneyi |
| Falling velocity |
Düşme hızı |
| Fallout |
Serpinti |
| Falls |
(Meteorit) Düşmeler |
| False cleavage |
Aldatıcı dilinim |
| Famennian |
Fameniyen (Avrupa üst Devoniyen’inde bir kat) |
| Family |
Familya; Aile |
| Famitinite |
Famitinit (Cu-Sb-sülfit minerali) |
| Fan fold |
Yelpaze kıvrım |
| Fan scarp |
Yelpaze şevi |
| Fanglomerate |
Yelpaze çakıltaşı; Yelpazetaşı; Fanglomera |
| Farallon Plate |
Faralon Levhası |
| Farringtonite |
Faringtonit |
| Fatique |
Yorulma |
| Fatigue test |
Yorulma deneyi |
| Faujasite |
Fojasit (sodalit grubunda bir zeolit minerali) |
| Fault |
Fay |
| Fault block |
Fay bloğu |
| Fault breccia |
Fay breşi |
| Fault deflection |
Fay itmesi |
| Fault direction |
Fay doğrultusu |
| Fault gauge |
Fay pastası; Fay kili |
| Fault groove |
Fay kertiği |
| Fault hadding against the dip |
Tabaka eğimine dik fay |
| Fault junction |
Fay kavşağı |
| Fault line |
Fay hattı; Fay çizgisi |
| Fault plane |
Fay düzlemi |
| Fault scarp |
Fay şevi |
| Fault scratches |
Fay çiziği |
| Fault trough |
Fay teknesi; Fay çanağı |
| Fault throw |
Fay atımı |
| Fault trap |
Fay kapanı |
| Fault zone |
Fay zonu; Fay kuşağı |
| Fault-dam spring |
Fay-barajı gözesi |
| Faulted area |
Faylı alan |
| Fauna |
Fauna |
| Faunal province |
Faunal provins; Faunal bölge |
| Fayalite |
Fayalit (Fe-olivin) |
| Feather joints |
Tüy eklemler |
| Feather ore |
Kuş-tüyü cevheri; Feder cevher |
| Fecundity |
Doğurganlık |
| Federov stereographic net |
Federov stereografik ağı |
| Feedback |
Geribeslenim |
| Feeder road |
Yan yol |
| Feibergite |
Freiberjit (gümüş-zengini tetraedrit) |
| Feldispathic graywacke |
Feldipastik grovak |
| Feldispathic vake |
Feldispatik vake |
| Feldispathoid |
Feldispatoyit |
| Feldspars |
Feldispatlar |
| Feldspats |
Feldispatlar |
| Felidae |
Felidler; Etçiller |
| Feliformia |
Feliformlar (kedi-benzeri hayvanlar) |
| Felsic |
Felsik (açık renkli kor minerallere ve bu minerallerce zengin kor kayaçlara uygulanan bir terim) |
| Felsite |
Felsit (çok açık renkli, fenokristalli veya fenokristalsiz, afanitik bir kayaç) |
| Felsitic texture |
Felsitik doku |
| Felsobanyaite |
Felsobanyait (sulu bazik Al-sülfat minerali) |
| Femanitite |
Femanitit (bakır-antimon-sülfit minerali) |
| Femic |
Femik (bir kayaç içerisindeki normatif ferromagnezyen mineralleri tariflemek için nadiren kullanılan bir
terim) |
| Femtoplankton |
0.02-0.2 µm arası boyuta sahip denizel planktonik organizmalar |
| Fence diagram |
Fens diyagramı; Panel diyagram |
| Fenestrae |
Fenestra |
| Fenestral fabric |
Fenestral doku |
| Fenestral porosity |
Fenestral porozite/gözeneklilik |
| Fenite |
Fenit (sodyumca zengin, metazomatik, ortoklaz-nefelin-arfvedsonit-ojit içeren ve karbonatit sokulumlarının
etrafında gelişen bir kayaç) |
| Fenitization |
Fenitleşme; Fenitizasyon |
| Fennoscandian Border Zone |
Fenoskandiyen Sınır Zonu |
| Feral |
Feral; Yabani koşullarda yaşıyan hayvanlar yada bitkiler |
| Ferberite |
Ferberit (demir-tungstat minerali) |
| Ferghanite |
Ferganit (sulu uranyum-vanadat minerali) |
| Fergusonite |
Fergusonit (nadir toprak elementleri içeren oksit minerali) |
| Fermentation |
Fermantasyon |
| Fermonite |
Fermonit (kalsiyum-stronsiyumun-arsenat-fosfat-florür minerali) |
| Fernandinite |
Fermandinit (sulu kalsiyum-vanadil-vanadat minerali) |
| Ferric |
Ferrik; Demir-III |
| Ferrierite |
Feriyerit (bir zeolit minerali) |
| Ferrimolybdite |
Ferrimolibdit (sulu ferrik molibdat minerali) |
| Ferrinatrite |
Ferrinatrit (sulu sodyum-demir-sülfat minerali) |
| Ferrisicklerite |
Ferrisiklerit (lityum-demir-manganez-fosfat minerali) |
| Ferritungstite |
Ferritungstit (sulu bazik demir(III)-tungstat minerali) |
| Ferro- |
Kor kayaçlarda yüksek demir içeriğini (Fe-içeren mineraller veya bütün-kaya içeriği olarak) gösteren önek
|
| Ferroactinolite |
Ferroaktinolit (amfibol grubunda bir mineral) |
| Ferroaugite |
Ferroojit (Fe-zengini ojit) |
| Ferrodolomite |
Ferrodolomit (kalsiyum-demir-karbonat minerali) |
| Ferrohastingsite |
Ferrohastingzit (sodyumlu demirce zengin bir hornblend türü) |
| Ferromagnesian minerals |
Ferromagnezyen mineral |
| Ferromagnetism |
Ferromanyetizma |
| Ferrosilite |
Ferrosilit |
| Ferrous |
Ferrüs; Demir-II |
| Ferruccite |
Ferüksit (sodyum-flüoborat minerali) |
| Fersmanite |
Fersmanit (kalsiyum-kolumbiyumun-seryum-titanyum-oksiflorür minerali) |
| Fertilizer |
Gübre |
| Fervanite |
Fervanit |
| Festiniogian |
Festiniyogiyen (Mantvrogiyen’in yerel ismi) |
| Fibre |
Lif |
| Fiber-reinforced |
Liflerle güçlendirilmiş |
| Fibriolite |
Fibriyolit (silimanitin alternative ismi) |
| Fibroferrite |
Fibroferrit (sulu bazik ferrik (demir III)-sülfat minerali) |
| Fibrolite |
Fibrolit (silimanitin alternative ismi) |
| Fiedlerite |
Fiyedlerit (kurşun-hidroksiklorür minerali) |
| Field |
Alan; Arazi; Saha |
| Field geologist |
Saha jeoloğu |
| Field Geology |
Saha Jeolojisi |
| Field observation |
Saha gözlemleri |
| Field test |
Arazi deneyi |
| Field reversal |
Alan ters-dönmesi |
| Fill |
Dolgu |
| Fill slopes |
Dolgu şevleri |
| Filling |
Dolgu; Diş dolgusu |
| Fillowite |
Filovit (sulu asit sodyum-manganez-demir-kalsiyum-fosfat minerali) |
| Film |
İnce zar; Film |
| Filon-kuşe |
Katman-damar |
| Filter |
Filtre |
| Filtration |
Filtrasyon |
| Filtration |
Süzme ; Filtrasyon |
| Fine |
İnce; İyi |
| Fine-grained soil |
İnce-daneli zemin |
| Fines |
İnce kısım |
| Finite element method |
Sonlu elemanlar yöntemi |
| Firm rock |
Sağlam kayaç; Sıkı kayaç |
| Fissure |
Yarık; Fisür |
| Fıssured clay |
Fisürlü kil; İnce çatlaklı kil |
| Fıssured rock |
Fisürlü kaya; İnce-çatlaklı kayaç |
| Flameproof |
Alev sızdırmaz; Aleve dayanıklı |
| Flexibility |
Esneklik; Bükülgenlik |
| Flocculate |
Topaklanmak |
| Floor |
Taban |
| Floor heave |
Taban kabarması |
| Flow chart |
Akış şeması |
| Flow net |
Akış ağı |
| Flow rate |
Akış hızı |
| Fluidity |
Akışkanlık |
| Fluid pressure |
Akışkan basıncı |
| Fold |
Kıvrım |
| Foliation |
Foliasyon; Yapraklanma |
| Footing |
Temel |
| Footwall |
Taban kayacı |
| Final cover |
Nihai örtü |
| Fine analyses |
İnce elek çözümlemesi |
| Fine sand |
İnce kum |
| Fine-grained |
İnce-daneli |
| Fingerlakian |
Fingerlakiyen (Senekan serisinde bir kat) |
| Finite element |
Sonlu eleman |
| Finite slope |
Sonlu şev |
| Finnemanite |
Finemanit (kurşun-klorür-arsenat minerali) |
| Fiord (veya Fjord) |
Fiyord |
| Fire assay |
Ateş tahlili |
| Fire opal |
Ateş opal |
| Fireclay |
Ateş kili |
| Firn limit |
Buzkar/buzulkar sınırı |
| Firn line |
Buzkar/buzulkar hattı |
| Firn (veya névé) |
Buzkar/buzulkar |
| Fissility |
Dilinme |
| Fission |
Fizyon |
| Fission-track dating |
Fizyon-izi yaş tayini |
| Fissure |
Yarık; Fisür |
| Fissure eruption |
Fisür (volkanik) püskürmesi; Yarık püskürmesi |
| Fissure vein |
Fisür damar |
| Fissure volcano |
Fissür volkanı; Yarık volkanı |
| Fizelyite |
Fizelyit (kurşun-gümüş-antimon-sülfit minerali) |
| Flach |
Yayvan |
| Flack |
Kayaçtan ayrılmış kabuksu pul-benzeri ince parçalar |
| Flaggy |
Tabakaları düz, sert, ince plaka şeklinde olan kayaç, çoğunlukla da kumtaşı veya kireçtaşı |
| Flajolotite |
Flajolotit (sulu demir-antimonat minerali) |
| Flame coal |
Alevli kömür; Yaklaşık %40’tan daha fazla uçucu bileşen içeren kömür |
| Flame photometry |
Alev fotometrisi |
| Flame spectrometry |
Alev spektrometrisi |
| Flammable |
Yanabilen; Tutuşan; Alev alan |
| Flandrian |
Flandriyen; Günümüzü de kapsayan buzularası süreç |
| Flank |
Antiklinal ve senkinallerde kanatlar; Yan taraf |
| Flaser gneiss |
Flaser gnays |
| Flaser rock |
Flaser kayaç |
| Flat |
Düz; Yayvan |
| Flat jack test |
Yassı veren deneyi |
| Flexible |
Esnek |
| Flexural slip fold |
Eğilti atımlı fay |
| Flexure |
Büklüm; Eğilti; Tabakalarda rastlanan tek yanlı kıvrım; Monoklinal kıvrım |
| Flinkite |
Flinkit (bazik manganez-arsenat minerali) |
| Flinn Diagram |
Flinn Diyagramı |
| Flint |
Çakmaktaşı |
| Floating booms |
Yüzer setler |
| Floating caisson |
Yüzen keson |
| Floc |
Atık içerisinde biyolojik veya kimyasal etkinlikle katıların oluşturduğu yumak |
| Flocculation |
Topaklanma; Yumaklaştırma |
| Flood |
Taşkın |
| Flood control |
Taşkın denetimi |
| Flood plain management |
Taşkın alanı yönetimi |
| Flood plain |
Taşkın alanı |
| Floor area ration |
Taban alanı katsayısı |
| Flora |
Flora; Verilen bir alan için bütün bitkileri kapsayan alem |
| Florencite |
Florensit (seryum ve alüminyumun bazik fosfat minerali) |
| Flotation |
Flotasyon; Yüzdürme |
| Flotation separation |
Flotasyon(la) ayırma; Yüzdür(meyle) ayırma |
| Fluoborite ([Mg3(BO3)(F,OH)3]; nocerite) |
Flüoborit veya noserit |
| Flow banding structure |
Akma bantı yapısı |
| Flow banding texture |
Akma bantı doku |
| Flow channel |
Akım kanalı |
| Flow curve |
Akma eğrisi |
| Flow fold |
Akma kıvrımı |
| Flow index |
Akma indeksi |
| Flow line |
Akım çizgisi |
| Flow net |
Akım ağı |
| Flow structure |
Akma yapısı |
| Flow through |
Akım yönü; Akım doğrultusu |
| Flowage fold |
Akış kıvrımı |
| Flue gas |
Baca gazı |
| Flue gas desulfurization |
Baca-gazının kükürtünün alınması |
| Fluellite |
Flüellit |
| Fluidized bed combustion |
Akışkan yatak yanması |
| Fluidized bed |
Akışkan yatak |
| Fluoborite |
Flüoborit |
| Fluocerite |
Flüoserit |
| Fluorapatite |
Flüorapatit |
| Fluorescence |
Flüoresans |
| Fluorides |
Floritler |
| Fluorine |
Flor |
| Fluorine dating |
Flor yaş tayini |
| Fluorite |
Flüorit |
| Flute mark |
Kaval iz; Flüt izi; Dil-şekilli iz |
| Flute moraine |
Flüt moren; Dil-şekilli moren |
| Fluvial |
Flüviyal; Nehre ait; Nehirle ilişkili |
| Fluvial environment |
Nehirle ilişkili ortam; Nehir yatakları ve sellenme ortamı |
| Fluvioglacial deposit |
Buzulların erimesiyle oluşan sularla çökelerek birikmiş çökeller |
| Fly ash |
Uçucu kül |
| Flysch |
Fliş |
| Fodinichia |
Organizmaların besin ararken geriye bıraktıkları fosilleşmiş izler |
| Fog |
Sis |
| Fogging |
Sislendirme |
| Foid |
Foyid (feldispatoid terimin kısaltılmış hali) |
| Foidolite |
Foyidolit (feldispatoidlerin miktarı kayaçta %60’ı geçerse, kayaç “foyidolit” olarak adlandırılır) |
| Fold |
Kıvrım |
| Fold and thrust belt |
Kıvrım ve itki kuşağı |
| Fold angle |
Kıvrım açısı |
| Fold axis |
Kıvrım ekseni |
| Fold belt |
Kıvrım kuşağı |
| Fold limb |
Kıvrım kanadı |
| Fold nappe |
Kıvrım napı |
| Folding |
Kıvrımlanma |
| Foliation |
Foliasyon; Yapraklanma |
| Folk Limestone Classification |
Folk Kireçtaşı Sınıflaması |
| Fonglomerate |
Fonglomera |
| Food additives |
Gıda katkı maddeleri |
| Food chain |
Besin zinciri |
| Food web |
Besin ağı |
| Fool’s gold |
Ahmak altını; Pirit |
| Foot |
Ayak; Bir uzunluk birimi (A.B.D.’de 1866’dan beri kullanılan bir uzunluk birimi olup yard’ın 1/3’üne ve
metrenin tam olarak 1200/3937 (0.3048)’ine eşittir) |
| Footing depth |
Temel derinliği |
| Footing width |
Temel genişliği |
| Footing |
Temel |
| Footprint |
Ayak izi |
| Footwall |
Taban duvarı |
| Foram |
Foraminiferidler |
| Foramen |
Gözenek yada boşluk |
| Foraminiferida |
Foraminiferidler (bir protozoa ordosu) |
| Foramol |
Foramol (bryzoa, foraminiferid, kırmızı alg ve molüsklerin oluşturduğu birlik) |
| Forams |
Foraminiferidler |
| Forbesite |
Forbesit (sulu asidik nikel-kobalt-arsenat minerali) |
| Force |
Kuvvet |
| Forced |
Zorlanmış |
| Formula |
Formül; İlinti; Bağıntı |
| Foredeep |
Ön çukur |
| Foreland |
Ön bölge; Ön ülke |
| Forestry |
Ormancılık |
| Formanite |
Formanit (uranyum, zirkonyum, toryum, kalsiyum, tantal ve niyobyum ile bazı nadir toprak elementlerini
içeren bir oksit minerali) |
| Formation |
Formasyon |
| Forsterite |
Forsterit (Mg-olivin) |
| Fortsch Discontinuity |
Fortsch Süreksizliği (üst kıtasal kabuk içinde, 8-11 km derinlikte bulunan bir düzensiz sismik süreksizlik)
|
| Foshagite |
Foşajit (bazik sulu kalsiyum-silikat minerali) |
| Fossil |
Fosil |
| Fossil fuel |
Fosil yakıt |
| Fossil fuel plant |
Termik santral; Fosil yakıt santralı |
| Fossil ore |
Fosil cevher |
| Fossiliferous micrite |
Fosilli mikrit |
| Fossilization |
Fosilleşme |
| Fouling |
Denizel kirlilik |
| Foundation |
Temel |
| Foundation soil |
Temel zemini |
| Foundation coefficient |
Temel katsayısı |
| Fourchite |
Forçit/forşit (bir tür alkali lamprofir) |
| Fourmarierite |
Formariyerit |
| Fractal |
Fraktal; Benzer daha küçük elemanların oluşturduğu şekil |
| Fracture |
Çatlak; Kırık |
| Fracture frequency |
Çatlak sıklığı |
| Fracture mechanics |
Çatlak mekaniği |
| Fractured rock |
Çatlaklı kayaç; Çatlak kayaç |
| Fragmentation |
Ufalanma; Parçalanma |
| Free-air correction |
Serbest-hava düzeltmesi (bir P noktasında gözlenen gravite değerinden serbest-hava gravite düzeltmesi ve
eş-potansiyel elipsoidi üzerindeki normal gravite değerinin çıkartılması ile elde edilen miktar) |
| Friable |
Gevrek; Kırılgan |
| Friction |
Sürtünme |
| Fractional crystallization |
Fraksiyonel kristallenme; Kesirli kristallenme |
| Fractionation |
Bölümlenme; Kesirli hal alma; Farklılaşma |
| Fracture cleavage |
Çatlak dilinimi |
| Fracture frequency |
Çatlak sıklığı |
| Fracture initiation |
Çatlak başlangıcı |
| Fracture porosity |
Kırık porozitesi |
| Fracture spacing index |
Çatlak-aralık indeksi |
| Fracture spring |
Çatlak gözesi |
| Fragmental texture |
Kırıntılı doku |
| Framboid |
Framboyid |
| Framestone |
Çatıtaşı |
| Francolite |
Frankolit |
| Franconian |
Frankoniyen (K.Amerika Kroiksiyen serisi Kambriyen’inde bir kat) |
| Franklinite |
Franklinit (spinel grubunda bulunan bir mineral) |
| Frasian |
Fraziyen (geç Devaniyen Döneminde bir çağ) |
| Frasnian |
Frazniyen (geç Devoniyen Dönemi’nde bir çağ) |
| Free water level |
Serbest su yüksekliği |
| Freieslebenite |
Freyizlebenit (kurşun-gümüş-antimon-sülfit minerali) |
| Freirinite |
Freyirinit (sulu bazik sodyum-bakır-arsenat minerali) |
| Freon |
Freon; Yaygın olarak soğutucu gaz olarak kullanılan klorofluoro-karbon |
| Frequency |
Frekans; Sıklık |
| Freshwater bodies |
Tatlı su kaynakları |
| Friction |
Sürtünme |
| Friction angle |
Sürtünme açışı |
| Friction loss |
Sürtünme kaybı |
| Friction pile |
Sürtünmeli kazık |
| Frictional force |
Sürtünme kuvveti |
| Frictional prop |
Sürtünmeli direk |
| Friedelite |
Friedelit (sulu manganez-silikat-klorür minerali) |
| Frohbergite |
Frohberjit (demir-tellürit minerali) |
| Frondelite |
Frondelit (bazik manganez-demir-fosfat minerali) |
| Front (head) |
Cephe; Baş |
| Frost |
Don |
| Frost action |
Don etkisi |
| Frost depth |
Don(ma) derinliği |
| Frost heave |
Don kabarması |
| Frost index |
Donma indeksi |
| Frost resistance |
Dona karşı dayanım |
| Frost weathering |
Don ayrışması |
| Frustula |
Diyatomda bulunan silika çeperi |
| Fuel additives |
Yakıt katkıları |
| Fugacity |
Fügâsite (bir gazın genişleme veya kaçma eğiliminin bir ölçüsüdür) |
| Fumarole |
Fümarol; Tüten |
| Fumes |
Duman |
| Fumigant |
Gaz dezenfektan |
| Function |
İşlev; Fonksiyon |
| Functional |
İşlevsel; Fonksiyonel |
| Fungi |
Mantarlar |
| Furrow |
Karık; Kertik |
| Fusain |
Füzen; Kömür maseralı |
| Fusibility ore |
Füzibilite cevheri |
| Fusilinid |
Foraminiferidlerin daha iri üyesi olup Karbonifer ve Permiyen için indeks fosildir |
| Fusinite |
Füzinit; Kömür maseralı |
| Fusion |
Füzyon (bir katı maddenin ısı ile eritilmesi işlemi veya iki hafif atom çekirdeğinin birleştirilmesi) |
| Fuzzy |
Bulanık |
| Fuzzy-logic |
Bulanık mantık |
| Fuzzy set |
Bulanık küme/takım (sınıflar arası sınırın belirgin olmadığı veri sınıflaması) |
| G-layer |
G-tabakası (Yeryuvarı’nın katı iç çekirdeğine karşılık gelen sismik kuşak) |
| Gabbro |
Gabro |
| Gadolinite |
Gadolinit (berilyum-demir-yitriyum-silikat minerali) |
| Gageite |
Gajeyit/gageyit (sulu manganez-magnezyum-çinko-silikat minerali) |
| Gahnite |
Gahnit (spinel grubunda bir mineral) |
| Gainister |
İnce-daneli, arenitli bir kayaç olup bazı kömür seviyelerinin altında bulunur |
| Galapagos Rise |
Galapagos Yükseltisi |
| Galatea |
Neptün VI kod adlı uydu |
| Galaxite |
Galaksit (bir spinel minerali) |
| Galaxy |
Galaksi |
| Galena |
Galen/galenit (Pb-sülfit minerali) |
| Galenobismutite |
Galenabizmut (kurşun-bizmut-sülfit minerali) |
| Galilean Satellites |
Galile Uyduları (1610’da Galileo tarafından keşfedilen dört uydu |
| Gallery |
Galeri; Bir ucu kapalı tünel |
| Gallic |
Galik (Kretase Devri’nin orta dönemi) |
| Gamma radiation |
Gama radyasyonu; Gama ışıması |
| Gamma rays |
Gama ışınları |
| Gangue |
Gang |
| Ganomalite |
Ganomalit (kalsiyum-kurşun-silikat minerali) |
| Ganophyllite |
Ganofilit (sulu manganez-alüminyum-silikat minerali) |
| Ganymede |
Ganimed (Jüpiter III kod isimli uydu) |
| Gap |
Boşluk; Aralık; Gedik |
| Gap-graded soil |
Aralıklı derecelenmiş zemin |
| Garbage |
Çöp; Atık |
| Gardar Rifting |
Gardar Riftleşmesi |
| Garnet |
Granat |
| Garnierite |
Garniyerit (serpantin grubunda bir mineral) |
| Garronite |
Garonit (filispit grubuna ait bir zeolit minerali) |
| Gas cap |
(Doğal) Gaz takke kayacı |
| Gas chromatography |
Gaz kromatografisi |
| Gas coal |
Gaz kömürü |
| Gas pressure |
Gaz basıncı |
| Gas/oil ratio |
Gaz/yağ oranı |
| Gasconadian |
Gaskonadiyen; K.Amerika’da Kanada Serisi Ordovisyen’inde bir kat |
| Gas-liquid chromatography |
Gaz-sıvı kromatografisi |
| Gaspeite |
Gaspeyit |
| Gaspra |
Güneş sisteminde bulunan bir asteroid |
| Gas-solid chromatography |
Gaz-katı kromatografisi |
| Gastropoda |
Gastropodlar |
| Gateroad |
Taban yolu |
| Gauge (veya gage) |
Ölçme aleti; Kalibre; Demir yolu rayları arasındaki açıklık |
| Gaussian dristribution |
Gauss dağılımı |
| Gaylussite |
Gaylusit (sulu sodyum-kalsiyum-karbonat minerali) |
| Gayser |
Gayzer |
| Gayserite |
Gayzerit |
| Gearksutite |
Gearksutit (sulu alüminyum-florür minerali) |
| Gedinnian |
Gediniyen (Devoniyen Devri’nin en erken çağı) |
| Gedrite |
Gedrit |
| Gehlenite |
Gehlenit (melilit grubu bir mineral) |
| Geikielite |
Geyikielit (magnezyum-titanat minerali) |
| Gel |
Jel |
| Gem |
Süstaşı; Değerli taş |
| Gemology |
Gemoloji; Jemoloji; Süstaşı bilmi |
| Genal spine |
Jenal diken; Bazı trilobitlerde jenal açıyla bulunan sivri uçlu yapı |
| Genera (genusun çoğulu) |
Cinsler |
| General circulation model (GCM) |
Genel dolaşım modeli |
| General Geology |
Genel Jeoloji |
| General shear failure |
Genel kayma yenilmesi |
| Generally recognized as safe (GRAS) |
Genellikle emniyetli kabul edilen |
| Genotype |
Bir organizmanın sahip olduğu genetik nitelikler |
| Gentnerite |
Gentnerit (bakır-demir-krom-sülfit minerali) |
| Genus (çoğulu genera) |
Cins |
| Geoanticline |
Jeoantiklinal; Jeosenklinallere sediment sağlayan, belirgin olarak yükselmiş kara parçası |
| Geobarometre |
Jeobarometre |
| Geobotanical anomaly |
Jeobotanik anomali |
| Geobotanical exploration |
Biyojeokimyasal arama |
| Geochemical affinity |
Jeokimyasal alaka/ilgi |
| Geochemical anomaly |
Jeokimyasal anomali |
| Geochemical cycle |
Jeokimyasal döngü |
| Geochemical differentiation |
Jeokimyasal ayrımlaşma; Jeokimyasal farklılaşma |
| Geochemical soil survey |
Jeokimyasal toprak ölçümü |
| Geochemistry |
Jeokimya |
| Geochronology |
Jeokronoloji |
| Geocronite |
Jeokronit (kurşun-antimon-arsenik-sülfit minerali) |
| Geode |
Jeod |
| Geodesy |
Jeodezi |
| Geographic Information System (GIS) |
Coğrafik bilgi sistemi (CBS) |
| Geographos |
Jeografos; Güneş sisteminde bir asteroid |
| Geoid |
Jeoid (ortalama deniz seviyesine karşılık gelen yerçekimsel eş-potansiyel yüzeyi) |
| Geoisotherm |
Eş-yer ısı eğrisi; Yeryuvarının iç kesimlerinde aynı sıcaklıktaki noktaları birbirine bağlayan eğri |
| Geologic chronology |
Jeolojik kronoloji; Jeolojik olayların oluşum sırasına göre sıralanması |
| Geologic cross-section |
Jeolojik çapraz-kesit |
| Geologic hazards |
Jeolojik tehlikeler |
| Geologic map |
Jeolojik harita |
| Geologic map symbols |
Jeolojik harita sembolleri |
| Geologic time scale |
Jeolojik zaman ölçeği |
| Geologic time unit |
Jeolojik zaman birimi |
| Geological compass |
Jeolojik pusula |
| Geological map |
Jeolojik map |
| Geological section |
Jeolojik kesit |
| Geological strength index |
Jeolojik dayanım indeksi |
| Geologist/Earth scientist |
Jeolog; Yerbilimci |
| Geology |
Jeoloji; Yerbilim |
| Geomagnetic poles |
Jeomanyetik kutuplar |
| Geomagnetic reversal |
Jeomanyetik ters-dönme/terslenme |
| Geomagnetic |
Jeomanyetik |
| Geomagnetism |
Jeomanyetizm |
| Geomechanics |
Jeomekanik |
| Geomembrane |
Jeo-zar; Jeomembran |
| Geomorphology |
Jeomorfoloji |
| Geopetal structure |
Jeopetal yapı |
| Geophone |
Jeofon |
| Geophysic |
Jeofizik |
| Geophysical exploration |
Jeofiziksel arama |
| Geophysical method |
Jeofizik yöntem |
| Geophysical survey |
Jeofiziksel ölçüm |
| Geophysicist |
Jeofizikçi |
| Geophysics |
Jeofizik |
| Georgiadesite |
Jeorjiyadezit (kurşun-kloroarsenat minerali) |
| Geosphere |
Jeosfer; Yerküre |
| Geostatistics |
Jeoistatistik |
| Geosuture |
Jeosütür |
| Geosycline |
Jeosenklinal |
| Geotechnical |
Geoteknik |
| Geotechnical map |
Geoteknik harita |
| Geotechnical property |
Geoteknik özellik |
| Geotechnics |
Jeoteknik |
| Geotextile |
Jeotekstil; Jeodokuma |
| Geothermal |
Jeotermal |
| Geothermal brine |
Jeotermal salamura; Jeotermal tuzlu su |
| Geothermal energy |
Jeotermal enerji |
| Geothermal field |
Jeotermal saha |
| Geothermal gradient |
Jeotermal gradyan |
| Geothermal heat flow |
Jeotermal ısı akışı |
| Geothermometer |
Jeotermometre |
| Gerhardtite |
Gerhardit (bazik bakır-nitrat minerali) |
| Germanite |
Germanit (bakır-germanyum-galyum-demir-sülfit-arsenat minerali) |
| Germanotype orogenesis |
Germano-tip orojenez |
| Germen triassic |
Orta Avrupa’da bulunan, karasal yada sığ denizel triyas tabakaları |
| Gersdorffite |
Gersdorfit (nikel-arsenik-sülfit minerali) |
| Geyser |
Gayzer |
| Geyser basın |
Gayzer havzası |
| Geyserit |
Gayzerit/geyzerit (gayzer suları tarafından çökeltilen kayaç) |
| Giacobini-Zinner |
Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız |
| Gibbs free energy |
Gibbs serbest enerjisi |
| Gibbsite |
Gibsit (alüminyum-hidroksit minerali) |
| Giga |
Jiga (Mega’nın bin katı) |
| Gilbert |
Orta Pliosen’de terslenmiş polarite kronu |
| Gilbert-type delta |
Gilbert-tipi delta |
| Gilsonite |
Gilsonit (asfaltın bir türü) |
| Ginorite |
Ginorit (sulu kalsiyum-borat minerali) |
| Girdle |
Kemer |
| GIS |
Coğrafik Bilgi Sistemi |
| Gisbornian |
Gisborniyen (Avustralya orta Ordovisyen’inde bir kat) |
| Gismondite |
Gismondit (sulu kalsiyum-alüminosilikat minerali) |
| Givetian |
Givetiyen (orta Devoniyen Dönemi’nde bir kat) |
| Glacial canyon |
Buzul kanyonu |
| Glacial epoch |
Buzul dönemi |
| Glacial period |
Buzul devri |
| Glacial theory |
Buzul teorisi |
| Glacial till |
Buzul tili |
| Glaciation |
Buzullaşma |
| Glacier |
Buzul |
| Glacier mill |
Buzul içinde oluşmuş olan silindirik kuyu/oyuk; Buzul değirmeni |
| Gladite |
Gladit (kurşun-bakır-bizmut-sülfit minerali) |
| Glacial erosion |
Buzul erozyonu; Buzul aşındırması |
| Glass |
Cam |
| Glass sand |
Cam kumu |
| Glass shards |
Kırık cam parçaları; Keskin kenarlı ve düzensiz şekilli volkanik cam parçaları |
| Glauberite |
Globerit (sodyum-kalsiyum-sülfat minerali) |
| Glaucocerinite |
Glokoserinit (sulu bazik bakır-çinko-alüminyum-sülfat minerali) |
| Glaucochroite |
Glokokroyit (kalsiyum-manganez-silikat minerali) |
| Glaucodot |
Glokodot (kobalt-demir-sülfoarsenit minerali) |
| Glauconite |
Glokonit (mika grubunda bir mineral) |
| Glaucophane |
Glokofan (amfibol grubunda bir mineral) |
| Glaucophane-schist facies |
Glokofan-şist fasiyesi |
| Gleedonian |
Gledoniyen (Siluriyen’de bir kat) |
| Glide (veya gliding) |
Kayma |
| Glide direction |
Kayma doğrultusu |
| Glide plane |
Kayma düzlemi |
| Glimmerite |
Glimerit (hemen hemen tamamen koyu mikadan oluşan bir ultrabazik kor kayaç) |
| Global |
Kürsel |
| Global atmospheric research programme (GARP) |
Global atmosfer araştırması programı |
| Global environmental monitoring system (GEMS) |
Global çevre izleme sistemi |
| Global positioning system (GPS) |
Küresel konum-belirleme sistemi |
| Global projection |
Küresel projeksiyon; Küresel izdüşüm |
| Global tectonics |
Küresel tektonik |
| Globigerina ooze |
Globigerina çamuru |
| Glockerite |
Glokerit (sulu bazik demir (III)-sülfat minerali) |
| Glomerocrystal |
Glomerokristal |
| Glomerophyritic |
Glomerofirik |
| Glomeroporphyritic |
Glomeroporfiritik |
| Glossopteris flora |
Glossopteris florası |
| Gnathostomata |
1. Gerçek çene yapısına sahip omurgalıları içeren üst-sınıf; 2. Ekinoidlerin üst-ordosu |
| Gneiss |
Gnays (ileri-derece bölgesel metamorfizma sırasında oluşan bantlı, iri-kristalli kayaç) |
| Gneissic structure |
Gnays yapısı |
| Gneissose banding |
Gnaysöz bantlı-yapı oluşumu |
| Gneissosity |
Gnayslılık |
| Gnomonic projection |
Gnomonik projeksiyon |
| Goaf |
1. Atık malzeme; 2. Kömürün alındığı alan |
| Goethite |
Götit (sulu demir-oksit minerali) |
| Gold |
Altın |
| Goldschmidt rules |
Goldschmidt kuralları |
| Gomphotheriidae |
Mastodonların nesli tükenmiş bir familyası |
| Gondwana land |
Gondvana karası |
| Goniatite |
Goniatit (nispeten daha basit sütür çizgilerine sahip amonoid familyası) |
| Goniometer |
Gönyemetre; Açıölçer |
| Gonnardite |
Gonardit (zeolit grubunda bir mineral) |
| Goongardite |
Gongardit (kurşun-bizmut-sülfit minerali) |
| Gorceixite |
Gorseyiksit (sulu bazik baryum-alüminyum-fosfat minerali) |
| Gordo Plate |
Gordo Levhası |
| Gordonite |
Gordonit (sulu bazik magnezyum-alüminyum-fosfat minerali) |
| Gore |
Gor (Y. Zelanda’da Triyas’ın taban serisi) |
| Garnetfels |
Başlıca minerali granat olan boynuz taşı |
| Gorstian |
Gorstiyen (üst Siluriyen’de bir kat) |
| Goslarite |
Goslarit (sulu çinko-sülfat minerali) |
| Gossan |
Gossan; Demir şapka |
| Gothian Orogeny |
Gotiyen Orojenezi |
| Gothian |
Gotiyen (alt Proterozoik’te bir kat) |
| Goyazite |
Goyazit (sulu bazik stronsiyum-alüminyum-fosfat minerali) |
| GPS |
Küresel Konum-Belirleme Sistemi |
| Graben |
Graben |
| Gradation |
Boylanma |
| Grade |
Derece; Yer seviyesi |
| Graded |
Dereceli |
| Graded bedding |
Dereceli tabakalanma |
| Graded sediment |
Dereceli sediment |
| Gradient |
Gradyan; Degisim derecesi; Düşüm |
| Grading |
Derecelenme ; Tesviye |
| Graduated rod |
Mira; Dereceli/bölmeli çubuk/cetvel |
| Graftonite |
Graftonit (demir-manganez-kalsiyum-fosfat minerali) |
| Grahamite |
Grahamit (bir hidrokarbon minerali) |
| Grain |
Dane |
| Grain diameter |
Dane çapı |
| Grain shape |
Dane şekli |
| Grain size distribution |
Dane boyu dağılımı |
| Grain size distribution analysis |
Dane boyu dağılımı analizi |
| Grain-size distribution curve |
Dane boyu dağılım eğrisi |
| Granamite |
Granamit (bir tür asfaltit) |
| Grandite |
Grandit (granat grubunda bir mineral) |
| Granidoid |
Granitoyid (granitik bileşimde sokulum) |
| Granite |
Granit (asidik bileşimde derinlik kayacı) |
| Granite gneiss |
Granit gnays |
| Granite porphyry |
Granit porfiri |
| Granite tectonics |
Granit tektoniği |
| Granitic layer |
Granitik katman |
| Granitization |
Granitleşme |
| Granoblastic |
Granoblastik |
| Granodiorite |
Granodiyorit |
| Granophyre |
Granofir (granitik bileşime sahip ancak granofirik dokulu bir kayaç) |
| Granophyric |
Granofirik (mikrografik) |
| Granular |
Granüler; Daneli |
| Granule |
Boyu 2 ve 4 mm arasında olan dane veya partikül/parça |
| Granulite |
Granülit |
| Granulite facies |
Granülit fasiyesi |
| Granulometric analysis |
Elek analizi |
| Granulemetric curve |
Granülometri eğrisi |
| Granulometry |
Granülometri |
| Grapestone |
Salkım taşı |
| Graph |
Grafik |
| Graphic |
Grafik |
| Graphite |
Grafit |
| Graptolithina |
Graptolitinler (orta Kambriyen’den alt Karbonifer’e var olmuş olan, nesli tükenmiş, koloni halinde yaşıyan,
çubuk-benzeri graptolit sınıfı) |
| Graptoloidea |
Graptoloidler (alt Ordovisyen’den alt Devoniyen’e kadar var olan graptolit ordosu) |
| Grass |
Çimen |
| Gratonite |
Gratonit (kurşun-arsenik-sülfit minerali) |
| Gravel |
Çakıl |
| Gravimetre |
Gravimeter (belli bir noktada gravite değereini ölçmek yada bir nokta ile başka bir nokta arasındaki gravite
değerleri arasındaki farkı ölçmek için kullanılan bir araç) |
| Gravitation |
Gravitasyon |
| Gravitational acceleration |
Gravitasyonal ivme (g) |
| Gravitational constant |
Gravitasyonal sabit (G) |
| Gravitational differentiation |
(magmanın kristallenmesi sürecinde) Gravitasyonal farklılaşma |
| Gravitational equipotential |
Gravitasyonal eşpotansiyel (jeoid gibi eş gravitasyonal ivmeye sahip bir yüzey) |
| Gravitational field |
Gravitasyonal alan |
| Gravitational sliding |
Gravitasyonal yer-kayması |
| Gravitational tectogenesis |
Gravitasyonal tektojenez |
| Gravitational water |
Gravitasyonal su |
| Gravity |
Gravite;Yerçekimi |
| Gravity assist |
Gravite asitsi/yardımı |
| Gravity collapse structure |
Çekim çökmesi yapısı |
| Gravity dam |
Ağırlık barajı |
| Gravity fault |
Gravite fayı (normal fay) |
| Gravity flow |
Ağırlıksal akış |
| Gravity loading |
Yerçekimi yüklemesi |
| Gravity method |
Gravite yöntemi |
| Gravity separation |
Gravite separasyonu/ayırması |
| Gravity settling |
Gravite çökelmesi/tortusu |
| Gravity slide/sliding/gliding |
Yerçekimi kayması; Gravite kayması |
| Gravity survey |
Gravite ölçümü; Yerçekimi ölçümü |
| Gravity tectonics |
Gravite tektoniği (kayma tektoniği) |
| Gravity units |
Gravite birimleri (gal, mgal gibi) |
| Gravity wall |
Ağırlık istinat duvarı |
| Great Ice Age |
Büyük Buzul Çağı |
| Green |
Yeşil |
| Green belt |
Yeşil kuşak |
| Green mud |
Yeşil çamur |
| Greenalite |
Grenalit (klorit grubunda bir mineral) |
| Greenhouse effect |
Sera etkisi |
| Greenland spar |
Grönland spar |
| Greenockite |
Grenokit (kadmiyum-sülfit minerali) |
| Greenstone |
Yeşil kaya |
| Greenstone belt |
Yeşil kayaç kuşağı |
| Greisen |
Greyzen |
| Grenville Orogeny |
Grenville Orojenezi |
| Grenuillian Orogeny |
Grenuilliyen Orojenezi |
| Grey area |
Gri alan |
| Greywacke |
Grovak |
| Gridiron pattern |
Izgara modeli |
| Griesbachian |
Greysbakiyen (Skitiyen Dönemi’nin ilk katı) |
| Griffith-Murrel failure criterion |
Griffith-Murrel yenilme/kırılma kriteri |
| Griffith failure criterion |
Griffith yenilme/kırılma kriteri |
| Grigg-Skjellerup |
Güneş Sistemi’nde bir kuyruklu yıldız |
| Grinding |
Öğütme |
| Griphite |
Grifit (bazik sodyum-alüminyum-kalsiyum-demir-manganez-fosfat minerali) |
| Grisou (veya mine gas) |
Grizu; Maden gazı |
| Grit |
Kum ve çakıl gibi kaba daneler |
| Groin |
Sahil koruma seti |
| Gross floor area |
Binaların taban alanı toplamı |
| Gross weight |
Brüt ağırlık |
| Grossularite |
Grosülarit (granat grubunda bir mineral) |
| Grossuler |
Grosülar (granat grubunda bir mineral) |
| Ground |
Yer; Zemin |
| Ground arch |
Arazi kemeri |
| Ground control |
Arazi denetimi; Zemin denetimi |
| Ground cover |
Toprak örtüsü; Zemin örtüsü |
| Ground investigation |
Zemin incelemesi |
| Ground moraine |
Yer moreni |
| Ground reaction |
Arazi tepkisi; Arazi tepkimesi; Arazi reaksiyonu |
| Ground vibration |
Yer titreşimi |
| Groundmass |
Hamur |
| Groundwater |
Yeraltı suyu |
| Groundwater basin |
Yeraltı suyu havzası |
| Groundwater level |
Yeraltı suyu seviyesi |
| Groundwater pollution |
Yeraltı suyu kirliliği |
| Groundwater recharge |
Yeraltı suyu zenginleşmesi |
| Groundwater table |
Yeraltı su düzeyi |
| Group |
Grup |
| Grout |
Enjeksiyon |
| Grouting |
Enjeksiyon |
| Groutite |
Groutit (manganitin bir türü) |
| Growth curve |
Büyüme eğrisi |
| Growth fault |
Büyüme fayı |
| Growth theory |
Büyüme teorisi |
| Growth twinning |
Büyüme ikizlenmesi |
| Gruenlingite |
Gruenlinjit |
| Grunerite |
Grunerit (amfibol grubuna ait bir mineral) |
| Grus |
Grüs; Granit üzerinde gelişen saprolit |
| Guadalupian |
Guadalupiyen (K. Amerika üst Permiyen’in alt serisi) |
| Guanajuatite |
Guanajuatit (bizmut selenit minerali) |
| Guano |
Guano |
| Guildite |
Guildit (Cu-Fe-Al’un sulu bazik sülfatı) |
| Guitermanite |
Guitermanit |
| Gulf coast-type fault |
Körfez kıyısı-tipi fay |
| Gulf stream |
Körfez akıntısı |
| Gulfian |
Gulfiyen (K.Amerika üst Kretase’sinde bir seri) |
| Gummite |
Gumit (uranyum-kurşun-toryumun sulu oksiti) |
| Gunite |
Püskürtme sıva |
| Günz |
Günz |
| Günz/Mindel Interglacial |
Günz/Mindel Buzularası |
| Gutenberg Discontinuity |
Gutenberg Süreksizliği (Yeryuvarı mantosu ile çekirdeği arasında bulunan bir sismik hız süreksizliği) |
| Guyot |
Guyo (düz tepeli denizaltı dağı olup deniz yüzeyinden 1000-2000 m derinde bulunurlar) |
| Gypsic |
Jipsik; Jipsten oluşan |
| Gypsum plate |
Jips kaması; Jips plakası |
| Gypsum |
Jips; Alçı (taşı) |
| Gyre |
Girdap; Suyun dairemsi veya spiral hareketi |
| Gyroscope |
Jiroskop (yön tesis etmek ve yön teyit etmek için dönen bir kütle kullanan herhangi bir aygıt) |
| Gzelian |
Gizeliyen/Gzeliyen (K. Amerika Pensilvaniyen Devri’nde son dönem) |
| Habit |
Habitüs; Kristallerin genel şekilleri |
| Habitat |
Habitat; Yaşam ortamı |
| Hackmanite |
Hakmanit (sodalit ailesine ait bir mineral) |
| Hadean |
Hadeyan (Prekambriyen’in ilk sistemi) |
| Hadrosauridae |
Hadrozoridler |
| Hadrynian |
Handriniyen (Kanada Kalkan bölgesinin üst Proterozoiğinde bir kat) |
| Haidingerite |
Haidinjerit (sulu asit kalsiyum-arsenat) |
| Hale-Bopp |
Güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız |
| Half-life |
Yarılanma müddeti; Yarılanma ömrü; Yarılanma süresi |
| Half-plane |
Yarı-düzlem |
| Half-space |
Yarı-uzay |
| Halides |
Halitler |
| Halinity |
Halinite |
| Haliomma Vetustum |
Radyolaryaların kaydedin en eski türlerinden biri |
| Halite |
Halit |
| Halley |
Haley (Güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız) |
| Hallian |
Haliyen (K. Amerika batı sahili Pleistosen’in iki katından sonucu olanı) |
| Halloysite |
Haloysit (sulu bazik alüminyum silikat) |
| Halotrichite |
Halotrişit (demir ve alüminyumun sulu sülfatı) |
| Holotype (veya type specimen) |
Tip örnek; Belli bir türün adlandırılmasında ve tanıtılmasında kullanılan örnek |
| Hambergite |
Hamberjit (berilyum-borat minerali) |
| Hammarite |
Hamarit (kurşun-bakır-bizmut-sülfit minerali) |
| Hammer |
Çekiç |
| Hancockite |
Hankokit (epidot ile izomorf yapılı kompleks bir silikat minerali) |
| Hand auger |
El burgusu |
| Hand lens |
El merceği |
| Handling |
Ele alma; Yönetme; İşletme |
| Hand-operated |
El kumandalı |
| Hanging galcial valley |
Asılı buzul vadisi |
| Hanging valley |
Asılı vadi; Tabanı ana vadiye oranla oldukça yüksekte olan yan vadi |
| Hangingwall |
Tavan çeperi; Tavan kayacı |
| Hanksite |
Hanksit (sodyum-potasyum-sülfat-klorokarbonat minerali) |
| Hannayite |
Hanayit (sulu asit amonyum-magnezyum-fosfat minerali) |
| Hard layer |
Sert tabaka |
| Hard rock |
Sert kayaç |
| Harden |
Sertleştirmek; Sertleşmek |
| Hardness |
Sertlik |
| Hardystonite |
Hardisonit (kalsiyum-çinko-silikat minerali) |
| Harmonic fold |
Harmonik kıvrım; Uyumlu kıvrım |
| Harmonic function |
Uyumlu işlev |
| Harmotome |
Harmotom (zeolit grubunda bir mineral) |
| Harnagian |
Harnagiyen (Alt Karadok Ordovisyen’inde bir kat) |
| Harstigite |
Harstijit (berilyum-kalsiyum-silikat minerali) |
| Harzburgite |
Harzburjit (esas olarak olivin ve piroksenden oluşan bir peridotit) |
| Hastarian |
Hastariyen; Tournaiziyen Dönemi’nde bir kat |
| Hastingsite |
Hastingzit (amfibol grubunda bir mineral) |
| Hatchite |
Hatçit (kurşun-arsenik-sülfit minerali) |
| Hauerite |
Hoerit |
| Haul |
Taşıma; Nakliye |
| Haul road |
Nakliye yolu |
| Haulage |
Nakliyat |
| Hausmannite |
Hosmanit (manganez-tetraoksit minerali) |
| Hauterivian |
Hoteriviyen (Avrupa alt Kretase’sinde bir kat) |
| Haüyne |
Haüyn |
| Hawaiian activity |
Havai benzeri püskürme |
| Hawaiian-Emperor Chain |
Havai-İmparator (denizaltı volkan) Zinciri |
| Hawaiian-type eruption |
Havai-tipi püskürme |
| Hawaiite |
Havait |
| Hawker |
Havker (Avustralya Kambriyen’inde bir kat) |
| Hazard |
Tehlike; Riziko; Afet |
| Hazardous and noxious substances |
Tehlikeli ve zararlı maddeler |
| Hazardous areas |
Afet alanları; Tehlikeli alan |
| Hazardous wastes |
Afet kalıntıları; Tehlikeli atıklar |
| Head |
Basınç yüksekliği |
| Heading |
İlerleme galerisi |
| Headwater |
Su başı |
| Health |
Sağlık |
| Headward erosion |
Başa-doğru aşınma; Gerileyici aşınma; Nehirlerin yataklarını düzleştirmek için kaynağa doğru yaptıkları
aşındırma |
| Heat capacity |
Isı kapasitesi |
| Heat conductivity |
Isı iletkenliği |
| Heat content |
Isı içeriği |
| Heat flow |
Isı akışı |
| Heat island |
Isı adası |
| Heat-flow unit |
Isı-akışı birimi |
| Heave |
Kabarma; Yukarıya hareket; Yatay atım |
| Hemispherical projection |
Yarı-küresel izdüşüm |
| Heavy goods vehicle |
Ağır yük taşıtı |
| Heavy liquid |
Ağır sıvı |
| Heavy metal |
Ağır metal |
| Heavy mineral |
Ağır mineral |
| Heavy spar |
Ağır spar (barit kastedilir) |
| Heazelwoodite |
Heazelvodit (nikel-sülfit minerali) |
| Hectorite |
Hektorit (montmorilonit grubunda bir kil minerali) |
| Hedenbergite |
Hedenberjit (klinopirekson grubunda bir mineral) |
| Hedleyite |
Hedleyit (bizmut ve telluryumun doğal bir alaşımı) |
| Hedyphane |
Hedifan (kalsiyum-kurşunun-arsenat-klorür minerali) |
| Heldenbergian |
Heldenbergiyen (K.Amerika Devoniyen’inin taban serisi) |
| Helena |
Helena (Satürn XIII kod adlı uydu) |
| Helictite |
Heliktit (damlataşlarının bir şekli) |
| Helikian |
Helikiyen (Kanada Kalkan Bölgesi’nin orta Proterozoik’inde bir kat) |
| Heliophyllite |
Heliyofilit (kurşun-arsenik-oksiklorür minerali) |
| Helipora |
Önemli bir resif yapıcı oktokoral (oktamercan) türü |
| Hellandite |
Helandit (seryum grubu metalleri ve alüminyum, demir, manganez ve kalsiyum ile silikatdan oluşan bir
mineral) |
| Helvetian |
Helvetiyen (orta Miyosen’de bir çağ) |
| Helvite |
Helvit (Mn-Fe-Zn-Be-silikat-sülfit minerali) |
| Hemafibrite |
Hemafibrit (sulu bazik manganez-arsenat minerali) |
| Hematite |
Hematit (ferrik-oksit minerali) |
| Hematolite |
Hematolit (Al-Mg-Mn-bazik arsenat minerali) |
| Hematophanite |
Hematofanit (Pb-Fe-hidroksiklorür minerali) |
| Hemi- |
Yarı- |
| Hemichordata |
Hemikordatlar |
| Hemimorph |
Yarışekil |
| Hemimorphism |
Hemimorfizma |
| Hemimorphite |
Hemimorfit (bazik sulu Zn-silikat) |
| Hemipelagic sediment |
Hemipelajik sediment |
| Hemipelagite |
Hemipelajit (hemipelajik sediment) |
| Hemoseismal line |
Eşzaman deprem çizgisi (yeryüzüne eş zamanlarda gelen deprem dalgalarının varmış oldukları birbirine
bağlayan çizgiler) |
| Herangi |
Herangi (Y. Zelanda alt Jura’sında bir seri) |
| Herbicide |
Herbisid (bitki öldürücü kimyasal madde/ilâç) |
| Herbivore |
Otobur; Otçul |
| Hercynian Orogenesis |
Hersiniyen Orojenezi/Dağ oluşumu |
| Hercynian Orogeny |
Hersiniyen Orojenezi (özellikle Avrupa’da Karbonifer yaşlı orojenez ve ilişkili magmatik etkinlikler) |
| Hercynite |
Hersinit (spinel grubuna ait bir mineral) |
| Herderite |
Herderit (kalsiyum ve beriyumun fosfat ve florürü) |
| Heretaungan |
Heretongan (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat) |
| Hermatypic |
Hermatipik |
| Herringbone cross-bedding |
Balık-kılçığı çapraz-tabakalanması |
| Herringbone texture |
Balık-kılçığı dokusu |
| Hervyan |
Herivan; Avustralya Devoniyen’inde en üst kat |
| Hetaerolite |
Hetaerolit (çinko-manganez-oksit minerali) |
| Heterian |
Heteriyen (Y. Zelanda Jura Kavhiya serisinde bir kat) |
| Hetero- |
Hetero-; “-den farklı” anlamına gelen bir önek |
| Heterocorallia |
Mercanların sadece Avrupa ve Asya Karbonifer kayaçlarından bilinen küçük bir ordosu |
| Heterodont |
Heterodont (çift-kavkılıarda bulunan bir diş-yapısı) |
| Heterodonta |
Heterodontlar (pelesipod molüsklerine ait bir alt-sınıf) |
| Heterogeneous |
Heterojen; Türdeş olmayan |
| Heterogenite |
Heterojenit (kobalt oksihidroksit minerali) |
| Heteromorphite |
Heteromorfit (kurşun-antimon sülfit) |
| Heterosite |
Heterosit (demir ve manganez fosfat içeren bir mineral) |
| Heterosphere |
Heterosfer |
| Heterostraci |
Üst Kambriyen’den Devoniye’e kadar bulunan en yaşlı çenesiz, ağır-zırhlı, balık-benzeri canlılar |
| Heterotroph |
Heterotrof |
| Heterotrophic |
Heterotrofik |
| Hettangian |
Hetangiyen (Avrupa alt Jura’sında bir kat) |
| Heulandite |
Hölandit |
| Heuylandite |
Höylandit (sulu Ca-Na-Al-silikat) |
| Hewettite |
Hevetit (sulu kalsiyum vanadat minerali) |
| Hexacorallia |
Skleraktin mercanlar (taşsı mercanlar) için alternatif isim |
| Hexactinellida |
İlk, Kambriyen’de ortaya çıkmış olan bir grup sünger |
| Hexagonal |
Hegzagonal |
| Hexagonal system |
Hegzagonal sistem |
| Hexahedron |
Altiyüzlü; Hegzaeder |
| High pressure |
Yüksek basınç |
| Hexahydrite |
Hegzahidrit |
| Hexapoda |
Hegzapodlar (artropodların biri sınıfı; üç çift bacak ve iki çift kanada sahip böcekler) |
| Hiatus |
Hiyatüs; Sedimanter istifte zaman boşluğu |
| Hidrological cycle |
Hidrolojik döngü; Hidrolojik çevirim |
| Hidrology |
Hidroloji |
| Hieratite |
Hiyeratit (K-flüosilikat minerali) |
| High-angle fault |
Yüksek açılı fay |
| High energy scrubber |
Yüksek enerjili yıkayıcı |
| High plasticity |
yüksek plastisiteli |
| High pressure chamber |
Yüksek basınç odası/locası |
| Highest and best use |
En yüksek ve en iyi kullanım |
| Highest no effect level |
En yüksek etkisiz düzey |
| Highwall |
Yüksek şev; Üretim gevi |
| Hilgardite |
Hilgardit (kalsiyumun sulu borat ve klorürü) |
| Hillebrandite |
Hilebrandit (sulu kalsiyum-silikat minerali) |
| Himalayan Orogenic Belt |
Himalaya Orojenik Kuşağı |
| Himalia |
Himaliya |
| Hinge |
Eklem |
| Hinge line |
Eklem çizgisi |
| Hinged support |
Eklemli tahkimat; Eklemli destek |
| Hinsdalite |
Hinsdalit (bazik Pb-Sr-Al-sülfat-fosfat minerali) |
| Hinterland |
İç bölge; Arka bölge |
| Hirnantian |
Hirnantiyen; HirnansiyenÜst Aşgil Ordovisyen’inde bir kat |
| Hissingerite |
Hisinjerit (sulu ferrik silikat) |
| Histogram |
Histogram; Sıklık grafiği |
| Historic preservation |
Tarihi koruma |
| Histosols |
Histosollar (organik içerem toprak grubu) |
| Hoboken (veya Hengelo) |
Hoboken (Orta Devensiyen’de bir interstadial) |
| Hodgkinsonite |
Hodgkinsonit (sulu manganez-çinko-silikat) |
| Hoegbomite |
Högbomit (Mg-Al-Fe-Ti-oksit) |
| Hoernesite |
Hörnesit (sulu magnezyum arsenat) |
| Hohmannite |
Hohmanit (demirin sulu bazik sülfatı) |
| Holistic |
Holistik |
| Holkerian |
Holkeriyen; Vizeen Dönemi’nde bir kat |
| Hollandite |
Hollandit (baryum ve manganez manganat) |
| Holmquistite |
Holmkuistit (Fe-Mg-Li-Al’un alkali silikatı) |
| Holo- |
Holo-; “Tam, bütün, eksiksiz” anlamlarına gelen bir önek |
| Holocene |
Holosen (son 100 bin yılı kapsayan dönem) |
| Holocrystalline |
Holokristalin |
| Holohyline |
Holohilin |
| Hololeucocratic |
Hololökokratik |
| Holomictic |
Holomiktik |
| Holophyletic |
Holofletik |
| Holostei |
Deniz ve tatlı suda yaşıyan, bir çok fosil türü de içeren kılçıklı balık grubu |
| Holothuroidea |
Serbest yada bağlı yaşıyan, kurt-benzeri ekinoderm sınıfı |
| Holotype |
Holotip; Tip örnek; Taksonomlar tarafından isimlendirme ve tariflemede esas alınan bitki yada hayvan |
| Holsteinian |
Holsteiniyen; 0.3-0.25 My arasına karşılık gelen, K. Avrupa buzularası devri |
| Homalozoa |
Ekinodermlerin, ışınsal simetri belirtisi taşımayan, bir alt filumu |
| Homerian |
Homeriyen (orta Siluriyen’de bir kat) |
| Hominidae |
Hominidler; İnsanları ve halen mevcüt yakın akrabalarını kapsayan memeliler familyası |
| Homilite |
Homilit (kalsiyum-demir-magnezyum-borasilikat minerali) |
| Hominoidea |
Hominoidler (primat ordosunda üst familya olup insan, maymun ve şebek (gibbon) gibi türleri kapsar) |
| Homo- |
Homo-; “Benzer, aynı” anlamına gelen bir önek |
| Homoaxial |
Eş eksenli |
| Homodont |
Homodont (çift-kavkılılarda bulunan bir diş yapısı) |
| Homogeneity |
Homojenlik |
| Homogeneous |
Homojen; Türdeş |
| Homogeneous sill |
Homojen sil |
| Homogeneous stock |
Homojen stok |
| Homoiotherm |
Homoiyoterm |
| Homomorphic |
Benzer yapılı; Eşyapılı |
| Hooke’s Law |
Hooke Yasası |
| Hopeite |
Hopeit |
| Horizon |
Horizon; Ufuk; Seviye |
| Horizontal |
Yatay |
| Horizontal extent |
Yatap uzanım |
| Horizontal seismograph |
Yatay sismograf |
| Hornblende |
Hornblend (amfibol grubuna ait bir mineral) |
| Hornblende-hornfels facies |
Hornblend-hornfels fasiyesi |
| Hornblendite |
Hornblendit (çoğunlukla hornblendden oluşan bir metamorfik kayaç) |
| Hornfels |
Boynuztaşı |
| Hornfels facies |
Boynuztaşı fasiyesi; Hornfels fasiyesi |
| Horse |
But |
| Horseshoe dune |
At nalı kumul |
| Horsferdite |
Horsferdit (bakır-antimon alaşımından oluşan bir mineral) |
| Horst |
Horst |
| Hortonolite |
Hortonolit (olivin serisine ait bir mineral) |
| Host |
Ev sahibi |
| Host-rock |
Evsahibi-kayaç; Ana kayaç |
| Hottonite |
Hotonit (toryum-silikat) |
| House connection |
Bina bağlatısı |
| Howardite |
Hovardit (akondritik taşsı meteorit) |
| Howlite |
Hovlit (kalsiyum-bizmutun sulu silikatı) |
| Hoxnian |
Hoksniyen; Buzularası devir |
| HREE (heavy rare earth elements) |
Ağır nadir toprak elementler |
| Hudsonian Orogeny |
Hudsoniyen Orojenezi |
| Hugoniot |
Sismik hızlardan türetilen, Yeryuvarı içindeki yoğunluk ve basınç ilişkisi |
| Huhnerkobelite |
Hühnerkobelit (sodium-kalsiyum-demir ve manganezin fosfatı) |
| Hulsite |
Hülsit (demir-magnezyum-kalay-borat minerali) |
| Human ecology |
İnsan ekolojisi |
| Human settlement |
İnsan yerleşimi |
| Humboldtine |
Humboldtin (sulu demir-II-oksalattan oluşan bir mineral) |
| Humic acid |
Hümik asit |
| Humic coal |
Hümik kömür |
| Humidity |
Nem; Nemlilik |
| Humification |
Humuslaşma; Hümifikasyon |
| Humite |
Hümit (bir hümik kömür minerali) |
| Humus |
Humus |
| Huntite |
Hüntit (kalsiyum-magnezyum-karbonat minerali) |
| Hureaulite |
Huröulit (manganezin sulu asit fosfat minerali) |
| Huroian |
Hüroiyen (2475-2225 My arasına karşılık gelen, Proterozoik’te bir sistem) |
| Hurricane |
Kasırga; Bora |
| Hutchinsonite |
Hutçinsonit (Pb-Cu-Ag-As-sülfit minerali) |
| Hyacinth |
Hiyasint; Zirkonun saydam kırmızı veya kahverengimsi çeşidi |
| Hyakutake |
Hiyakütak; Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız |
| Hyaline |
Hiyalin; Cam-benzeri; Yar-şeffaf veya saydam |
| Hyalite |
Hiyalit (opalin renksiz bir çeşidi) |
| Hyalobasalt |
Hiyalobazalt |
| Hyaloclastic |
Hiyaloklastik |
| Hyalophane |
Hiyalofan (baryum-alüminyum silikat) |
| Hyalopilitic |
Hiyalopilitik |
| Hyalospangea |
Kambriyen’de ilk olarak ortaya çıkmış olan bir grup sünger |
| Hyalotekite |
Hiyalotekit |
| Hybrid |
Melez; Magmanın yükselme sırasında başka magmalarla karışması yada yantaşları özümsemesi sonucu oluşan melez
magma |
| Hydration |
Hidrasyon; Su alma |
| Hydraulic conductivity |
Hidrolik iletkenlik |
| Hydraulic fracturing |
Hidrolik çatlatma |
| Hydraulic gradient |
Hidrolik eğim; Hidrolik gradyan |
| Hydraulic jack |
Hidrolik kriko |
| Hydraulic prop |
Hidrolik direk |
| Hydraulogic cycle |
Hidrolojik döngü |
| Hydraulogic study |
Hidrolojik çalışma |
| Hydrobasaluminite |
Hidrobazalaluminit |
| Hydrobios |
Sudaki biyolojik ortam |
| Hydrobiotite |
Hidrobiyotit |
| Hydroboraxite ([CaMgB6O11•6H2O]) |
Hidroboraksit |
| Hydroboracite ([CaMgB6O11•6H2O]) |
Hidroborasit |
| Hydrocalumite |
Hidrokalümit |
| Hydrocarbon |
Hidrokarbon |
| Hydrocerussite |
Hidroserüzit |
| Hydrochemistry |
Hidrokimya |
| Hydroclast |
Hidroklast |
| Hydrogen sulfide |
Hidrojen sülfit |
| Hydrogen-ion concentration |
Hidrojen-iyon derişimi/konsantrasyonu |
| Hydrogeochemistry |
Hidrojeokimya |
| Hydrogeologic map |
Hidrojeolojik harita |
| Hydrogeology |
Hidrojeoloji |
| Hydrographic survey |
Hidrografik araştırma; Hidrografik ölçüm |
| Hydrohalite |
Hidrohalit |
| Hydrohetaerolite |
Hidrohetarolit |
| Hydrolic head |
Hidrolik baş |
| Hydrologic cycle |
Hidrolojik döngü; Hidrolojik çevirim |
| Hydrologic modelling |
Hidrolojik modelleme |
| Hydrologic simulation |
Hidrolojik similasyon |
| Hydrologic study |
Hidrolojik inceleme |
| Hydrolysis |
Hidroliz |
| Hydromagmatophile elements |
Hidromagmatofil elementler |
| Hydromagnesite |
Hidromagnezit |
| Hydrometer |
Hidrometre |
| Hydrometer analyses |
Hidrometre (ıslak) analizi |
| Hydrometer method |
Hidrometre yöntemi |
| Hydromuscovite |
Hidromuskovit |
| Hydroscopic water |
Hidroskopik su |
| Hydrosphere |
Hidrosfer; Su küre |
| Hydrostatic |
Hidrostatik |
| Hydrostatic level |
Hidrostatik seviye; Hidrostatik düzey |
| Hydrostatic pressure |
Hidrostatik basınç |
| Hydrostatic stress |
Hidrostatik stres; Hidrostatik gerilme |
| Hydrotakite |
Hidrotakit |
| Hydrothermal |
Hidrotermal; Sıcak su |
| Hydrothermal activity |
Hidrotermal aktivite; Hidrotermal etkinlik; Sıcak su etkinliği |
| Hydrothermal alteration |
Hidrotermal alterasyon; Hidrotermal ayrışma; Hidrotermal bozuşma |
| Hydrothermal deposit |
Hidrotermal yatak |
| Hydrothermal mineral |
Hidrotermal mineral |
| Hydrothermal stage |
(Magmada) Hidrotermal safha |
| Hydrothermal synthesis |
Hidrotermal sentez |
| Hydrothermal vent |
Hidrotermal baca |
| Hydrotroilite |
Hidrotroilit |
| Hydrotungstite |
Hidrotungstat |
| Hydroxides |
Hidroksitler |
| Hydroxyapatite |
Hidroksiapatit |
| Hydroxylherderite |
Hidroksilerderit |
| Hydrozinkite |
Hidrozinkit (çinkonun bazik karbonatı) |
| Hydrozoa |
Hidrozolar (cnidaria grubu içinde, çoğunlukla denizel, çok hücreli organizma sınıfı) |
| Hylonomus Lyelli |
Bilinen en yaşlı sürüngen |
| Hyolithida |
Molüsk filumu içinde, piramit şekilli ordo |
| Hypayssal |
Hipoabisal; Yeryuvarı yüzeyine yakın sığ derinliklerde kristallenen orta-kristalli sokulum kayacına ait |
| Hyper- |
Hiper-; “Ötesinde, üzerinde, normalden daha büyük” anlamına gelen önek |
| Hyperion |
Hiperiyon; Satürn VII kod isimli uydu |
| Hypersolvus granite |
Hipersolvus granit |
| Hypersolvus syenite |
Hipersolvus siyenit |
| Hypersthene |
Hipersten (ortopiroksen grubu bir mineral) |
| Hyperstereoscopy |
Hiperstereoskopi (genellikle bakış hattında düşey ölçeğin, bakış hattına dik yöne oranla abartıldığı
stereoskopik görüntü/ görüntüleme) |
| Hypidimorphic fabric |
Hipidiyomorfik doku |
| Hypidiotopic fabric |
Hipidiyotopik doku |
| Hypo- |
Hipo-; “Altında, -normalden daha az” anlamına gelen önek |
| Hypocenter |
Deprem odağı; Odak; İç merkez; Hiposentr |
| Hypocrystalline |
Hipokristalin |
| Hypogene |
Hipojen; Yeryuvarı’nın iç kısımlarından gelen yada kaynaklanan |
| Hypogene ore |
Yeryuvarı’nın iç kısımlarından gelen çözeltiler tarafından oluşturulan cevher |
| Hypogene water |
Hipojen su |
| Hypolimnion |
Hipolimniyon |
| Hypostomal suture |
Hipostomal sütür (bir tür sefalik sütür) |
| Hypothermal |
Hipotermal |
| Hypothesis |
Varsayım; Hipotez |
| Hypothesis of convection currents |
Konveksiyon akıntıları teorisi |
| Hypsilophodontidae |
Hipsilofodontidler (üst Triyas’tan üst Kretase’ye kadar val olan iki ayaklı, ornitişiyen (ornithischian)
dinozorl familyası) |
| Hypsography |
Hipsografi (kara yüzeylerindeki yüksekliklerin belli bir referans yüzeye (genellikle bir jeoid) göre
tanımlanması) |
| Hypsometer |
Hipsometre (Yeryuvarı yüzeyindeki noktaların yüksekliklerini (rakım) deniz seviyesine göre elde etmede
kullanılan bir aygıt) |
| Hypsometry |
Hipsometri (Yeryuvarı yüzeyindeki yüksekliklerin (rakım) jeoide göre herhangi bir metodla belirlenmesi) |
| Hysteresis loop |
Histeriz Lupu |
| I- wave |
İ-dalgası |
| -ian |
-iyen (kat ismi üretmek için tip yerlerine eklenen bir son ek) |
| Ianthinite |
İyantinit |
| Iapetus |
Satürn VIII kod isimli uydu |
| Iapetus Ocean |
İyapetüs Okyanusu |
| Iberomesornis |
Erken Kretase yaşlı ve iyi bilinen (çalışılmış olan) bir kuş türü |
| Icarus |
Güneş sisteminde bir asteroid |
| Ice |
Buz |
| Ice age |
Buzul çağı |
| Ice cap |
Buz kepi; Buz takkesi; 50000 km2’den daha geniş alan kaplayan buz kütlesi |
| Ice carapace |
Buz kepi; Buz kepi; Buz takkesi; 50000 km2’den daha geniş alan kaplayan buz kütlesi |
| Ice crystal |
Buz kristali |
| Ice mantle |
Bu mantosu; Buz örtüsü |
| Ice shed |
Birbirine ters doğrultularda hareket eden buzulları ayıran sınır |
| Ice sheet |
Buz örtüsü |
| Ice/icing pressure |
Buz basıncı |
| Icefall |
Buz çağlayanı |
| Ice-house period |
Buz-evi periyodu; Buzulların kapsam olarak maksimuma ulaştığı devir |
| Iceland spar |
İzlanda sparı |
| Ichnoclast |
İknoklast |
| Ichnofacies |
İknofasiyes |
| Ichnofossil |
İknofosil |
| Ichnology |
İknoloji (fosil-iz bilim) |
| Ichnotaxonomy |
İknotaksonomi |
| Ichthyosauria |
İktiyozorlar (balık-kertenkele olarak bilinen sürüngen takımı) |
| Icnofabric |
İknodoku |
| ICP |
İndüktif Eşleşmiş Plazma |
| Ida |
Güneş sisteminde bir asteroid (No |
| Idamean |
İdameyan (Avustralya üst Kambriyen’inde bir kat) |
| Iddings classification |
İddings Sınıflaması |
| Iddingsite |
İdingzit (silikat karışımı bir mineral) |
| Identical |
Özdeş; Aynı |
| Idioblastic |
İdiyoblastik |
| Idiomorph |
Öz şekil; İdeal şekil |
| Idiomorphic |
Öz şekilli; İdiyomorfik |
| Idiomorphic fabric |
İdiyomorfik doku |
| Idiotopic fabric |
İdiyotopik doku; Çoğu kristallerin öz şekilli olduğu, kristalin sedimanter kayaç dokusu |
| Idocrase |
İdokraz; Vesüviyanit |
| Idrialite |
İdriyalit (kristalin hidrokarbon içeren bir mineral) |
| IDRISI |
Bir uzaktan algılama ve görüntü işleme programı. |
| Idwian |
İdviyen (alt Siluriyen’de bir kat) |
| Igneous |
Kor |
| Igneous rock |
Kor kayaç |
| Ignimbrite |
İgnimbrit |
| Iguanodontidae |
İguanodontidler (iki-ayaklı ornitişiyen (ornithischian) dinozor familyası) |
| Ijolite |
İjolit (ultraalkali bir plütonik kor kayaç) |
| Ilesite |
İlesit (sulu manganez-çinko-demir-sülfat minerali) |
| Illinoian |
İlinoiyen; K. Amerika’da dört buzul devrinden üçüncüsü |
| Illite |
İlit (hidromuskovit) |
| Illuminator |
İlüminatör |
| Illuviation |
İlüviasyon |
| Ilmenite |
İlmenit (demir-titanyum-oksit minerali) |
| Ilsemannite |
İlsemanit (sulu Mo-oksit veya sülfat minerali) |
| Ilvaite |
İlvait (Ca-Fe-hidrosilikat) |
| Image |
Görüntü |
| Image data |
Görüntü verisi |
| Imaging |
İmaj-oluşturma; Görüntü oluşturma |
| Imbrian |
İmbriyen; 3850-3800 My arasına karşılık gelen Arkeen devri |
| Imbricate structure |
İstif yapısı; Bimik yapısı |
| Imerinite |
İmerinit (Na-Mg-Fe’in bazik hidrosilikatı) |
| Imhoff tank |
İmhof tankı |
| Imission |
Dış kaynaklı kirlilik |
| Immediate settlement |
Ani oturma |
| Immersion |
Dalma; Daldırma; Batırma |
| Immersion oil |
İmersiyon yağı |
| Immerson objective method |
İmersiyon objektif methodu |
| Impact |
Darbe; Vuruş |
| Impact energy |
Darbe enerjisi |
| Impact load |
Darbe yükü |
| Impact resistance |
Darbe direnci |
| Impact strength index |
Darbe dayanımı indeksi |
| Impactite |
İmpaktit; Çarpmataşı; Çarpımtaşı |
| Impactor |
Darbe ölçer |
| Impairment |
Bozulma |
| Impedance |
Empedans; Zahiri direnç |
| Impermeability |
Geçirimsizlik |
| Impermeable |
Geçirimsiz |
| Impervious |
Geçirmeyen |
| Impervious rock |
Geçirimsiz kayaç |
| Impinger |
Darbe ölçer |
| Implementation plan |
Uygulama planı |
| Implicit |
Örtük; Kapalı şekilde |
| Impound |
Su toplama |
| Impregnation |
Empregnasyon; Dölleme; Döllenme; Bir sıvı fazın gözenekli bir katı fazın daneleri arasına sızması ile oluşan
doku |
| Improved land |
İmarlı alan |
| Impsonite |
İmpsonit (asfaltik pirobitüm) |
| Inarticulata |
Eklemsizler |
| Inarticulate brachiopods |
Alt Kambriyen’den günümüze kadar var olmuş olan bir brakiyopod sınıfı |
| Incendivity |
Tutuşma derecesi |
| Inceptisols |
İnceptistisol; Bir toprak ordosu |
| Inch |
Uzunluk birimi (1 yard’ın 1/36’sına eşit olan bir uzunluk birimi. 1 inch tam olarak 1 metre’nin 1/39.37’ina
eşittir) |
| Incident agle |
Gelme açısı |
| Incineration |
Atık yakımı |
| Incised meander |
Kesik menderes |
| Inclination |
Eğim |
| Inclined |
Eğik; Eğimli, Meğilli |
| Inclined drilling |
Eğimli sondaj |
| Inclined extinction |
Eğik sönme |
| Inclined fold |
Eğik kıvrım |
| Inclined seam |
Eğimli (kömür) damarı |
| Inclined shaft |
Eğimli kuyu; Eğimli şaft |
| Inclined strata |
Eğik katman; Eğik tabaka |
| Inclinometer |
Eğim ölçer; İnklinometre |
| Inclusion |
Kapanım; Enklüzyon; İnklüzyon |
| Incompatibility |
Uyumsuzluk; Bağdaşmazlık |
| Incompetent |
Dayanımsız |
| Incompetent rock |
Dayanımsız kayaç |
| Incongruent dissolution |
İnkongruent çözünme; Uyumsuz çözünme; Ahenksiz çözünme |
| Incongruent melting |
İnkongruent erime; Uyumsuz erime; Ahenksi erime |
| Inderborite |
İnderborit (sulu kalsiyum-magnezyum-borat minerali) |
| Inderite |
İnderit (sulu magnezyum içeren bir evaporit minerali) |
| Index |
İndeks; İndis |
| Index ellipsoid |
İndeks elipsoyidi |
| Index fossil |
İndeks fosil |
| Index liquid |
İndeks sıvısı |
| Index mineral |
İndeks mineral |
| Index of refraction |
Kırılma indisi |
| Index species |
İndeks tür |
| Indialite |
İndiyalit (magnezyum-alüminyum-silkat minerali) |
| Indian Ocean |
Hint Okyanusu |
| Indianaite |
İndiyanait (haloysitin bir türü) |
| Indicator species |
Belirteç türler; İndeks türler |
| Indicator |
Gösterge; İndeks |
| Indicator |
Kılâvuz; İndikatör |
| Indicatrix |
İndikatriks; Belirteç yüzey |
| Indicolite |
İndikolit |
| Individual footing |
Tekil temel |
| Indo-Australian Plate |
Hint-Avustralya Levhası |
| Indoors allergens |
Ev içi alerji yapıcılar |
| Induced |
Zorlamalı |
| Induction |
Tümevarım |
| Inductively-coupled plasma emission spectrometry |
İndüktif-eşli plazma emisyon spektrometresi |
| Inductor |
İndüktör |
| Industrial area |
Sanayi alanı |
| Industrial diamond |
Endüstriyel elmas |
| Industrial mineral |
Endüstriyel mineral |
| Industrial raw material |
Endüstriyel hammadde |
| Industrial sewage |
Endüstriyel atık su |
| Industrial waste |
Endüstriyel artık |
| Inelastic |
Elastik olmayan |
| Inequigranular texture |
Eş dane boylu olmayan-danesel doku |
| Inert gas |
Sabit gaz; Tepkime yapmayan gaz |
| Inert organic matter |
Sabit organik madde |
| Inertia |
Eylemsizlik; Atalet |
| Inertia force |
Eylemsiz kuvvet |
| Inertinite |
İnertinit |
| Inesite |
İnesit (sulu bazik kalsiyum-manganez-silikat minerali) |
| Inference |
Çıkarım |
| Infill development |
Dolgu yapılanma |
| Infiltration |
Sızma; Sızıntı |
| Infinite slope |
Sonsuz şev |
| Infinitesimal |
Sonsuz küçük |
| Inflammable |
Tutuşabilir; Alev alabilir |
| Influence factor |
Etki (tesir) faktörü |
| Infrared radiation |
İnfrared ışıma; Kızılötesi ışıma |
| Infrared remote sensing |
İnfrared uzaktan algılama; Kızıl-ötesi uzaktan algılama |
| Infusorial earth |
Başlıca diyatom içeren toprak |
| Ingrown meander |
Batık menders; Gömülü menderes |
| Inhibitor |
Engelleyici |
| Inhomogeneity |
İnhomojenlik |
| Initial dip |
Başlangıç dalımı |
| Initial magmatic phase |
Başlangıç magmatik faz |
| Initial stress |
Başlangıç gerilmesi |
| Initial strontium ratio |
Başlangıç stronsiyum oranı |
| Injection |
Enjeksiyon |
| Injection metamorphism |
Enjeksiyon metamorfizması |
| Inland ice |
Kıta içinde bulunan buzul örtüsü |
| Inland sea |
İç deniz |
| Inland waters |
İç sular |
| Inlets |
Bir kıyı şeridinde içe girme |
| Inlier |
İç mostra; Astar |
| Inner planet |
İç gezegen |
| Innercore |
İç çekirdek |
| Innermost isoseismal |
En-iç eş-deprem eğrisi |
| Inosilicate |
İnosilikat |
| Input |
Girdi |
| Inrush |
Anı boşalma |
| Insecta |
İnsektler (böcekleri içeren arthropod sınıfı) |
| Inset terraces |
İç-içe taraçalar |
| Inside diameter |
İç çap |
| In-situ |
Yerinde |
| In-situ test |
Arazi deneyi; Yerinde deney |
| Insoluable |
Erimez; Çözülmez |
| Instability |
Duraysızlık |
| Installlation |
Kurma; Yerleştirme; Tesis |
| Instantaneous |
Anlık; Enstantane |
| Instantaneous rupture |
Ani kopma; Ani kırılma |
| Instrument |
Enstrüman; Alet; Aygıt |
| Instrumentation |
Alet yerleştirme; Aletlendirme |
| Intact |
Sağlam; Bozulmamış |
| Intact rock |
Sağlam kaya; Dokunulmamış kayaç |
| Intake pressure |
Giriş basıncı |
| Integer |
Tamsayı |
| Integral equation |
İntegral eşitliği |
| Integrated pest management |
Birleşik zararlı-organizma denetimi |
| Intense |
Yoğun; Kesif |
| Intensity |
Şiddet |
| Intensity scale |
Şiddet ölçeği |
| Interambulacrum |
Ambulakr arası |
| Interbedded |
Ara katmanlı; Ara tabakalı |
| Intercalation |
Arakatkı; Arakatman; Arakesme |
| Interceptor sewer |
Toplama kanalı |
| Interchangeable |
Birbirinin yerine kullanılabilir |
| Interface |
Arayüzey; Ayırma yüzeyi |
| Interfolding |
Girik kıvrımlanma; Birlikte kıvrımlanma |
| Interference |
Girişim; İnterferans |
| Interference colors |
Girişim renkleri |
| Interference color chart |
Girişim renk grafiği |
| Interference figure |
Girişim şekli |
| Interglacial |
Buzularası |
| Interglacial epoch |
Buzularası dönem |
| Interglacial period |
Buzularası devir |
| Intergranular texture |
İntergranüler doku; Daneler-arası doku |
| Interlocking |
Kenetlenme; Kilitlenme |
| Intermediate depth of focus |
300 km’ye varan derinlikteki deprem odağı |
| Intermediate |
Ortanca; Ara; Ortaç |
| Intermediate rock |
Ortaç (nötür) kayaç |
| Internal |
İçsel; İç |
| Internal combustion engine |
İçten yanmalı motor |
| Internal friction angle |
İçsel sürtünme açışı |
| Internal mould |
İç kalıp; İçsel kalıp |
| Internal pressure |
İç basınç; İçsel basınç |
| Internal reflection |
İçsel yansıma |
| Internal standart |
İç(sel) standart |
| Internalized waste |
İçselleşmiş atık |
| Interpenetrant twin |
Girik ikiz |
| Interpolation |
İçdeğer biçim; Enterpolasyon |
| Interpretation |
Yorum; Yorumlama |
| Intersection |
Arakesit; Kavşak; Kesişme; (Jeodezide) Önden kestirme |
| Intersertal texture |
Entersertal doku |
| Interstade |
İnterstad; Bir buzul devri içinde kısa süreli (buzularasından daha kısa) ılık bir iklim süreci |
| Intertidal zone |
Gelgit-arası kuşak |
| Interval zone |
Arakesim zonu |
| Intervallum |
İntervalum; Duvarlar-arası |
| Intraclast |
İntraklast |
| Intracratonic |
Kraton-içi; İntrakratonik |
| Intradelta |
Delta-içi |
| Intramicrite |
İntramikrit |
| Intrasparite |
İntrasparit |
| Intratelluric |
İntratellürik |
| Intratelluric stage |
Entratellürik evre |
| Intrinsic |
İçsel varolan |
| Intrinsic permeability |
İçsel geçirgenlik |
| Intrusion |
İntrüzyon; Sokulum; Giriş; Girme |
| Intrusive |
İntrüsif; Sokulum yapan |
| Intrusive pholite |
İntrüsif folit; Sokulum foliti |
| Intrusive rocks |
Sokulum kayaçları; İntrüsif kayaçlar |
| Intrusive sheet |
Sokulum tabakası |
| Invariant |
Değişmez; Değişimsiz |
| Inverse |
Ters |
| Inversion |
İnversiyon; Çevrilme |
| Invert section |
Esneme hattı |
| Invert strut |
Taban iksası |
| Invert |
(Tünel) Taban kemeri |
| Invertebrate |
Omurgasızlar |
| Inverted limb |
Ters dönmüş kanat; Katmanları ters dönmüş (kıvrım) kanadı |
| Investigation |
Araştırma; İnceleme |
| Involution |
Sarma; İki seviyenin beraber kıvrılması |
| Inyoite |
İnyoit (sulu kalsiyum-borat minerali) |
| Io |
Jüpiter I kod isimli uydu |
| Iodargyrite |
İyotarjirit (gümüş iyodür minerali) |
| Iodine |
İyot |
| Iodobromite |
İyotbromit (gümüş bromür-klorür-iyodür minerali) |
| Ion |
İyon |
| Ion-exchange |
İyon değişmesi; İyon-değişim |
| Ionic bond |
İyonik bağ |
| Ionic charge |
İyonik yük |
| Ionic potential |
İyonik potansiyel |
| Ionic radius |
İyonik yarıçap |
| Ionic substitution |
İyonik yer-değiştirme |
| Ionization |
İyonlaşma |
| Ionization potential |
İyonizasyon potansiyeli; İyonlaşma potansiyeli |
| Ionosphere |
İyonosfer; İyon-küre |
| Iridium anomaly |
İridiyum anomalisi |
| Iron |
Demir |
| Iron bacteria |
Demir bakterileri |
| Iron formation |
Demir formasyonu |
| Iron glance |
Demir parıltısı |
| Iron hat |
Demir şapka |
| Iron meteorite |
Demir(-tipi) meteorit |
| Iron mica |
Demir mika |
| Ironstone |
Demirtaşı |
| Irregular |
Düzensiz |
| Irregular echinoids |
Düzensiz ekinoidler |
| Irregulares |
Alt, Orta, Üst Kambriyen kayaçlarında bulunan, çoğunlukla bireysel, nadiren de koloni halinde bulunan
omurgasız hayvan sınıfı |
| Irreversible |
Geri dönüşümsüz |
| Irritant |
Tahriş edici |
| Ishikawaite |
İşikavayit (esas olarak U-Fe-nadir toprak elementi ve kolumbiyum-oksit içeren bir mineral) |
| Ishkyldite |
İşkildit |
| Island arc |
Ada yayı |
| Iso- |
İzo-; “Eşit, eş” anlamında bir önek |
| Isobar |
Eş basınç eğrisi; İzobar |
| Isobath |
İzobat |
| Isochron |
İzokron; Eş yaş eğrisi |
| Isoclasite |
İzoklazit (bazik sulu kalsiyum-fosfat minerali) |
| Isoclinal fold |
İzoklinal kıvrım |
| Isograd |
İzograd |
| Isogyre |
İzojir |
| Isohyet |
İzohit |
| Isolated |
Yalıtılmış |
| Isolated footing |
Tekil temel |
| Isolation |
Yalıtım |
| Isometric |
İzometrik |
| Isomorph |
Eş yapı |
| Isomorphic |
Eşyapılı; İzomorfik |
| Isomorphous |
İzomorf; Eş yapılı |
| Isomorphous series |
İzomorf seri; Eş yapılı seri |
| Isopach |
İzopak; Eş kalınlık |
| Isopach map |
İzopak harita; Eş kalınlık haritası |
| Isopleth |
İzoplet (belli bir miktarın (yükseklik, konsantrasyon veya basınç gibi) uzunluğu boyunca sabit olduğu bir
hat veya çizgi) |
| Isopochous line |
İzopak eğri |
| Isopycnic |
İzopiknik (yoğunluğun uzunluğu boyunca sabit olduğu bir hat veya çizgi) |
| Isoseismal line |
Eş sismik (şiddet) eğrisi |
| Isoseismal map |
İzosizmal harita; Eş sismik (şiddet) haritası |
| Isostasy |
İzostazi |
| Isostructural |
İzostrüktürel; Eş yapılı |
| Isotherm |
İzoterm; Eş sıcaklık |
| Isotope |
İzotop |
| Isotope dilution |
İzotop seyreltme |
| Isotope fractionation |
İzotop farklılaşması; İzotop fraksiyonlaşması |
| Isotope geochemistry |
İzotop jeokimyası |
| Isotope hydrology |
İzotop hidrolojisi |
| Isotope tracer |
İzotop iz-sürücüsü |
| Isotropic |
Eşyönlü; İzotropik |
| Isotopic dating |
İzotop(ik) yaş tayini |
| Isotropic indicatrix |
İzotropik indikatriks |
| Isotropy |
İzotropi |
| Isotype |
İzotip; Eş tip |
| Isotypic |
İzotipik; Eş-tipik |
| Isuan |
İzuyan (yaklaşık 3875 My’dan 3525 My’a kadar uzanan alt Arkeen sistemi) |
| Itabirite |
İtabirit (BDF için Brezilya’da kullanılan bir ad) |
| Iteration |
Yineleme; Tekrarlama; İterasyon |
| Iterative evolution |
İteratif evrim |
| Iterative solution |
Yinelemeli çözüm |
| Itocolumite |
İtokolumit (mikalı kumtaşı veya şistoz kuvarsit) |
| IUGS Classification |
IUGS Sınıflaması |
| Ivorian |
İvoriyen (Tournaisiyen’de bir kat) |
| J-type lead |
J-tipi kurşun |
| J-wave |
J-dalgası |
| Jack |
Kriko |
| Jacob’s staff |
Jacop çubuğu |
| Jacobsite |
Jakobsit/yakobsit (Mn-magnetit minerali) |
| Jacupirangite |
Jakupiranjit (ijolit serisine ait bir ultramafik kayaç) |
| Jade |
Yeşimtaşı; Jadeitin değerli bir türü |
| Jadeite |
Klinopiroksen grubuna ait mineral |
| Jadeitite |
Jadeitit (esas olarak jadeitten oluşan bir metamorfik kayaç) |
| Jamesonite |
Jamsonit |
| Janjukian |
Janjüken; GD Avustralya Tersiyer’inde bir kat |
| Janus |
Satürn X kod isimli uydu |
| Japan Trench |
Japon Hendeği |
| Japan-type margin |
Japon-tipi kenar |
| Jaramillo |
Jaramilo (Matuyama terslenmiş kronu içinde, 0.98-1.05 My’a karşılık gelen, normal polarite alt kronu) |
| Jarosite |
Jarosit (alünit grubuna ait bir mineral) |
| Jaspagate |
Jaspakik (jasperin genellikle baskın bulunduğu akik) |
| Jasper |
Jasper (bir kalsedon çeşidi) |
| Jaspillite |
Jaspilit (hematitle arakatmanlı olarak oluşmuş jasper) |
| Java Trench |
Java Hendeği |
| Jeffersonite |
Jefersonit (kalsiyum-manganez-demir-silikat minerali) |
| Jeremejevite |
Jeremejevit (alüminyum borat minerali) |
| Jet |
Oltu taşı; Siyah kehribar |
| Jet |
Püskurtücü meme |
| Jet cutting |
Basınçlı suyla kazı/kesme |
| Jetting |
Basınçlı su uygulaması |
| Jetty |
Dalga kıran |
| Jig |
Jig; İçerisinde kömürün yıkandığı veya cevherin su ile konsantre hale geldiği, titreşerek çalışan bir makine
|
| Joaquinite |
Joakunit (Na-Ba-Ce-Fe-Ti-Nb’un bazik silikatı) |
| Johannian |
Johaniyen (GD Avustralya alt Tersiyer’inde bir kat) |
| Johannite |
Yohanit |
| Johannsen’s Classification |
Johannsen Sınıflaması |
| Johannsenite |
Yohansenit (bir klinopiroksen minerali) |
| Johnstrupite |
Jonstrupit (Ca-Na-Ce-Ti-Zr-silikat) |
| Joint |
Çatlak; Eklem |
| Joint frequency |
Eklem sıklığı; Çatlak sıklığı |
| Joint roughness coefficient |
Eklem pürüzlülüğü katsayısı |
| Joint set |
Çatlak takımı; Eklem takımı |
| Joint spacing |
Çatlak aralığı; Eklem aralığı |
| Joint system |
Çatlak sistemi; Eklem sistemi |
| Jointed |
Eklemli; Çatlaklı |
| Jordanite |
Yordanit (kurşun-arsenat-sülfit minerali) |
| Joseite |
Yöseit (kükürt ve selenyum içeren bizmut tellürür minerali) |
| Josephinite |
Yösefinit (demir ve nikel alaşımından oluşan bir mineral) |
| Jotnian |
Jotniyen; 1600-650 My aralığına karşılık gelen Orta-Üst Proterozoiğinde bir kat |
| Jotnian Orogeny |
Jotniyen Orojenezi |
| Jovian |
Joviyen; Jupiter benzeri veya Jupitere ait |
| Jovian planet |
Joviyen gezegen; Dış gezegen |
| Jovian satelites |
Joviyen uydular; Jüpiter’e ait uydular |
| Juan de Fuca Plate |
Juan de Fuka Levhası (Huan de Fuka Plakası) |
| Julienite |
Jülyenit (sulu sodium-kobalt-thiosyanat minerali) |
| Juliet |
Jülyet |
| Junction |
Kavşak; Yol ayrımı |
| Junk |
Hurda |
| Juno |
Juno (veya Huno; Güneş sisteminde bulunan bir asteroid; No |
| Jupiter |
Jüpiter |
| Jurassic |
Jura |
| Jurupaite |
Jurupayit (sulu kalsiyum-magnezyum-silikat minerali) |
| Juvavic |
Juvavik (Geç Triyas’ta bir çağ) |
| Juvenile |
Jüvenil; Genç; İşlenmemiş |
| Juvenile (magmatic) gases |
Jüvenil (magmatik) gazlar |
| Juvenile water |
Jüvenil su; Genç su |
| Juvenile rift |
Jüvenil rift; Genç rift |
| Juvite |
Jüvit (bir tür nefelin siyenit) |
| Juxtapose |
Yan yana koymak/gelmek; Sıralamak |
| K electron |
K elektronu; K-yörüngesi elektronu |
| K-wave |
K-dalgası |
| Kaena |
Kaena (2.87±0.03 My’a karşılık gelen, Gauss normal polarite kronu içinde terslenmiş polarite alt kronu) |
| Kaersutite |
Kaersütit (alkali amfibollerin bir üyesi) |
| Kaiatan |
Kayiatan (Y. Zelanda alt Tersiyer’inde bir kat) |
| Kainite |
Kayinit (sulu magnezyum-sülfat ve potasyum-klorür minerali) |
| Kainosite |
Kayinozit |
| Kainozoic |
Senozoyik |
| Kaliborite |
Kaliborit (potasyum ve magnezyumun asit sulu boratı) |
| Kalibraj |
Plaserlerde, aynı yoğunluk ve şekildeki fazların boyutlarına göre sıralanması |
| Kalicinite |
Kalisinit |
| Kalimnan |
Kalimnan (GD Avustralya üst Tersiyer’inde bir kat) |
| Kalinite |
Kalinit (potasyum ve alüminyumun sulu sülfatı) |
| Kaliophilite |
Kaliyofilit (K-zengini bir feldispatoid minerali) |
| Kalkowskite |
Kalkovskit (demir ve titanyum-oksit minerali) |
| Kalsilite |
Kalsilit (bir feldispatoid minerali) |
| Kamacite |
Kamasit (nikel ve demir alaşımı) |
| Kame |
Kame; |
| Kandit |
Kandit (alofan’ın diğer ismi) |
| Kansan I ve II |
K. Amerika’da dört buzul devrinden ikincisi |
| Kaolin |
Kaolin; Çin kili |
| Kaolinite |
Kaolinit |
| Kaolinitization |
Kaolinleşme; Kaolinitizasyon |
| Kapitean |
Kapiteyan (Y. Zelanda üst Tersiyer’inde bir kat) |
| K-Ar Method |
K-Ar Metodu |
| Karat |
Ayar |
| Karatau |
Karato |
| Karatavian |
Karataviyen (yaklaşık 1000-700 My arasına karşılık gelen üst Proterozoik’te bir kat) |
| Karelian Orogeny |
Kareliyen Orojeni |
| Karst |
Karst |
| Karst breccia |
Karst breşi |
| Karst landscape |
Karst (içeren) yeryüzeyi |
| Karst phenomenon |
Karst olayı; Karst fenomeni |
| Karst pit |
Karst çukuru |
| Karst plain |
Karst düzlüğü |
| Karst region |
Karst bölgesi |
| Karst valley |
Karst vadisi |
| Karstic |
Karstik |
| Karstik aquifer |
Karstik akifer |
| Kashirskian |
Kaşirskiyen (Moskoviyen Dönemi’nde bir kat) |
| Kasimovian |
Kasimoviyen (Pensilvaniyen Devri’nde bir dönem olup 303-295.1 My aralığına karşılık gelmektedir) |
| Kasolite |
Kazolit (sulu kurşun-uranyum-silikat minerali) |
| Kassiterit |
Kasiterit |
| Katamorphism |
Katamorfizma |
| Katatectic layer |
Katatektik katman |
| Katazone |
Katazon |
| Katmaian-type eruption |
Katmai-tipi püskürme |
| Katophorite |
Katoforit |
| Kawhia |
Kavhiya (Y. Zelanda Jura’sında bir seri) |
| Kazanian |
Kazaniyen (Geç Permiyen’de bir çağ) |
| Kb |
Kilobar |
| K-bentonite |
K-bentonit |
| Keewatinian |
Kevatiniyen (Y. Zelanda üst Arkeen’inde bir kat) |
| Keilorian |
Keyiloriyen (SE Avustralya alt Siluriyen’inde bir kat) |
| Kelly |
Keli |
| Kelvin |
Kelvin |
| Kelvin Scale |
Kelvin Ölçeği |
| Kelyphitic border |
Kelifitik sınır |
| Kelyphitic rim |
Kelifitik çeper |
| Kelyphitic texture |
Kelifitik doku |
| Kemererite |
Kemererit (Cr-Mg-Al-hidroksisilikat minerali) |
| Kempite |
Kempit (manganez-oksiklorür minerali) |
| Kenoran Orogeny |
Kenoran Orojenezi |
| Kentallenite |
Kentalenit (bir tür mezokrat monzonit) |
| Kentrolite |
Kentrolit (kurşun-manganez-silikat minerali) |
| Kenyte |
Kenit (mafik bir fenolit çeşidi) |
| Keratophyre |
Keratofir (albit veya oligoklazı ana bileşen olarak içeren ince-kristalli bir kor kayaç) |
| Kerf |
Yarık |
| Kermesite |
Kermezit (antimon-oksisülfit minerali) |
| Kern |
Çekirdek |
| Kernite |
Kernit |
| Kerogen |
Kerojen |
| Kerogen Shale |
Kerojen şeyl |
| Kersantite |
Kersantit |
| Ketilidian Orogeny |
Ketilidiyen Orojeni |
| Keweenawan |
Kevenavan (Y. Zelanda üst Proterozoiğinde bir kat) |
| Key bed |
Anahtar tabaka |
| Key block |
Anahtar blok |
| Key fossil |
Anahtar fosil |
| Keying |
Anahtarlama |
| Keying effect |
Anahtarlama etkisi |
| K-feldspar |
K-feldispat |
| Kibalian Orogeny |
Kibaliyen Orojeni |
| Kidney ore |
Böbrek cevheri |
| Kidney stone |
Böbrek taşı |
| Kieselguhr |
Kizelgur |
| Kieserite |
Kizerit (sulu magnezyum sülfat minerali) |
| Kilogram |
Kilogram (SI sisteminde ağırlık birimi) |
| Kimberella quadrata |
Avustralya ve Rusya’dan bilinen, Prekambriyen yaşlı, molüsk benzeri bir fosil |
| Kimberlite |
Kimberlit (potasyumlu ultrabazik kor kayaç) |
| Kimmeridgian |
Kimeridciyen (Avrupa üst Jura’sında bir kat) |
| Kimmeridgian Orogeny |
Kimeridciyen Orojenezi |
| Kimzeyite |
Kimzeyit (granat grubuna ait bir mineral) |
| Kinderhookian |
Kinderhokiyen (K. Amerika Misisipiyen’inin taban serisi) |
| Kinderscoutian |
Kinderskotiyen (Başkiriyen Dönemi’nde bir kat) |
| Kinetic metamorphism |
Kinetik metamorfizma |
| Kingdom |
Alem |
| Kink band |
Kink destesi; Kink bandı |
| Kinzigite |
Kinzijit (esas olarak granat ve olivinden oluşan iri-kristalli bir metamorfik kayaç) |
| Kirovite |
Kirovit (demir ve magnezyumun sulu sülfat minerali) |
| Kirwanite |
Kirvanit (bir tür antrasit) |
| Klaprothite |
Klaprotit (bakır bizmut sülfit minerali) |
| Klazminskian |
Klazminskiyen (Gzeliyen Dönemi’nde bir kat) |
| Klebelsbergite |
Klebelsberjit (bazik antimon sülfat minerali) |
| Kleinite |
Kleyinit (civa ve amonyumun bazik oksit-sülfat-klorürü) |
| Klippe |
Klip; Deniz veya gölden sivrilip yüzeye çıkan kaya veya bir nap veya bir bindirme fayı örtüsünün
erozyonundan oluşan tektonik bir mostra |
| Klockmannite |
Klokmanit (bakır selenit minerali) |
| Knebelite |
Knebelit (Fe-Mn-silikattan oluşan bir silikat minerali) |
| Knoll |
Okyanusal tabandan yükselen, denizaltı dağından daha küçük, yuvarlatılmış şekle sahip su-altı yükseltisi
|
| Kobaltin |
Kobaltit |
| Koenenite |
Könenit (bazik magnezyum-alüminyum-klorür minerali) |
| Koettigite |
Kötijit (sulu çinko arsenat) |
| Kohoutek |
Güneş sisteminde bir kuyruklu yıldız |
| Koktaite |
Koktayit (sulu amonyum-kalsiyum-sülfat içeren bir mineral) |
| Kolbectite |
Kolbektit (sulu Be-Al-Ca-silikat ve fosfat içeren bir mineral) |
| Kolumnar |
Kolonsu |
| Komatite |
Komatit (Mg-olivince zengin volkanik kayaç) |
| Koninckite |
Koninkit (sulu demir (III)-fosfat içeren bir mineral) |
| Koppite |
Kopit (seryum-demir-potasyum içeren bir piroklor türü) |
| Kornelite |
Kornelit (sulu demir (III) sülfattan oluşan bir mineral) |
| Kornerupine |
Kornerüpin (Mg-Fe-Al-borosilikat minerali) |
| Kotoite |
Kotoyit (magnezyum borat minerali) |
| Krausite |
Krozit (sulu potasyum-demir-sülfattan oluşan bir mineral) |
| Kremersite |
Kremerzit (sulu potasyum-amonyum-demir klorür minerali) |
| Krennerite |
Krennerit (altın tellürür minerali) |
| Krevskinskian |
Krevskinskiyen (Kasimoviyen Dönemi’nde bir kat) |
| Kribergite |
Kriberjit (sulu bazik alüminyum fosfat ve sülfat minerali) |
| Krizopraz (Ni-içeren kalsedon türü) |
Krizopraz |
| Krotovina |
Organik veya mineral malzeme ile doldurulmuş organizma oyuğu |
| Kuehneosaurus latus |
Geç Triyas’ta çok bol olarak bulunan, ilk uçan kertenkele |
| Kuiper Belt |
Kuiper Kuşağı |
| Kukersite |
Kukerzit (alg kalıntılarınca-zengin bir organik sedimanter kayaç) |
| Kula Plate |
Kula Levhası |
| Kungurian |
Kuguriyen; Erken Permiyen’de bir kat |
| Kunzite |
Künzit (spodümen’in pembe renkli bir çeşidi) |
| Kuril Trench |
Kuril Çukuru; Kuril Hendeği |
| Kurnakovite |
Kurnakovit (sulu magnezyum borat minerali) |
| Kuroko-type deposit |
Kuroko-tipi cevher yatağı |
| Kurtosis |
Kurtoz; Dağılım eğrisinde sivrilik (piklilik) |
| Kutnahorite |
Kutnahorit (Ca-Mn-Mg-Fe-karbonat minerali) |
| Kutorginida |
Brakiyopodların bikonveks, kalkerli kavkılı, her iki kavkıda kardinal alan bulunan bir ordosu |
| Kyanite |
Kiyanit; Disten |
| Label |
Etiket |
| Laboratory |
Laboratuvar |
| Laboratory test chamber |
Labaratuar deneme odası |
| Laboratory test |
Laboratuar deneyi |
| laboratory equipment |
Laboratuvar donanımı |
| Laccolith |
Lakolit (uyumlu, mercek yapılı plüton) |
| Lacustrine environment |
Göl ortamı; Gölsel ortam |
| Lacustrine |
Gölsel |
| Laer |
Laer; En düşük emisyonlama hızı |
| Lag |
Gecikme |
| Lag fault |
Gecikme fayı |
| Lagging |
Kamalama |
| Lagoon |
Lagün |
| Lagoonal environment |
Lagün ortamı |
| Lamellar |
Lamelli; Yapraklı |
| Lames constant |
Lame sabiti |
| Laminar flow |
Laminar akım; Tabakalı akım |
| Laminated |
İnce tabakalı; Laminalı |
| Lamination |
İnce tabakalılık; Laminasyon |
| Laminer flow |
Laminalı akma; Yaygı akması |
| Lamprophyre |
Lamprofir |
| Land breeze |
Karadan esen rüzgâr |
| Land management |
Toprak yönetimi |
| Land reclamation |
Toprak ıslahı |
| Land subsidence |
Toprak çökmesi |
| Land use |
Toprak kullanımı |
| Land use map |
Toprak kullanım haritası |
| Land use plan |
Toprak kullanım planı |
| Land use survey |
Toprak kullanımı araştırması |
| Landfill |
Atık gömme |
| Landing |
Topraklama; Arazileştirme; Uçakların inmesi |
| Landscaping |
Peyzaj düzenlemesi |
| Landslide |
Toprak kayması; Heyelan |
| Lapies (veya clints) |
Oluklu taş; Özellikle kireçtaşlarının yağmur sularınca eritilmesi sonucu oluşan çukur yüzeylere sahip kayaç
|
| Laplace equation |
Laplas eşitliği (sıfıra eşit ikinci dereceden kısmi diferansiyel denklem) |
| Lapse rate |
Sapma oranı |
| Large-ion lithophile |
Büyük iyonlu litofil elementler |
| Late |
Geç |
| Late orogenic magmatic phase |
Geç orojenik magmatik faz |
| Lateral |
Yanal |
| Lateral erosion |
Yanal aşınma; Yanal erozyon |
| Lateral extent |
Yanal uzanım; Yanal kapsam |
| Lateral moraine |
Yanal moren |
| Lateral pressure |
Yanal basınç |
| Lateral secretion |
Yanal salgı; Yanal salgılama |
| Lateral stress |
Yanal stres; Yanal gerilme |
| Laterally loaded pile |
Yanal yüklenmiş kazık |
| Laterite |
Laterit; Kırmızı kil |
| Latitude |
Enlem |
| Lattice |
Kafes; Örgü |
| Lattice energy |
Kafes enerjisi |
| Lattice gliding |
Kafes kayması |
| Lava |
Lâv |
| Law of constancy of interfacial angles |
Yüzeyler arası açı sabitliği yasası/kuralı |
| Law of cross-cutting relationship |
Çapraz-kesme ilişki yasası/kuralı |
| Layer |
Tabaka; Seviye; Katman |
| Layout |
Plan |
| Leachate |
Kirletici sızıntı |
| Leaching field |
Sızdırma alanı |
| Leaching |
(Kimyasal) yıkanma; Sızdırma |
| Lead |
Kurşun |
| Lead arsenate |
Kurşun arsenat |
| Lead-lead dating |
Kurşun-kurşun yaş tayini |
| Leakage |
Sızıntı |
| Lee side |
Kuytu taraf; Kumulun rüzgâr almayan tarafı; Kumulun hakim rüzgâr yönünde olmayan yüzeyi |
| Left wall |
Sol duvar |
| Lenitic |
Lenitik; Kendi kendine temizlenen, hızlı akan su |
| Lentic |
Lentik; Kirliliğe maruz durgun su |
| Lethal dose |
Öldürücü doz |
| Leucocratic rocks |
Açık renkli kayaçlar; Major kayaç-yapıcı mineral olarak kuvars, feldispat ve müskovit içeren özellikle
asidik kayaçlar |
| Level |
Düzey; Seviye; (Jeodezide) Düzeç |
| Levelling/leveling |
Nivelman; Düzeçleme |
| Liassic |
Lias |
| Lichen |
Liken; Kayaç ve ağaçlarda kükürt dioksit kirlenmesi sonucu oluşan su yosunu ve mantar karışımı bir yapı |
| Life cycle |
Yaşam döngüsü |
| Life expectancy |
Ortalama yaşam umudu |
| Life span |
Yaşam uzaması; Yaşam süresi |
| Life zones |
Yaşam zonları; Yaşam bölgeleri |
| Light detection |
Işık saptama |
| Light rail transport |
Hafif raylı sistem |
| Ligne |
Artık kullanılmayan Fransız uzunluk birimi (Bir fransız foot’unun 1/144’ine eşittir. Metrenin yaklaşık
1/443.296’sine eşittir) |
| Lignite |
Linyit; Kahverengi kömür; Esmer kömür |
| Limb |
Kanat |
| Lime |
Kireç |
| Lime boundstone |
Kireç-bağlamtaşı |
| Lime grainstone |
Kireç-danetaşı |
| Lime mud |
Kireç çamuru |
| Lime mudstone |
Kireç-çamurtaşı |
| Lime packstone |
Kireç-istiftaşı |
| Lime stabilization |
Kireçle stabilizasyon |
| Lime wackestone |
Kireç-vaketaşı |
| Limestone |
Kireçtaşı |
| Limit equilibrium |
Denge sınırı |
| Limit pressure |
Sınır (limit) basınç |
| Limit values |
Sınır değerleri |
| Limnology |
Limnoloji; Gölbilim |
| Limonite |
Limonit |
| Line load |
Çizgisel yük |
| Line of flexure |
Büklüm çizgisi |
| Line of intersection |
Kesişme çizgisi |
| Line of seepage |
Sızma çizgisi |
| Line source |
Doğrusal kirletici kaynak |
| Line survey |
Hat etüdü; Hat ölçümü |
| Lineage-zone |
Evrimleşme zonu; Filozon; Gelişim/gelişme zonu |
| Lineament |
Çizgisellik |
| Linear |
Doğrusal |
| Linear shrinkage |
Lineer büzülme (rötre) |
| Lineation |
Lineasyon; Çizgisellik |
| Lining |
Kaplama |
| Liquation |
Birbirine karışmayan iki sıvının bir çözelti veya eriyikte ayrılması işlemi; Eritip ayırma |
| Liquefaction |
Sıvılaşma |
| Liquefied natural gas |
Sıvılaştırılmış doğal gaz |
| Liquefied petroleum gas |
Sıvılaştırılmış petrol gazı |
| Liquid |
Sıvı; Akan |
| Liquid limit |
Likit limit |
| Liquidity index |
Sıvılık indeksi |
| Listric fault |
Listrik fay |
| Listric surface |
Küreme yüzeyi |
| Listvenite |
Listvenit |
| Lithofacies |
Litofasiyes; Kayaç fasiyesi |
| Lithographic |
Litografik |
| Lithosphere |
Litosfer |
| Lithostratigraphic unit |
Litostratigrafik birim |
| Littoral |
Kıyısal |
| Littoral drift |
Kıyı sürüklenmesi |
| Littoral environment |
Kıyısal ortam; Kıyı ortamı |
| Littoral zone |
Kıyı bölgesi |
| Litosphere |
Litosfer; Taşküre |
| Litter |
Süprüntü; Döküntü; Çerçöp yığıntısı |
| Little ice age |
Küçük buz çağı |
| Live load |
Canlı yük |
| Livestock exclusion zone |
Hayvanlara yasak bölge |
| Load |
Yük |
| Load-settlement curve |
Yük- oturma eğrisi |
| Load cell |
Yük hücresi |
| Load on top system |
Üstüne doldurma sistemi |
| Load test |
Yükleme deneyi |
| Loading cycle |
Yükleme çevrimi |
| Loading path |
Yükleme yolu |
| Loading rate |
Yükleme hız |
| Loam |
Balçık; Kiremit toprağı; Demir oksiti bolca içeren toprak yada çamur |
| Local |
Yerel |
| Local shear failure |
Yerel kayma yenilmesi; Lokal makaslama yenilmesi |
| Localized |
Yerelleşmiş; Lokalize olmuş |
| Lode (veya vein) |
Cevher damarı (damarla yakın eş-anlamlı bir terim); Filon-kuşe (katman-damar) |
| Loess |
Lös |
| Log |
Log (kuyu, sondaj logu) |
| Logging |
Loglama; Kaydetme |
| Long range transport |
Uzak menzilli taşımacılık |
| Longitudinal |
Boyuna; Uzunlamasına |
| Longitudinal dispersion |
Boyuna dağılım |
| Longitudinal fault |
Boyuna fay; Uzunlamasına fay |
| Longitudinal inclination |
Boylam açınımı |
| Longitudinal joint |
Boyuna eklem; Lonjitüdinal eklem |
| Longitudinal-type coast |
Boyuna-tip kıyı |
| Longitudinal waves |
Boyuna dalgalar |
| Longshore bar |
Kıyıboyu bar |
| Long-term stability |
Uzun süreli duraylılık |
| Longwall |
Uzunayak |
| Loose |
Gevşek |
| Loosened rock |
Gevşetilmiş kaya; Gevşek kaya |
| Loosening |
Gevşeme |
| Loosewall |
Pasa şevi; Döküm şevi; Döküm yığını şevi |
| Loran |
Long range navigation |
| Loss |
Kayıp |
| Low-angle fault |
Düşük açılı fay |
| Low-aspect-ratio ignimbrite |
Düşük en-boy oranlı ignimbrit |
| Low-grade |
Düşük-derece |
| Low-level waste |
Düşük radyoaktif -düzey-atığı |
| Low-potasyum tholeiite |
Düşük-potasyumlu toleit |
| Low pressure |
Düşük basınç |
| Low-quartz |
Düşük-kuvars; Alçak-kuvars |
| Low-velocity zone |
Düşük hız zonu |
| Low-volatile bitumious coal |
Düşük-uçuşkanlı bitümlü kömür |
| Low water |
Düşük (seviyeli) su |
| Lower |
Alt |
| Lower block |
Alt blok |
| Lower bound |
Altsınır |
| Lower Carboniferous |
Alt Karbonifer |
| Lower core |
İç çekirdek |
| Lower mantle |
Alt manto |
| Lowering groundwater |
Yeraltı suyunun düşürülmesi |
| Lubricant |
Yağlayıcı; Kaydırıcı |
| Lump |
Parça |
| Lydit |
Kömür tozu ile boyanmış jasp |
| Lysimeter |
Lizimetre |
| Lysis |
Liziz; Hücrelerin yıkımı yada tahribi |
| Maar |
Maar |
| MAC |
Maksimum kullanılabilecek konsantrasyon |
| Maceral |
Maseral |
| Macroclimatology |
Makroklimatoloji |
| Macroconsumers |
Makro tüketiciler |
| Macronutrients |
Makro besinler |
| MAD |
Maksimum kullanılabilecek doz |
| Magma |
Magma |
| Magma chamber |
Magma odası |
| Magmatic differenciation |
Magmatik farklılaşma |
| Magmatic ore deposit |
Magmatik cevher yatağı |
| Magmatic phase |
Magmatik faz |
| Magmatic rocks |
Magmatik kayaçlar |
| Magmatic water |
Magmatik su |
| Magnesite |
Magnezit (Mg-karbonat minerali) |
| Magnetic separation |
Manyetik ayırma |
| Magnetite |
Manyetit; Magnetit |
| Magnitude |
Büyüklük |
| Mohorovicic discontinuity |
Moho süreksizliği |
| Main |
Ana; Major; Temel; Esas; Büyük |
| Main gallery |
Ana galeri |
| Main level |
Ana kat; Ana seviye |
| Main sewer |
Ana kanal |
| Main sequence |
Ana sekans (parlaklık spekrum diyagramında bir bant olup, yıldızların büyük bölümünü kaysamaktadır) |
| Main sequence star |
Ana sekans yıldızı (Hertzsprung-Russel diyagramında, ana sekans diye adlandırılan bant-şekilli bölge içinde
yer alan herhangi bir yıldız) |
| Maintenance |
Bakım |
| Major air pollutants |
Başlıca hava kirleticileri; Ana hava kirleticileri |
| Make-up water |
İlâve su |
| Malachite |
Malakit |
| Malnutrition |
Yetersiz beslenme |
| Manometer |
Manometre; Basınç ölçer |
| Mantle |
Manto |
| Manual loading |
Elle yükleme |
| Manual |
Elle yapılan; El kitabı |
| Map |
Harita |
| Map digitizing system |
Harita sayılaştırma sistemi |
| Map overlay technique |
Harita çakıştırma tekniği |
| Mapping |
Haritalama; Harita alımı |
| Marble |
Mermer |
| Marcasite |
Markazit |
| Marginal basin |
Kenar havza |
| Marginal cost-effectiveness |
Marjinal maliyet etkinliği |
| Marginal crevasse |
Kenar krevase |
| Marginal sea |
Kenar deniz |
| Marginal sutur |
Kenar sütür |
| Marine |
Denize ait; Denizle ilgili; Denizel |
| Marine abrasion |
Denizel dalga aşındırması |
| Marine ecosystem |
Deniz ekosistemi; Denizel ekosistem |
| Marine platform |
Deniz platformu; Deniz düzlüğü |
| Marine pollution |
Deniz kirliliği |
| Marker bed |
Kılâvuz tabaka |
| Marl |
Marn |
| Marsh |
Bataklık |
| Marsh gas |
Bataklık gazı; Metan |
| Mass extinction |
Kitle ekstinksiyonu; Kitle yok oluşu |
| Mass number |
Kütle numarası |
| Mass spectrometry |
Kütle spektrometresi |
| Mass wasting |
Toprak kayması |
| Massive |
Masif; Som |
| Massive layer |
Masif seviye; Masif katman |
| Master joint |
Ana eklem |
| Mat |
Radye |
| Mat foundation |
Radye temel |
| Material |
Malzeme |
| Matrix |
Matriks; Zemin malzemesi; Matris (matematik) |
| Mature city |
Olgun kent |
| Maximal |
Büyükçe |
| Maximum |
En büyük; Maksimum |
| Maximization |
Azamileştirme |
| Maximum applicable toxic concentration (MATC) |
Maksimum kullanılabilecek toksit konsantrasyonu (MKTK) |
| Maximum permissible concentration |
İzin verilebilir azami yoğunluk |
| Maximum porosity |
Maksimum porozite |
| Maximum void ratio |
Maksimum boşluk oranı |
| Mean |
Ortalama |
| Meander |
Menderes |
| Meander cutoff |
Menderes kopması |
| Meander core |
Menderes çekirdeği |
| Measurement |
Ölçüm |
| Mechanical analyses |
Mekanik analiz |
| Mechanical collection |
Mekanik toplama |
| Mechanical stabilization |
Mekanik stabilizasyon |
| Mechanical weathering |
Mekanik ayrışma; Fiziksel bozunma |
| Media |
Ortamlar |
| Mediale moraine |
Orta buzultaşları |
| Mediterranean |
Akdeniz |
| Mediterranean suite |
Akdeniz takımı |
| Mediterranean water |
Akdeniz suyu |
| Mediterranean-type margin |
Akdeniz-tipi kenar |
| Mediterranean Climate |
Akdeniz İklimi |
| Medium |
Ortam |
| Medium sand |
Orta-daneli kum |
| Megalopolis |
Megalopolis; Kümekent |
| Megashear |
Megamakaslama; Yatay atımı kabuk kalınlığını aşan bir doğrultu atımlı fay |
| Mélange |
Melanj; Karışım |
| Melaphyre |
Melafir (özellikle Permiyen ve Karbonifer yaşlı, ayrışmış bazik kayak) |
| Melt |
Eriyik |
| Melting point |
Ergime noktası |
| Member |
Üye |
| Membrane |
Zar süzgeç; Membran |
| Meniscus |
Menisküs (vadoz diyajenezi sırasında oluşan ve sediment) danelerinin kenarlarında çimento kristalleri |
| Mercaptans |
Merkaptanlar; Petrol rafinasyonu sürecinde oluşan, kötü kokulu, kükürt içeren organic bileşikler |
| Mercury |
Civa |
| Merging |
Yaklaşma; Birbirine yaklaşma |
| Mesh |
Ağ; Elek |
| Mesic environment |
Puslu çevre |
| Mesogenetic |
Mezogenetik; Kayaç yada sedimentlerin gömülmeleri süresince oluşan |
| Mesohaline water |
Orta tuzlu su |
| Mesosphere |
Mezosfer |
| Mesozone |
Mezozon; Orta kuşak |
| Metallogeny |
Metalojeni; Maden yatakları bilimi |
| Metamorphic aureole |
Metamorfik hale; Kor kayaç sokulunun yan kayaçta oluşturduğu, sokulumu çevreleyen metamorfik kuşak |
| Metamorphic rock |
Metamorfik kayaç |
| Metamorphism |
Metamorfizma; Başkalaşım |
| Metasomatism |
Metazomatizma; Değiş-tokuş |
| Meteoric abundance of elements |
Elementlerin meteorik bolluğu |
| Meteoric water |
Meteorik su |
| Meteorite |
Meteorit; Göktaşı |
| Methane |
Metan |
| Method |
Yöntem; Usul; Metod |
| Method of least squares |
En-küçük kareler yöntemi |
| Metropolitan area |
Metropoliten alan |
| Mica |
Mika |
| Mica-schist |
Mikaşist (çoğunlukla mikadan oluşan şist) |
| Micrinite |
Mikrinit |
| Micrite |
Mikrit; Mikrokristalin kalsit |
| Microbe |
Mikrop |
| Microclimate |
Mikroiklim; Mikroklima |
| Micronutrients |
Mikrobesinler |
| Microorganisms |
Mikroorganizmalar |
| Microplate/platelet |
Mikrolevha |
| Microseismic |
Mikrosismik |
| Microseismic region |
Mikrosismik bölge |
| Microspar |
Mikrospar; Genellikle 5-15 µm büyüklüğünde, mikritin yeniden-kristallenmesi ile oluşan kalsit |
| Microstalactitic |
Mikrostalaktitik; Danelerin taban kısmında yoğunlaşan çimento kristalleri için kullanılan bir terim |
| Mid-Atlantic Ridge |
Atlantik-ortası sırtı |
| Mid-oceanic ridge |
Okyanus ortası sırtı |
| Middle-third |
Çekirdek |
| Midnight dumping |
Geceyarısı çöp dökme |
| Mie scattering |
Mie saçılımı |
| Migmatite |
Migmatit (yüksek-dereceli metamorfik kayaç) |
| Migmatization |
Migmatitleşme |
| Migration |
Göç; Migrasyon |
| Milling |
Öğütme; Ham cevherin öğütülmesi |
| Mine adit |
Ocak giriş galerisi |
| Mine |
Maden; Ocak |
| Mineral vein |
Maden cevheri |
| Mineral water |
Maden suyu |
| Mineralizing agents |
Mineral oluşturan etmenler |
| Mineralogy |
Mineral bilmi; Mineraloji |
| Minimal |
Küçükçe |
| Minimum |
En küçük; Minimum |
| Minimum dry density |
Minimum kuru bicim hacim ağırlık |
| Minimum void ratio |
Minimum boşluk oranı |
| Mining geology |
Madencilik jeolojisi |
| Mining wastes |
Madencilik atıkları |
| Minor |
Küçük; Az |
| Minute |
Çok az; Dakika (bir derecenin tam olarak 1/60’ine eşit ve 60 saniyeye karşılık gelir) |
| Miocene |
Miyosen |
| Miogeosyncline |
Miyojeosenklinal |
| Mirror plane |
Ayna düzlemi |
| Miscible |
Karışabilir |
| Mississippian |
Misisipiyen (erken Karbonifer’in alt devri) |
| Mist |
Sis |
| Mixed |
Karışık; Karışmış |
| Mixed crystal |
Karışık kristal |
| Mixed developing zone |
Karışık imarlı bölge |
| Mixed-layer mineral |
Karışık-tabakalı mineral |
| Mixer |
Karıştırıcı |
| Mixture |
Karışım |
| M.K.S. system of units |
M.K.S. birimler sistemi (kütle biriminin kg, uzunluk biriminin m ve zaman biriminin sn olduğu birimler
sistemi) |
| Mobile belt |
Hareketli kuşak; Oynak kuşak; Duraysız kuşak |
| Mobile home |
Gezerev; Hareket ettirilebilen ev |
| Mobile source |
Hareketli kaynak |
| Model |
Model |
| Modified proctor test |
Modifiye (ağır) proktor deneyi |
| Modulus |
Modül |
| Modulus of elasticity |
Elastisite modülü |
| Modulus of rigidity |
Rijitlik modülü |
| Modulus of subgrade reaction |
(Zemin) yatak katsayısı |
| Mohr circle |
Mohr çemberi; Mohr dairesi |
| Mohr envelope |
Mohr zarfı |
| Moisture content |
Nem içeriği |
| Molasse |
Molas |
| Moldic porosity |
Kalıp gözeneklilik |
| Molybdenite |
Molibdenit |
| Moment of inertia |
Eylemsizlik momenti; Atalet momenti |
| Monadnock |
Aşınmaz tepe; Yapısındaki dayanıklı kayaçlar nedeni ile aşınmamamış olan yükselti |
| Monitoring |
İzleme; Gözlemleme |
| Monitoring programme |
İzleme proğramı |
| Monkey engine |
Şahmerdan makinesi |
| Monoclinic |
Monoklinik |
| Monoclinic system |
Monoklinik sistem |
| Monoculture |
Monokültür |
| Monosite |
Monozit |
| Monotone |
Tekdüze; Monoton |
| Moon |
Ay |
| Moonstone |
Aytaşı |
| Moraine |
Moren; Buzultaşı |
| Moraine in transit |
Taşınan buzultaşı; Devinen moren |
| Moraine rampart |
Moren duvarı; Buzultaşı sırtı |
| Morbidity rate |
Hastalılık hızı |
| Mortality rate |
Ölüm hızı |
| Most probable number |
En olası sayı |
| Mother liquid |
Ana sıvı; Katılaşmadan arda kalan sıvı yada su |
| Mother of coal |
Ana kömür |
| Mould |
Kalıp |
| Moulin pothole |
Buzul kazanı |
| Mount |
Dağ |
| Mount Ararat |
Ağrı Dağı |
| Mountain |
Dağ |
| Mountain chain |
Dağ zinciri |
| Mountainous terrain |
Dağlık alan |
| Movement monitoring |
Hareket izleme |
| Moving dune |
Hareketli kumul; Gezen kumul |
| Muck |
Pasa |
| Mud |
Çamur |
| Mud cone |
Çamur konisi |
| Mud mound |
Çamur yığını |
| Mud-supported |
Çamur-destekli |
| Mud volcano |
Çamur volkanı |
| Mudcracks |
Çamur çatlakları |
| Mudflat |
Çamur düzlüğü |
| Mudflow |
Çamur akıntısı |
| Mudrock |
Çamur kayacı |
| Mudstone |
Çamurtaşı |
| Mullion structure |
Çubuklu yapı; Setli ve yivli yapı |
| Multiaxial |
Çok eksenli |
| Multibench |
Çok basamaklı |
| Multichannel seismic reflection |
Çok-kanallı sismik yansıma |
| Multilinear |
Çok doğrusal |
| Multiple sill |
Çoklu sil |
| Multiple stock |
Çoklu stok |
| Municipal solid waste |
Belediyeye-ait katı atık |
| Municipal waste |
Belediye atığı |
| Mutagens |
Mutagenler |
| Mutation |
Mutasyon |
| Mutualism |
Birlikte-yaşama |
| Mylonite |
Ezik kayaç; Milonit |
| Nappe |
Nap; Örtü; Sürüklenim örtüsü |
| Native water |
Nabit su |
| Natural bridge |
Doğal köprü |
| Natural frequency |
Doğal sıklık; Doğal frekans |
| Natural gaz |
Doğal gaz |
| Natural glass |
Doğal cam |
| Natural gravel |
Doğal çakıl |
| Natural potential method |
Doğal potansiyel yüntemi |
| Natural radiation |
Doğal radyasyon |
| Natural resource |
Doğal kaynak |
| Natural selection |
Doğal ayıklanma; Doğal seçilme; Doğal seleksiyon |
| Natural slope |
Doğal şev; Doğal yamaç |
| Natural soil |
Doğal zemin |
| Nature preserve |
Doğa koruma alanı |
| Nebular hypothesis |
Nebular (bulutsu) hipotez |
| Neck |
Boyun |
| Needle |
İğne |
| Negative eustatic movements |
Negatif deniz hareketi; Deniz yüzeyinin alçalması |
| Negative skin friction |
Negatif çevre sürtünmesi |
| Neighborhood |
Mahalle; Kolukomşu |
| Nekton organisms |
Nekton organizmalar |
| Neogene |
Neojen (Tersiyer alt-zamanını oluşturan iki devirden ilki) |
| Neolithic |
Cilâlı Taş Devri |
| Neomineralization |
Yeni mineral oluşumu |
| Neptunic theory |
Neptünsel teori; Neptünik teori |
| Neritic environment |
Neritik ortam |
| Net |
Ağ; Net |
| Net pressure |
Net (taban) basınç |
| Net production rate |
Net üreme hızı |
| Net reproduction rate |
Net yeniden üreme/üretme hızı |
| Net slip |
Net atım |
| Network-former |
Ağ yapısı -yapan/oluşturan |
| Network-modifier |
Ağ yapısı -değişteren/bozan |
| Neutral |
Nötür; Tarafsız; Etkisiz; Ortaç |
| Neutral atmosphere |
Nötür atmosfer |
| Neutral stress |
Nötür gerilme |
| Neve |
Buzkar veya buzulkar; Buz kristallerinden oluşmuş kar |
| Niche |
Ekolojik konum |
| Nickel |
Nikel |
| Nickol prism |
Nikol prizması; Polarizör |
| Night soil |
İnsan gübresi; İnsan dışkısı |
| Nitric oxide |
Azot oksit |
| Nitrification |
Nitrifikasyon; Nitratlama |
| Nitrogen |
Azot, nitrojen |
| Nitrogen compounds |
Nitrojen bileşikleri, içeriği |
| Nitrogen compounds in air and water |
Havadaki ve sudaki azot bileşikleri |
| Nitrogen cycle |
Azot döngüsü |
| Noble gas |
Asal gaz |
| Noble metal |
Asal metal |
| Nocerite ([Mg3(BO3)(F,OH)3]; fluoborite) |
Noserit |
| Nodule |
Nodül; Yumru |
| Noise abatement procedure |
Gürültü azaltımı yöntemi |
| Noise pollution |
Gürültü kirliliği |
| Nomenclature |
Terimlendirme |
| Nonangular unconformity |
Açısal-olmayan uyumsuzluk |
| Nonattainment area |
Erişim dışı alan |
| Nonbiodegradable |
Biyo-bozulmaya uğramayan |
| Non-displacement pile |
Sondaj kazığı |
| Non-planar |
Düzlemsel olmayan |
| Nonpoint source |
Çok çıkışlı kirletici kaynak |
| Nonrenewable resource |
Yenilenemez kaynak |
| Non-waste technology |
Atıksız teknoloji |
| Normal fault |
Normal fay |
| Normal fault heading against the dip |
Tabakalanma eğimine dik normal fay |
| Normal fault heading with the dip |
Tabakalanma eğimine uyumlu normal fay |
| Normal force |
Normal kuvvet |
| Normal limb |
Normal kanat (kıvrım) |
| Normal stress |
Normal gerilme; Normal stres |
| Normally consolidated clay |
Normal konsolide kil |
| North American Plate |
Kuzey Amerika Levhası |
| Notation |
Simgelenim; Notasyon |
| Nova |
Nova |
| Novaculite chert |
Novakülit çört (hafif kaba kıymık benzeri parçalara kırılan, gri renkli bir çört) |
| Noxious |
Zararlı |
| Nucleosynthesis |
Nükleosentez; Çeşitli nükleer reaksiyonlar aracılığı ile evrende bulunan değişik nüklitlerin (atomların)
oluşması |
| Nuclear energy |
Nükleer enerji |
| Nucleation |
Çekirdek-oluşumu/çekirdekleşme |
| Nucleus |
Çekirdek |
| Number of stroke |
Darbe sayısı |
| Numerical |
Sayısal |
| Nummulitic |
Numulit içeren; Numulitik |
| Nuplex |
Nupleks |
| Nutrient |
Besin; Gıda |
| Nutrient budget |
Besin bütcesi |
| Nutrient stripping |
Besin giderme |
| Oasis |
Vaha |
| Oblate |
Yatık; Sferoyit; Kutuplardan yassılaşmış |
| Oblique |
Verev; Yatık; Oblik |
| Oblique fault |
Verev fay; Oblik fay |
| Obliquity |
Verevlik; Obliklik; Yatıklık |
| Obliquity angle |
Oblik (verevlik) açısı |
| Obsequent valley |
Tabaka eğimine zıt vadı; Ters akan vadi |
| Observation well |
Gözlem kuyusu |
| Obsidian |
Obsidyen |
| Obstacle |
Engel |
| Occult precipitation |
Gizli yağış |
| Occupational air |
İşyeri havası |
| Occurrence |
Oluşum; Bulunuş; Görünüş |
| Ocean dumping |
Denize çöp dökme |
| Ocean thermal energy |
Deniz ısı enerjisi |
| Oceanography |
Oşinografi; Okyanusbilim |
| Octahedral |
Sekizyüzlü; Oktaeder |
| Odor nuisance |
Rahatsız edici koku |
| Odorant |
Koku maddesi |
| Oedometer |
Sıkışma ölçer; Şişme ölçer; Odometre |
| Oedometer test |
Ödometre (konsolidasyon) deneyi |
| Offshore bar |
Kıyıötesi bar |
| Offshore drilling |
Deniz dibi sondajı |
| Offshore zone |
Kıyıötesi zon |
| Oil field |
Petrol sahası |
| Oil pollution |
Petrol kirliliği |
| Oil pool |
Petrol bölgesi |
| Oil seepage |
Petrol sızıntısı |
| Oil slick |
Göl veya deniz suyu yüzeyi üzerinde petrol sızıntısı sonucu oluşan yağ birikintisi |
| Oil source rock |
Petrol için kaynak kayaç |
| Oil spill |
Petrol dökülmesi/taşması |
| Oil varnish |
Yağlı cilâ |
| Oil well |
Petrol kuyusu |
| Oilstone |
Bileği taşı |
| Oily |
Yağlı; Yağı bol olan |
| Oligocene |
Oligosen |
| Oligohaline water |
Az tuzlu su |
| Oligotrophic lake |
Oligotrofik göl; Düşük besin, bol çözünmüş oksijen, sınırlı bitkisel yaşam içeren soğuk durgun suya sahip
göl |
| Olivine |
Olivin (Mg-Fe-silikat minerali) |
| Omnivore |
Her besini yiyen |
| Oncogenic |
Kanser yapıcı; Karsinojenik; Kanserojen |
| Oncolite |
Onkolit; Yosun-kökenli pizolit |
| One dimensional consolidation |
Tek boyutlu konsolidasyon |
| One-way packaging |
Tek yönlü paketleme |
| Ooid |
Ooid; Yumurtamsı danecik |
| Oolite |
Oolit; Ooidlerden oluşan kayaç |
| Opaque |
Opak; Saydam olmayan |
| Open burning |
Açık yanma; Açık yakma |
| Open dumping |
Açığa atık boşaltma |
| Open excavation |
Açık kazı |
| Open fold |
Açık kıvrım |
| Open pit mine |
Açık işletme |
| Open space |
Açık alan |
| Opencast mining |
Açık işletme madenciliği |
| Open-end caisson |
Açık uçlu keson |
| Open-pit mining |
Açık işletme madenciliği |
| Operational losses |
İşletim kayıpları |
| Optically anisotropy |
Optiksel anizotropi; Işıksal eşyönlülük |
| Optically isotropy |
Optiksel izotropi; Işıksal eşyösüzlük |
| Optimum population |
Optimum nüfus; Ideal nüfus |
| Optimum water content |
Optimum su içeriği; İdeal su içeriği |
| Ordo |
Takım |
| Ordovician |
Ordovisyen; Paleozoyik zamanın 510-439 My aralığını kapsayan devri |
| Ore |
Cevher; Maden |
| Ore body |
Cevher kütlesi |
| Ore control |
Cevher kontrolü/cevherleşme kontrolü |
| Ore district |
Cevher mıntıkası |
| Ore dyke |
Cevher daykı |
| Ore genesis |
Cevher jenezi |
| Ore grade |
Cevher derecesi |
| Ore magma |
Cevher magması |
| Ore microscope |
Cevher mikroskobu |
| Ore microscopy |
Cevher mikroskobisi |
| Ore mineral |
Cevher minerali |
| Ore vein |
Cevher damarı |
| Organic |
Organik |
| Organic soil |
Organik zemin; Organik toprak |
| Orientation |
Yönelim; Uzanım; Oryantasyon |
| Orifice |
Açıklık; Ağız |
| Origin |
Köken; Orijin |
| Origin destination survey |
Çıkış yeri-varış yeri araştırması |
| Orogenetic cycle |
Dağoluşum döngüsü |
| Orogenic phase |
Orojenik faz; Dağoluş safhası |
| Orogeny |
Dağ oluşması; Dağoluş |
| Orthochemical |
Ortokimyasal; Kimyasal olarak çökelmiş kayaç bileşeni |
| Orthogeosyncline |
Ortojeosenklinal (bir kratonu çevreleyen jeosenklinal kuşağı) |
| Orthogneiss |
Ortognays; Magmatik kökenli gnays |
| Orthogonal |
Dikey |
| Orthographic |
Dik çizgisel |
| Oscillation |
Salınım; Osilasyon |
| Oscilloscope |
Salınım ölçer; Osiloskop |
| Ostrich dinosaur |
Devekuşu dinozoru |
| Outburst |
Püskürme; Birden bire patlama |
| Outber |
Konmuş kaya; Allokton kaya |
| Outcrop/crop/exposure |
Mostra (yüzeylenme/yüzlek |
| Outer continental shelf |
Dış kıta sahanlığı |
| Outer core |
Dış çekirdek |
| Outfall |
Açık boşaltım |
| Outiler (veya butte) |
Aşınma nedeniyle bağlantısız kalmış, tepesi düzleşmiş tepe; Şahin tepesi |
| Outlet |
Çıkış |
| Outlet channel |
Çıkış kanalı |
| Outlet conduit |
Dip savak |
| Outlier |
Dış mostra (yaşlı kayaçlar tarafından çevrelenen genç kaya penceresi) |
| Output |
Çıktı |
| Oval |
Oval; Yumurta şekilli; Yuvarlağımsı |
| Ovaloid |
Ovaloid |
| Oven |
Etüv; Fırın |
| Overall slope |
Nihai şev; Kalıcı şev |
| Overall thickness |
Toplam kalınlık |
| Overbreak |
Aşırı sökülme; Fazla kazı |
| Overburden |
Örtü; Örtü katmanı |
| Overburden load |
Örtü yükü |
| Overburden pressure |
Örtü basıncı (derinlik basıncı) |
| Overconsolidated clay |
Aşırı konsolide kil |
| Overconsolidation ratio (OCR) |
Aşırı konsolidasyon oranı |
| Overdeepening |
Aşırı derinleşme |
| Overdesign |
Aşırı tasarım |
| Overfold |
Devrik kıvrım; Aşırı kıvrım |
| Overhang |
Asılı kaya |
| Overlap |
Aşma; Örtüşme |
| Overlapping |
Örtüşüm; Bindirme |
| Overload |
Aşırı yük |
| Overloading |
Aşırı yükleme |
| Oversize |
Boyut üstü; Elek üstü |
| Overstress |
Aşırı gerilme; Aşırı gerilim |
| Overthrust |
Üstten-bindirme (taban bloğunun aktif olduğu bindirme) Overthrust fold |
| Overthrust nappe |
Üstten bindirme/itki napı; Bindirme/itki örtüsü |
| Overthrust plane |
Üsten bindirme düzlemi |
| Overturn |
Devriklik |
| Overturned |
Devrik |
| Overturned fold |
Devrik kıvrım |
| Overturning |
Devirme; Devrilme |
| Oxbow |
Akmaz |
| Oxbow lake |
Akmaz göl |
| Oxidant |
Oksitleyici |
| Oxidation pond |
Oksitleme havuzu |
| Oxidation process |
Oksitleme işlemi |
| Oxidizable matter |
Oksitlenebilir madde |
| Oxygen depletion |
Oksijen tükenmesi |
| Oxygen sag |
Oksijen çukuru |
| Ozone |
Ozon |
| Ozone layer |
Ozon tabakası |
| Ozonosphere |
Ozonosfer |
| Pacific series |
Pasifik serisi |
| Pack |
Dolgu; Dolgulama |
| Package treatment plant |
Paket arıtma tesisi |
| Packed tower |
Dolgulu kule |
| Packer |
Tıkaç |
| Packet penetrometer |
Cep penetrometresi |
| Packing |
Dolgu; Dolgulama |
| Pahoehoe lava |
Pahöhö lâvı |
| Paired metamorphic belts |
Yanyana duran/gelmiş metamorfik kayaç kuşakları |
| Palagonite |
Palagonit; Bazaltik cam |
| Paleo- |
“Eski” anlamına gelen Yunanca “palaios” kelimesinden türetilen bir ön ek |
| Paleobiology |
Paleobiyoloji; Fosil organizmaların biyolojisini yorumlama bilmi |
| Paleobotany |
Paleobotanik; Fosil bitki bilmi |
| Paleocene |
Paleosen (Tersiyer’de Paleosen-Oligosen arası dönem) |
| Paleoclimatology |
Paleoiklim bilim |
| Paleoecology |
Paleoekoloji |
| Paleogeography |
Paleocoğrafya |
| Paleogene |
Paleojen; Tersiyer’i oluşturan iki devirden erken olanı olup 65-23.3 My aralığına karşılık gelir |
| Paleolithic |
Yontma Taş Devri |
| Paleomagnetism |
Paleomanyetizma |
| Paleontology |
Paleontoloji; Fosil bitki ve canlıları çalışan bilim |
| Paleosol |
Paleotoprak |
| Paleotethys |
Paleotetis; Pangea’ya sokulan Paleozoik yaşlı bir körfez şeklinde deniz |
| Paleozoic |
Paleozoyik; Fanerozoyik zamanın 570-248 My aralığını kapsayan ilk erası |
| Palimsest |
Kalıntı; Relikt |
| Palingenetic magma |
Yeni magma, Neomagma; Mevcüt kayaçların ergimesi ile oluşmuş magma |
| Pallas |
Palas; Güneş sisteminin ikinci en büyük asteroidi (No |
| Pallasite |
Palasit; Ni-Fe alaşımından oluşan bir ağ yapısı içinde olivin kristallerinden oluşan bir meteorit çeşidi
|
| Pandemic distribution |
Bir organizmanın dünya genelinde olan dağılımı |
| Paragenesis |
Parajenez; Birlikte oluşum |
| Paragneiss |
Paragnays; Tortul kökenli gnays |
| Paragonite |
Paragonit (muskovit türü bir mineral) |
| Parallax |
Paralaks; Bir nesnenin konumunun, gözlemcinin konumundaki değişim nedeniyle, bir referans sistem veya bir
dizi nokta yada nesnelere göre belirgin olarak yer değiştirmesi |
| Paralic environment |
Sığ deniz ortamı |
| Parameter |
Parametre |
| Parametric |
Parametrik |
| Para-rocks |
Tortul metamorfik kayaçlar; Tortul başkalaşım kayaçları |
| Parasitic fold |
Asalak kıvrım |
| Parcel |
Parsel (kendi içine kapanan bir çizgi ile sınırlı arazi parçası) |
| Parcelization |
Parselizasyon; Bir kara parçasını parsellere ayırma işlemi |
| Paremeter ratio |
Parametre oranı |
| Parent |
Ana; Baş |
| Parent rock |
Ana kayaç |
| Partial |
Kısmi |
| Partial derivative |
Kısmi türev |
| Partial melting |
Kısmi ergime |
| Partial pressure |
Kısmi basınç |
| Partial range zone |
Kısmi menzil zonu |
| Particle |
Danecik; Parça |
| Particle diameter |
Dane çapı |
| Particle size distribution |
Parçacık büyüklük dağılımı; Dane boyu dağılımı |
| Particulate matter |
Parçacık madde |
| Parting |
Ayrılma; Ayrılma yeri; Kötü dilinim; Ayrılım |
| Partition coefficient |
Bölümlenme katsayısı; Taksimlenme katsayısı |
| Pasific Ocean |
Pasifik Okyanusu veya Büyük Okyanus |
| Passive rankine state |
Pasif rankine durumu |
| Pathogen |
Hastalık yapıcı |
| Patina |
Kayaç kiri; Uzun süre atmosferik şartlar altında kalmış kayaçların yüzeyinde renkli oluşan leke yada zar
|
| Pattern |
Düzen; Şekil |
| Paysand |
Petrollu kum; Verimli kum |
| Peak demand period |
Azamı talep dönemi |
| Peak strength |
Tepe dayanım; En üst dayanım; Doruk dayanım |
| Peak-zone (epibol; acmezone) |
Bolluk kuşağı; Bir veya daha fazla taksonun relatif bolluklarının belirgin bir hal almasıyla belirlenen kaya
topluluğu |
| Pearlspar |
İncispar |
| Pearly |
İncimsi |
| Peat |
Turba |
| Pebble |
Küçük çakıl |
| Pechblende |
Peçblend; Uranyum dioksit |
| Pedogenesis |
Pedojenez; Toprak oluşumu |
| Pedology |
Pedoloji; Toprakbilim |
| Pegmatite |
Pegmatit; |
| Pelean activity |
Pele türü püskürme; Pele örneği volkanik etkinlik |
| Pelycosauria |
Sinapsid sürüngenlerinin bir takımı (ordo). |
| Pencil cleavage |
Çubuk dilinim |
| Peneplain |
Aşınma sürecini tamamlamış düzlük |
| Peneplanation |
Düzlük oluşumu |
| Peneseismic region |
Penesismik bölge; Sık deprem olmayan bölge |
| Penetration |
Batma; Penetrasyon |
| Penetrative |
Sokulgan |
| Penetrometer |
Batma ölçer; Penetrometre |
| Peninsula |
Yarımada |
| Pentameral symmetry |
Beşkenarlı simetri |
| Pentlandite |
Pentlandit (Fe-Ni-sülfit minerali) |
| Percentage by volume |
Hacimce yüzde |
| Percentage by weight |
Ağırlıkça yüzde |
| Percentage passing |
Geçen yüzde |
| Perched |
Askıda; Tüneyen |
| Perched water |
Askıda su; Tünek su |
| Perched water table |
Tünek su tablası |
| Percolation |
Suyun sızması; Süzülme |
| Percussion drilling |
Darbeli sondaj; Darbeli delme |
| Percussive |
Darbeli |
| Perfect medium |
Kusursuz ortam |
| Peripheral faults |
Kenar faylar; Jeolojik olarak yükselmeye veya alçalmaya uğramış bir bölgenin çevresinde gerçekleşmiş faylar
|
| Peridotite |
Peridotit |
| Perimeter |
Çevre (geometri) |
| Period |
Devir; Peryot |
| Periodical |
Peryodik; Devirsel |
| Peripheral fault |
Çevre fayı |
| Peritidal |
Gelgit-çevresi |
| Permafrost |
Sürekli olarak donmuş olarak bulunan ve Yeryuvarı’nın yaklaşık %26’sını kaplayan zemin |
| Permanence of the ocean basins |
Okyanusların değişmezliği yasası |
| Permanent |
Kalıcı; Sürekli |
| Permanent strain |
Kalıcı deformasyon |
| Permanent support |
Kalıcı tahkimat; Kalıcı destek |
| Permeability |
Geçirgenlik; Geçirimlilik |
| Permeable |
Geçirgen; Geçirimli |
| Permeameter |
Geçirimlilik deneyi aleti; Geçirimlilik-ölçer |
| Permian |
Permiyen; Paleozoyik zamanın 290-248 My aralığını kapsayan son devri |
| Perpendicular |
Dik; Düşey |
| Persistence |
Devamlılık |
| Persistent chemicals |
Dayanıklı kimyasallar |
| Pervious |
Geçirgen; Geçirimli |
| Pesticides |
Pestisitler; Zararlı bitki ve hayvanları öldürmek için üretilen kimyasal maddeler |
| Petrography |
Petrografi; Kayabilim |
| Petrographical province |
Petrografik provins |
| Petroleum |
Petrol |
| Petroleum geologist |
Petrol jeoloğu |
| Petroleum Geology |
Petrol Jeolojisi |
| Petroleum trap/oil trap |
Petrol kapanı |
| Petroleum products |
Petrol ürünleri |
| Petroliferous |
Petrol içeren; Petrollu |
| Petrologist |
Petrolog; Kayabilimci |
| Petrology |
Petroloji; Kayabilim |
| Phacolith |
Fakolit |
| Phanerite |
Fanerit |
| Phaneritic texture |
Faneritik doku |
| Phanerozoic |
Fanerozoik |
| Pharmacolite |
Farmakolit |
| Pharmacosiderite |
Farmakosiderit |
| Phase |
Evre; Faz |
| Phase diyagram |
Faz diyagramı |
| Phase rule |
Faz kuralı |
| Phenakite |
Fenakit |
| Phenoclast |
Fenoklast |
| Phenocryst |
Fenokrist |
| Phenols |
Fenoller |
| Phenomena |
Olaylar; Fenomenler |
| Phenomenon |
Olay; Fenomen |
| Phi Scale |
Phi Ölçeği |
| Philippin Plate |
Filipin Levhası |
| Philipsite |
Filipsit |
| Phylllite |
Fillit |
| Phylogeny |
Soy oluşum |
| Phoebe |
Foebe |
| Phoenicite |
Fonisit |
| Phoenicochroite |
Fonikokroyit |
| Phoenix Plate |
Foniks Levhası |
| Phoidae |
Foidler; Etçiller |
| Phologopite |
Flogopit |
| Phonolite |
Fonolit |
| Phosgene |
Fosjen |
| Phosgenite |
Fosjenit |
| Phosphates |
Fosfatlar |
| Phosphoferrite |
Fosfoferrit |
| Phosphophyllite |
Fosfofillit |
| Phosphorescence |
Fosforesans |
| Phosphorite |
Fosforit |
| Phosphorroesslerite |
Fosforoslerit |
| Phosphosiderite |
Fosfosiderit |
| Phosphuranylite |
Fosfuranilit |
| Photo- |
Foto- ; ‘Işık’ anlamına gelen, Yunanca photos kelimesinden türetilmiş bir ön ek |
| Photo interpretation |
Foto yorumu |
| Photochemical smog |
Fotokimyasal duman |
| Photogeology |
Fotojeoloji |
| Photogrammetry |
Fotogrametri |
| Photometer |
Fotometre |
| Photosphere |
Fotosfer |
| Photosynthesis |
Fotosentez |
| Phragmocone |
Fragmokon |
| Phreatic |
Freatik (suya doygun) |
| Phreatic activity |
Freatik aktivite |
| Phreatic gas |
Freatik gaz |
| Phreatic zone |
Freatik zon |
| Phreatic ground water |
Taban suyu |
| Phreatomagmatic activity |
Freatomagmatik aktivite |
| Phyllic alteration |
Filik alterasyon |
| Phyllite |
Filit |
| Phyllonite |
Filonit |
| Phyllosilicate |
Filosilikat |
| Phylum |
Filum; Dal |
| -phyre |
-fir (porfiritik kor kayaçlar için kullanılan bir sonek) |
| Physical properties |
Fiziksel özellikler |
| Physicochemical treatment |
Fiziko- kimyasal arıtım |
| Phytoplankton |
Fitoplankton |
| Piedmont |
Dağ eteği |
| Pier |
Ayak |
| Piezoelectricty |
Piezoelektrik |
| Piezometer |
Piezometre |
| Piezometric level |
Piezometrik seviye |
| Pig |
Pig; Radyoaktif atıkların konulduğu kurşun kap |
| Pile cap |
Kazık başlığı |
| Pile driver |
Şahmerdan |
| Pile driving formula |
Dinamik kazık formülü |
| Pile foundation |
Kazıklı temel |
| Pile load test |
Kazık yük deneyi |
| Pile |
Yığın; Kazık |
| Piled group |
Kazık grubu |
| Piled-up recumbent |
Yatık kıvrım dizisi |
| Pillar |
Sütun; Direk; Topuk |
| Pillow lav |
Yastık lâv |
| Pilot drift |
Klâvuz galeri |
| Pilot gallery |
Klâvuz galeri |
| Pinnacle reef |
Kule resif |
| Pinophyta |
Coniferophyta; Uzun bir fosil geçmişe sahip, çoğunlukla reçineli ağaç ve çalıları (funda) içeren en büyük
tohumlular bölümü |
| Pipe |
Boru |
| Pipeline |
Boru hattı |
| Pipette method |
Pipet yöntemi |
| Piping |
Borulanma; Boru döşeme |
| Pisolite |
Pizolit |
| Pit |
Ocak; Çukur |
| Pitch |
Dalım; Yatım |
| Pitch of the axe |
Eksen dalımı |
| Pivotal fault |
Tahterevalli fault |
| Pixel |
Piksel (bir görüntünün (imaj) birbirinin aynı en küçük şekillere bölünmesinden elde edilen bir yüzey
elemanı) |
| Placer |
Plaser |
| Planar failure |
Düzlemsel yenilme; Düzlemsel kayma |
| Planation |
Rendeleme; Düzleştirme |
| Plane |
Düzlem |
| Plane of symmetry |
Simetri düzlemi |
| Plane of weakness |
Zayıflık düzlemi |
| Plane strain |
Düzlemsel deformasyon |
| Plane stress |
Düzlemsel gerilme |
| Plane translational slip |
Düzlemsel ötelenme kayması |
| Plane-polarized light |
Düzlem-polarize ışık |
| Planetary Geology |
Gezegen Jeolojisi |
| Planimeter |
Planimetre (düzlemsel bir alanın yüzölçümünü ölçmede kullanılan mekanik bir araç) |
| Planispiral |
Düzlem spiral (kavkı sarılımın yükselmeden gerçekleşmesi) |
| Plankton |
Plankton |
| Plastic limit |
Plastik limit |
| Plasticity |
Plastisite; Plastiklik |
| Plasticity chart |
Plastisite grafiği |
| Plasticity index |
Plastisite indeksi |
| Plat |
Yayvan |
| Plate loading test |
Plaka yükleme deneyi |
| Plateau basalts |
Plato bazaltı; Yayla bazaltı |
| Plateau glacier |
Plato buzulu; Yayla buzulu |
| Platinium |
Platin |
| Platy |
Yaprağımsı; İnce levhamsı |
| Pleistocene |
Pleistosen (Kuvaterner’in iki döneminden ilki) |
| Plication |
Kıvrımcık; Küçük ölçekli kıvrım yada kıvrımlanma işlemi |
| Plinian activity |
Plinius benzeri püskürme |
| Pliocene |
Pliosen; Tersiyer’in son dönemi olup 5.2-1.64 My aralığını kapsar |
| Plumb (veya bob) |
Çekül/şakül |
| Plume |
Baca dumanı |
| Plumose structure |
Tüysü yapı |
| Plunge |
Dalma; Dalım |
| Plunging fold |
Dalan kıvrım |
| Plutonic theory |
Plütonik kuramı; Yeryuvarı’ndaki herşeyin magma ile alakalı olduğunu savunan teori yada Hutton kuramı olarak
ta bilinir |
| Plutonic rocks |
Plütonik kayaçlar |
| Plutonium |
Plütonyum |
| Pneumatic |
Havalı; Pnömatik |
| Pneumatic caisson |
Basınçlı havalı (pnömatik) keson |
| Pneumatolysis |
Pnömatoliz; Gaz etkinliği |
| Pocket of magma |
Magma ocağı |
| Podsol |
Podzol; Podzolizasyon işlemiyle yıkanmanın ileri safhasında gelişen toprak profili |
| Point bar |
Dirsek barı |
| Point bearing pile |
Uç kazığı |
| Point load |
Nokta yükü |
| Point load strength |
Nokta yük dayanımı |
| Point load strength index |
Nokta yükü dayanım indeksi |
| Point of intersection |
Kesişme noktası |
| Point source |
Nokta kaynak |
| Poisson's ratio |
Poisson oranı |
| Polar |
Kutupsal; Kutba ait; Polar (kimyada, H2O gibi molekül yapısı kısmi pozitif veya negatif yük taşıyan
moleküller için kullanılan bir sıfat) |
| Polar climate |
Kutup iklimi |
| Polar wander path |
Kutupsal gezme güzergâhı |
| Polarization |
Polarizasyon |
| Pole |
Kutup |
| Pole of rotation |
Dönme kutbu |
| Polished plug |
Parlak kesit |
| Polished section |
Parlak kesit |
| Polje |
Polye |
| Pollution |
Kirlilik |
| Polluter pays principle |
Kirleten öder ilkesi |
| Pollution control costs |
Kirlilik denetim maliyetleri |
| Polygene |
Çok kaynaklı |
| Polygon |
Çokgen; Poligon |
| Polyhaline water |
Çok tuzlu su |
| Polyhedron |
Çokyüzlü |
| Polynomial |
Çokterimli; Polinom |
| Pond |
Gölet |
| Ponor |
Düden |
| Pontides |
Pontidler |
| Poor quality |
Zayıf kalite; Düşük nitelik |
| Poorly graded |
Kötü derecelenmiş |
| Population characteristics |
Nüfus özellikleri |
| Population distribution |
Nüfus dağılımı |
| Population dynamics |
Nüfus dinamiği |
| Population index |
Nüfus indeksi |
| Population projection |
Nüfus projeksiyonu |
| Pore |
Gözenek |
| Pore fluid pressure |
Gözenek sıvısı basıncı |
| Pore space |
Gözenek alanı |
| Pore-water pressure |
Gözenek suyu basıncı |
| Porosimeter |
Gözenek ölçer |
| Porosity and permeability determination |
Gözeneklilik ve geçirimlilik tesbiti |
| Porosity |
Gözeneklilik; Porozite |
| Porous |
Gözenekli; Boşluklu |
| Porphyroblast |
Porfiroblast |
| Porphyry |
Porfiri |
| Portable |
Portatif; Taşınabilir |
| Position |
Konum; Pozisyon |
| Positive eustatic movements |
Pozitif deniz hareketleri; Deniz seviyesini yükselme haraketleri |
| Post |
Direk; Dikme |
| Postorogenic granite |
Dağ-oluşumu sonrası oluşan granit; Postorojenik granit |
| Postorogenic magmatic phase |
Dağ-oluşumu sonrası magmatik faz yada evre |
| Potable water |
Kullanma suyu |
| Potal |
Tünel giriş yapısı |
| Potash salts |
Potasyum tuzları |
| Pothole |
Derin çukur; Şelalelerde suy ve çakıl etkinliği ile oluşan çukur |
| Ppb (parts per billion) |
Milyarda bir |
| Ppm (parts per million) |
Milyonda bir |
| Precession |
Presesyon |
| Precession camera |
Presesyon kamerası; Bir tür x-ışını kamerası |
| Precious metal |
Değerli metal |
| Precious stone |
Değerli taş; Kıymetli taş |
| Precipitation |
Çökelme |
| Precise measurement |
Duyarlı ölçüm; Hassas ölçüm |
| Precision |
Kesinlik (tekrarlı analizlerde birbirine yakın sonuçlar elde edebilme derecesidir) |
| Precision depth recorder |
Hassas derinlik kayıt aygıtı |
| Pre-consolidation |
Ön konsolidasyon |
| Predator |
Yırtıcı |
| Prediction |
Tahmin; Kestirim |
| Preferred orientation |
Seçimli yönelim; Tercihli yönelim |
| Pre-loading |
Ön yükleme |
| Preservation |
Koruma |
| Presplitting |
Önçatlatma |
| Pressure |
Basınç |
| Pressure arch |
Basınç kemeri |
| Pressure bulb |
Basınç soğanı |
| Pressure-depth profile |
Basınç-derinlik profili |
| Pressure dissolution |
Basınç çözünmesi |
| Pressure drop |
Basınç düşümu |
| Pressure gauge |
Basınç ölçer |
| Pressure gradient |
Basınç gradyanı; Basınç değişiminin eğimi |
| Pressure head |
Basınç yüksekliği |
| Pressure melting |
Basınç erimesi |
| Pressure wave |
Basınç dalgası |
| Pressuremeter |
Basınç-ölçer; Presiyometre |
| Pressuremeter test |
Presiyometre deneyi; Basınçmetre deneyi |
| Pressurized water |
Basınçlı su |
| Prestress |
Öngerilme |
| Pretensioned |
Öngerdirmeli |
| Pretreatment |
Ön işlem |
| Prewetting |
Önnemlendirme |
| Primary |
Ana; Birincil |
| Primary air pollutant |
Ana/birincil hava kirleticisi |
| Primary consolidation settlement |
Birincil konsolidasyon oturması |
| Primary creep |
Birinci akma |
| Primary geochemical differentiation |
Birincil jeokimyasal farklılaşma |
| Primary geochemical dispersion |
Birincil jeokimyasal dağılım |
| Primary migration |
Birincil göç |
| Primary mineral |
Birincil mineral |
| Primary porosity |
Birincil porozite |
| Primary stress |
Birincil gerilme |
| Primary treatment |
Birincil işlem/muamele |
| Primary wave |
Birincil-dalga |
| Primitive |
İlkel; İlksel; Primitif |
| Primitive cell |
İlksel yada ilkel hücre |
| Principal |
Ana; Temel; Asal; Prensip; İlke |
| Principal earthquake |
Ana devrem |
| Principle of actualism |
Aktüalizm prensibi |
| Principle of uniformitarianism |
Üniformitaryanizm prensibi |
| Principle plane |
Asal düzlem (kesit) |
| Principle stress |
Asal gerilme |
| Probing |
Sondalama |
| Problem |
Problem; Sorun |
| Procedure |
İzlenecek yol; Prosedür |
| Process |
Süreç; İşlem; Proses |
| Proclastic products |
Proklastik ürünler |
| Proctor needle |
Proktor iğnesi |
| Producer |
Üretici |
| Profile |
Profil |
| Profile of equilibrium |
Denge profili |
| Prograde metamorphism |
İlerleyen metamorfizma |
| Progressive |
İlerleyici; İlerleyen |
| Projection |
İzdüşüm |
| Projective |
İzdüşümsel |
| Proof |
Kanıt |
| Prop |
Direk |
| Propagation |
Yayılım; Yayılma |
| Propellant |
Püskürtücü |
| Proved reserve |
Kesin rezerv |
| Province |
Provins; Bölge |
| Proving ring |
Yük (kuvvet) halkası |
| Psammite |
Psamit; Kum danelerinden oluşan bir kayaç |
| Pseudomorphose |
Yalancı şekilli; Yalancı dış biçime sahip |
| Psilomelane |
Psilomelan |
| Ptygmatic fold |
Pitigmatik kıvrım; Dolambaçlı kıvrım |
| Puff cone |
Çamur konisi |
| Pull |
Çekme |
| Pull-apart basin |
Çek-ayır havzası |
| Pulsar |
Puslar (peryodik olarak radyo dalgaları yayan bir yıldız) |
| Pump |
Pompa |
| Pumping |
Pompalama |
| Pumping station |
Pompalama istasyonu |
| Punch index test |
Delme/zımbalama indeks deneyii |
| Punching |
Zımbalama |
| Punching shear failure |
Zımbalama kayma yenilmesi |
| Pure shear |
Saf makaslama; Saf kesme |
| Purification |
Arındırma; Arılaştırma; Saflaştırma; Temizleme |
| Putrefaction |
Çürüme |
| Puy |
Puy; Volkanik bir tepe veya dik-yamaçlı herhangi bir volkanik kayaç kulesi. |
| PVC (polyvinyl chloride) |
Polivinil klorid |
| Pycnometer |
Yoğunluk şişesi; Piknometre |
| Pyrethrin |
Piretrin |
| Pyrite |
Pirit (Fe-sülfit minerali) |
| Pyrolusite |
Piroluzit (manganez dioksit minerali) |
| Pyrolysis |
Piroliz |
| Pyrosphere |
Pirosfer (ateşküre) |
| Pyrotheria |
Piroterya (G. Afrika Eosen-Oligosen’ine özgü mastodon benzeri otçul, tek familyalı bir memeli takımı) |
| Pyrrhotite |
Pirotin (veya pirotit) |
| Quadrijugatoridae |
Holinase (Holinacea) süper-familyası içinde, nesli tükenmiş ostracod monomorfik familyası |
| Qualitative |
Niteliksel; Kalitatif; Nitel |
| Quantitatlive |
Niceliksel; Kantitatif; Nicel |
| Quantitative analysis |
Kantitatif analiz |
| Quantum mineralogy |
Kuantum mineralijisi |
| Quarry |
Taş ocağı |
| Quartz |
Kuvars |
| Quartz arenite |
Kuvars arenit |
| Quartz basalt |
Kuvars bazalt |
| Quartz dolerite |
Kuvars dolerit |
| Quartz-flooded limestone |
Kuvars-taşkını kireçtaşı |
| Quartz kersantite |
Kuvarslı kersantit |
| Quartz monzonite |
Kuvars monzonit |
| Quartz overgrowth |
Kuvars üzerine büyümesi |
| Quartz porphyry |
Kuvars porfiri |
| Quartz sanstone |
Kuvars kumtaşı |
| Quartz schist |
Kuvars şist |
| Quartz syenite |
Kuvars siyenit |
| Quartz topaz |
Kuvars topaz |
| Quartz wacke |
Kuvars vake |
| Quartz wedge |
Kuvars kaması |
| Quartzarenite |
Kuvarsarenit |
| Quartzite |
Kuvarsit |
| Quaternary |
Kuvaterner |
| Quaternary system |
Kuvaterner sistem; Dört-bileşenli sistem |
| Queenston shale |
Queenston şeyli |
| Quenite |
Kuenit |
| Quenselite |
Kuenselit |
| Quenstedtite |
Kuenstedit |
| Quick clay |
Çabuk/hızlı kil; Makaslama direncini karıştırılması ile kaybeden kil |
| Quick sand |
Akıcı (kaynayan) kum |
| Quick test |
Hızlı deney |
| Radar |
Radar (radio detection and ranging/radyo tespiti ve menzili |
| Radial |
Işınsal; Radyal |
| Radial drainage |
Işınsal drenaj |
| Radial dykes |
Işınsal dayklar |
| Radial faults |
Işınsal faylar |
| Radial foundation |
Radyal temel |
| Radial symmetry |
Işınsal simetri |
| Radian |
Radyan (bir açı birimi olup, bir dairenin merkezinde o dairenin yarıçapına eşit uzunlukta bir yayın uçlarını
birleştiren açı) |
| Radiating |
Işınsal yapı oluşturma; Işınsal yapı oluşturma |
| Radiation |
Işıma; Radyasyon |
| Radiation hazard |
Radyasyon tehlikesi |
| Radii |
Yarıçaplar |
| Radio waves |
Radio waves |
| Radioactive fallout |
Radyoaktif serpinti |
| Radioactive waste |
Radyoaktif atık |
| Radiogenic |
Radyojenik; Radyoaktif bozuşma kökenli |
| Radiolaria |
Radyolarya |
| Radiolarian ooze |
Radyolarya çamuru |
| Radiolarite |
Çoğunlukla radyolaryadan oluşan kayaç |
| Radionuclide |
Radyonüklid |
| Radius |
Yarıçap |
| Radius of curvature |
Eğrilik yarıçapı |
| Radon |
Radon elementi |
| Raft |
Radye |
| Raft foundation |
Yayılı temel |
| Rain forest |
Yağmur ormanı |
| Raise |
Başaşağı |
| Raise boring |
Başaşağı delme |
| Rake angle |
Kesme açışı |
| Ram |
Tokmak |
| Ramp |
Yokuş; Rampa |
| Random |
Gelişigüzel; Rastgele |
| Range |
Aralık; Sıra; Yayılım alanı; Düzen |
| Range rod |
Jalon |
| Ranging |
Bir aralıkta uzanan yada yayılan; Uzaklık tayini |
| Rank of coal |
Kömür derecesi; Kömür sınıfı; Kömürleşme derecesi |
| Rare earth elements (REE) |
Nadir toprak elementleri (NTE) |
| Rate |
Oran; Hız |
| Rate of advance |
İlerleme hızı |
| Rating |
Puanlama; Derecelendirme; Reyting |
| Rattlesnake ore |
Çıngıraklı-yılan cevheri |
| Rayleigh scattering |
Rayleigh saçılımı |
| Reaction |
Tepkime; Reaksiyon |
| Rebound |
Geri sıçrama |
| Rebound hardness test |
Geri tepme sertlik deneyi |
| Rebound number |
Geri tepme sayısı |
| Receiver |
Alıcı |
| Receiving waters |
Alıcı sular |
| Recent |
Güncel |
| Receptor |
Alıcı; Kabul edici |
| Recession of a glacier |
Buzulun geri çekilmesi |
| Recessional moraine |
Geri-çekilme moreni |
| Recharge |
Zenginleştirme; Şarz etme |
| Reciprocal |
Resiprokal; Karşılıklı; Birbirinin yerine geçen |
| Recirculation |
Devridaim |
| Reclaim |
Geri kazanmak |
| Reconnaissance survey |
Keşif arştırması |
| Recover |
Elde etmek; Kazanmak |
| Recoverable |
Kazanılabilir; Kurtarılabilir |
| Recovery |
Verimlilik |
| Recreation system |
Dinlenme sistemi |
| Rectangular |
Dikdörtgen şeklinde |
| Rectangular combined footing |
Dikdörtgen birleşik temel |
| Rectilinear |
Doğrulu |
| Recumbent fold |
Yatık kıvrım |
| Recycling |
Yeniden işleme |
| Red algae |
Kırmızı algler |
| Red beds |
Kırmızı tabakalar |
| Red clay |
Kızıl kil; Kırmızı kil |
| Red copper ore |
Kırmızı bakır cevheri; Kızıl bakır cevheri |
| Red data book |
Kırmızı veri kitabı |
| Red giant star |
Kızıl dev yıldız (yıldız evrimi ilerlemiş ve bulunduğu safhada hidrojen çekirdeği yanarak tamamen
tüketilmiş, helyumdan oluşan çekirdeği orijinalden oldukça yoğun ve sıcak olan ve çekirdeği saran zarf
başlangıçtaki boyutunun muhtemelen 100 katı genleşmiş olan bir yıldız) |
| Red Podzolic soil |
Kırmızı Podzolik toprak |
| Red Sea |
Kızıl Deniz |
| Red tides |
Kırmızı gelgitler |
| Reducible |
İndirgenebilir |
| Reduction |
İndirgenme |
| Reduction potential |
İndirgenme potansiyeli |
| Reflectance |
Reflektans; Yansıma derecesi |
| Reflection |
Yansıma; Refleksiyon |
| Reflection wave |
Yansıma dalgası |
| Reflectometer |
Yansıma ölçer; Reflektometre |
| Reforestation |
Yeniden ormanlaştırma |
| Refraction |
Kırınım |
| Refractive index |
Kırılma indisi |
| Refractometer |
Kırılma ölçer |
| Refractory mineral |
Isıya-dayanıklı mineral |
| Refuse-derived fuels |
Çöpten çıkarılan yakıtlar |
| Refuse reclamation |
Çöp ıslahı |
| Regelation |
Çözülme ve donma |
| Regional geology |
Bölgesel jeoloji |
| Regional metamorphism |
Bölgesel metamorfizma |
| Regression |
Denizin geri çekilmesi; Regresyon; Bağlanım |
| Reinforced concrete |
Betonarme; Takviyeli beton |
| Reinforced earth |
Donatılı zemin; Takviye edilmiş zemin |
| Reinforced earth retaining wall |
Donatılı zemin dayanma (istinat) duvarı |
| Reinforcement |
Kuvvetlendirme; Sağlamlaştırma; Donatı |
| Relative |
Bağıl; Göreceli; Rölatif |
| Relative age |
Göreli yaş; Nispi yaş; Rölatif yaş |
| Relative compaction |
Bağıl kompaksiyon |
| Relative density |
Bağıl yoğunluk |
| Relative humidity |
Bağıl nem |
| Relative plate motion |
Göreli levha hareketi |
| Relaxation |
Rahatlama; Gevşeme |
| Relay earthquake |
Deprem sonrası sarsıntı |
| Release joint |
Boşanma eklemi; Yük kalkması ile oluşmuş eklem; Yük kalkması eklemi |
| Relic texture |
Kalıntı doku |
| Relief inversion |
Röliyef terslenmesi |
| Reloading |
Tekrar yükleme |
| Remote control |
Uzaktan kumanda |
| Remote sensing |
Uzaktan algılama |
| Removal |
Ortadan kaldırma; Yok etme |
| Rendering pollution |
Kirliliğin dönüştürülmesi |
| Renewable energy sources |
Yenilenebilir enerji kaynakları |
| Renewable resources |
Yenilenebilir (Doğal) kaynak |
| Repeatability |
Tekrarlanabilirlik |
| Repeated dose toxicity |
Yinelenen doz zehirliliği |
| Replacement part |
Yedek parça |
| Resection |
Resection |
| Reserve generating capacity |
Yedek (enerji) üretim kapasitesi |
| Reservoir |
Hazne; Rezervuar |
| Reservoir rock |
Hazne kayacı |
| Residence time |
Kalma süresi |
| Residual |
Geriye kalan; Artık |
| Residual chlorine |
Kalıntı klor |
| Residual deposit |
Kalıntı yatak; Kalıntı çökel |
| Residual ore deposit |
Kalıntı cevher yatağı |
| Residual soil |
Kalıntı toprak; Rezidual toprak |
| Residual strength |
Kalıcı dayanım; Rezidual dayanım |
| Residue |
Kalıntı |
| Resin |
Reçine |
| Resistance |
Direnç |
| Resistant mineral |
Dayanıklı mineral |
| Resisting force |
Karşı koyan kuvvet |
| Resistivity survey |
Rezistivite yöntemi |
| Resolution |
Çözünürlük; Rezolüsyon (genel olarak, bir nesne veya fenomen içinde ayırt edilebilir en ince ayrıntının bir
ölçüsüdür) |
| Resonant column device |
Rezonans kolonu cihazı |
| Resonant frequency |
Rezonant sıklığı; Çınlanım sıklığı |
| Rest |
Sükunet; Dinlenme; Geriye kalan |
| Rest magma |
Kalan magma; Artık magma |
| Restitution |
Eski durumuna dönme |
| Restrained |
Sınırlandırılmış, kontrollü |
| Resultant |
Sonuçlanan |
| Retaining wall |
İstinat duvarı; Dayanma duvarı |
| Retardation |
Gecikme; Geciktirme |
| Retention basin |
Tutma havzası |
| Reverse |
Ters; Zıt |
| Reverse fault |
Ters fay |
| Reverse fault heading against the dip |
Tabaka eğimine zıt atımlı ters fay |
| Reverse fault heading with the dip |
Tabaka eğimi ile uyumlu atıma sahip ters fay |
| Reverse osmosis |
Ters ozmoz |
| Reverse shear |
Ters yönde makaslama |
| Reworked |
İşlenmiş |
| Rheology |
Akış bilimi; Reoloji |
| Rhodocrosite |
Rodokrozit (Mn-karbonat minerali) |
| Rhombic system |
Rombik sistem |
| Rib |
Kaburga |
| Rift block |
Rift bloğu; Yarılım bloğu; Horst |
| Rift trough |
Rift teknesi; Yarılım teknesi |
| Rift valley |
Rift vadisi; Yarılım vadisi |
| Rift zone |
Rift zonu; Yarılım kuşağı; Graben |
| Right wall |
Sağ duvar |
| Rigid |
Rijit; Katı; Sert; Sağlam |
| Rigid-body motion |
Kati cisim hareketi |
| Rigidity |
Rijitlik; Sertlik |
| Rigidity modulus |
Rijidite modülü |
| Ring complex |
Halka kompleksi; Halka karmaşığı |
| Ring dyke |
Halka dayk |
| Ring fracture |
Halka kırık; Halka-şekilli çatlak |
| Ring silicate |
Halka silikat |
| Rippability |
Sökülebilirlik |
| Ripper |
Sökücü |
| Ripple mark |
Dalga izi; Ripıl izi; Ripıl mark |
| Ripples |
Dalgalar; Ripıllar |
| Riprap |
Dolgu |
| Rise time |
Yükselim süresi |
| Risk assessment |
Risk değerlendirmesi |
| Risk-benefit analysis |
Risk- yarar analizi |
| Risk function |
Risk fonksiyonu; Risk denklemi |
| River basin |
Irmak/akarsu havzası |
| River capacity |
Akarsu taşıma gücü |
| River capture |
Bir nehrin yatak aşındırmsı ile başka bir nehri kendine katması |
| River deflection |
Irmak sapması |
| River deviation |
Nehir sapması |
| River environment |
Akarsu ortamı |
| River terrace |
Nehir terasi, Nehir taraçası |
| Road cut |
Yol yarması |
| Road header |
Galeri açma makinası |
| Rock |
Kayaç |
| Rock bolt |
Kaya saplaması |
| Rock burst |
Kaya patlamasıRock dust |
| Rock crystal |
Kayaç kristali |
| Rock cycle |
Kayaç döngüsü; Kayaç çevirimi |
| Rock failure |
Kaya yenilmesi; Kaya kopması |
| Rock fall |
Kaya düşmesi |
| Rock-forming minerals |
Kayaç-yapıcı mineraller |
| Rock island |
Kaya adası |
| Rock load height |
Kaya yükü yüksekliği |
| Rock mass |
Kaya kütlesi |
| Rock-mass quality (RMQ) |
Kaya-kütle kalitesi |
| Rock material |
Kaya malzemesi |
| Rock mechanics |
Kaya mekaniği |
| Rock milk |
Kayaç sütü |
| Rock permeability |
Kayaç geçirimliliği |
| Rock phosfate |
Kaya fosfatı |
| Rock pressure |
Kaya basıncı |
| Rock quality designation (RQD) |
Kayaç-kalite tayini; Kaya kalite göstergesi |
| Rock salt |
Kaya tuzu |
| Rock sample |
Kaya örneği |
| Rock silk |
Kaya ipek |
| Rock slide |
Kaya kayması |
| Rock stratum |
Kaya tabakası |
| Rock strength |
Kaya dayanımı |
| Rock terrace |
Kaya taraçası; Kaya terası |
| Rock unit |
Kayaç birimi |
| Rockfill |
Kaya dolgu |
| Rocky desert |
Taşlı çöl |
| Rodding |
Çubuklanma; Çubuklu yapı; Çubuk yapısı kazanma |
| Rodenticides |
Kemirgenleri öldüren ilaçlar |
| Roentgen |
Röntgen |
| Rolling |
Silindirleme; Yuvarlanan |
| Roof |
Tavan |
| Roof arch |
Tavan kemeri |
| Roof bar |
Sarma |
| Roof bolt |
Tavan saplaması |
| Roof break |
Tavan kırılması |
| Roof sag |
Tavan sarkması |
| Roof zone |
Tavan kuşağı |
| Room-and-pillar |
Oda-topuk |
| Root |
Kök |
| Rope bomb |
İp/halat bomba |
| Ropy lava |
(Yüzeyi) Halat-benzeri lâv |
| Rose diagram |
Gül diyagramı |
| Rose opal |
Gül opal |
| Rose quartz |
Gül kuvars |
| Rotary drilling |
Döner sondaj |
| Rotary head |
Döner kafa |
| Rotary table |
Döner masa |
| Rotation |
Dönme; Dolanma; Rotasyon |
| Rotational fault |
Dönel fay; Dönme fayı; Dolanma fayı |
| Rotational remanent magnetism |
Dönmeli remanent manyetizma |
| Rotational slide |
Dönel kayma |
| Roughness |
Pürüzlülük |
| Route |
Güzergâh; Rota |
| RQD (rock quality designatlon) |
Kaya kalite göstergesi |
| Rule-of-thumb |
Başparmak kuralı |
| Runoff |
Yüzeysel akış |
| Runoff erosion |
Yüzeysel akış erozyonu |
| Run-of-mine |
Tuvanön; Ham cevher; Ocaktan çıkan cevher |
| Rupture |
Kopma; Kırılma |
| Safe |
Güvenli |
| Safe bearing capacity |
Güvenli taşıma gücü |
| Safety factor |
Güvenlik katsayısı |
| Sag |
Sarkma; Bel verme; Çöküntü; Eğilme |
| Sag pond |
Batık göl |
| Salinity |
Tuzluluk |
| Salmonella |
Salmonela; Tifo taşıyabilen ve gıda zehirlenmesine yol açan, hastalık taşıyıcı bakteriler |
| Salt dome |
Tuz domu |
| Salt water intrusion |
Tuzlu su karışması |
| Sample |
Örnek |
| Sample preparation |
Örnek hazırlama |
| Sample preparator |
Örnek hazırlayacı |
| Sampler |
Örnek alıcı |
| Sampling |
Örnekleme |
| Sampling tube |
Örnek alma tüpü |
| Sand |
Kum |
| Sand bar |
Kum barı |
| Sand drain |
Kum dreni |
| Sand dyke |
Kum daykı |
| Sand filter |
Kum filtresi |
| Sand island |
Kum adası |
| Sand ribbon |
Kum şeridi |
| Sandstone |
Kumtaşı |
| Sandstone dyke |
Kumtaşı daykı |
| Sandstone sill |
Kumtaşı sili |
| Sandstorm |
Kum fırtınası |
| Sandy |
Kumlu; Kumdan oluşan; Kum gibi |
| Sandy desert |
Kumlu çöl |
| Sanitary Engineering |
Sağlık Mühendisliği |
| Sanitary landfill |
Sıhhi atık gömme çukuru |
| Sanitary sewer |
Sıhhi atık su sistemi |
| Sapphire |
Gökyakut/safir |
| Sapphire quartz |
Gökyakut kuvars |
| Sapropel |
Sapropel |
| Saprophytes |
Saprofitler |
| Sardonyx |
Yemen akiki; Sardoniks |
| Saturate |
Suya doyurmak |
| Saturated |
Doygun |
| Saturated soils |
Doygun zemin |
| Saturated density |
Doygun birim hacim ağırlık |
| Saturated unit weight |
Doygun birim ağırlık |
| Saturation |
Doygunluk |
| Saturation curve |
Doygunluk eğrisi |
| Scalar |
Sayıl; Skaler |
| Scale |
Ölçek |
| Scale effect |
Ölçek etkisi |
| Scale of a map |
Harita ölçeği (gerçek mesafeleri harita üzerinde temsil eden, sayısal veya çizgisel olarak ifade edilebilen
küçültme oranıdır) |
| Scales |
Pul-şekilli; Pulcuk |
| Scaling |
Pas temizleme |
| Scanline |
Tarama çizgisi |
| Scanner |
Tarayıcı |
| Scarp |
Heyelan aynası |
| Scatter |
Dağınıklık; Saçılım |
| Scattering |
Saçılma |
| Schalstein |
Şalştayn (gizli dilinim sunan ve çoğunlukla kalsitleşmiş bazik kayaçlar ve spilitik kayaçlar için kullanılan
bir terim) |
| Schema |
Şema |
| Schematic |
Şematik |
| Schlieren |
Şilir; Şileren |
| Schillerisation |
Şilerizasyon (özel bir yansıma olayı) |
| Schistosity |
Şistozite; Yapraklanma |
| Schmidth hammer |
Schmidth çekici |
| Schmidth hardness test |
Schmidth sertlik deneyi |
| Schmidt hardness test |
Schmidt sertlik deneyi |
| Scope |
Çevre sorunları bilimsel komitesi |
| Scoria |
Skorya |
| Scrape |
Sıyırmak; Yontmak |
| Scratch hardness test |
Çentik sertlik testi |
| Scrapeam |
Damar |
| Screening |
Elemek |
| Screw pile |
Vida kazık |
| Scrubber |
Yıkayıcı |
| SD (standard deviation) |
Standart sapma |
| Sea cave |
Deniz mağarası |
| Sea cliff |
Deniz yarı; Deniz uçurumu |
| Sea-floor spreading |
Deniz-tabanı yayılması |
| Seam |
Damar; İnce tabaka (kömür) |
| Seamount |
Denizdağı |
| Seaquake |
Deniz depremi |
| Seawall |
Deniz seddi |
| Seawater |
Deniz suyu |
| Secant |
Kiriş; Kesen |
| Secant modulus |
Kiriş/sekant modülü |
| Secondary |
İkincil; Sonradan oluşan |
| Secondary air pollutants |
İkincil hava kirleticileri |
| Secondary compression |
İkincil sıkışma |
| Secondary creep |
İkincil akma |
| Secondary enrichment |
İkincil zenginleşme |
| Secondary gechemical dispersion |
İkincil jeokimyasal dağılma |
| Secondary geochemical differentiation |
İkincil jeokimyasal farklılaşma |
| Secondary limestone |
İkincil kireçtaşı |
| Secondary migration |
İkincil göç |
| Secondary mineral |
İkincil mineral |
| Secondary pollutants |
İkicil kirleticiler |
| Secondary porosity |
İkincil porozite; İkincil gözeneklilik |
| Secondary quartz |
İkincil kuvars |
| Secondary treatment |
İkincil işlem |
| Secondary twinning |
İkincil ikizlenme |
| Secondary wave |
İkincil dalga |
| Secular sinking |
Çok yavaş alçalma |
| Secular rise |
Çok yavaş yükselme |
| Sedimentary mantle |
Sedimanter manto |
| Sedimentary rock |
Sedimanter kayaç |
| Sedimentation |
Sedimantasyon; Çökeltme |
| Sedimentation analyses |
Çöktürme analizi |
| Sedimentation tank |
Çökeltme tankı |
| Sedimentology |
Sedimentoloji |
| Seepage |
Sızıntı |
| Segment |
Parça; Kısım |
| Segregation |
Ayrılma; Segregasyon |
| Seism |
Sizm; Sarsıntı; Zelzele |
| Seismic region |
Sismik bölge |
| Seismic sea wave |
Sismik deniz dalgası |
| Seismic Veloelty |
Sismik Hız |
| Seismic |
Sismik |
| Seismogram |
Sismigram |
| Seismograph |
Sismograf |
| Seismology |
Sismoloji |
| Seismometer |
Sismometre |
| Seismoscope |
Sismoskop |
| Self-protection |
Kendi kendini koruma |
| Self-purification |
Kendi kendine temizlenme |
| Settlement |
Oturma |
| Sensitivity |
Duyarlılık; Hassasiyet |
| Sensitive high-resulution ion microprobe |
Hassas yüksek çözünürlüklü iyon mikroprobu |
| Sensor |
Algılayıcı |
| Separation |
Ayrılma; Separasyon; Ayırma |
| Sepiolite |
Sepiyolit (sulu Mg-silikat; Lületaşı veya Eskişehir taşı) |
| Septa |
Bölme; Septa |
| Septic field |
Septik alan |
| Septic tank |
Septik tank |
| Sequential |
Dizisel; Sıralı |
| Serac |
Bu bacası |
| Series |
Seri |
| Serpentine |
Serpantin (yılantaşı) |
| Set |
Küme; Takım |
| Set of joints |
Eklem takımı |
| Setting load (support) |
Kurulma yükü (tahkimat) |
| Settling |
Durultma; Oturtma |
| Settling chamber |
Durultma odası |
| Settling tank |
Durultma tankı |
| Sewage treatment |
Evsel atık su arıtımı |
| Sewage treatment plant |
Evsel atık su arıtma tesisi |
| Sewer capacity |
Kanalizasyon kapasitesi |
| Sewer mains |
Kanalizasyon ana boruları |
| Sewerage system |
Kanalizasyon sistemi |
| Shaft |
Baca (maden); Kuyu |
| Shaft boring |
Kuyu delme; Kuyu açma (inme) |
| Shaft sinking |
Kuyu delme; Kuyu açma (inme) |
| Shale |
Şeyl; Şeyıl |
| Shallow focus |
Sığ odak |
| Shape |
Şekil |
| Shape factor |
Şekil faktörü |
| Sharkskin pahoehoe |
Köpekbalığı-derisi pahöhö |
| Shear |
Makaslama; Kesme; Kayma |
| Shear box |
Makaslama kutusu; Kesme kutusu |
| Shear crack |
Makaslama kırığı; Kesme kırığı |
| Shear failure |
Makaslama yenilmesi; Kesme yenilmesi; Kayma yenilmesi |
| Shear joint |
Makaslama eklemi; Makaslama çatlağı |
| Shear load |
Makaslama yükü; Kesme yükü; Kayma yükü |
| Shear force |
Makaslama kuvveti; Kesme/Kayma kuvveti |
| Shear Modulus |
Kesme Modülü; Makaslama modülü |
| Shear strain |
Makaslama deformasyonu; Kesme/Kayma birim deformasyonu |
| Shear stress |
Makaslama gerilmesi; Kesme/Kayma gerilmesi |
| Shear strength |
Makaslama dayanımı; Kesme dayanımı |
| Shear surface |
Makaslama yüzeyi; Kayma yüzeyi |
| Shear wave |
Enine dalga, Makaslama/Kesme (S) dalgası |
| Shear zone |
Makaslama zonu |
| Sheelite |
Şeelit; Şelit |
| Sheet flow |
Laminalı akma; Yaygı akması |
| Sheet flow |
Palplanş; Hazır yassı kazık |
| Shell |
Kabuk |
| Shell beak |
Kavkı/kabuk çengeli |
| Shelly Limestone |
Kavkılı kireçtaşı |
| Shelly pahoehoe |
Kabuksu pahöhö |
| Shelly sand |
Şeyılli kum |
| Shelter belt |
Koruma şeridi |
| Shield |
Kalkan |
| Shield basalt |
Kalkan bazalt |
| Shield volcano |
Kalkan volkan |
| Shift |
Kaydırma; Kayma; Yer değiştirme |
| Shifting dune |
Yer değiştiren (gezen) kumul |
| Shock |
Şok |
| Shock proof |
Şoktan etkilenmeyen |
| Shore platform |
Kıyı platformu |
| Short wall |
Kısa ayak |
| Short wavelength infrared |
Kısa dalgaboylu infrared/kızılötesi |
| Shortening |
Kısalma |
| Short-term stability |
Kısa süreli duraylılık |
| Shotcrete |
Püskürtme beton |
| Shoulder thrust |
Omuz bindirmesi/itkisi; Kürek bindirmesi/itkisi |
| Shredding |
Ufalama |
| Shrinkage |
Büzülme; Rötre |
| Shrinkage limit |
Rötre limiti |
| Sial |
Silisyum + Alüminyum |
| Side pinacoid |
Kenar pinakoid |
| Siderite |
Siderit (Fe-karbonat minerali) |
| Siderolite |
Siderolit |
| Sidewall |
Yan duvar; Pasa şevi |
| Sieve |
Elek; Kalbur |
| Sieve analysis |
Elek analizi |
| Sieve shaker |
Elek sallayıcı |
| Sieve texture |
Elek dokusu; Kalbur doku |
| Sieving |
Eleme; Kalburlama; Elemek; Eliyen |
| Signal |
Sinyal |
| Significant |
Anlamlı; Önemli; Belirtici |
| Silex |
Sileks; Çakmaktaşı; Çört |
| Silicate mantle |
Silikat mantosu |
| Silky |
İpeksi |
| Sill |
Sil |
| Silt |
Silt; Dane boyu (çapı) 0.0004-0.0063 mm olan kayaç kırıntıları |
| Silting/siltation |
Siltlenme; Siltasyon |
| Silurian |
Siluriyen; Paleozoyik zamanın 6 devrinden, 439-408.5 My aralığını kapsayan üçüncüsü |
| Silver glance |
Gümüş nazarı |
| Silver |
Gümüş |
| Sima |
Silisyum + Magnezyum |
| Similiraty |
Benzeşim |
| Simple |
Basit; Yalın |
| Simple sill |
Basit sil |
| Simple stock |
Basit stok |
| Simulation |
Similasyon; Benzeşim; Benzetim |
| Simulator |
Benzeteç, simulatör |
| Simultaneous |
Eşzamanlı |
| Single family dwelling |
Tek aileli konut |
| Sinkhole |
Çökme cukuru |
| Sinking |
Batırma |
| Site investigation |
Saha incelemesi |
| Size effect |
Boyut etkisi |
| Skeletal material |
İskelet maddesi |
| Skeleton texture |
İskelet doku |
| Skimming |
Sıyırma |
| Skip |
Bidon |
| Slabbing |
Kavlaklanma; Dilimlenme |
| Slag |
Cüruf; Mucur |
| Slake durability |
Suda dağılmaya karşı duraylılık |
| Slate |
Sleyt; Damtaşı |
| Slaty cleavage |
Sleyt dilinimi; Sleyt klivajı; Yapraksı dilinim |
| Slice |
Dilim |
| Slickenside |
Kaygan yüzey |
| Slide |
Kayma |
| Slide surface |
Kayma yüzeyi |
| Sliding tectonic |
Kayma tektoniği |
| Sliding theory |
Kayma teorisi |
| Slip |
Kayma; Atım |
| Slip cleavage |
Atım dilinimi |
| Slope |
Eğim; Şev; Yamaç |
| Slope angle |
Şev açışı; Yamaç eğimi |
| Slope design |
Sev tasarımı; Yamaç dizaynı |
| Slope height |
Şev yüksekliği; Yamaç yüksekliği |
| Slope stability |
Şev stabilitesi |
| Slope stability analysis |
Şev duraylılıgı analizi |
| Sludge |
Çamur |
| Sludge digestion |
Çamur sindirimi |
| Sludge disposal |
Çamur tasviyesi |
| Sludge incineration |
Çamurun yakılması |
| Slumping |
Oturmak; Birden çökmek; Devrilmek; Kaymak |
| Slurry |
Çamur sıvısı |
| Smithsonite |
Smitsonit (Zn-karbonattan oluşan bir mineral) |
| Smog |
Kirli sis |
| Smoke |
Duman |
| Smokemeter |
Dumanölçer |
| Smoky quartz |
Dumanlı kuvars |
| Smooth |
Düz; Pürüzsüz |
| Smooth blasting |
Düzgün patlatma |
| Smut |
İs; Kir |
| Snowflake obsidian |
Kartanesi obsidiyen |
| Snowflake texture |
Kartanesi doku |
| Snowslide |
Kar-kayması |
| Soft rock |
Yumuşak kaya |
| Softground |
Yumuşak zemin |
| Soil |
Zemin; Toprak |
| Soil conservation |
Toprak korunması |
| Soil erosion |
Toprak erozyonu |
| Soil erosion |
Toprak erozyonu; Toprak aşınması |
| Soil exploration |
Zemin araştırması |
| Soil mechanics |
Zemin mekaniği |
| Soil science |
Toprak bilmi; Zemin bilmi |
| Soil stabilization |
Zemin stabilizasyonu ( ıslahı ) |
| Solar |
Güneşe ait; Güneşle ilgili; Solar |
| Solar abundance of elements |
Elementlerin güneş bolluğu |
| Solar collector |
Güneş enerjisi toplayıcı |
| Solar energy |
Güneş enerjisi |
| Solar nebula |
Güneş nebulası |
| Solar radiation |
Güneş ışıması |
| Solar system |
Güneş sistemi |
| Solar wind |
Güneş rüzgârı |
| Solfatara |
Volkanizma sonrası çıkan kükürtlü gaz etkinliği |
| Solid |
Katı; Sağlam |
| Solid core recovery |
Sağlam karot verimi |
| Solid-melt equilibrium |
Katı-sıvı dengesi |
| Solid rock |
Sağlam kayaç |
| Solid solution |
Katı çözelti |
| Solid waste |
Katı atık |
| Solid waste management |
Katı atık yönetimi |
| Solifluction |
Toprak akması |
| Soliter corals |
Bireysel mercanlar |
| Solubility product |
Çözünürlük ürünü |
| Solution |
Çözelti; Solüsyon |
| Sonic boom |
Sonik patlama |
| Soot |
Kurum |
| Sorted biosparite |
Boylanmış-biyosparit |
| Sorting |
Boylanma; Derecelenme; Sıralama |
| Sound absorption material |
Sesi soğurucu madde |
| Sound pressure level |
Ses basınç düzeyi |
| Sounding |
Sondalama; Sondajlama |
| Soundness test |
Sağlamlık testi |
| Source rock |
Köken kayaç; Kaynak kayaç |
| South African jade |
Güney Afrika yeşimi |
| South American Plate |
Güney Amerika Levhası |
| South-East Pacific Plate |
Güney-Doğu Pasifik Levhası |
| Spaced cleavage |
Aralıklı dilinim; Aralıklı klivaj |
| Spacing |
Aralık; Uzaklık |
| Spalling |
Çentme; Yontma |
| Span |
Açıklık |
| Spare part |
Yedek parça |
| Spastolith |
Spastolit; Deforme olmuş ooid |
| Species |
Tür |
| Specifîc energy |
Özgül enerji |
| Specific gravity |
Özgül ağırlık |
| Specimen |
Örnek; Numune |
| Speed bump |
Hız kesici yükselti |
| Speleology |
Mağara bilmi |
| Sphericity |
Küresellik |
| Spheroidal jointing |
Soğan kabuğu bezeri ayrışma |
| Spherolite |
Sferolit; Elips şekilli ve ışınsal iç yapılı mikroskobik parçacıklar |
| Spilite |
Spilit |
| Spillway |
Dolu savak |
| Spilosite |
Spilozit (adinol oluşumunun başlangıç safhasındaki kayaç) |
| Spine |
Diken; İğne-benzeri yapı |
| Spinel |
Spinel |
| Spit |
Kıyı dili |
| Split |
Yarmak; Ayırmak |
| Spoil |
Pasa; Artık |
| Spoil pile |
Pasa yığını |
| Spontaneous |
Kendiliğinden olan |
| Spotted |
Benekli |
| Spotted phyllite |
Benekli fillit |
| Spotted slate |
Benekli sleyt |
| Sprawl |
Dağınık yayılma |
| Spring |
İlkbahar; Göze; Kaynak |
| Spring tide |
İlkbahar gelgiti |
| Spring water |
Göze suyu; Kaynak suyu |
| Squeezing |
Sıkışma |
| Stabilily |
Duraylılık; Stabilite |
| Stability field |
Duraylılık alanı |
| Stability of slope |
Şev stabilitesi |
| Stabilization |
Duraylama; Stabil kılma; Stabilizasyon |
| Stabilizer |
Duraylayıcı |
| Stable |
Duraylı; Stabil |
| Stable isotope |
Kararlı izotop |
| Stable isotope studies |
Kararlı izotop çalışmaları |
| Stable slope |
Duraylı şev |
| Stack effluents |
Baca atıkları |
| Stage |
Kat; Safha; Evre |
| Stage of maturity |
Olgunluk evresi |
| Stage of old age |
İleri yaş evresi |
| Stage of youth |
Gençlik evresi |
| Stagnation zone |
Durgunluk kuşağı |
| Stains and staining techniques |
Boyalar ve boyama teknikleri |
| Stalactite |
Sarkıt |
| Stalagmite |
Dikit |
| Standard |
Standart |
| Standard deviation |
Standart sapma |
| Standard penetration resistance |
Standart batma direnci; Standart penetrasyon direnci |
| Standard penetration test |
Standart batma deneyi; Standart penetrasyon deneyi |
| Standard proctor test |
Standart proktor deneyi |
| Stand-up time |
Durma zamanı; Tahkimatsız durma zamanı |
| State of equilibrium |
Denge durumu; Denge hali |
| State of stress |
Gerilme durumu |
| State-of-the-art |
En son gelişmeleri yansıtan |
| Static |
Durağan; Statik |
| Static cone test |
Statik koni deneyi |
| Static equilibrium |
Durağan denge; Statik denge |
| Static formula |
Statik kazık formülü |
| Station |
İstasyon; Konak |
| Stationary source |
Sabit kaynak |
| Statistical analysis |
İstatistiksel analiz; İstatistiksel çözümleme |
| Statoscope |
Statoskop (hava fotografisinde ardışık hava istasyonları arasındaki yükseklik farkını ölçmede kullanılan
hassas bir barometre) |
| Steady |
Kararlı; Sallantısız |
| Steam coal |
Buhar kömürü |
| Steel |
Çelik |
| Steel arch support |
Çelik kemer destek |
| Steel pile |
Çelik kazık |
| Steep dipping fault |
Dik yada dike yakın fay |
| Step fault |
Basamak fay |
| Step faulting |
Basamak faylanma |
| Step faults heading against the dip |
Tabaka eğimine ters basamaklı faylar |
| Stereographic projection |
Stereografik izdüşüm; Stereografik projeksiyon |
| Stereoscope |
Stereoskop |
| Sticky |
Yapışkan; Yapışan |
| Stiff |
Katı; Sıkı |
| Stiffness/compactness |
Katılık; Sıkılık |
| Stinkstone |
Kokulutaş |
| Stockwork |
Ağsal; Stokvörk |
| Stone column |
Taş sütunu; Kaya kolonu |
| Stone pack |
Taş dolgu |
| Stone |
Taş; Kaya |
| Stony desert |
Taşlı çöl |
| Storage |
Depolama |
| Storm deposit |
Fırtına çökeli |
| Storm sewer |
Sel suyu kanalı |
| Stowing |
Dolgu |
| Straight extinction |
Dik sönme |
| Strain |
Stres deformasyonu; Birim deformasyon; Birim Şekil Değiştirme; Uzalma |
| Strain elipsoid |
Birim deformasyon elipsoyidi |
| Strain gauge |
Birim deformasyon ölçer |
| Strain-slip cleavage |
Uzalma-atım dilinimi |
| Strain softening |
Birim deformasyon yumuşaması |
| Strap footing |
Bağ kirişli birleşik sömel |
| Strata control |
Tabaka kontrolü; Tabaka denetimi |
| Strata |
Tabakalar; Katmanlar |
| Stratification |
Tabakalanma |
| Stratified |
Tabakalı |
| Stratified rock |
Tabakalı kayaç; Katmanlı kayaç |
| Stratigraphic geology |
Stratigrafik jeoloji |
| Stratigraphic trap |
Stratigrafik kapan |
| Stratigraphical break |
Tabakalanmada kesiklik |
| Stratopause |
Stratopoz |
| Stratosphere |
Stratosfer |
| Stratum |
Tabaka; Katman |
| Streak |
Çizgi-rengi |
| Stream erosion |
Nehir/akarsu erozyonu |
| Streamline |
Akış çizgisi |
| Stream-sediment analysis |
Dere-sedimenti analizi |
| Strength |
Dayanım |
| Strength envelope |
Dayanım zarfı |
| Stress |
Gerilme |
| Stress concentration factor |
Gerilme yığılması katsayısı |
| Stress distribution |
Gerilme dağılımı |
| Stress elipsoid |
Gerilme elipsoyidi |
| Stress field |
Gerilme alanı |
| Stress intensity |
Gerilme yoğunluğu |
| Stress path |
Gerilme yolu; Gerilme rotası |
| Stress relaxation |
Gerilme boşalması |
| Stress state |
Gerilme durumu |
| Stress trajectory |
Gerilme Yörüngesi |
| Striated pebble |
Çizik çakıl; Çizilmiş çakıl |
| Strike |
Doğrultu |
| Strike fault |
Doğrultu fayı |
| Strike joint |
Doğrultu eklemi |
| Strike of the fault |
Fay doğrultusu |
| Strike-slip fault |
Doğrultu atımlı fay |
| Strip development |
Şerit gelişme |
| Strip footing |
Şerit temel |
| Strip foundation |
Şerit temel |
| Strip load |
Şerit yük |
| Strip mining |
Geniş yayılımlı açık işletme madenciliği |
| Strip thrust fold |
Örtü kıvrımı |
| Strombolian activity |
Stromboli örneği volkanik etkinlik; Stromboli benzeri püskürme |
| Structural |
Yapısal |
| Structural basin |
Yapısal havza; Yapısal basen |
| Structural concordance |
Yapısal uyumluluk; Yapısal konkordans |
| Structural contour lines |
Yapısal eş-yükselti çizgileri |
| Structural crystallography |
Yapısal kristalografi |
| Structural depression |
Yapısal alçalım; Yapısal basıklık |
| Structural discontinuity |
Yapısal kesiklik; Yapısal süreksizlik; Yapısal devamsızlık |
| Structural discordance |
Yapısal uyumsuzluk; Yapısal diskordans |
| Structural engineering |
Yapı mühendisi |
| Structural fabric |
Yapısal doku |
| Structural feature |
Yapısal şekil; Yapısal özellik |
| Structural geology |
Yapısal jeoloji |
| Structural high |
Yapısal yükselim; Yapısal yükseklik |
| Structural lake |
Yapısal göl |
| Structural low |
Yapısal alçalım; Yapısal basıklık |
| Structural petrology |
Yapısal petroloji |
| Structural plain |
Yapısal düzlük; Yapısal ova |
| Structural plateau |
Yapısal yayla; Yapısal plato |
| Structural position |
Yapısal konum; Yapısal pozisyon |
| Structural relief |
Yapısal röliyef; Yapısal engebe |
| Structural stratigraphical hiatus |
Yapısal stratigrafik zaman boşluğu |
| Structural style |
Yapısal çeşit |
| Structural terrace |
Yapısal taraça; Yapısal teras |
| Structural trap |
Yapısal kapan |
| Structural unit |
Yapısal birim |
| Structural valley |
Yapısal vadi |
| Structure |
Yapı; Strüktür |
| Structure contours |
Yapısal konturlar |
| Strut |
Destek; Payanda |
| Subcrustal convection currents |
Kabuk-altı konveksiyon akıntıları |
| Subduction |
Dalım |
| Subduction zone |
Dalım zonu |
| Subfabrik |
Asfabrik; Fabrik-altı |
| Subfossil |
Çok az değişim göstermiş organizma kalıntısı |
| Subgenus |
Alt-cins; Ascins |
| Subglacial stream |
Buzul-altı nehir |
| Subgroup |
Alt-gurup |
| Submarine canyon |
Denizaltı kanyonu |
| Submerge |
Batmak; Batırma |
| Submerged unit weight |
Batık birim ağırlık |
| Submergence |
Batma |
| Subsequent valley |
Tabakaların doğrultusunu takip eden vadi |
| Subsidence |
Çökme; Subsidans |
| Subsidiary fold |
Bağlı kıvrım |
| Subsoil |
Toprak-altı |
| Subsoil investigation |
Sığ yeraltı zemin araştırması |
| Subspecies |
Alt-tür; Astür |
| Substage |
Askat; Alt-kat |
| Substitute |
Yardımcı |
| Substitute natural gas |
Yardımcı doğal gaz |
| Subsurface geology |
Yeraltı jeolojisi |
| Subsurface investigation |
Sığ yer altı araştırması |
| Subtidal |
Gelgit-altı |
| Subzone |
Alt-zon; Aszon |
| Suction |
Emme |
| Suite |
Takım; Aynı sınıftan (plütonik, metamorfik gibi) iki veya daha fazla litodemin oluşturduğu kaya birimidir
|
| Sulfur (veya Sulphur) |
Kükürt |
| Sulfur bacteria |
Kükürt bakterileri |
| Sulfur cycle |
Kükürt döngüsü |
| Sulfur dioxide |
Kükürt dioksit |
| Sulfur trioxide |
Kükürt trioksit |
| Sulfuric acid |
Sülfürik asit |
| Sun |
Güneş |
| Supergene |
Süperjen; Yüzey-kökenli |
| Supergene sulfide zone |
Süperjen sülfit zonu |
| Supergene water |
Süperjen su |
| Supergiant star |
Süperdev yıldız (aslen (intrinsik olarak) en parlak olan yıldızlar familyasının bir üyesi) |
| Supernova |
Süpernova (patlama sonucu aniden oldukça parlak yapı edinen bir yıldız olup, bir novadan daha parlaktır)
|
| Superposed valley |
Yumuşak katmanlara yatak oyarak, sert katmanlar içine gömülen vadi |
| Superposition |
Üst üste gelme; Bindirme |
| Supersuite |
Üstakım; Birbiriyle doğal ilişkili, iki veya daha fazla takım veya karmaşık içeren bir litodem birimi |
| Supervised classification |
Denetlenmiş sınıflandırma |
| Support |
Tahkimat; Destek |
| Support load density |
Destek Yükü Yoğunluğu |
| Support pile |
Taşıyıcı kazık |
| Support pressure |
Destek basıncı; Tahkimat basıncı |
| Support system |
Destek sistemi; Tahkimat sistemi |
| Support unit |
Destek birimi; Tahkimat birimi |
| Supraglacial stream |
Buzul-üstü nehir |
| Supratenuous fold |
Açınımlı kıvrım |
| Supratidal |
Gelgit-üstü |
| Surcharge pressure |
Sürşarj basıncı; Taşıyabileceğinden fazla basınç |
| Surface |
Yüzey; Yeryüzü |
| Surface mine |
Yüzeyde işletme; Açık işletme |
| Surface moraine |
Yüzey moreni |
| Surface of discontinuity |
Süreksizlik yüzeyi |
| Surface of unconformity |
Uyumsuzluk yüzeyi |
| Surface tension |
Yüzey gerilmesi |
| Surface water |
Yüzey suyu |
| Surface waves |
Yüzey dalgaları |
| Surfactant |
Yüzey aktif madde |
| Survey |
İnceleme; Araştırma; Etüt; Ölçme |
| Surveyor’s rod |
Mira |
| Suspended solid |
Askıda katı madde; Asılı katı madde |
| Suspension |
Asıntı; Süspansiyon |
| Sustainable development |
Sürdürülebilir gelişme |
| Svedberg unit |
Svedberg birimi; (S) Sedimantasyon katsayılarının ifade edildiği birim. 10-13 saniyeye eşit olup rakamsal
değere bitişik yazılır (64S gibi). |
| Swallow hole |
Düden |
| Swell factor |
Şişme kabarma katsayısı |
| Swelling potential |
Şişme potansiyeli |
| Swelling |
Şişme |
| Swelling pressure |
Şişme basıncı |
| Sylvine |
Silvin |
| Symmetric fold |
Simetrik kıvrım |
| Symmetry |
Simetri; Bakışım |
| Symmetry axis |
Simetri ekseni; Bakışım ekseni |
| Synchronous |
Eşzamanlı; Senkronize; Sinkronize |
| Synchronous pluton |
Eşzamanlı plüton; Senkronize plüton |
| Synclinal axis |
Senklinal ekseni |
| Syncline |
Senklinal |
| Synclinorium |
Bir çok küçük senklinal ve antiklinalden oluşan senklinal |
| Syndet |
Sentetik deterjan |
| Synergistic effect |
Sinerjistik etki |
| Syngas |
Sentez gazı; Sentetik gaz |
| Syngenetic |
Sinjenetik veya Senjenetik |
| Syngenetic ore deposit |
Sinjenetik cevher yatağı; Oluşumu içinde bulunduğu kayaçla eş zamanlı olan cevher yatağı |
| Synorogene |
Senorojen; Dağ oluşumu ile eş zamanlı |
| Synorogenic granite |
Senorojenik granit; Oluşumu orojenik etkinlikle eş zamanlı olan granit |
| Synorogenic magmatic phase |
Senorojenik magmatik faz |
| Syntaxial |
Sintaksiyal; Optik süreklilik arzeden dane-üzerine büyüme |
| Synthesis |
Sentez; Bireşim |
| Synthesis gas |
Sentez gazı |
| Synthetic |
Sintetik |
| Synthetic detergent |
Sentetik deterjan |
| Synthetic fuels |
Sentetik yakıtlar |
| System |
Sistem |
| System of joints |
Eklemler sistemi |
| Systematic joints |
Düzenli eklemler; Sistemli eklemler |
| Tacheometric surveying |
Takeometrik alım; Jeodezide, arazi noktalarının yatay konumları ile birlikte yüksekliklerini tayin etme
işlemi |
| Tachometer |
Takometre (dönme oranını/hızını ölçmede kullanılan bir aygıt) |
| Tachymeter |
Takimetre |
| Tailing |
Artık |
| Tailings |
Posa |
| Takeoff |
Çıkarma; Yerden havalanma (uçak) |
| Talc |
Talk |
| Talus cone |
Moloz konisi |
| Talus fan |
Moloz yelpazesi |
| Taluvium |
Taluviyum (kaba- ve ince-daneli malzeme karışımından oluşan tepe-yamacı çökeli) |
| Tangent modulus |
Teğet modülü; Tanjant modülü |
| Tangential |
Teğetsel |
| Tangential pressure |
Teğetsel basınç |
| Tape extensometer |
Şerit ekstansometre |
| Tar |
Katran |
| Tar sand |
Katranlı kum |
| Tarnish |
Kararma; Leke |
| Taurus Mountains |
Toros Dağları |
| Taxonomy |
Taksonomi |
| Tear fault |
Yırtılma fayı; Yırtma fayı |
| Tectogenesis |
Tektojenez; Dağ oluşumu ile oluşan kıvrım ve kırık olayları |
| Tectonic breccia |
Tektonik breş |
| Tectonic earthquake |
Tektonik deprem |
| Tectonic geology |
Tektonik jeoloji |
| Tectonic setting |
Tektonik yer, zaman ve ortam |
| Tectonic transport |
Tectonik taşınma |
| Tectonized region |
Tektonizmaya uğramış bölge |
| Teleskopic |
Teleskopla görülebilen |
| Telogenetic |
Telojenetik |
| Temperate climate |
Ilıman iklim |
| Temperature |
Sıcaklık |
| Temperature inversion |
İklim terslenmesi |
| Temporary |
Geçici |
| Temporary support |
Geçici iksa |
| Tendency |
Eğilim; Yatkınlık |
| Tensile |
Tansion |
| Tensile crack |
Gerilme çatlağı |
| Tensile force |
Çekme kuvveti; Çekilme kuvveti |
| Tensile test |
Çekme deneyi; Çekilme deneyi |
| Tensile strength |
Çekme dayanımı; Çekilme dayanımı |
| Tensile stress |
Çekme gerilmesi; Çekilme gerilmesi |
| Tension crack |
Çekme çatlağı; Tansiyon çatlağı; Gerilme çatlağı |
| Tension fault |
Gerilim fayı; Gerilme fayı; Tansiyon fayı |
| Tension joint |
Gerilme çatlağı; Gerilme eklemi |
| Tensor |
Geren; Tansör |
| Tent rocks (wigwams) |
Çadır kayaç |
| Terminal basin |
Terminal havza |
| Terminal velocity |
Son hız |
| Terrace |
Teras |
| Terracing |
Teraslama |
| Terrestrial |
Karasal; Topraksal |
| Terrestrial environment |
Dünyevi ortam |
| Terrestrial planet |
Dünyevi gezegen; Dünya-benzeri gezegen |
| Terrigenous |
Terijen; Karasal kökenli, çökelme havzasına mekanik yolla taşınmış, çoğunlukla karbonat-olmayan ile eş
anlamlı terim |
| Terrigenous deposit |
Terijen yatak |
| Territoriality |
Belirli bir alan ile özel bir canlı grubunun özdeşleştirilmesi |
| Tertiary treatment |
Üçüncül arıtma |
| Tesselation |
Tesselasyon; Mozaik oluşturma |
| Test |
Test; Deney |
| Test pit |
Deney çukuru |
| Testing |
Test etme |
| Testing accuracy |
Deney doğruluğu; Test doğruluğu |
| Testing method |
Deney yöntemi; Test yöntemi |
| Tethys |
Tethis (veya Tetis) |
| Tetraedric system |
Tetraedrik sistem |
| Tetraedrite |
Tetrahedrit |
| Tetrahedron |
Dörtyüzlü; Tetraeder |
| Tetrapoda |
Dört-ayaklılar; Tetrapodlar |
| Texture |
Doku |
| Thalweg |
Talveg (bir vadinin en derin kısmını takip eden hat. Bu kısım su altında olabilir veya olmayabilir) |
| Theodolite |
Teodolit |
| Theorem |
Sav; Teorem |
| Theoretical |
Kuramsal; Teorik |
| Theory |
Kuram; Teori |
| Theory of continental drift |
Kıtasal sürüklenme teorisi |
| Theory of isostasy |
Izostazi teorisi |
| Thermal |
Isıl; Termal; Isısal; Termal |
| Thermal conductivity |
Isıl iletkenlik |
| Thermal contact metamorphism |
Isısal kontak metamorfizması |
| Thermal expansion |
Isıl genleşme |
| Thermal pollution |
Sıcak su kirliliği |
| Thermocouple |
Isıl eleman |
| Thermometer |
Termometre (sıcaklık ölçmek için kullanılan bir araç) |
| Thermosphere |
Termosfer |
| Thermosteric anomaly |
Termosterik anomali (deniz suyunun izotermal olarak bir atmosferlik standart basınçta olması durumunda her
hangi bir noktadasında edineceği sterik anomali) |
| Thick bed |
Kalın tabaka |
| Thick-bedded |
Kalın-tabakalı |
| Thickness of a bed |
Tabaka kalınlığı |
| Thin bed |
İnce tabaka |
| Thin-bedded |
İnce-tabakalı |
| Thin section |
İnce kesit |
| Thixatropy |
Tiksotropi |
| Thoughness index |
Tokluk indeksi |
| Thread test |
Çubuk deneyi |
| Threatened species |
Tehdit altındaki türler |
| Three-point problem |
Üç-nokta problemi |
| Threshold |
Eşik |
| Threshold dose |
Eşik dozu |
| Threshold limit value |
Eşik sınırı değeri |
| Threshold value |
Eşik değer |
| Throw |
Düşe atım; Atım |
| Thrust |
Bindirme; İtki |
| Thrust nappe |
Bindirme/itki napı |
| Tidal barrage |
Gelgit barajı |
| Tidal current |
Gelgit akıntısı |
| Tidal flat |
Gelgit düzlüğü |
| Tidal inlet |
Gelgit girişi |
| Tidal power |
Gelgit gücü |
| Tidal range |
Gelgit aralığı; Gelgit menzili |
| Tidal rhytmite |
Gelgit ritmiti |
| Tidal theory |
Gelgit teorisi |
| Tide |
Gelgit; Med ve cezir |
| Tidelite |
Gelgitit |
| Tieback anchor |
Ankraj çubuğu |
| Tiger’s eye |
Kaplangözü |
| Tiltmeter |
Eğim ölçer |
| Timber |
Kütük; Kereste; Ahşap |
| Timber pile |
Ahşap kazık |
| Timber support |
Ahşap tahkimat |
| Time |
Zaman |
| Time factor |
Zaman faktörü |
| Tin |
Kalay |
| Tinstone |
Kalaytaşı |
| Tipping |
Çöp boşaltma |
| Tirim holes |
Tarama delikleri |
| Titanite |
Titanit |
| Toad’s eye tin |
Kurbağa gözü kalay |
| Toe failure |
Topuk yenilmesi (kayması) |
| Toe |
Şev topuğu; Patlatma tırnağı |
| Tolerance |
Tolerans |
| Top soil |
Yüzey toprağı; Yüzey zemini |
| Topaz |
Topaz |
| Topography |
Topoğrafya |
| Toppling |
Devrilme |
| Topsoil |
Yüzey toprağı |
| Tornado |
Hortum |
| Torque |
Buru; Tork; Dönel etki |
| Torsion |
Burulma |
| Torsion balance |
Burulma balansı |
| Total core recovery |
Toplam karot verimi |
| Total station |
Total istasyon (açıları ve mesafeleri elektronik olarak algılayan bir araç) |
| Total settlement |
Toplam oturma |
| Total stress |
Toplam gerilme/gerilim |
| Toughness |
Tokluk; Sıkılık; Sağlamlık |
| Tourbe (veya peat) |
Turba |
| Tourmaline |
Turmalin |
| Toxic substances |
Zehirli maddeler |
| Toxicity |
Zehirlilik |
| Toxicology |
Toksikoloji |
| Trace |
İz |
| Trace element |
Eser element; İz element; Azrak element; Tras element |
| Trace-element fractionation |
İz-element fraksiyonlaşması/ayrımlaşması |
| Trace fossil |
İz fosil |
| Tracer |
İz sürücü; İzleyici |
| Trachyte |
Trakit |
| Trade effluents |
Ticâri atıklar |
| Traffic pollution |
Trafik kirliliği |
| Trajectory |
Yörünge; Gezinge |
| Transboundary pollution |
Sınır ötesi kirlilik |
| Transcurrent fault |
Çapraz fay |
| Transducer |
Çevirgeç; Güç çevirici |
| Transform fault |
Dönüşüm fayı; Transform fay |
| Transformation |
Dönüşüm |
| Transformation twinning |
Dönüşüm ikizlenmesi |
| Transformer |
Dönüştürücü |
| Transfrontier pollution |
Sınır ötesi kirlilik |
| Transgression |
Transgrasyon; Deniz seviyesinin yükselmesi ile karaya doğru ilerlemesi |
| Transient electromagnetic method |
Geçici elektromanyetik method; Kısa-ömürlü elektromanyetik method |
| Transition |
Geçiş |
| Translation |
Ötelenme; Yerden yere nakil |
| Translational slide |
Ötelenmeli kayma |
| Translocation |
Kirliliğin kaydırılması |
| Transmedia pollution |
Birden fazla ortamı etkileyen kirlenme |
| Transmissibility |
İletgenlik |
| Transmissivity |
İletimlilik; Transmisivite |
| Transmitter |
Verici |
| Transpose |
Devrik |
| Transversal force |
Çapraz kuvvet; Enine kuvvet |
| Transversal isotropy |
Düzlemsel izotropiklik |
| Transverse |
Enine |
| Tranverse fault |
Enine fay; Transvers fay |
| Transverse waves |
Enine dalgalar |
| Trap |
Kapan |
| Trapezoid |
Yamuk |
| Trapezoidal combined footing |
Yamuk birleşik temel |
| Treatment |
Muamele; İşlem; Arıtma; Tedavi |
| Tree-ring analysis |
Ağaç-halkası analizi |
| Trench |
Çukur; Hendek; Araştırma çukuru |
| Trend |
Yön; Eğilim; Yönelim; Meyil; Bir cevher kütlesi, kıvrım veya orojenik kuşak gibi jeolojik bir yapının yönü
|
| Trial boring |
Deneme sondajı |
| Trial pit |
Muayene çukuru; Deneme çukuru |
| Triangulation |
Nirengi |
| Triangulation network |
Nirengi şebekesi/ağı |
| Triaxial |
Üç eksenli |
| Triaxial compression test |
Üç eksenli basınç deneyi |
| Triaxial state of stress |
Üç eksenli gerilme durumu |
| Triaxial test |
Üç eksenli deney |
| Tributary valley |
Yan vadi; İkincil vadi |
| Trickling filter |
Damlatmalı filtre |
| Triclinic system |
Triklinik sistem |
| Trilagon |
Trilagon; Koordinatları bilinen A ve B noktalarına dayalı bir poligon güzergâhında ardışık üç noktanın bir
üçgen oluşturduğu düşünülürse, trilagon veya trilagon denen bir bir üçgen dizisi elde edilmiş olur |
| Trimming |
Tarama; Sıyırma |
| Trivial solution |
Apaçık çözüm |
| Trokospiral |
Trokospiral (kule şeklinde sarılım) |
| Trophic level |
Bir hayvanın besin zincirindeki yeri |
| Tropical year |
Tropikal yıl (Güneş’in ortalama boylamının 360° arttığı süreçteki zaman aralığı) |
| Tropopause |
Tropopoz |
| Troposphere |
Troposfer |
| Trough |
Boğaz; Oluk yapısı |
| True age |
Gerçek yaş |
| True dip |
Gerçek dalım; Gerçek eğim |
| True spacing |
Gerçek aralık |
| True thickness |
Gerçek kalınlık |
| Trunk sewer |
Kanalizasyon ana hat kanalı |
| Tsunami |
Tsunami; Deprem dalgası |
| Tufa |
Tufa |
| Tuff |
Tüf |
| Tuff-bearing |
Tüf içeren; Tüf taşıyan |
| Tuffite |
Tüfit |
| Tuffaceous |
Tüfümsü; Tüflü; Tüf içeren |
| Tunnel |
Tünel |
| Tunnel boring machine |
Tünel açma makinası |
| Tunnel section |
Tünel kesiti |
| Tunneling quality indeks |
Tünel açma nitelik indeksi |
| Tupe |
Tüp |
| Turbidity |
Bulanıklık |
| Turbulance |
Girdap; Çalkantı; Turbülans |
| Turbulent flow |
Çalkantılı akıntı; Bulanık akış; Girdaplı akış; Turbülanslı akış |
| Turqoise (veya turquoise) |
Turkuaz; Firuze taşı |
| Twilight |
Alacakaranlık |
| Twin |
İkiz |
| Twin axis |
İkiz ekseni |
| Twin Law |
İkiz Yasası |
| Twin plane |
İkiz düzlemi |
| Twins |
İkizler |
| Twist |
Kıvırma; Bükme |
| Two stage combustion |
İki aşamalı yanma |
| Type locality |
Tip yeri |
| Types of projection |
İzdüşüm tipi; Projeksiyon tipi |
| Ubiquitous |
Sık rastlanan; Bol bulunan |
| Ultimate bearing capacity |
Nihai taşıma gücü; En son taşıma gücü |
| Ultimate load |
Nihai yük |
| Ultimate strength |
En son dayanım sınırı; Nihai dayanım sınırı |
| Ultrasonic |
Sesüstü; Ultrasonik |
| Ultra-violet radiation |
Morötesi ışıma; Ultraviyole ışıma |
| Unbalanced |
Dengesiz |
| Uncertainty |
Belirsizlik |
| Unconfined |
Sınırsız; Serbest; Yanal Sınırlamasız |
| Unconfined aquifer |
Serbest akifer |
| Unconfined compression |
Tek eksenli basınç; Tek eksenli sıkışma |
| Unconfined compression tes |
Serbest basınç deneyi |
| Unconsolidated |
Gevşek |
| Unconsolidated-undrained test |
Konsolidasyonsuz-drenajsız deney |
| Undercutting |
Dip oyulması |
| Underground |
Yeraltı |
| Underground opening |
Yeraltı açıklığı |
| Underlie |
Altlamak |
| Underlying |
Altlayan; Alta gelen |
| Underlying formation |
Altlayan formasyon |
| Undersaturated |
Az doymuş; Doymamış; Doyma sınırının altında olan |
| Underthrust |
Alttan bindirme (taban bloğunun aktif olduğu bindirme) |
| Undisturbed |
Örselenmemiş |
| Undisturbed sample |
Örselenmemiş örnek |
| Undrained |
Drenajsız |
| Undrained condition |
Drenajsız koşul |
| Uniaxial |
Tek eksenli |
| Uniaxial compressive strength |
Tek eksenli basınç dayanımı; Tek eksenli sıkışma |
| Uniaxial state of stress |
Tek eksenli gerilme hali |
| Unified soil classification system |
Birleştirilmiş zemin sınıflandırılması |
| Unified stratigraphic-scale |
Birleşik-stratigrafik-ölçek |
| Uniform |
Düzgün; Tekdüze; Yeknesak; Üniform |
| Uniformity |
Düzgünlük; Yeknesaklık; Tekdüzelik |
| Uniformity coefficient |
Eşşekillilik katsayısı |
| Unit |
Birim; Ünite |
| Unit cell |
Birim hücre |
| Unit-stratoype |
Birim-stratotip |
| Unit stress |
Birim stres |
| Unit weight |
Birim ağırlık |
| Universal seismograph |
Üniversal sismograf |
| Unleaded gasoline |
Kurşunsuz benzin |
| Unloading |
Yük boşaltımı |
| Unmixing |
Karışmama |
| Unsafe |
Güvensiz; Güvenli olmayan |
| Unsaturated |
Doygun olmayan; Doymamış |
| Unsaturated soil |
Doygun olmayan zemin; Doymamış zemin |
| Unsaturated zone |
Doymamış zon |
| Unsorted biosparite |
Boylanmamış biyosparit |
| Unspoiled area |
Bozulmamış alan |
| Unstable slope |
Duraysız şev |
| Unstable |
Duraysız; Kararsız |
| Unsteady |
Kararsız; Sabit olmayan; Değişken |
| Unsupervised classification |
Denetlenmemiş sınıflandırma |
| Unsupported span |
Desteksiz tavan açıklığı |
| Unsymmetrical footing |
Asimetrik temel |
| Unweathered |
Bozunmamış; Ayrışmamış |
| Uplift |
Yükselme; Uplift; Yükseltme; Kabarma |
| Upper block |
Üst blok |
| Upper bound |
Üst sınır |
| Upper Jurassic |
Üst Jura |
| Upper Permian |
Üst Permiyen |
| Upright fold |
Dik kıvrım |
| Upstream |
Memba (kaynak); Akış yukarı |
| Upthrown |
Yukarı atılan; Yukarı çıkmış |
| Upturned strata |
Düşey yada dike yakın tabaka |
| Uranitite |
Uranitit (uranyum dioksitten oluşan minerali) |
| Uranium |
Uranyum |
| Urban geology |
Kent Jeolojisi |
| Urban planning |
Kent planlaması |
| Urban runoff |
Kentsel yüzeysel akış |
| User friendly |
Kullanıcı dostu |
| U-shaped valley |
U-şekilli vadi |
| UV |
Ultraviyole; Morötesi |
| Vadose water |
Vadoz su |
| Valley |
Vadi |
| Valley floor |
Vadi tabanı |
| Valley glacier |
Vadi buzulu |
| Valley spring |
Vadi menbaası |
| Valley wall |
Vadi çeperi |
| Valve |
Kapak; Kavkı; Valf |
| Vane test |
Kanatlı kesici deneyi |
| Vapor |
Buhar |
| Vapor pressure |
Buhar basıncı |
| Vapor-phase crystallization |
Buhar-fazı kristallenmesi |
| Variable |
Değişken |
| Variable load |
Değişken yük |
| Variance |
Değişki; Varyans; Sapma |
| Variation |
Değişim |
| Variation diagram |
Değişim diyagramı |
| Variegated |
Alacalı |
| Variety |
Çeşit; Çeşitlilik |
| Varved clay |
Şeritli kil |
| Vector |
Vektör, Taşıyıcı |
| Vector file |
Vektör dosyası |
| Vein |
Damar |
| Vein deposit |
Damar yatağı |
| Veined gneiss |
Damarlı gnays |
| Veinlet |
Damarcık |
| Veinlet texture |
Damarcık dokusu |
| Velocity |
Hız |
| Velocity-depth distribution |
Hız-derinlik dağılımı |
| Velocity log |
Hız logu |
| Velocity profile |
Hız profili |
| Vent breccia |
Baca breşi |
| Vent conglomerate |
Baca konglomerası |
| Venturi scrubber |
Venturi gaz yıkayıcısı |
| Vertical |
Düşey; Dikey |
| Vertical fold |
Dikey kıvrım; Düşey kıvrım |
| Vertical pressure |
Düşey basınç; Dikey basınç |
| Vertical seismograph |
Dikey/düşey sismograf |
| Vertical sismic profile (VSP) |
Dikey sismik profil; Düşey sismik profil |
| Vertical slip |
Dikey atım; Düşey atım |
| Vertical stress |
Düşey gerilme |
| Vertical takeoff and landing |
Düşey kalkış ve iniş |
| Vertical takeoff |
Düşey kalkış |
| Very fine sand |
Çok ince kum |
| Very low-frequency method (VLF) |
Çok düşük-frekans metodu |
| Viable |
Yaşayabilir |
| Vibration |
Titreşim |
| Vibratory pile driver |
Titreşimli kazık çakıcı |
| Vibratory roller |
Titreşimli silindir |
| Vibroflotation |
Derin titreşim; Vibroflotasyon |
| Virgation |
Demetleşme |
| Virgin compression curve |
Bakir sıkışma eğrisi |
| Virtual |
Sanal |
| Virtual reality |
Sanal gerçeklik |
| Viscoelasticity |
Viskoelastisite; Ağdalı esneklik |
| Viscosity |
Kıvam; Akışkanlık; Viskozite; Ağdalılık |
| Viscous |
Vizkoz, Ağdalı |
| Viscous strain |
Vizkoz gerilme deformasyonu; Ağdalı birim deformasyon |
| Visible radiation |
Görünür ışıma |
| Void |
Gözenek; Boşluk; Voyid |
| Void ratio |
Boşluk oranı |
| Volatile |
Uçucu |
| Volatile component |
Uçucu bileşen; Uçuşkan bileşen |
| Volatile matter |
Uçucu madde |
| Volatile organic compounds |
Uçucu organik bileşikler |
| Volcanic activity |
Volkanik hareketlilik |
| Volcanic earthquake |
Volkanik deprem; Volkanizmanın neden olduğu deprem |
| Volcanic mount |
Volkanik dağ |
| Volcano |
Volkan |
| Volcano-tectonic depression |
Volkanik ve tektonik çukur |
| Volume |
Hacim |
| Volume change |
Hacim değişimi |
| Volumetric strain |
Hacimsel gerilme deformasyonu; Hacimsel birim deformasyon |
| Voussoir |
Kemertaşı |
| Vug |
Gözenek; Erime ile oluşmuş, eş-boyutlu boşluk |
| Vulcanian activity |
Vulkano örneği püskürme; Çok ağdalı volkanik püskürme |
| Vulcanism |
Volkanizma; Yanardağ etkinliği |
| Vulcanology |
Volkanoloji; Volkanbilim |
| Wale |
Kuşak; Uzun çizgi |
| Wall |
Çeper; Duvar; Yan; Kenar |
| Wall foundation |
Duvar temeli |
| Wall friction angle |
Duvar arkasındaki sürtünme açısı |
| Wall-reef |
Duvar-resifi |
| Wandering dune |
Hareketli kumul; Gezen kumul |
| Wandering water |
Hareketli su; Gezen Su |
| Wash boring |
Yıkamalı sondaj, kuyu yıkama |
| Washer |
Yıkayıcı |
| Wastage |
Buzul çekilmesi veya eriyerek yok olması |
| Waste assimilation |
Atık asimilasyonu; Atık özümlemesi |
| Waste disposal |
Atık tasfiyesi; Atık ortadan kaldırma |
| Waste fill |
Atık dolgusu |
| Waste repository |
Atık deposu |
| Waste storage |
Atık depolama; Atık saklama |
| Water content |
Su içeriği |
| Water head |
Su yüksekliği |
| Water inlet |
Su girişi |
| Water pressure |
Su basıncı |
| Water table |
Su seviyesi; Su tablası |
| Wave |
Dalga |
| Wave crest |
Dalga tepesi |
| Wave front |
Dalga cephesi |
| Wave trough |
Dalga çukuru |
| Waviness |
Dalgalılık |
| Waste |
Atık |
| Waste heat |
Atık ısısı |
| Waste load allocation |
Atık yük tahisisi |
| Waste recycling |
Atık yeniden-işletimi |
| Waste rock |
Atık kayaç |
| Waste stream |
Atık kolu |
| Waste water |
Atık su |
| Wastewater management |
Atık su yönetimi |
| Water conservation |
Su koruma |
| Water content |
Su içeriği |
| Water hardness |
Su sertliği |
| Water jet |
Su jeti |
| Water level |
Su seviyesi |
| Water of dehydration |
Dehidrasyon suyu |
| Water of imbibition |
Emme suyu; Imbibasyon suyu |
| Water pollution |
Su kirliliği |
| Water purification |
Su saflaştırma; Su arıtma |
| Water quality standards |
Su kalitesi standartları |
| Water resources management |
Su kaynakları yönetimi |
| Water reuse |
Suyun yeniden kullanılmak üzere dönüşümü |
| Water rights |
Su hakları |
| Water softeners |
Su yumuşatıcısı |
| Water sterilization |
Su sterilizasyonu; Suyun mikropsuzlaştırılmsı |
| Water supply system |
Su sağlama sistemi |
| Water table |
Yeraltı su düzeyi; Su tablası |
| Water table isohyps |
Su tablası eğrileri |
| Water treatment |
Su arıtma |
| Waterborne diseases |
Sudan kaynaklanan hastalıklar |
| Watershed |
Su ayırım hattı |
| Wave |
Dalga (su yada ışık) |
| Wave base |
Dalga tabanı |
| Wave erosion |
Dalga erozyonu; Dalga aşındırması |
| Wave front |
Dalga cephesi |
| Wave period |
Dalga peryodu; Dalga aralığı |
| Wave power |
Dalga gücü |
| Wave spectrum |
Dalga spektrumu |
| Wavelength |
Dalgaboyu |
| Waviness |
Dalgalılık |
| Wavy bedding |
Dalgalı tabakalanma |
| Wavy extinction |
Dalgalı sönme |
| Wax |
Balmumu; Cilâ |
| Weakness |
Zayıflık |
| Weak rock |
Zayıf kayaç |
| Wearing coefficient |
Aşınma katsayısı; Yenme katsayısı |
| Weathering |
Bozunma; Ayrışma |
| Weathering correction |
Ayrışma düzeltmesi |
| Weathering front |
Ayrışma cephesi; Ayrışma önü |
| Weathering index |
Ayrışma indeksi |
| Weathering micro-indices |
Ayrışma mikroindisleri |
| Weathering-potential index |
Ayrışma potansiyel indeksi |
| Weathering profile |
Ayrışma profili |
| Weathering series |
Ayrışma serisi |
| Weathering velocity |
Ayrışma hızı |
| Weathering zone |
Ayrışma zonu |
| Wedge angle |
Keski açışı |
| Wedge failure |
Kama türü kayma |
| Weight |
Ağırlık |
| Wedge |
Kama |
| Wedged |
Kamalanmış |
| Wedge-edge trap |
Kama-kenarı kapanı |
| Wedge out |
Kamalanma |
| Weir |
Savak |
| Welded ignimbrite |
Kaynaklı ignimbrite; Kaynaşmış ignimbrit |
| Welded tuff |
Kaynaklı tüf; Kaynaşmış tüf |
| Welding |
Kaynaşma |
| Well |
Kuyu |
| Well filter |
Kuyu filtresi |
| Well foundation |
Kuyu temeli |
| Well-graded |
İyi derecelenmiş |
| Well improvement |
Kuyu geliştirme; Kuyu inkişafi |
| Well injection method |
Kuyu enjeksiyonu methodu |
| Well-known |
İyi bilinen; Meşhur |
| Well log |
Kuyu logu |
| Well logging |
Kuyu loglama |
| Well point |
Çakma kuyu; Kuyu yeri |
| Well-rounded |
İyi-yuvarlaklaşmış |
| Well sample |
Kuyu örneği |
| Well-sorted |
İyi-boylanmış |
| Welt |
Çizgisel kabuki yükselmesi |
| Wet analyses |
Islak analiz |
| Wet oxidation |
Sulu oksitleme |
| Wet scrubber |
Sulu yıkayıcı |
| Wet unit weight |
Islak birim hacim ağırlık |
| Wetlands |
Sulak alanlar |
| Whaleback dune |
Balına sırtı kumul |
| White dwarf star |
Beyaz cüce yıldız (aslında sönük olan, çok küçük yarıçaplı ve yüksek yoğunluklu bir yıldız) |
| White feldspar |
Beyaz feldispat |
| White mica |
Beyaz mika |
| WHO (world health organization) |
Dünya sağlık komitesi |
| Whole-rock analysis |
Bütün-kaya analizi |
| Whole-rock dating |
Bütün-kaya yaş tayini |
| Wick drain |
Fitil drenaj |
| Wide movement |
Geniş hareket; Kapsamlı hareket |
| Widespread |
Yaygın |
| Widmanstaetten figure |
Widmanstaetten şekli yada dokusu |
| Wilderness |
Bâkir alan; Bâkir doğa |
| Wildlife management |
Vahşi yaşam yönetimi |
| Wildflysch |
Yaban flişi; Yabanfliş |
| Wind power |
Rüzgâr enerjisi |
| Wind profile |
Rüzgâr profili |
| Wind tunnel |
Rüzgâr tüneli |
| Wind-faceded stones |
Rüzgâr tarafından yüzey edinmiş taş yada çakıl |
| Windrows |
Rüzgâr dizileri |
| Windward side |
Rüzgâra-doğru olan taraf |
| Winze |
Başyukarı |
| Withdraw |
Sökmek; Çıkarmak; Geri Çekmek |
| Wooden support |
Ahşap destek; Ağaç tahkimat |
| Wolframite |
Volframit |
| Wood pile |
Ahşap kazık |
| Work environment |
Çalışma ortamı |
| Workability |
İşlenebilirlik; Çalışabilirlik |
| World Climate Programme |
Dünya İklim Programı |
| World Meteorological Organization (WMO) |
Dünya Meteoroloji Organizasyonu |
| Wrench fault |
Burulma fayı; Çevirme fayı |
| Wurtzite |
Vürtzit |
| Xanthoconite |
Ksantokonit |
| Xanthophyllite |
Ksantafilit |
| Xanthosiderite |
Ksantosiderit |
| Xanthoxenite |
Ksantoksenit |
| Xenian |
Kseniyen (K. Amerika alt Proterozoiğinde bir seri) |
| Xeno- |
Kseno-;“Yabancı, misafir” anlamına gelen bir ön ek |
| Xenoblastic |
Ksenoblastik |
| Xenocryst |
Ksenokrist |
| Xenolith |
Ksenolit |
| Xenothermal |
Ksenotermal |
| Xenotime |
Ksenotim |
| Xenotopic fabric |
Ksenotopik doku |
| Xeralf |
Kseralf |
| Xerert |
Kserert |
| Xeroll |
Kserol |
| Xerophyte |
Kserofit |
| Xerophyte |
Kurakçıl bitki |
| Xerothermal period |
Kserotermal peryot |
| Xerult |
Kserult |
| X-ray pollution |
X-ışını kirliliği; X-ışını kirlenmesi |
| Xylinite |
Ksilinit |
| Xyloid coal |
Ksiloid kömür |
| Xylopal |
Ksilopal |
| Yellowcake |
Sarı kek; Uranyum oksit |
| Yield |
Verme; Yenilme; Kırılma; Pes etme |
| Yield equation |
Yenilme denklemi; Verme (pes etme) denklemi |
| Yield point |
Yenilme sınırı; Yenilme noktası; Verme noktası |
| Young’s Modulus |
Young Modülü |
| Yoked basin |
Boyunduruk basen; Boyunduruk havza |
| Young valley |
Genç vadi |
| Zeolite |
Zeolit |
| Zeolitisation |
Zeolitleşme |
| Zimmerman process |
Zimmerman işlemi |
| Zinc spinel |
Çinko spinel |
| Zinc sulfide |
Çinko sülfit |
| Zinc water pollution |
Çinkolu su kirliliği |
| Zinc white |
Çinko beyazı |
| Zinc |
Çinko |
| Zincaluminite |
Çinkoalüminit |
| Zincblende |
Çinkoblend; Sfalerit |
| Zink bloom |
Çinko çiçeği |
| Zircon |
Zirkon |
| Zone |
Kuşak; Zon; Bölge |
| Zone axis |
Zon ekseni |
| Zone of accumulation |
Birikme kuşağı; Birikim zonu |
| Zone of aeration |
Hava zonu; Havalı zon |
| Zone of alteration |
Bozuşma zonu; Alterasyon kuşağı |
| Zone of influence |
Etki alanı |
| Zone of oxidation |
Oksitlenme zonu; Oksidasyon zonu |
| Zone of saturation |
Doygunluk zonu |
| Zone of weathering |
Ayrışma zonu |
| Zoning |
Zonlanma; Kuşaklara ayrılma |
| Zooplankton |
Zooplankton |